Atla

İş Kazası Geçiren İşçinin Hakları Nelerdir?


İş Kazası Geçiren İşçinin Hakları Nelerdir?

İş Kazası Geçiren İşçinin Hakları Nelerdir?

İş Kazası Geçiren İşçinin Hakları Nelerdir?

Türk modern hukuk sistemi günümüzde işveren ve işçilerin haklarının düzenlenmesi ve koruma altına alınması hedefi ile çeşitli düzenlemelerde bulunmaktadır. Buna göre günümüzde dünya ortalamasının üzerinde bir seviyeye sahip olunan Türkiye’ de iş kazalarına yönelik olarak son yıllarda çok önemli çalışmalar gerçekleştiriliyor.

İşçinin, işyeri alanı kapsamında, iş yeri haricinde  ya da işveren tarafından işyeri haricinde olan bir proje işinin yerine getirilmesi esnasında meydana gelen ve işçinin hem fiziksel hem de ruhsal yönden zarar görmesi durumu iş kazası kapsamı dahilinde bulunmaktadır.

Bu noktadaki en önemli faktörlerden birisi bir işyerindeki iş nitelikli kazanın iş kazası sayılabilmesi için mutlaka işçinin fiziksel bir mağduriyet veya zarar yaşaması gerektiği yönünde bir algı yanlışlığı bulunmaktadır. Çünkü iş kazasına bağlı ruhsal sorunlarda iş kazası kapsamına alınmaktadır.

İşçinin kendi işi haricinde bir iş dolayısı ile işyeri haricinde bulunduğu anda meydana gelen kazalarında iş kazası kapsamına girip, girmediği en sık tartışılan konulardan birisi olarak öne çıkıyor. Ancak bu tip kazalarda doğrudan iş kazası sınıfına alınan kazalar arasında yer alır.

İşçilerin işveren tarafından tutulan bir araç ile gidiş, gelişleri esnasında yaşadığı kazalar veya işverenin isteği doğrultusunda başka bir noktadaki bir işe gidiş veya geliş esnasında yaşanan kazalarda iş kazası kapsamına girerken, işçinin yaşadığı kazanın iş kazası kapsamında olması için mutlaka kaza anında işçinin zarar görmesi zorunluluğu yoktur. Bu çerçevede de sonradan ortaya çıkan söz konusu kazanın etki ve belirtileri de iş kazası kapsamına alınabilmektedir.

İş Kazası Geçiren İşçinin Yüzde 0 Maluliyet Oranı Manevi Tazminat İstemesine Engel Değildir.

İş Kazası Durumunda Ne Yapılmalı?

İş kazalarında hak kayıplarının meydana gelmemesi açısından tüm prosedürün en nizami biçimde uygulanmasına dikkat edilmelidir. Bu çerçevede de;

*İş kazası durumunda işveren tarafından bölgedeki kolluk kuvvetlerine haber verilmesi gerekir.

*Kolluk kuvvetlerine bildirim sonrasında bir dilekçe ile SGK Bölge Müdürlüğü’ne bildirimde bulunulmalıdır.

SGK Bölge Müdürlüğü’ne gönderimi yapılan iş kazası bildirimi ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından en kısa süre içerisinde olay yerine müfettiş yönlendirmesini gerçekleştirir. Bu müfettişler tarafından oluşturulan raporlar kapsamında da söz konusu kazanın iş kazası olup, olmadığına kanaat getirilir.

Müfettişler tarafından gerçekleştirilen incelemeler sırasında olay yerinde bulunma imkanı bulunan işçilerin bulunmaya özen göstermeleri öneriliyor. Eğer iş kazasını yaşayan kazazede olan işçinin incelemede bulunması olanaklı değil ise olaya tanık olan bir işçinin veya işçilerin incelemede yer alması gerekir. Aynı zamanda da kazayı gören işçilerin isimlerinin tanık olarak söz konusu rapor içerisinde ilave edilmesi gerekliliği bulunur.

İş Kazasında Hangi Haklar Vardır?

İş kazalarında, işçinin tedavi karşılanacağı gibi tedavi süresi içerisinde geçici iş göremezlik ödeneği alabilir. Maluliyeti durumu mevcut ise maluliyeti durum tespiti gerçekleştirilerek, maluliyet durumunun % 10 oranın üzerinde olması halinde maluliyet aylığı bağlanmaktadır.

Ayrıca hak ihlalleri gibi durumlarda işverene yönelik olarak hem maddi hem de manevi tazminat davası açılabilmesi söz konusu olmaktadır.

SIKÇA SORULAN SORULAR

ÖZET: Davaya konu kaza sonucu vefat eden her bir çi ve verenin somut olayla ilgili farklı kusurları olabileceği gözetilmeden ve olay sonucu vefat eden sigortalılara izafe edilen kusur oranlarının kendi kusurları mı yoksa olaya etki eden kusur mu olduğu tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

Bu sebeplerle, dava dışı sigortalının vefatıyla ilgili olay belirtilen esaslar dahilinde değerlendirilerek ve konuyla ilgili tazminat ile ceza davaları içeriği de gözetilerek usulüne uygun bir kusur raporu alınmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece; bu hususlar dikkate alınmadan hüküm kurulması isabetsizdir.

ÖZET: Uzman bilirki tarafından yöntemince rapor düzenlenerek somut olaydaki sürekli  göremezlik derecesinin %60’ın altında olduğu göz önüne alınmak suretiyle pasif dönem hesabı yapılmaksızın sigortalının gerçek zararı hesaplanmalı, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile karşılaştırılıp hükme esas alınacak düşük olan tutarın kusur oranına göre davalının sorumluluğu belirlendikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

ÖZET: Sigortalının veren Şirkete karşı açtığı kesinleşen tazminat davasında; sürekli  göremezlik oranına yapılan itirazlar sonucu prosedür kapsamında alınan raporlar uyarınca,  kazası sonucu sigortalının  göremezlik oranı başlangıç itibarıyla % 60 olarak kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, anılan oran üzerinden belirlenecek ilk peşin değer dikkate alınmak suretiyle yapılacak değerlendirmeye göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

ÖZET: Maddi ve manevi tazminat taleplerinin dava dilekçesinde fazlaya ilkin talep hakların saklı tutulması suretiyle kısmi dava ile istenildiği ortadadır.

Bu duruma göre zamanaşımı süresi dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat yönünden dava tarihinde kesilerek, bakiye alacak miktarı yönünden lemeye devam edecektir. Islah dilekçesini tebliğ alan davalılar vekili süresinde zamanaşımı defini ileri sürmüştür.

Bu kapsamda dava dilekçesinde talep edilen miktarla sınırlı şekilde karar verilmesi gerekirken; ıslah edilen kısmı da kapsayacak nitelikte maddi ve manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamıştır.

ÖZET: Maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine hükmedildiği; davacılardan her biri lehine ve aleyhine ayrı ayrı maddi ve manevi tazminatlar için vekalet ücreti verildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • İş Kazası Geçiren İşçinin Hakları Nelerdir? - Yorum
    İş kazasında Haklarım - ANKARA
    10 Aralık 2017

    merhaba ben bir maden ocağında çalışıyorum bundan 5 ay önce bir iş kazası geçirdim sağ ayak bileğim kırıldı tabiri caizse ayak bileğim komple dağıldı şu an istratlıyım şirketim maşımı ve sigortamı yatırıyor ama istrat paramı geri alıyor ben istratlı iken iş hakkım fes olduğunda veya işe başladığımda iş hakkım fes olduğunda tazminat hakkım doğarmı halen istratlıyım ve yürüyemiyorum ayak bileğimde 2 tane platin ve 30 adet cıvata mevcut kısacası beni bu konuda bilgilendirirmisiniz bu şartlar içerisinde maluliyet maaşı alma şansım varmıdır kolay gelsin iyi akşamlar.

    Cevapla
  • İş Kazası Geçiren İşçinin Hakları Nelerdir? - Yorum
    Gül Kaya -
    5 Temmuz 2018

    Merhaba,Öncelikle şunu belirtmek isterim.Babam 65 yaşında inşaata çalışıyor.Bir kaza sonucu sağ işaret parmağaı koptu. hastaneye gittiğimizde sigortasının olmadığı daha doğrusu iş veren tarafından (müteahhit) sigortası yapılmadığı anlaşıldı.Hukuki boyutta ne yapmam ve nasıl bir yol izlemem gerek.Desteğinizi rica ederim.

    Cevapla
Yorum Bırak