Atla

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin İptali Davası


Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin İptali Davası

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin İptali Davası

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin İptali Davası

Yasalarımızda bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 661'inci maddesinde belirtildiği üzere ölünceye kadar bakmak ve gözetmek sözleşmesi, taraflarına karşılıklı haklar ve borçlar yükleten bir sözleşme olmaktadır.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?

İki taraf arasında yapılan bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşmeye konu olan malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme, bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girmektedir.

Bu konuda belirtmek gerekir ki, kişinin bakılıp gözetilmesi koşulu ile yapılacak temlik işleminin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihi itibari ile bakım alacaklısının özel bir bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu bir durum değildir.

Kişinin bakım gereksiniminin sözleşmeden sonrada ortaya çıkması veya bakım alacaklısının ölümünden önce kısa bir sürede sürmüş olması sözleşmenin geçerliliği konusunda olumsuz bir etkisi bulunmayacaktır. Yasalarda kural olarak bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaaya illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkün olabilmektedir.

Bu konu en sade şekilde, irade ile beyan arasında kasıtlı olarak yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddianın karşısında asıl olan tarafların sözleşmedeki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. Ancak bakım alacalısının temliki işlemde bakılıp gözetilmesi koşulunun değil de bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenmesi durumunda sözleşmenin ivazlı olduğundan söz edilemez.

Miras bırakanın ölünceye kadar bakılıp gözetilmesi karşılığında temlikin muvazaayla iletli olup, olmadığının belirlenmesi için sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve elinde bulunan mal varlığının miktarı bu durumun karşılayabilir olup olmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekmektedir. 

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin İptali Davası

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmenin İptali Nasıl Olur

Türk Borçlar Kanunda belirtildiği şekilde mal sahipleri ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzalayarak kendisine ölene kadar bakan kimseye mal varlığını bırakabilmektedir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım sorumluluğuna alarak bakım kişiyi ölünceye kadar bakmayı, bakım alacaklısının da bir mal varlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmeler olarak tanımlanmaktadır.

Yasalarımız gereğince bakım borçlusu, bakım alacaklısı tarafından mirasçı olarak atanmış ise ölünceye kadar bakma sözleşmesine miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanmaktadır.

Yapılan sözleşmenin mirasçı atanması içermemesi durumunda bile miras sözleşmesi şeklinde yapılması gerekmektedir.

Aksi durumda sözleşme geçerli olmayacaktır. Yapılacak sözleşme devlet tarafından tanınmış olan bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uyularak yapılması durumunda geçerliliği yazılı şekilde olarak yapılabilmektedir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali davasında bakım alacaklısı, ölünceye kadar bakma sözleşmesi yüzünden kanuna göre nafaka yükümlüsü olduğu kişilere karşı yükümlülüğünü yerine getirme olanağını kaybediyor ise bundan yoksun kalanların sözleşmenin iptalini istemesi mümkün olacaktır.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi taraflarına karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir sözleşme olmaktadır.

Yapılan bu sözleşme ile bakım alacaklı olan taraf sözleşmeye konu olan taşınmazın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirmeye, bakım borçlusu da bakım alacaklısına kanunlarda belirtildiği şekilde ölünceye kadar bakmak ve gözetmekle sorumlu olmaktadır.

Yapılan sözleşme genel olarak iki tarafa bu yükümlülükleri vermektedir. Bakım alacaklısı ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedeni ile kanuna göre nafaka yükümlüsü olduğu kişilere yükümlülüğünü yerine getiremediği durumlarda ve bunu yerine getireceği olanakları kaybetmesi durumunda bundan yoksun kalanların sözleşmenin iptalini istemeleri hakkı doğmaktadır.

Hakim sözleşmenin iptali yerine bakım borçlusunun ifa edeceği edimlerden mahsup edilmek üzere bakım alacaklısının nafaka yükümlüsü olduğu kişilere nafaka ödemesine karar verebilmektedir.  Bu konuda mirasçıların tenkis ve alacaklıların iptal davası açma hakları saklı olmaktadır. 

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin İptali Davası Nasıl Açılır

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin İptali Davası Nasıl Açılır

Bakım alacaklısı, ölünceye kadar bakma sözleşmesi yüzünden kanuna göre nafaka yükümlüsü olduğu kişilere karşı yükümlülüğünü yerine getirme imkanını kaybediyorsa, bundan yoksun kalanlar sözleşmenin iptalini isteyebilirler.

Miras bırakanın, Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin  muvazaayla illetli olup olmadığının belirlenebilmesi içinde, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri,

Elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.

Makalede Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin İptali Davası bilgi amaçlı sunulmuştur.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin İptali Davası Hakkında detaylı bilgi için avukat desteği alınız.

SIKÇA SORULAN SORULAR

ÖZET: Muris ile davacının aralarındaki bakım ilişkisi yönünden dinlenen tanıklar ve toplanan deliller davacının murise ölünceye kadar baktığını, hatta muris ile evlenmek istemesine rağmen murisin babasından aldığı aylığı kesilmemesi düşüncesi ile bunu istemediğini, özellikle dinlenen doktor tanığın beyan, ile davacının,

Murisin hastalığı sırasında murisle yakından ilgilendiğini, iyi baktığını göstermektedir. Buna karşılık davalıların muvazaa iddiası yönünden herhangi bir ispatları bulunmadığı gibi davacı bakım ilişkisini ispatladığından ilk derece Mahkemesince davacının davasının kabulü yönünde kurulan hüküm doğrudur.

Buna göre davalılar-birleşen dosya davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Asliye Hukuk Mahkemesinin kararına karşı davalılar-birleşen dosya davacılar vekilince yapılan istinaf başvurusunun HMK maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Yasal mirasçı davalıların kendi rızaları ile bu devir ve tescil yaptırtmamaları halinde bu devrin mahkeme kararı ile olması gerektiğini, bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğünün aksi kararlaştırılmadığı sürece bakım alacaklısını ailesi içerisinde alıp ikametgah temini beslenme, giydirme, hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri kapsayacağını,

Bu görevlerin yerine getirilmesi halinde ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflarına kişisel hak sağladığı için tapu iptali ve tescil davasını bakım borçlusu yada onun külli haleflerinin bakım alacaklısının mirasçılarına karşı açabileceğini, müvekkilinin müteveffanın sağlığında kendisi ile ilgilendiğini, bakıp gözettiğini,

Müteveffa ile müvekkili dışında hiç kimsenin ilgilenmediğini, davalıların müteveffanın kapısını dahi çalmadığını, müteveffanın çok uzun yıllara dayalı yüksek tansiyon, kalp ve karaciğer rahatsızlığı bulunduğunu, 

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yapıldığı sırada dahi müteveffanın sağlık problemleri, bakıma ve ilgiye muhtaç olması o sırada dahi yaşının ilerlemiş olması karşısında sözleşmedeki bakım ihtiyacına dair yasal koşulların bulunduğunu,

Bu sözleşmeden önce ve sonra da yıllarca müvekkilimin müteveffaya bakıp gözettiğini, devir için şartların oluştuğunu, iddia ederek davaya konu taşınmazın S. Y. adına kayıtlı olan tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak