İcra Takibi İtiraz İcrayı Durdurma

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > İcra Hukuku  > İcra Takibi İtiraz İcrayı Durdurma

İcra Takibi İtiraz İcrayı Durdurma

İcra Takibi İtiraz İcrayı Durdurma

İcra Takibi İtiraz İcrayı Durdurma

Ticaret hukukunda ve iş dünyasında yabancı para borçları, gerçek ve gerçek olmayan yabancı para borçları şeklinde 2 ana grup altında değerlendirilir. Buna göre gerçek yabancı para borcu, söz konusu sözleşme dahilinde ödeme veya buna denk olan bir ifade ile borcun tespit edilen yabancı para miktarında aynen ödenmesi kararı alınması ile gerçekleşir. Gerçek olmayan yabancı para borcu ise; gerçek yabancı para borcundaki sözleşmede olduğu gibi bir ifadeye yer verilmemesi durumunda oluşmaktadır.

Gerçek yabancı para borcu çerçevesinde ise vadenin geldiği önem taşımadan, borçlu tarafın borcunu yabancı para ile aynen ifa etmesi yükümlülüğü bulunmaktadır. Bunun dışında gerçek olmayan yabancı para borçları halinde ise borçlu tarafın borcunu aynen ödeme gibi bir yükümlülüğü bulunmaz. Bu noktada isteğine göre yabancı parayla veya yabancı paranın vade tarihindeki resmi kur üzerinden yapılacak hesaplama ile Türk Lirası (TL) olarak ödeme işlemlerini gerçekleştirebilmektedir.

Yabancı para alacağının dava yolu ile alınması noktasında, alacaklı taraf söz konusu alacağının tahsil edilmesi amacı ile hak arama yollarını kullanmadan evvel borcun aynen ödenmesi talebinde bulunabilir. Bu doğrultuda da alacaklı tarafından ifa davası yabancı üzerinden açılabilmektedir.

Yabancı paranın ekonomik terim olan ‘dalgalanma’ süreci içerisinde olduğu dönemler dahilinde alacaklı tarafın hukuki koruma yolları arasında bulunan dava yolunu kullanması, kur farkından meydana gelebilecek zararların tazminin sağlanabilmesi açısından oldukça önemlidir.

Alacaklı taraf, dövizde yaşanan dalgalanma dönemi içerisinde ilamsız icra yolunu kullanabilir. Bu halde, alacağını Türk Lirası’ na dönüştürmek durumunda kalacak ve kur seçimi gerçekleştireceğinden dolayı takip süresi içerisinde kur farkından kaynaklı olarak zarar yaşayabilir. Alacaklı, aynen tahsil talepli dava açması halinde ise bu noktada dava neticelenene dek yabancı paranın TL karşısında değer kazanma ya da kaybetmesi noktasından etkilenmemektedir.

Alacaklı tarafından gerçekleştirilen takip talebi çerçevesinde söz konusu alacağın Türk Lirası cinsine dönüştürülmesi mecburiyeti söz konusu olmaktadır. Yabancı paranın aynen ödenmesinin talep edilebilmesi açısından fiili ödeme tarihi içerisinde mevcut olan kur değerleri üzerinden hesaplaması yapılarak, talebin gerçekleştirilebilmesi mümkündür.

Vadesi gelen yabancı para alacaklısı, borcun TL cinsinden ödemesi talebinde bulunabilir. Bu halde borçlu tarafından borcunu yabancı para şeklinde aynen ifa etmesi imkanı kalmaz. Söz konusu borcun TL cinsinden ödemesi talebinde bulunan alacaklı taraf, vade ya da fiili ödeme tarihi içerisinde mevcut olan kur arasında seçim gerçekleştirme ikileminde kalır.

Söz konusu tercih, dava ya da icra takibi başvurusu gerçekleştirilmesinden önce de gerçekleştirilebilmektedir. Gerçek olmayan yabancı para alacağını yabancı para cinsinden aynen dava edebilme hakkına sahip olan alacaklı, arzusu doğrultusunda TL cinsinden de davanın açılması üzerine başvuru gerçekleştirebilme hakkına sahiptir.

Böyle bir durumun meydana gelmesi durumunda alacaklı taraf, dava dilekçesi dahilinde yabancı para alacağının vade  ya da fiili ödeme tarihinde mevcut olan kur üzerinden ödeme tahsilinin gerçekleştirilmesi talebinde bulunma hakkına sahip olabilmektedir.

İcra Takibi İtiraz İcrayı Durdurma Hakkında Yargı Kararı

Dava, kira alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile itirazın 2.709 TL üzerinden takip tarihinden yasal faizi ile bilirlikte kısmen iptaline karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – ÖDEME EMRİNİN TEBLİĞİNDEN İTİBAREN 7 GÜN İÇİNDE İTİRAZIN YAPILMASI GEREKTİĞİ – İTİRAZIN İPTALİ DAVASININ AÇILMASINDA HUKUKİ YARAR BULUNMADIĞI – DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ.

ÖZET: İcra ve İflas Kanunu 62. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itirazın yapılması gerekirken yasal süre geçtikten sonra yapılan itiraz takibi durdurmaz. Bu durumda itirazın iptali davasının açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Açıklanan gerekçeyle hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken itirazın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.

İcra Takibi İtiraz İcrayı Durdurma Hakkında Örnek Başka Yargı Kararı

Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan avukat olan …’a bir ceza dava dosyası için vekaletname verdiğini, ancak müvekkilinin bilgisi ve icazeti olmadan davalı …’un davalılar … ve …’nin borçlu, müvekkilinin alacaklı olduğu senetleri Bursa 12. İcra Müdürlüğü’nün 2012/3978 sayılı takip dosyasından takibe koyduğunu, bu senetlerin davalılar … ve …’nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla sahte olarak tanzim edildiğini, müvekkilinin herhangi bir alacağının olmadığını ileri sürerek, senetlerin hükümsüzlüğünün tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir

BONO İPTALİ DAVASI – DAVACININ HER ZAMAN ALACAKLI OLDUĞU BİR TAKİBİ DURDURMA SENETLERİN TAHSİLİNİ ÖNLEME VE SENETLERİ İPTAL ETME HAKKININ OLDUĞU – DAVANIN HUKUKİ YARAR YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİ – HÜKMÜN ONANMASI.

ÖZET: Mahkemece, davacının her zaman alacaklı olduğu bir takibi durdurmak, senetlerin tahsilini önlemek ve senetleri iptal etmek hakkının olduğu, bunun için bir mahkeme kararına gerek bulunmadığı, başka bir deyişle böyle bir davayı açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Hükmün onanması gerekmiştir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor