Atla

Değer Artış Katkı Alacağı Davası


Değer Artış Katkı Alacağı Davası

Değer Artış Katkı Alacağı Davası

Değer Artış Katkı Alacağı Davası

Değer artışı ve katkı payı alacağı davaları boşanma davasının mali sonuçları ve sorunları olarak ortaya çıkmaktadır. Boşanma davasında mal paylaşımı konusunda anlaşamayan veya mal kaçırılması nedeniyle hakkını alamayan eşin açacağı mal paylaşım davaların başında bu davalar gelmektedir. 

Kural olarak mal rejiminin tasfiyesi sırasında alacağa ilişkin olmak üzere iki taleple karşılaşılabilir.

1.    Katılma Alacağı (KA) ( TMK 231)

2.    Değer Artış Payı ( TMK 227)

TANIM : Değer artış payı alacağını bir eşin diğer eşe ait her türlü mala yaptığı katkıdan doğan alacak hakkı şeklinde tanımlayabiliriz. Belirtmek gerekir ki eşlerden biri edinilmiş mal rejiminde paylaşma dışında kalan bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa mal rejimi sona erdiğinde katkısı oranında hakkaniyete uygun bedel isteyebilir. 

•    Uygulama alanı olarak önemle belirtmek gerekir ki değer artış payı alacağı sadece kural olan mal rejimine özgü değildir. Yani 2002 öncesinde eşler arasında uygulanan mal ayrılığı rejiminde de değer artış payı alacağı talep edilebilmektedir. 

•    Değer artış payında mevcut alacak ayni hak olarak değil alacak hakkı olarak verilmektedir. 

•    Katkı payı alacağı/değer artış payı alacağı boşanmanın eki niteliğinde değildir.  Önemle belirtmek gerekir ki değer artış payı anlaşmalı boşanma davasının da eki niteliğinde değildir. Yani taraflar her ne kadar anlaşmalı boşanma protokolünde ‘’ nafaka tazminat talebimiz yoktur. Eşyaları ayırdık bu konuda bir talebimiz yoktur’’ şeklinde ifade kullanmış olsa da bu anlaşma ile tarafların mal rejimlerini tasfiye ettikleri kabul edilemez. 

•    Değer artış payı alacağı evlilik dışı yapılan katkıyı kapsamaz. Yine aynı şekilde nişanlılar arasında uygulanmaz. Evlilik dışı birlikteliklere uygulanmaz.

•    Değer artış payı alacağı davası bir belirsiz alacak davasıdır.

 

değer artış payı alacağı dava dilekçesi

Değer Artış Katkı Alacağı Davası Şartları Nelerdir

1.    Değer artış payı alacağının alınabilmesi için istek bulunmalıdır.
2.    Mal rejimi sona ermiş olmalıdır.
3.    Diğer eşin malvarlığına katkı yapılmalıdır.
4.    Katkı hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın yapılmalıdır.
5.    Katkı yapılan malda tasfiye sırasında değer artışı ortaya çıkmalıdır.
6.    Değer artış alacağından vazgeçilmemiş olunmalıdır. 

Eşler Hangi Mal Gruplarına Katkı Sağlayabilir ?

1.    Diğer eşin kişisel malına katkı yapabilir.
2.    Diğer eşin edinilmiş malına katkı yapılabilir.

Değer Artış Payının Katılma Alacağından Farkı Nedir?

Değer artış payı sadece belirli mallara yapılan katkıyı ifade ederken katılma alacağı katılma rejimi süresince edinilen malların tamamına yönelik ve rejimin tasfiyesine yönelik istemdir. Başka bir deyişle değer artış payında sınırlı mala yönelik katkı isteği vardır. 

değer artış payı alacağı zamanaşımı

Değer Artış Payında Katkının Niteliği Nedir?

*Değer artış payında para ile katkı
*Değer artış payında çalışma ile katkı
*Değer artış payında borcun üstlenilmesi ile katkı
*Değer artış payında hizmet sözleşmesi ile katkı

Önemle belirtmek gerekir ki ev işi yaparak emek harcayan kadın bu emeklerinin karşılığını değer artış payı olarak değil de eşinin rejim süresince karşılığını vererek aldığı malvarlığı değerlerinden oluşacak artık değerin yarısını katılma alacağı olarak alacaktır. 

Yine katkı bir bağışlama sonucu yapılmışsa değer artış payı istenemez. Bu konuda çekişme çıkarsa verilenin bağış olduğunu iddia eden taraf iddiasını ispat etmelidir. 

SIKÇA SORULAN SORULAR

Davacı asıl...., taraflar arasında görülen boşanma davasında karşı dava dilekçesi ile birlikte evlilik birliği içerisinde kendisine ait kişisel malın satımı ile davalı kadın adına edinilen 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu iptal ve tescil, bu talep mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 105.000,00 TL değer artış payı ve katılma alacağının faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bu istek tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmiştir. 

Bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dosya muhtevanına, toplanan delillere, doğrultu beyanlarına göre; mahkemenin taşınmazın alınmasında davacının ziynetleri ve kredi ile satın alındığının kabulü doğru ise de, boşanma dava tarihinden ardından kalan kredi borcunun hesaplamasının yanlış bulunduğu anlaşılmıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş, yukarda açıklanan Dairemiz'in ilke ve uygulamalarına göre, kredi sözleşmesi ve kredi borcu ödeme tablosu bankadan getirtilerek, tasfiyeye konu taşınmazın satın alma bedeli, bunun kredi ile ve peşin olarak karşıladıkları miktar, kalan kredi borcu oranları ile tasfiye (karara en yakın) tarihindeki sürüm (rayiç) değeri ayrı ayrı belirlenerek, iddia ve savunma çerçevesinde talep hakkında karar verilmesi gerekirken, hatalı hesaplama ile yazılı şekilde artık değere katılma alacağına karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. 

Davacının bu taşınmazın satın alınması içersinde davalıya katkıda yer aldığı iddiası içten olmadığı kaldı ki davacı yerine kayıtlı mevzubahistaşınmazı 28.09.1999 tarihinde sattıktan ardından 26.11.1999 tarihinde 17500 Ada 1 Parselde 4 no.lu bağımsız kısmı satın aldığı bu nedenden dolayı davacının 28.09.1999 tarihinde sattığı taşınmazın parasıyla 26.11.1999 tarihinde devraldığı taşınmazı satın aldığı düşüncesi hasılbulunduğu,.....Kuaför ve Kuaför Malzemeleri Taahhüt Ticaret Limited Şirketi yerine kayıtlı vasıta konusunda olarak dava hususu edilen aracın davalı yerine kayıtlı olmaması, şirket yerine kayıtlı olması hasebiyledavacının bu araçtan kaynaklı katılma alacağının olmayacağı, davalınınkendine ilişkin iş yerindeki çalışmalarının karşılığı olarak 01.01.2002 tarihinden ardından elde ettiği geliri ile iş yerinin değerinde aynı tarihtenardından ortaya gelen değer artışı yönünden eksper 03.03.2014 havale tarihli raporunda sonuçta şirketin öz kaynaklarının 31.08.2009 tarihihaysiyetiyle 1.033,06 iken -30.277,15 TL düştüğünden değer artışınınmevzubahis bulunmadığı katılma alacağının olmadığı düşüncesi ile davacı tarafın başka bütün taleplerinin reddine hüküm verilmiştir.

Bütün dosya kapsamı beraber ele alındığında, mahkemenin ilk arzusunayönelik bozma ilamında, evin peşinatı olarak ödenen yirmi doğrultu bin TL'nin on dokuz bin TL'sinin davacının şahsi malı (ziynet) olduğunun kabul edilerek değer artış payı hesaplanmasında öneme alması gerektiğibelirtildiği anlaşılmıştır. 
Mahkemece, on dokuz bin TL şahsi mal değerinin tasfiyeye mevzutaşınmazın alındığı tarihteki değerine seviyesi bulunarak, bu oranın taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri ile çarpılmak suretiyle değer artış payı alacağının hesaplanarak alacağa hükmedilmesi gerekirken, bozma ilamının hatalı yorumlanarak hazırlanan adisyonraporu hükme asal alınarak yazılı şekilde hüküm verilmesi yanlışolmasından bozmayı gerektirmiştir.

Davacılar vekili dava dilekçesinde, malların edinilmesinde vekil edenlerinin annelerinin de katkısının bulunduğunu bildirip edinilmiş malların tasfiyesini istediğine göre talep içinde katkı payı alacağı talebi de vardır. Yine dosya arasındaki bilgi ve belgelere göre, davacıların miras bırakanı olan ölen eş çalışıp emekli olan, belli ve düzenli geliri olan bir kişidir. Bu nedenle mirasbırakanın evlilik tarihinden bağımsız bölümün fiili olarak senetle satın alındığı ve parasının ödendiği fatura tarihine kadarki gelirleri ile davalı eşin gelirleri belirlenerek katkı payı alacağının hesaplanması, hesaplama yapılırken davacıların miras paylarının da göz önünde bulundurulması ve taleple bağlı kalınarak hasıl olacak sonuca göre katkı payı alacağına hükmedilmesi gerekir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak