Atla

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu


Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu

Türk Ceza Kanunu'nda tanımlaması yapılan suç unsurlarından birisi özel hayatın gizliliğini ihlal suçudur. Özel hayatın gizliliğinin ihlali suçu ile ilgili işlem yapılabilmesi için bu suçla ilgili tarafından şikâyet işleminin yapılması gerekmektedir. Suçla ilgili savcılığın ya da emniyet birimlerinin resen harekete geçme yetkileri yoktur. Suç duyurusunda bulunma sonrasında şikâyet eden tarafın şikâyetini geri alması durumunda önceki suçla ilgili tekrar şikâyet edebilme hakkı ortadan kalkmış olacaktır.

Özel hayatın gizliliğinin ihlali suçu unsurları bakımından kasten ve serbest hareketle işlenecek suç niteliğindedir. Özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunda en önemli unsurlardan birisi özel hayat kavramıdır. Özel hayat kavramı kişinin hareket alanı, özgürlük alanı ve başkaca kişilerin bilmesini istemediği alanları kapsayan bir alandır. Kişiler genelde özel hayatlarının ifşa olmamasını ve gizli olarak kalmasını talep etmektedir. Bir örnek vermek gerekirse bir kişinin dışarıda, topluluk içerisinde gezip dolaşırken ya da oturup kalkarken fotoğraflarının çekilmesi özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunu oluşturmamaktadır. Burada toplumun huzur ve sükûnunu bozma suçu oluşmaktadır. Ancak bir kişinin evinde otururken dışarıdan fotoğraflarının çekilesi özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunu oluşturmaktadır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Cezası

Özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunun cezası, Türk Ceza Kanunu kapsamında hapis cezası olarak belirlenmiştir. Kanun hükümlerine göre hapis cezası belirlenirken suçun hangi nitelikler ile işlendiği önemlidir. Öncelikle suçun sadece gizliliğin ihlali şeklinde gerçekleşmiş olması durumunda bu basit nitelikte işlenmiş bir suç olarak kabul edilecektir. Ancak özel hayatın gizliliğinin ihlali kayıt altına alınması halinde ise suç nitelikli hale gelmiş olacaktır. Bu durumda verilecek hapis cezası arttırılacaktır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Ve Cezası Buna ek olarak gizliliğin ihlalinin kayıt altına alınması sonrası bunun çeşitli şekillerde ifşa edilmesi ve yayılması sonucunda suç nitelikli hale gelecektir ve iki farklı suç ortaya çıkacaktır.  

Kanunda suç basit olarak işlenmesi halinde cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası, nitelikli olarak işlenmesi halinde 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası yaptırımı ile cezalandırılacaktır. İfşa durumunda iki suç birlikte işlenmiş olacak ve buna göre ceza süresi arttırılacaktır. Ceza Kanunu hükümlerine göre suç hapis cezasını gerektiren bir suç olsa da adli para cezasına çevrilebilecek suçlar arasında sayılmaktadır. 

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Maddi Manevi Tazminat

Kişi özel hayatının ihlal edilmesi veya özel hayatın toplum içine ifşa edilmesi neticesinde kişi üzerinde olumsuz etkiler göstere bilir. Bu olumsuz etkiler nedeniyle karşı tarafa maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Daha detaylı bilgi için Manevi tazminat konulu makalelerimiz okuyabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

TCK'nun 134/1 maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin rızası dışında resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip alet ile belirli bir elektronik, digital, manyetik yere sabitlenmesi ya da özel hayata ilişkin bir olayın seyredilmesi, dinlenilmesi gerekli olup.

Sanığın, ortağı olduğu şirkete ait olan ve katılan E.'ın kullanımına tahsis edilen araca, araç takip cihazı takması şeklinde tecelli eden eylemin, özel hayatın gizliğini ihlal olarak nitelendirmeye yeterli olmadığı, araç takip cihazının sadece katılanın kullandığı aracın takip ettiği yol güzergahını tespit eden bir cihaz olup, özel hayat kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir verinin kaydına uygun olmadığı halde atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi.

Sanığın eyleminin ne surette katılanın özel hayatına ilişkin gizliliği ihlal ettiğinin, bu eylem sonucu katılanın özel hayatına ilişkin hangi ses yada görüntünün sanığın eline geçtiğinin dosyada ki deliller ile irtibatlandırılarak gerekçeli bir şekilde ve denetime imkan verecek nitelikte ortaya koyulmaması.

Kabule göre de; sanığın tek eylem ile her iki katılana karşı aynı suçu işlediğinin iddia edilip, sanık hakkında TCK'nun 43. Maddesinin uygulanmasının istenildiği halde, tek eylemin ikiye bölünerek, katılan E.'e yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatına, katılan E.'a yönelik suçtan ise mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı olup;

T.C. Anayasasının 141 ve 5271 sayılı yasanın 34. Maddesine göre bütün mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesinin CMK'nun 289/1g maddesine göre mutlak hukuka aykırılık nedeni olduğu, CMK'nun 230. Maddesinin gerekçenin nasıl olması gerektiğini açıkladığı, bu maddeye göre suç teşkil eden eylemin açıkca gösterilmesinin, nitelendirilmesinin yapılmasının, ceza kanunundaki esaslara göre cezanın ve uygulanacak güvenlik tedbirlerinin belirlenmesinin, ertelemeye, paraya çevirmeye ve diğer tedbirlere çevrilmeye karar verilmesi veya reddedilmesi halinde bunların dayanaklarının gösterilmesinin zorunlu olduğu, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin ayrı ayrı belirtilip bun un dayanaklarının akla, hukuka uygun olarak gösterilmesi gerektiği,

TCK'nun 134/1 maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin rızası dışında resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip alet ile belirli bir elektronik, digital, manyetik yere sabitlenmesi ya da özel hayata ilişkin bir olayın seyredilmesi, dinlenilmesi gerekli olup, Sanığın, ortağı olduğu şirkete ait olan ve katılan E.'ın kullanımına tahsis edilen araca, araç takip cihazı takması şeklinde tecelli eden eylemin, özel hayatın gizliğini ihlal olarak nitelendirmeye yeterli olmadığı.

Araç takip cihazının sadece katılanın kullandığı aracın takip ettiği yol güzergahını tespit eden bir cihaz olup, özel hayat kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir verinin kaydına uygun olmadığı halde atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, sanığın eyleminin ne surette katılanın özel hayatına ilişkin gizliliği ihlal ettiğinin, bu eylem sonucu katılanın özel hayatına ilişkin hangi ses yada görüntünün sanığın eline geçtiğinin dosyada ki deliller ile irtibatlandırılarak gerekçeli bir şekilde ve denetime imkan verecek nitelikte ortaya koyulmaması.

Kabule göre de; sanığın tek eylem ile her iki katılana karşı aynı suçu işlediğinin iddia edilip, sanık hakkında TCK'nun 43. Maddesinin uygulanmasının istenildiği halde, tek eylemin ikiye bölünerek, katılan ....yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatına, katılan .... yönelik suçtan ise mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı olup;


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak