Atla

İcra Hukuku Yargıtay Kararları


İcra Hukuku Yargıtay Kararları

İcra Hukuku Yargıtay Kararları

İcra Hukuku Yargıtay Kararları

İcra Hukuku Yargıtay Kararları, İcra Yargıtay Kararları, İcra iflas hukuku yargıtay kararları

İCRA TAKİBİNDE BORÇLUNUN İŞYERİNİ OĞLUNA DEVRETTİĞİ İDDİASI İLE İLGİLİ YARGITAY KARARI

YARGITAY 17. Hukuk Dairesi Esas: 2013/17180 Karar: 2013/16626

İSTİHKAK DAVASI , İCRA TAKİBİNDE BORÇLUNUN İŞYERİNİ OĞLUNA DEVRETTİĞİ İDDİASI, İŞYERİ DEVRİNDE ŞEKİL ŞARTLARI, İŞYERİNİ DEVRALANIN BORÇTAN SORUMLU OLDUĞU

Borçluya ait işyeri adresinde borcun doğumundan sonra davacı babanın aynı adreste faaliyete başlaması ve 08.06.2010 tarihli haciz sırasında borçluya ait işyeri tabelasının halen duruyor olması 3.kişinin faaliyetinin devam ettiği sırada dahi borçlunun faaliyetin devam ettiğinin göstergesi olduğu, yapılan işlemlerin alacaklardan mal kaçırma amacına yönelik danışıklı işlem niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Danışıklı bir işlemin alacaklının hakların etkilemeyeceği açıktır.Yapılan işlemin bir an için danışıklı olmadığı düşünülse, dahi borçlu ve 3.kişi arasındaki ilişki işyeri devri niteliğinde olup devir İİK`nun 44.madde koşullarına uygun yapıldığı iddia ve ispat edilmediği gibi BK`nun 179.(TBK`nun202.) maddesine göre işyerini devir alan davacı devir aldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacaktır.

Mahkemece, tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın reddine göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

      İCRA MÜDÜRÜNÜN TEBLİGAT İŞLEMLERİNDE TAKDİR YETKİSİ İLE İLGİLİ YARGITAY KARARI  YARGITAY  

12. Hukuk Dairesi  Esas: 2013/35204 Karar: 2014/1343

İCRA MÜDÜRÜNÜN TEBLİGAT İŞLEMLERİNDE TAKDİR YETKİSİ, BORÇLUYA TEBLİGAT BORÇLUNUN  ADRESİNİN BİLİNMEMESİ

Alacaklının şikayeti, ödeme emri tebliğ işlemine yönelik olup, bu iddia mahkemede her türlü delille ispat edilebileceğinden, öncelikle duruşma açılarak şikayetçiye ve karşı tarafa (borçluya ) anılan konudaki delillerini mahkemeye ibraz etmeleri için imkan tanınmadan dosya üzerinden karar verilmesi usule aykırıdır (HGK.nun 2003/12-600 E. - 2003/606 K.). İcra müdürlüğüne yasada tanınan taktir hakkı sınırlı olduğundan Tebligat Kanunun 35. maddesine göre borçluya tebligat çıkarılması talebini icra müdürünün reddetme yetkisi bulunmamaktadır.

O halde mahkemece, şikayetin niteliği gereği duruşma açılıp, taraf teşkili sağlandıktan ve tarafların gösterecekleri deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken evrak üzerinden yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

İCRA TAKİBİNDE BORÇLUNUN ADRESİNE TEBLİGAT YAPILAMAMASI İLE İLGİLİ YARGITAY KARARI

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi  ESAS: 2013/33589 KARAR: 2013/40096

İCRA TAKİBİNDE BORÇLUNUN ADRESİNE TEBLİGAT YAPILAMAMASI, BORCLUNUN BİLİNEN ADRESİ, BORÇLUNUN MERNİS (ADRES KAYIT SİSTEMİ) ADRESİ

201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10.maddesinde tebligatın, muhatabın bilinen en son adresine yapılacağı belirtilmiş, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile eklenen aynı maddenin ikinci fıkrasında ise aynen "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" hükmü getirilmiştir.

Tebligat Kanunu`nun 35. maddesinin 1. fıkrasına göre; 'Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.' 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 11/01/2011 tarih ve 6099 Sayılı Kanun`un 9. maddesi ile değişik Tebligat Kanunu`nun 35. maddesinin 2. fıkrasında 'Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır' düzenlemesi yer almaktadır. Söz konusu maddeye göre, tebligat yapılabilmesi muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunmaması şartına bağlanmıştır. Adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin tespit edilmesi halinde 6099 Sayılı Kanun ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu`nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılacaktır.

Tebligat Kanununda 6099 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrası, gerçek kişiler yönünden 35. maddeye göre tebligat yapılabilmesi için borçlunun adres kayıt sisteminde bir adresinin bulunmaması ve ayrıca daha önce kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması zorunludur.

Somut olayda satış ilanı borçlunun bilinen son adresi olan '...' adresine tebliğe çıkartılmış, tebligatın iade edilmesi üzerine aynı adrese TK`nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Borçluya yapılan satış ilanı tebligatı yukarıda anılan Tebligat Kanunu`ndaki 19/01/2011 tarihli değişiklikten sonra Tebligat Kanunu`nun 35. maddesine göre yapılmıştır. Takip dosyasında borçlu gerçek şahıs olup icra takip dosyasında borçlunun adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Borçlunun nüfus kayıt sistemindeki adresi araştırılmadan ve daha evvel usulüne uygun bir tebligat yapılmadan, bilinen son adrese satış ilanı tebligatının doğrudan TK`nun 35. maddesine göre yapılması usulsüzdür. İİK`nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.

O halde mahkemece icra takip dosyasında borçlunun bilinen son adresine daha önce usulüne uygun bir tebligat yapılıp yapılmadığı, eğer yapılamamışsa borçlunun tebliğ tarihi itibariyle adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre satış ilanının TK`nun 35. maddesine göre tebliğinin usule uygun olup olmadığı yönünde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

BORÇLUNUN ADRESİNİ YANLIŞ GÖSTERİP TAKİBİ KESİNLEŞTİRMEK İLE İLGİLİ YARGITAY KARARI

YARGITAY 15. Ceza Dairesi Esas: 2012/12774  Karar: 2013/18558

NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK, BORÇLUNUN ADRESİNİ YANLIŞ GÖSTERİP TAKİBİ KESİNLEŞTİRMEK

Adli Tıp Kurumu raporu ile akli melekelerinin kendi başına hayat sürmesi için yeterli olmadığı, zeka geriliği bulunduğu belirlenmiş olan tanık N...`in elinde üvey babası katılan M...`ın beyaz bonosunun bulunduğu, tanığın bu durumunu bilen ve bu halinden istifade etmek isteyen sanık S...`ın senette lehtar olarak tanığı gösterip ciro ettirerek kendisini alacaklı hale getirdiği, icra takibinde katılanın adresi olarak tanığın üvey babası adına tebligatı alabileceği bir adresi gösterip tebligatı tanığa yaptırarak icra takibini kesinleştirdiği ve katılanın taşınmazlarını icra vasıtasıyla sattırıp tapuda üzerine tescil ettirdikten sonra ertesi gün yine tapuda satarak elinden çıkardığı olayda, mahkemenin sanık S... yönünden 'kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık' ve 'resmi belgede sahtecilik'suçlarının oluştuğuna yönelik kabulünde; sanıklar Ş..., G... ve H...`ın diğer sanık S...`nin dolandırıcılık teşkil eden eylemlerine iştirak ettiklerine ve cezalandırılmalarına yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatlarına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,

2) Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, sanık S... hakkında verilen mahkumiyet, sanıklar Ş..., G... ve H...hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde; a) İcra takibinin katılanın bilgisi olmaksızın kesinleşmesini sağlamak üzere, icra dosyasında katılanın adresinin gerçekte oturduğu adresten farklı bir adres olarak gösterilip bu adrese tebligat yapılması eyleminin sanık S...`ın dolandırıcılık teşkil eden eylemleri kapsamında gerçekleştirilmiş olması ve sanığın eylemlerinin kül halinde nitelikli dolandırıcılık suçunu teşkil ettiği gözetilmeden, sanığın ayrıca 5237 sayılı TCK`nın 206/1 maddesinde düzenlenen resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan da cezalandırılması, b)5271 sayılı CMK`nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup yargılama konusu iddianame ile sanıklar Ş..., G... ve H... hakkında bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediklerinden bahisle 5237 sayılı TCK`nın 156/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebi ile dava açıldığı ve bu suçun resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçuna dönüşmeyeceği gözetilmeden, mahkemece iddianame dışına çıkılarak kamu davası açılmayan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hüküm verilmesi,

İCRA MEMURLARINA YALAN BEYANDA BULUNMAK İLE İLGİLİ YARGITAY KARARI

YARGITAY 11. Ceza Dairesi Esas: 2012/16508  Karar: 2013/18940

RESMİ BELGENİN DÜZENLENMESİNDE YALAN BEYAN, İCRA MEMURLARINA YALAN BEYANDA BULUNMAK

TCK.nun 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması gerektiği cihetle, katılan D... San. Tic. Ltd. Şti vekili tarafından sanığın borcu sebebiyle hakkında yürütülen icra takibi nedeniyle ...1. İcra Müdürlüğü`nün 2007/922 talimat sayılı dosyasında 26.02.2008 günü sanığa ait B... isimli işyerinde haciz işlemi nedeniyle icra müdürlüğü görevlileri tarafından resmi belge düzenlenmesi sırasında sanığın kendisini gerçek kişi olan Y... olarak tanıtıp bu isim ve kimlik bilgileriyle icra kefili olarak tutanağı imzalamaktan ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 206. maddesinde düzenlenen 'yalan beyanda bulunmak' suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgı sonucu uygulama yeri olmayan TCK.nun 268/1. maddesi delaletiyle aynı Yasanın 267. maddesi kapsamında düzenlenen iftira suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması.

SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • TUĞCE SARUCAN -
    11 Ağustos 2016

    İcra Hukuku Yargıtay Kararları Bu davada ben nasıl bir yol izlemeliyim lütfen yardımcı olurmusunuz ?

    Cevapla
  • Alaaddin -
    7 Mart 2017

    İcra Hukuku Yargıtay Kararları Makalede belirttiğiniz dava Nasıl açılır? Süreci Hakkı'nda bilgi verirmisiniz.

    Cevapla
Yorum Bırak