Atla

Ceza Davası Tazminat


Ceza Davası Tazminat

Ceza Davası Tazminat

Ceza Davası Tazminat


Konu : TAZMİNAT DAVASI - UZLAŞMA GERÇEKLEŞTİĞİNDEN TAZMİNAT DAVASI AÇILAMAZ GEREKÇESİYLE DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMESİ - İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜ


Davacı vekili, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu açıklayarak davacı yararına ...000.00 TL manevi tazminata ve .....000,00TL iş göremezlik tazminatına hükmedilmesini istemiş; davalılar vekilleri özce, adli soruşturma sırasında tarafların CMK’nın 253'üncü maddesi uyarınca uzlaştıklarından söz ederek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece, davacı ile davalı sürücü İ. Ş.'ın uzlaştığı, davalının uzlaşma ile üstlendiği edimi yerine getirdiği, CMK'nın 253/19 madde ve fıkrası uyarınca artık tazminat davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili müddeti içerisinde verdiği istinaf dilekçesiyle;

1-Uzlaşma teklif formunun matbu olduğu, davacının bu forma müdahale etme şansı bulunmadığı, imzalatıldığı sırada yatalak ve tedavisinin devam ediyor olduğu, formun yazı puntosunun çok küçük ve açıklamaların haksız şart niteliğinde olduğu, davacının yanılgıya düştüğü, onun, davalı sürücüyü sadece ceza yargılamasından kurtarmayı amaçladığı,

Gerçekten de CMK'nın 253'üncü maddesinin 19'uncu fıkrasına göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz. Ancak bu hukuki sonucun doğması aynı maddenin 5’inci fıkrasında düzenlenen “uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın maliyeti ve uzlaşmayı kabul ve reddetmesinin hukuki sonuçları anlatır.” koşulunun gerçekleşmesine bağlıdır.

Bu nedenle uzlaşma raporunun ikametine gidilerek imzalatıldığı, açıklaması kayıtlıdır. Davacıya imzalatılan uzlaşma teklif formu matbudur ve sekiz punto ile yazılmıştır. Formda yaklaşık yirmibeş ayrı madde bulunmaktadır. “n” başlıklı maddede "uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat, eski halin iadesi veya diğer bir tazminat davası açılamaz. Açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır." açıklaması yer almaktadır.

Bu açıklama, CMK’nın 253/5. madde ve fıkrasında düzenlendiği şekliyle, uzlaşmanın mahiyetinin ve uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukuki sonuçlarının anlatıldığı anlamına gelmez. Uzlaşma teklif edilirken, zarar görene, uzlaşmanın sağlanması halinde zarar sorumlularının hiçbirine tazminat davası açamayacağının tüm açıklığıyla anlatılması gerekir. Ceza normlarıyla yaptırıma bağlanmış ve uzlaşmaya tabi suçlarda faillerin cezai sorumlulukları aynı sebepten kaynaklanır. Failler ya kasten ya da taksirle bir suç işlemişlerdir. Yada böyle bir suça iştirak etmişlerdir. Oysaki trafik kazaları 2918 sayılı Kanuna tabidir. Trafik kazalarında, kusuruyla zarara sebebiyet veren ve cezai yaptırımla karşı karşıya olan sürücülerin yanında, kusursuz sorumlulukları bulunan motorlu araç işletenleri ve onların sorumluluklarını sözleşme ile üstlenmiş sigorta şirketleri de bulunmaktadır. Zarar gören, ceza yasalarına göre sorumluluğu bulunan kusurlu sürücü ile uzlaşırken, kendisine, motorlu araç işleteni ve sigorta şirketinin de sorumluluktan kurtulacağı, onlara da tazminat davası açamayacağı tereddüte mahal verilmeksizin, açıkça ve ayrıntılı olarak anlatılmalıdır.

Davacıya imzalatılan matbu uzlaşma teklif formunda, sadece, genel bir ifade tarzıyla, uzlaşmanın sağlanması halinde tazminat davası açılamayacağı kayıtlıdır. Kusuruyla zarara sebebiyet veren sürücü yanında, kanundan ve sözleşmeden kaynaklanan hukuki sorumlulukları bulunan işleten ve sigorta şirketine de tazminat davası açılamayacağı açıklanmamıştır. Zarar gören davacı, böylesi bir uzlaşma teklifiyle, uzlaşmadan sadece sürücünün yararlanacağı, işleten ve sigorta şirketinin hukuki sorumluluğunun devam edeceği düşüncesine kapılabilir. Uzlaşma teklif, "hukuk devleti" "hukuki güvenlik", hukuk, belirlilik" "hak arama özgürlüğü" ve "adil yargılanma" ilkelerine, keza CMK’nın 253/5. madde ve bendindeki buyurucu düzenlemeye aykırıdır.

Özel hukukta bazı sözleşmelerin sonuç doğurabilmesinin, en az on iki puntoyla yazılmaları, hükümlerinin müzakere edilmesi, açık ve anlaşılır olması koşullarına tabi tutulmasının da gözden uzak tutulmaması gerekir. (6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 23 üncü maddeleri) Hatta, 6502 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin 3 üncü fıkrasıyla, standart önceden hazırlanmış sözleşmelerdeki şartların ilgililerle müzakere edilmediği, peşinen kabul edilmektedir. Bazı özel hukuk sözleşmelerinin sonuç doğurabilmesi için kanunla kabul edilen bu ve benzeri kuralların kamu gücü kullanılarak yürütülen uzlaştırma görüşmelerinde de evleviyetle uygulanması gerekir. Sekiz puntoyla yazılı matbu uzlaştırma teklif formunu, evinde, ayağı alçıdayken imzalayan davacıya, uzlaşmanın hukuki sonuçlarının kanuna ve yukarıda açıklanan ilkelere uygun şekilde anlatıldığı bu nedenlerle de kabul edilemez.

SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • Ceza Davası Tazminat - Yorum
    SUDE ŞATANA -
    1 Eylül 2016

    Ceza Davası Tazminat Davası hukuk mahkemesine temyiz dilekçesi örneği varmıdır. Bana yardımcı olurmusunuz..

    Cevapla
Yorum Bırak