Atla

Ceza Davasında Kast Taksir Nedir


Ceza Davasında Kast Taksir Nedir

Ceza Davasında Kast Taksir Nedir

Ceza Davasında Kast Taksir Nedir

Kast suçun manevi unsurudur. Bir suç oluşması için kast mevcut olmalıdır. Ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran bir dene mevcut ise ve eylem kast olmadan meydan gelmiş ise , kanunda aynı fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırıldığı takdirde, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur.

İki çeşit kast vardır. A) Doğrudan Kast B) Olası Kast

Olası kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini Öngörmesine rağmen fiili işlemektir. "Önermek" ve "kabullenmek" sözkonusudur.

Taksir nedir? Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun davranılmayarak , kanunda suç olarak sayılan fiilin öngörülmeden gerçekleştirilmesine denir. 

Taksirli suçlar ikiye ayrılır. A) Bilinçsiz taksir,B) Bilinçli taksir Bilinçli taksirde kişi ,

Öngördüğü neticeyi istememektedir fakat öngörülen netice meydana gelmiştir. Bu durumda kanunda taksirli suç için belirlenmiş olan ceza üçte birden yarıya kadar artırılır.

Taksirli olarak işlenmiş olan fiiller kanunda açıkça belirtilmişse cezalandırılır. Taksirli suç nedeniyle verilecek ceza suçu işleyenin kusur oranına göre olacaktır. Taksirli suçu birden fazla kişi birlikte işlemişse , herkes kendi kusuru oranında ceza alır.

Netice sebebiyle ağırlaşmış suç için , yapılan fiil kastedilenden farklı veya ağır sonuçlar oluşmasına neden olmuşsa , oluşan bu durumdan ötürü faile ceza verilemesi için , en azından taksirin varlığı gerekir. 

Ceza Davasında Kast Taksir Nedir konusu ve diğer makaleler için ana sayfayı ziyaret ediniz.

Ceza Davasında Kast Taksir Nedir - Çrnek Yargı Kararı

KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA SUÇU - SANIKLARIN HER İKİ MAĞDURA YÖNELİK EYLEMLERİNİN TEK BİR FİİL KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLEMEYECEĞİ - MAĞDUR SAYISINCA SUÇUN OLUŞACAĞI - SANIKLAR HAKKINDA TEK SUÇTAN MAHKUMİYET KARARI KURULMAK SURETİYLE EKSİK CEZAYA HÜKMEDİLDİĞİ - BU KONUDA ALEYHE İSTİNAF BAŞVURUSU BULUNMADIĞINDAN SADECE ELEŞTİRİLDİĞİ 

ÖZET: Sanıkların üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, delillerin ve yapılan işlemlerin hukuka aykırılık içermediği,

ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olup eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı buna göre sanıkların ileri sürdüğü istinaf itirazları yerinde görülmemiş,

Ancak sanıklar İ. E., Ş. E. ve Ö. Ö.'in üzerlerine atılı eylemin mağdurlar S. D. ve B. K.'a yönelik hürriyeti tahdit suçlaması olup sanıkların her iki mağdura yönelik eylemlerinin tek bir fiil kapsamında değerlendirilemeyeceği buna göre mağdur sayısınca suçun oluşacağı göz önüne alınmaksızın sanıklar hakkında tek suçtan mahkumiyet kararı kurulmak suretiyle eksik cezaya hükmedilmiş olması bu konuda aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bozma konusu yapılmadığı sadece eleştiri olarak karar ihdas edilmiş olmakla istinaf .

Başvurularının esastan reddine, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

ÖZET: İlk Derece Mahkemesince gerek sübuta ve gerekse vasfa ilişkin gerekçeli değerlendirmenin hükme dercedilmediği, doğrudan "sanık H. K.... basit yaralama suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmışsa da;

Sanığın suçları işlediği sırada akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin ortadan kalktığı anlaşılmakla" açıklaması yapılarak sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve 5237 sayılı kanunun ilgili maddesindeki akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verildiği,

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun …….sayılı kararına göre akıl hastalığının saptanması durumunda yapılacak uygulamanın sınırlarını belirleme açısından, işlenen fiilin bir suçu oluşturup oluşturmadığı,

Eğer oluşturuyor ise suç vasfının belirlenmesi ve gerek sübuta ve gerekse vasfa ilişkin gerekçeli değerlendirmenin hükme dercedilmesinin zorunlu olması nedeniyle hükmünün bozulmasına, dosyanın yeniden incelenmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • Ceza Davasında Kast Taksir Nedir - Yorum
    SELİMCAN KÜRKÇÜOĞLU -
    10 Ağustos 2016

    Ceza Davasında Kast Taksir Nedir Aydınlatıcı bilgiler için teşekkür ederim.. Başarılar dilerim..

    Cevapla
  • Ceza Davasında Kast Taksir Nedir - Yorum
    TUNA ÖZEŞER -
    30 Eylül 2016

    Ceza Davasında Kast Taksir Nedir Bu konuda dava dilekçesi nasıl yazılır nedeniler nasıl açıklanır.

    Cevapla
Yorum Bırak