Sözleşmenin Feshi (İptali) Davası | Ankara Avukat

Sözleşmenin Feshi (İptali) Davası

Sözleşmenin Feshi (İptali) Davası

Sözleşmenin Feshi (İptali) Davası Nasıl Açılır? Sözleşmenin Feshi Davası, Sözleşmenin İptali Davası, Sözleşmenin Feshi Davası Hangi Mahkemede Açılır?, Sözleşmenin İptali Davası Harç, Sözleşmenin İptali Davası Dilekçesi.

Sözleşmenin iptali için dava karşılıklı olan ve iki tarafa da borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan birinin temerrüde düşmesi halinde, diğer tarafın borcu ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir ya da bu sürenin hakim tarafından verilmesini talep edebilir.

Temerrüde düşmüş olan borçlu olan kişi, verilmiş olan süre zarfında, borcunu ifa etmemiş ya da süre verilmesini gerektirmeyen durumlar söz konusu ise, alacaklı olan kişi her zaman borcun ifasını talep edebilir ve gecikme nedeniyle de tazminat talep edebilir.

Bunun yanı sıra alacaklı olan kişi borcun ifasından ve gecikme tazminatı kapsamında bu haklarından vazgeçtiğini de bildirebilir ve borcun ifa edilmemesi sebebiyle meydana gelen zararların giderilmesini talep ederek, sözleşmeden vazgeçmek mümkündür.

Sözleşmenin feshi (iptali) davası kapsamında sözleşmeden dönülmesi durumunda taraflar karşılıklı olarak yükümlülüklerinden kurtulur.

Sözleşmenin Feshi Davası Hangi Mahkemede Açılır?

İmzalanan sözleşmenin iptali için dava açılması gerekir. Bu davalarda görevli olan mahkeme ise Asliye Hukuk Mahkemeleri olmaktadır. Bu gibi sözleşmelerde süre ise şu şekilde belirlenmektedir:

  • Borçlu olan kişinin içinde bulunduğu durumdan ya da tutumdan dolayı süre verilmesinin etkisi olacağı belli ise,
  • Borcu olan kişinin temerrüdü sebebiyle borcun ifası alacaklı kişi için yararsız konumda ise,
  • Borcun ifasının belirli bir zamanda ya da belirli bir süre kapsamında gerçekleşmemesi durumlarında, ifade artık kabul edilemeyecek durumda ise sözleşmenin iptali talep edilebilir.

İmzalanan Sözleşme Nasıl İptal Edilir?

Sözleşme iptali zamanaşımı bir yıl içinde davanın açılmasını gerektirir. Sözleşmenin iptali için açılan bu davada davacı açmış olduğu dava kapsamında hata ya da hileye düşürüldüğünü, iddia edebilir.

Bu noktada delil ve belgelerin profesyonel olarak toplanması ve uzman bir avukat ile beraber çalışmak en önemli unsurların başında gelmektedir. İddia ve savunmalara yönelik olarak tüm deliller toplanmalı ve işin esası detaylı şekilde analiz edilerek davaya başlanmalıdır.

Bu sebeple de dilekçeden savunmaya kadar tüm unsurlar alanında deneyim avukat yardımı ile kontrol edilmeli ve davanın seyri hakkında bilgi sahibi olunmalıdır.

Sözleşmenin Feshi (İptali) Davası, Sözleşmenin Feshi Davası, Sözleşmenin İptali Davası, Sözleşmenin iptali şartları, Sözleşme iptali nasıl olur, Sözleşme feshi nasıl yapılır.

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hakimden isteyebilir.

Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir.

Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.

Sözleşmeden dönme halinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler.

Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir. ( Sözleşmenin Feshi (İptali) Davası )

Sözleşmelerde Süre

  • Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa.
  • Borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa.
  • Borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa. .(6098 S. K. m. 124).

Sözleşmenin Feshi ( İptali ) Davası – Yargıtay Kararı

SÖZLEŞMENİN FESHİ DAVASI  – KANUNUN UYGULANMASI İLE İLGİLİ HER TÜRLÜ İHTİLAFA TÜKETİCİ MAHKEMELERİNDE BAKILACAĞI – DAVAYA BAKMAYA TÜKETİCİ MAHKEMESİ GÖREVLİ OLDUĞU – GÖREVLE İLGİLİ HUSUSLARDA KAZANILMIŞ HAKKIN SÖZ KONUSU OLMAYACAĞI

ÖZET: 4077 sayılı Yasanın ilgili maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık devre mülk sözleşmenin iptali ve ödediği bedelin iadesine ilişkin olup Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.

Bu durumda mahkemece uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken genel mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece, devremülk sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik nedeniyle HMK 115. madde uyarınca, davanın usulden reddine, HMK’nın 20. maddesi uyarınca, taraflardan birinin kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde talebi halinde, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder.

Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Sözleşmenin Feshi (İptali) Davası

Makalemizde Sözleşmenin Feshi (İptali) Davası konusu yer almıştır. Diğer bilgilendirici makaleler için Ankara Avukat ve Avukat ve Danışmanlık sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

Sözleşmenin Feshi (İptali) Davası | Sıkça Sorulan Sorular

ESPİT DAVASI – UYUŞMAZLIĞIN FRANCHİSE SÖZLEŞMESİ VE BU SÖZLEŞME KAPSAMINDA DAVALIYA AİT MARKA KULLANIM BEDELİNE İLİŞKİN OLDUĞU – UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM YERİNİN İHTİSAS MAHKEMELERİ OLDUĞU – GÖREVSİZLİK KARARI VERİLMESİ GEREĞİ.

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Franchise sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkili yetkilisinin davalı şirkete 750.000 TL ödeyerek %20 oranda ortak olduğunu, 10/01/2011 tarihinde yapılan isim hakkı sözleşmesinde yer alan cezai şart teminatı olarak davalı şirkete 50.000 TL senet verildiğini, davalı şirketin haksız ve zarar verici ticari yaptırımları sonucu sözleşmeyi haklı nedenle fesih haklarının oluştuğunu belirterek 10/01/2011 tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshinin tespitine ve vade ve tanzim tarihi bulunmayan teminat senedinin bedelsiz kalması nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir.

SÖZLEŞMENİN İPTALİ HAKKINDA YARGI KARARI

Taraflar arasındaki sözleşmenin ‘Özel Hükümler’ bölümü, ‘Ödemeler’ alt başlığı kısmında, davalının ödeme tarihinin Sosyal Güvenlik Kurumu’nun kendisine yapılan ödemeden sonra yapılacağı kararlaştırıldığından, bu husus araştırılmadan borcun hangi miktarının muaccel olup olmadığı tespit edilmeden tümü muaccel olmuşcasına davanın tamamının kabul edilmesi doğru görülmemiştir.

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri