Trafik Sigortası Ve Kasko Davaları

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Kasko ve Sigorta Davaları  > Trafik Sigortası Ve Kasko Davaları

Trafik Sigortası Ve Kasko Davaları

Kasko Davaları

Trafik Sigortası Ve Kasko Davaları | Trafik ve Kasko Sigortası Davaları Türk Borçlar Kanunu’nun düzenlediği alanlardan biri de, zarar görenin zararının nasıl tazmin edileceği, bu zarardan kimin/kimlerin sorumlu olacağı gibi durumlardır. Türk Borçlar Kanunu’na göre, bir zararın oluşması halinde, bu zararın tazmin edilmesinden sorumlu olacak kişinin kural olarak kusurlu olması aranır.

Buna, kusur sorumluluğu (haksız fiil sorumluluğu) adı verilmektedir. Ancak, Türk hukukunda kusur sorumluluğu ana ilke olsa da, sıkça karşılaşılan başka sorumluluk türleri de bulunmaktadır. Bunlar; kusursuz sorumluluk halleri, tehlike sorumluluğu halleri gibi durumlardır.

Bu sorumluluklar, kişinin kusurlu olmasa bile sorumlu olacağı hallerdir. Bazı olayların kendine özgü şartları, kusursuz sorumluluk hallerinin ya da tehlike sorumluluğunun uygulanması halinde adaleti tesis ettirebilmektedir. Bu nedenle Türk hukuku, kusur sorumluluğu dışındaki hallere de yer vermiştir.

Motorlu araç kullanımı esnasında bir kişinin ölümüne, yaralanmasına yol açma ya da bir eşyanın zarar görmesine neden olma halinde ortaya çıkacak zararın giderilmesi, tehlike sorumluluğu kurallarına göre gerçekleştirilir.

Burada, asıl cevaplanması gereken soru, bir trafik kazası meydana gelmesi halinde ortaya çıkacak zararın nasıl tazmin edileceği sorusudur. Bu durumlarda, müteselsil sorumluluk adını verdiğimiz sorumluluk türü karşımıza çıkar. Yani, kazadan dolayı zarara uğramış olan mağdur, uğramış olduğu zararın tamamının ya da bir kısmının tazminini hem aracın sahibinden hem de sigorta şirketinden talep edebilmektedir. Burada, zarara uğrayanın kanun tarafından korunduğunu görüyoruz. Bu yazı itibariyle ele alacağımız sorumluluk, sigorta şirketinin sorumluluğu olduğundan, araç sahibinin sorumluluğunu detaylı olarak incelemeyeceğiz.

Kasko Sigortası ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası

Kural olarak, zorunlu mali mesuliyet sigortasının kapsamı, kişinin motorlu aracıyla karşı tarafa vermiş olduğu zarardır. Zorunlu mali mesuliyet sigortası, kasko sigortasına göre daha dar bir kapsamda faaliyet gösterir. Örneğin, bir kimsenin aracıyla bir başkasının aracına vermiş olduğu zarar, bu sigortadan karşılanmaktadır. Kasko sigortası ise bundan bütün bütün farklıdır.

Şöyle ki; kasko sigortası, sigortalı olan kişinin kendi aracına gelmiş olan zararları giderir. Bu anlamda, iki sigortanın arasındaki en önemli fark, zararların giderildiği taraftadır. Kasko sigortasında zararı giderilen taraf bizzat sigortalının kendisi iken, zorunlu mali mesuliyet sigortasında ise sigortalının zarar vermiş olduğu kişinin zararı giderilir.

Sigortalar, Hangi Zarar Türünün Ne Kadarını Tazmin Eder?

Bir trafik kazasının meydana getirmiş olduğu zarar; maddi ve manevi zarar olmak üzere iki kısımdan oluşur. Önemle belirtmemiz gerekir ki, her sigorta, sadece zararın “maddi” boyutunu karşılamakla sorumludur. Manevi zararın tazmini sigorta şirketince gerçekleştirilemez. Bu anlamda, sigortaların maddi zararın ne kadarlık bir kısmını gidereceği üzerinde durulması gerekir.

Sigorta şirketi ile sigortalı arasında, sigorta ilişkisini düzenleyen bir belge imza edilir. Buna, sigorta poliçesi adı verilmektedir. Sigorta şirketi, düzenlenen poliçede hüküm altına alınan kadarlık kısmı karşılar. Yani taraflar, kendi aralarında düzenlemiş oldukları poliçeye, zararın sadece yarısının sigorta şirketince karşılanacağı gibi bir hüküm koymuşlarsa, sadece zararın yarısı şirket tarafından karşılanır.

Zarar Gören Kimlere Dava Açabilir?

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, kanun koyucu trafik kazalarında genellikle zarar gören tarafı tutmaktadır. Yani, zarar gören taraf zararını tazmin edebilsin diye pek çok kolaylık getirmiştir. Bu anlamda, zarar görenin zararının giderilmesini isteyebileceği pek çok taraf vardır. Bu konuyla ilgili bir düzenleme getiren Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddesi şöyle demektedir: “Bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölmesine veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın …  işleteni (zarar meydana geldiği zaman aracı kullanan kişiye işleten denir.) ve bağlı olduğu işletmenin sahibi doğan zarardan müştereken ve MÜTESELSİLEN sorumlu olurlar.”

Yani; hem (varsa) aracın işletme şirketi, hem aracı kullanan, hem sigorta şirketi söz konusu zarardan aynı anda sorumludur. Zarar gören, zararının giderilmesini bunlardan birinden isteyebilir.

0 Yorum

Yorum Bırak