İdari Dava Nasıl Nerede Açılır?

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > İdare Hukuku  > İdari Dava Nasıl Nerede Açılır?

İdari Dava Nasıl Nerede Açılır?

İdari Dava Nasıl Nerede Açılır?

İdari Dava Nasıl Nerede Açılır

TAZMİNAT İSTEMİ – MANEVİ TAZMİNATIN MANEVİ TATMİN ARACI OLUŞU – OLAYIN OLUŞ BİÇİMİNE GÖRE İDARE MAHKEMESİNCE TAKDİR EDİLEN MİKTARIN FAZLA OLDUĞU

Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi veya idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetin rencide edilmiş bulunması gerekir.

Bu tür davalarda yargı yeri, hem olayın maddi yönünü yani zararı doğuran fiilleri, hem de bundan çıkması muhtemel hukuki sonuçları tespit etmelidir. Tam yargı davalarında yargı yerlerinin, araştırma, inceleme ve hüküm vermeye yetkisi bu yönüyle iptal davasına göre çok daha geniştir.

Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmayıp tatmin aracı olduğundan, hükmedilecek olan tazminatın da manevi zararın bütününü kapsaması söz konusu değildir. Maddi tazminatın gerçek zararın giderilmesini amaçlamasına karşın manevi tazminat niteliği itibariyle takdiridir.

Öte yandan manevi tazminat belirlenirken de, bir yandan idarenin eyleminin hukuka aykırılığının ağırlığını ortaya koyacak ve hukuka aykırılığı özendirmeyecek, diğer taraftan da ilgililerin sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak olay nedeniyle duyduğu manevi acının kısmen giderilmesini ifade edecek, buna karşın da ilgilinin zenginleşmesine yol açmayacak bir miktarın belirlenmesi gerekmektedir.

Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracıdır. Başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirmektedir.

Bu durumda, olayın oluş biçimine göre idare mahkemesince takdir edilen miktarın fazla olduğu sonucuna varılmıştır.

İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİ – ARAÇLA İLGİLİ BELEDİYEDEN İZİN VEYA RUHSAT ALINMAKSIZIN TİCARİ YOLCU TAŞIMACILIĞI YAPILDIĞI – İŞLEMLERDE HUKUKA AYKIRILIK BULUNMAMAKTA OLUP DAVANIN REDDİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Davacıya ait araçla, ilgili belediyeden izin veya ruhsat alınmaksızın ticari yolcu taşımacılığı yapıldığı hususu sabit olduğundan, tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamakta olup, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

TARHİYATIN KALDIRILMASI VE TEBLİĞ DÜZENLEMESİNİN İSTEMİ – GERÇEK BİR EMTİA TESLİMİNE DAYANMAKSIZIN DÜZENLENMİŞ FATURALARIN KAYITLARA DAHİL EDİLMESİ NEDENİYLE YAPILAN CEZALI TARHİYAT

ÖZET: Dosyanın incelenmesinden, 2011 yılı işlemleri incelenen davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporunda gerçek bir emtia teslimine dayanmaksızın düzenlenmiş faturaları kayıtlarına dahil ettiğinin tespit edildiğinden bahisle cezalı tarhiyat önerildiği;

Ancak, davacının söz konusu sahte faturaları bilerek kullandığı yönünde somut ve objektif delillere ulaşılamadığından dava konusu Tebliğin ilgili bölümlerine gönderme yapılarak hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmayacağı ve bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine yapılan cezalı tarhiyatla birlikte vergi ziyaı cezasının bir kat kesilmesinin dayanağı olduğu belirtilen Tebliğin ilgili kısmının dava konusu edildiğinin anlaşılması karşısında, kasıtlı olarak sahte fatura kullanma fiilinin varlığı somut delillerle ispatlanamıyorsa vergi ziyaı cezası kesilemeyeceği,

Aksi yöndeki uygulamanın kaynağının kanun değil dava konusu tebliğ olduğu, davalı idarece de kabul edildiği üzere kusursuz oldukları için kendilerine hiç ceza kesilmemesi gerekirken haksız yere bir kat ceza kesildiği iddialarıyla açılan davada kısaca kendisi adına hiç ceza kesilmemesi gerektiğini savunan davacının söz konusu düzenlemenin iptali istemiyle dava açmakta menfaat ilgisi bulunduğu açık olup, düzenleyici işlemin ve bu durumda bu işleme bağlı olarak tesis edilen uygulama işleminin hukuka uygunluğu incelenerek karar verilmek üzere, Daire kararının bozulması gerekmiştir.

Bir sonraki makalede tazminat davası nasıl açılır konulu makaleyi okuyabilirsiniz.

İdari Dava Nasıl Nerede Açılır? | Sıkça Sorulan Sorular

İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİ - TEMYİZ İSTEMİNE KONU KARARIN HUKUKA VE USULE UYGUN OLDUĞU - KARARIN BOZULMASINI GEREKTİRECEK YASAL BİR SEBEBİN BULUNMADIĞI

ÖZET: Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

OLAY VE KARAR: Davacının silah taşıma ruhsatı başvurusunun, ruhsat almaya engel devam eden ceza yargılamaları bulunduğundan bahisle Yönetmeliğin 16/4. maddesi uyarınca durdurulmasına ilişkin 16.04.2015 tarih ve 2015/20878 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, .. İdare Mahkemesi’nce; Dairemizin .. sayılı bozma kararına uyularak, Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ve 4. fıkrası birlikte değerlendirildiğinde,

Kişinin işlemiş olduğu suçun 1 yıldan fazla hapis cezasını gerektirecek nitelikte olmasının ruhsat alınmasına engel hâller arasında sayıldığı, olayda ise davacının kasten işlediği iddia edilen fiiller nedeniyle yargılandığı ceza yargılamasının üst sınırı bir yıldan az (10 ay ve 5 ay) olması nedeniyle ilgili mevzuat uyarınca silah ruhsatı alınmasına engel bir durum sayılamayacağı sonuç ve kanaatine varıldığından,

Birbirinden bağımsız iki cezanın toplam süresi dikkate alınmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptali yolunda verilen kararın, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

SINAV SORUSUNUN İPTALİ İSTEMİ - İDARİ YARGI HAKİM ADAYLIĞI YAZILI YARIŞMA SINAVI - SORUNUN BİLİMSEL AÇIDAN TARTIŞMAYI GEREKTİRMEYECEK NİTELİKTE VE NET OLMADIĞI SEÇENEKLER ARASINDA BİRDEN FAZLA DOĞRU CEVABIN BULUNDUĞU - İLGİLİ SORUNUN İPTALİNİN GEREKTİĞİ

DANIŞTAY KARAR ÖZETİ: Soru içerisinde “Türk Dil Kurumunca belirlenen yazım kurallarına göre” şeklinde bir ibareye yer verilmediği hususu gözetildiğinde, bilirkişi raporunda ulaşılan kanaatin aksine, Genel Yetenek ve Genel Kültür Testinin 3’üncü sorusuna karşılık gelen sorunun bilimsel açıdan tartışmayı gerektirmeyecek nitelikte ve net olmadığı, seçenekler arasında birden fazla doğru cevabın bulunduğu, tek bir doğru cevabın bulunmadığı anlaşıldığından, soru hazırlama tekniğine ve yazım kurallarına uygun olmadığı anlaşılan ilgili sorunun iptali gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

İDARE MAHKEMESİNİN KARARI

“Osmanlı Devleti’nin beylikten devlete geçiş sürecinde Bizans İmparatorluk ordusunu mağlup ettiği savaş” ifadesi kullanıldığı, süreç kavramının özellikle vurgulandığı, sorunun bu şekilde sorulmasının sorunun yanlış olduğu anlamına gelmediği sonucuna varıldığından bilirkişi raporuna itibar edilmediği, davaya konu olan ilgili sorunun soru hazırlama tekniğine ve yazım kurallarına uygun olduğu, sorunun cevabının seçenekler arasında bulunduğu, seçenekler arasında birden fazla doğru cevabın bulunmayıp tek bir doğru cevabın bulunduğu, soruda herhangi bir yanlışlığın bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu sınav sorusunda hukuka aykırılık bulunmadığı;

Ortak Alan Bilgisi Testinin 5’inci sorusuna karşılık gelen soruyla ilgili olarak da sorunun

(D) şıkkının soru hazırlama tekniğine uygun olmadığı yönündeki bilirkişi raporuna rağmen, sınava katılan adayların %47’sinin soruya doğru cevap verdiği, en yüksek puan alan adayların %84’ünün doğru seçeneği işaretlediği, en düşük puan alan adayların ise %16’sının doğru seçeneği işaretlediği, sorunun ayırt ediciliğinin %55 olduğu, dava konusu sorunun

(A) seçeneğinin doğrudan Anayasa’nın 148 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi olduğu ve doğru olduğu,

(B) seçeneğinin doğrudan Anayasa’nın 148 inci maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesi olduğu ve doğru olduğu,

(C) seçeneğinin doğrudan Anayasa’nın 148. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinden bir önceki cümlesi olduğu ve doğru olduğu,

(E) seçeneğinin doğrudan Anayasa’nın 148 inci maddesinin 2 nci fıkrasının son cümlesi olduğu ve doğru olduğu,

Anayasa’nın 148 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde açıkça

“Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler.” hükmünün yer aldığı,

(D) seçeneğinin “Anayasa değişikliklerinin esas bakımından denetimi hiçbir zaman istenemez” şeklinde değil de “Anayasa değişikliklerinin esas bakımından denetimi, değişikliğin Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren altmış gün geçtikten sonra istenemez” şeklinde düzenlenmesinin bu sorunun yanlış olduğu anlamına gelmediği,

İdari yargı hakim adayı olmak için yarışan adayların Anayasa değişikliklerinin esas bakımından denetlenip denetlenmeyeceğini bilip bilmediklerinin ölçülmesinin doğal olduğu sonucuna varıldığından bilirkişi raporuna itibar edilmediği, ilgili sorunun soru hazırlama tekniğine ve yazım kurallarına uygun olduğu, sorunun cevabının seçenekler arasında bulunduğu, seçenekler arasında birden fazla doğru cevabın bulunmayıp tek bir doğru cevabın bulunduğu, soruda herhangi bir yanlışlığın bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu sınav sorusunda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

TAZMİNAT İSTEMİ - TESPİTLER ARASINDAKİ ÇELİŞKİLERİN GİDERİLMESİ BAKIMINDAN ADLİ TIP GENEL KURULUNDAN RAPOR ALINARAK SONUCUNA GÖRE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ - EKSİK İNCELEME - KARAR DÜZELTME İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ

ÖZET: Gerek dava konusu olay bakımından ilgili hususların açıklığa kavuşturulması gerekse dosya kapsamında yer alan Yüksek Sağlık Şurası Kararı ile Adli Tıp Raporunda yer alan tespitler arasındaki çelişkilerin giderilmesi bakımından Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksi yönde eksik inceleme üzerine verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİ - OKUL MÜDÜRÜ TARAFINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME SONUCU DÜZENLENEN PERFORMANS DEĞERLENDİRME FORMUNUN OKUL MÜDÜRÜNÜN TESPİT VE KANAATLERİ DOĞRULTUSUNDA NESNEL TARAFSIZ SOMUT ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME KRİTERLERİNE DAYANILARAK OBJEKTİF DOLDURULDUĞU KİŞİSEL KANAAT VE GÖZLEMLERE DAYALI OLARAK DOLDURULAN KISIMLARININ İSE İDARENİN TAKDİR YETKİSİNİN SINIRSIZ VE KEYFİ KULLANDIĞINI ORTAYA KOYAN BİLGİ VE BELGELERLE İSPAT EDİLEMEDİĞİ

ÖZET: Dava,….. İlkokulu’nda öğretmen olarak görev yapan davacı tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ekindeki Ek-3 değerlendirme formuna göre yapılan değerlendirme sonucunda performans değerlendirme puanının 86 olarak değerlendirilmesine ilişkin işlemin ile bu işleme karşı yaptığı itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, davacı hakkında …. eğitim ve öğretim dönemine ilişkin olarak okul müdürü tarafından yapılan değerlendirme sonucu düzenlenen performans değerlendirme formunun, okul müdürünün tespit ve kanaatleri doğrultusunda nesnel, tarafsız, somut ölçme ve değerlendirme kriterlerine dayanılarak objektif doldurulduğu,

Kişisel kanaat ve gözlemlere dayalı olarak doldurulan kısımlarının ise idarenin takdir yetkisinin sınırsız ve keyfi kullandığını ortaya koyan bilgi ve belgelerle ispat edilemediği anlaşıldığından; idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak şekilde yargı kararı verilemeyeceği hususu da dikkate alındığında davacının performans notunun 86 olarak değerlendirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki mahkeme kararında yasal isabet bulunmadığından kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor