Atla

Finansal Kiralama Sözleşmesinin Feshi


Finansal Kiralama Sözleşmesinin Feshi

Finansal Kiralama Sözleşmesinin Feshi

Finansal Kiralama Sözleşmesinin Feshi

Finansal Kiralama sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin 02.11.2015'te tadil edilğini, bu sözleşme kapsamında İstanbul Beşiktaş ilçesindeki 839 m2'lik bahçeli kargir işyeri niteliğindeki taşınmazın davalıya teslim edildiğini, ancak davalının kira bedellerini ödemeyip temerrüde düştüğünü, davalıya 20.10.2016 tarihinde ihtarname gönderilerek 60 gün süre verilmesine rağmen ödemelerin yapılmadığını, 60 günden sonraki 3 gün içinde kira konusu malın da iade edilmediğini, fesih ihtarında belirtilen sürelerde borcun ödenmediğini ve sözleşme konusu malın iade edilmediğini.

Finansal Kiralama Sözleşmesinin Feshi Malın İadesi

Davadan önce ... 9. Ticaret Mahkemesi'nden ihtiyati tedbir talep ettiklerini ve mahkemenin 2017/111 Değişik İş dosyasında 27.01.2017 tarihinde kira konusu malın tedbiren müvekkiline teslimine karar verildiğini" iddia ile, sözleşme konusu taşınmazın müvekkiline iade ve teslimini, aynen iade ve teslim imkansızlaşmış ise dava değerinin davalıdan tahsilini ve dosyada şerhler haznesinde yer alan finansal kiralama şerhinin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevabında, "dava değerinin 50.000 TL olarak gösterildiğini ancak taşınmazın 07.03.2013 tarihinde davacıya satış bedelinin 5.400.854 TL olduğunu, bugüne kadar davacıya yapılan kira ödemesinin de 1.222.868,97 USD olduğunu, harç eksiğinin tamamlanması gerektiğini, sözleşmenin klasik anlamda bir finansal kiralama sözleşmesi olmayıp, Aralık 2012 tarihinde yapılan yasa değişiklikliği ile düzenlenen ve "sat ve geri kirala " olarak bilinen özel bir finansal kiralama şekli olduğunu.

 

Finansal Kiralama Sözleşmesinin Feshi

Bu gayrimenkulün mülkiyeti müvekkiline ait iken de, sonunda davacıya satılıp yeri kiralandıktan sonra da hiçbir zaman şirket faaliyetleriyle ilgili kullanılmadığını, ... Ltd.adlı şirket tarafından kira sözleşmesiyle restaurant olarak kullanıldığını, davacının kiralananın 3.kişiye kullandırılmasına muvafakat ettiğini, dolayısıyla taşınmazın zilyedinin müvekkili olmayıp, 3.kişi şirket olduğunu, bu nedenle gayrimenkulün teslimi için müvekkiline karşı dava açılamayacağını.

 

Borçlar Kanunu hükümlerine göre akdin tarihi ve mecurun tahliyesi için alt kiracıya karşı dava açması gerektiğini, bugüne kadar davacıya 1.222.868 USD kira ödemesi yapıldığını ve temerrütün söz konusu olmadığını, Finansal Kiralama sözleşmesinin haklı fesih koşullarının oluşmadığını, bu konuda ihtarnameye itiraz ettiklerini, İstanbul 9. Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu 27.01.2017 tarihli tedbir kararının, dava dışı.... şirketinin kiracılık haklarını ortadan kaldırdığını," savunarak davanın reddini, tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

Mahkeme 11.04.2017 tarihinde yaptığı duruşmada, ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğu gerekçesiyle tedbirin kaldırılması talebini reddetmiştir.

3.kişi konumundaki.....Şirketinin itirazın 11.04.2017 tarihinde ve duruşmalı olarak incelenmesine dair 09.03.2017 tarihli ara karara karşı istinaf başvurusunda bulunduğu ve bu başvurunun dairemizce 18.07.2017 tarihinde, ".. şirketinin talebi hakkında verilmiş bir red kararı bulunmadığından" geri çevrildiği, mahekemece 11.10.2017 tarihinde tekrar duruşma yapılarak, İstanbul 9. Ticaret Mahkemesi'nin verdiği ihtiyati tedbir kararı itirazın reddine karar verildiği, karar başlığından itiraz eden olarak davacı ... şirketinin yer aldığı ve duruşmaya dava dışı 3.kişi ... Şirketinin katılmadığı görülmektedir.

Bu karara karşı davalı ...vekili istinaf isteminde bulunmuş ve "mahkemenin red gerekçesinin itiraz nedenlerini karşılamadığını, Finansal Kiralama Kanunu gayrimenkulün zilyedinin müvekkili olmadığını, Finansal Kiralama kiralarının davacıya ödendiğini, taraflar arasındaki Finansal Kiralama sözleşmesininin klasik anlamda Finansal Kiralama olmayıp, sat-geri kirala biçiminde özel bir Finansal Kiralama olduğunu, kira konusu gayrimenkulde dava dışı ... kiracı olduğundan, bu şirketin Borçlar Kanunun'dan doğan kiracılık hakları nedeniyle üçlü ilişkiye 6361 Sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun değil, Borçlar Kanunu'nun uygulanacağı ve davanın ... karşı Borçlar Kanunu hükümlerine göre dava açması gerektiğini" iddia ile kararın kaldırılmasını istemiştir.

 

Finansal Kiralama Sözleşmesinin Feshi Borç İlişkisi

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, "Finansal Kiralama sözleşmesinin feshi ile, davalı ile olan sürekli borç ilişkisinin sona erdiğini, davalının kira konusu gayrimenkuldeki zilyetliğinin de hukuken sona erdiğini, davalının haksız zilyet durumuna düştüğünü, taraflar arasındaki sözleşmenin adi kira sözleşmesi değil, Finansal Kiralama sözleşmesi olduğunu, 3.kişi konumundaki ... şirketinin, kendilerinin muhatabı olmadığını.

Finansal Kiralama

 

6361 sayılı Kanun'un 32 ve 33.maddeleri gereği verilen tedbir kararının doğru olduğunu, 6361 sayılı Kanun'un 34.maddesine göre Finansal Kiralama sözleşmesi hakkında Medeni Kanun'un 764, 765, 766 maddelerinin, TBK'nun konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağını, alt kiracının, asıl kiracıdan bağımsız bir hakkı bulumadığını, alt kira sözleşmesinin asıl kira sözleşmesi yürürlükte kaldığı sürece geçerli olduğunu, asıl kira sözleşmesinin feshi ile birlikte alt kira sözleşmesinin de fesholunmuş sayılacağını.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2001/6-653 Esas, 2001/672 Karar sayılı, 03.10.2001 tarihli kararının ve öğretideki görüşlerin de bu yönde olduğunun, somut olayda Finansal Kiralama sözleşmesi temerrüt nedeniyle feshedildiğinden, kira ilişkisinin ortadan kalktığını, dolayısıyla alt kira ilişkisinin de son bulduğunu" savunarak ve dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek istinaf isteminin reddini istemiştir.

Dairemizce verilen 28.02.2018 tarih ve 2017/6730 E., 2018/449 K.sayılı geriçevrilme kararı üzerine, tebligat eksikliği giderilerek dosyanın yeniden dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.

Finansal Kiralama Sözleşmesinin Feshi Ve Sonuçları

6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 34.maddesi uyarınca, Türk Borçlar Kanunu'nun ikinci kısım dördüncü bölüm ikinci ayrımından yer alan Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarına ilişkin hükümlerin, Finansal Kiralama Sözleşmelerine uygulanmayacağı.

Finansal Kiralama sözleşmesinin usulüne uygun biçimde ve yasal nedenle feshi durumunda, bu feshin gayrimenkuldeki kiracı yönünden de hukuki sonuç doğuracağı, dolayısıyla istinaf istemlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Finansal kiralama sözleşmesiyle gemi kiralayan şirket yetkililerinin, bu sözleşme kapsamında yapılması gereken ödemeleri aksattıkları ve bu sebeple kiralanan gemi hakkında alınan ihtiyati tedbir kararına istinaden işlem yapılması için gidildiğinde, geminin işletilmesi için gerekli olan evrakların teslim edilmediğinin belirtilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, dosya kapsamında bulunmayan kiracı şirkete ait ticari defter ve sicil kayıtlarının, imza sirkülerinin

Suça konu geminin kiralanmasına ilişkin finansal kiralama sözleşmesinin ve geminin işlemlerinin yürütülmesi için gerekli belgelerin ve bu belgelerle geminin teslim edildiğine dair tutanakların getirtilip incelenmesiyle kiracı şirkete aksatılan kiraların ödenmesi yönünde bir ihtarname gönderilip gönderilmediği

Feshi ihbarın yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden beraat kararı verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, asıl davada davalı .... vekili tarafından davanın kabul edildiği, asli müdahil ...’nin makinelerin ... iktisabı sırasında basiretli bir tacir gibi davranarak menşeini araştırmadığı, makinelerin ...ye ait olduğundan birleşen ... Esas sayılı davanın reddi gerektiği, birleşen ...

Esas sayılı dosyada, finansal kiralama konusu malların dava konusu makineler olduğunun ispatlanamadığı, ayrıca finansal kiralama süresi ve kira ödemeleri sona ermediğinden davacı ...’in makinelerin mülkiyetini iktisap etmediği, birleşen ...Esas sayılı dosyada, dava konusu makinelerin davacı...’e ait olduğu anlaşılmakla makine bedellerine ilişkin talebin kabulü, kira bedellerine ilişkin talebin ise vazgeçme nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabul nedeniyle kabulüne, asıl davada asli müdahilin davasının reddine, birleşen ... Esas ve ... Esas sayılı davaların reddine, birleşen...

Esas sayılı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, tüketici hakem heyeti kararma karşı yapılan itirazın iptaline ilişkin tüketici mahkemesi kararının kanun yararına bozulması istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, adı geçen Hakem Heyetinin 28.11.2014 tarih ve 2014/4171 sayılı kararı her ne kadar G.. Bankası Finansal Kiralama A.Ş. hakkında verilmiş ise de söz konusu kararın hataen G… Bankası A.Ş.’ye tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin dava dilekçesinde, söz konusu hakem heyeti kararından, davalı vekilince yapılan icra takibi sonucu haberdar olduğunu belirtmiş olması karşısında, mahkemece öğrenildiği iddia edilen tarih tebliğ tarihi kabul edilmek suretiyle, işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken itiraz süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Davacı 3. kişinin finansal kiralama sözleşmesine konu mahcuz yönünden açtığı istihkak davasında davanın ihbarını talep ettiği, .... asli müdahale dilekçesinde, davalı taraf olarak alacaklıyı gösterdiği ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı alacaklıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği 3. kişinin asli müdahilin davasında taraf olmadığı, bu nedenle 3. kişinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru değil ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekir.

Finansal kiralamaya konu mallar kira bedellerinin tamamının ödenmemesi halinde henüz şirketin mülkiyetine geçmediğinden aktifde gösterilmemesi doğrudur. Bununla beraber kiracı şirket kira borçlarını ödemede temerrüde düşmüş ise kiralayanın işlemiş kiraları talep hakkı bulunduğundan geçmiş kira borçlarının şirketin pasifinde gösterilmesi gerekir.

Bu durumda, mahkemece yukarıda belirtilen usule uygun olarak yeniden bilirkişi raporu tanzim ettirilerek şirketin borca batık olması halinde işletme giderlerinden olan finansal kiralamaya konu malların kirasına ilişkin borç olması halinde işletme giderlerini dahi ödeyemeyen davacı şirketin şimdiki gibi iflasına, borca batık olmaması halinde ise davanın reddine karar verilmelidir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak