Atla

Belirli İş Sözleşmesi Örneği


Belirli İş Sözleşmesi Örneği

Belirli İş Sözleşmesi Örneği

 Belirli İş Sözleşmesi Örneği 

Günlük hayatta sıklıkla karşılaştığımız, belirsiz süreli iş akdi işçiye verdiği hakları ortadan kaldırmak için işverenler tarafından uygulanan belirli süreli iş sözleşmesi, iş sözleşmesi türlerinden biridir.

Bu açıdan 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Yargıtay kararları çerçevesinde belirli süreli iş sözleşmesine açıklamaya çalışacağız.

Belirli Süreli İş Sözleşmesi Kavramı Nedir?

4857 sayılı İş Kanununun göre “İş sözleşmesi veya iş akdi belirli ya da belirsiz süreli yapılabileceğini” ifade ettikten sonra iş sözleşme türleri saymıştır. İlgili madde hükmüne göre iş ilişkisinin bir süreye tabi olarak yapılmadığı durumda iş sözleşmesi belirsiz süreli sayılır.

Belirli bir işin tamamlanması veya belirli süreli işlerde veya belirli bir olayın, binanın, olgunun ortaya çıkması gibi nesnel şartlara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı olarak yapılan iş sözleşmesi ise belirli süreli iş sözleşmesidir.

Belirli Süreli İş Sözleşmesi Düzenlemek İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?

4857 numaralı İş Kanununun açıkça ifade ettiği üzere belirli süreli iş sözleşmesi yapma hakkı sınırlandırılmış ve bu tür sözleşmelerin yapılabilmesi ancak objektif nesnel şartların varlığına bağlanmıştır.

Bu nesnel şartlar bir işin özelliği gereği belirli süreli veya belli bir sürede bir işin tamamlanmasına yönelik olması veya belirli bir yapının, binanın, olgunun ortaya çıkması durumunda belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilecektir.

Fakat kanun madde hükmünde ifade edilen bu üç duruma benzer ve nesnel şartları taşıması halinde belirli süreli iş sözleşmesi düzenlemesi mümkün olacaktır.

Bu nedenle ile belirli süreli iş sözleşmelerinin düzenlenmesine ilişkin koşullar kanun hükmünde sınırlı olarak ifade edilmediği için her iş sözleşmesine göre ayrı olarak belirli süreli iş sözleşmesinin yapılıp yapılamayacağının değerlendirilmesi ve belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesi için gereken objektif koşulların varlığı araştırılması gerekmektedir.

 

SIKÇA SORULAN SORULAR

T.C. YARGITAY 22.Hukuk Dairesi Esas: 2015/1070 Karar: 2016/17325 Karar Tarihi: 09.06.2016

Somut olayda, davacının davalı ... Bakanlığına ait Aile Sağlığı Merkezi işyerinde, 5258 sayılı Kanun kapsamında hemşire olarak çalıştığı hususu tartışmasızdır. Davacının "sözleşmeli personel" olarak görev yaptığı, taraflar arasında akdedilmiş bulunan idari sözleşmeye dayalı uyuşmazlığın çözümünün iş mahkemesinin görev alanına girmediği anlaşılmakta olup,

Anlaşmazlığın çözüm yeri idari yargı olduğundan, davanın yargı yolu caiz olmaması sebebiyle usulden reddi gerekir.işkisini belirleyen temel ilke olan "irade serbestisi" sözleşmeli personel istihdamında geçerli değildir. İdarenin kanuniliği ilkesi gereği, yapılacak sözleşmelerin içeriği ve sözleşme yapılma yöntemi mevzuatta yer verilen düzenlemelerle belirlenmekte, tarafların iradesi belirleyici olmamaktadır. Yapılan sözleşmeler, iş hukukundaki "iş sözleşmeleri"nden farklı olarak "idari hizmet sözleşmeleri" niteliğinde bulunmaktadır.

T.C. YARGITAY 22.Hukuk Dairesi Esas: 2016/8072 Karar: 2016/19517 Karar Tarihi: 27.06.2016

Davacı, toplu iş sözleşmesi fark ücreti, ikramiye ve ilave tediye alacağı, vardiya dönüş ücreti, gece prim alacağı, yeraltı çalışma tazminatı, vardiya zammı, yemek-iaşe-katık ücreti, yakımlık kömür yardımı, giyim yardımı, sabun ve aydınlatma ücreti alacağı, sosyal yardım ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel ve hafta tatili çalışma ücreti, eşit davranma ilkesine aykırılık tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Hükmün onanması gerekmiştir.  

Hizmet alımı sözleşmelerine göre davalı Bakanlık ile diğer davalı şirket arasında asıl veren-alt veren ilkisi bulunmaktadır. Davalı Bakanlık asıl veren olarak alt veren şirketle birlikte hükmedilen alacaklardan sorumludur.

Hizmet alımı sözleşmesine konu temizlik hizmeti i, niteliği itibariyle belirli süreli sözleşmeye konu olacak lerden değildir. Dava dilekçesinde kıdem tazminatına yasal faiz istenmesi, kıdem tazminatı için "yasada yazılı olan faiz" anlamı da taşıdığından mahkemece kıdem tazminatına en yüksek banka mevduat faizi letilmesine karar verilmesinde de hata yoktur.

Sonuç olarak, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da görülmediği, anlaşıldığından davalı Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak