Atla

Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması


Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması

Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması

Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması

Boşanma ve ayrılık vukuunda hüküm velayet hakkının kullanılmasına ve ana baba ile çocuklar arasındaki şahsi münasebetlere dair gereken tedbirlerini alır.

Ana ve babanın başkası ile evlenmesi başka bir yere gitmesi ölümü gibi bir halin doğmasında hakim resen ana ve babadan birinin talebi üzerine olayın gerektirdiği tedbirleri alır.

Velayet karı kocanın boşanması halinde, çocuğun tevdi olunduğu tarafa ait olur. (MK. md.260/1) Ana ve baba kudretine göre çocuğu yetiştirmekle, haline uygun terbiyeye mükelleftir.

Velayeti ifadan aciz, yahut nüfusunu ağır surette kötüye kullanan veya ağır ihmalde bulunan ana ve babadan hakim velayeti hakkını nezedebilir. 

Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması velayetin iptali velayetin değiştirilmesi velayet davası nasıl açılır konulu makaleyi okuyabilirsiniz.

YARGITAY KARARLARINDA VELAYET HAKKININ KÖTÜYE KULLANILMASI

Bilindiği üzere, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 339-347. maddeleri uyarınca velayet, çocukların bakım, eğitim, öğretim ve korunması ile temsil görevlerini kapsar.

Velayet, aynı zamanda ana babanın velayeti altındaki çocukların kişiliklerine ve mallarına ilişkin hakları, ödevleri, yetkileri ve yükümlülükleri de içerir.

Ana ve babanın çocukların kişiliklerine ilişkin hak ve ödevleri, özellikle çocuklara bakmak, onları görüp gözetmek, geçimlerini sağlamak, yetiştirilmelerini ve eğitimlerini gerçekleştirmektir. Bu bağlamda sağlayacağı eğitim ile çocuğu istenilen ölçüde dürüst, kötü alışkanlıklardan uzak, iyi ahlak sahibi, çalışkan ve bilgili bir insan olarak yetiştirmek hak ve yükümlülüğü bulunmaktadır.

Ayrılık ve boşanma durumunda velayetin düzenlenmesindeki amaç, küçüğün ileriye dönük yararlarıdır. Buna göre, velayetin düzenlenmesinde asıl olan, küçüğün yararını korumak ve geleceğini güvence altına almaktır.

Velayet, kamu düzenine ilişkin olup, bu hususta ana ile babanın istek ve beyanlarından ziyade çocuğun menfaatlerinin dikkate alınması zorunludur.

Belirtilmelidir ki, velayetin kaldırılması ve değiştirilmesi şartları gerçekleşmedikçe, ana ve babanın velayet görevlerine müdahale olunamaz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.04.1992 gün ve 1992/2-140 E. 1992/248 K sayılı kararında da belirtildiği üzere, boşanma ile düzenlenen velayetin değiştirilebilmesi için velayet kendisine verilen tarafın ya da velayete konu çocuğun durumunda boşanma hükmünden sonra esaslı değişikliklerin olması şart olup, ayrıca esaslı değişikliğin önemli ve sürekli olması da gerekmektedir.

Velayetin anne ya da babaya verilmesi, daha çok çocuğu ilgilendiren, onun menfaatine ilişkin bir husus olduğuna göre, gerek yukarıda açıklanan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin 3. ve 6.maddelerinde yer alan hükümler, gerekse velayete ilişkin yasal düzenlemeler karşısında, velayeti düzenlenen çocuğun, idrak çağında olması halinde, kendisini yakından ilgilendiren bu konuda ona danışılması ve görüşünün alınması gerekir.

Gerçekten, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12. maddesi:

hükmünü içermektedir.

Diğer taraftan, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin:

Çocuğun usule ilişkin haklarından, davalarda bilgilendirilme ve dava sırasında görüşünü ifade etme hakkının düzenlendiği 3.maddesinde:

<…Yeterli idrake sahip olduğu iç hukuk tarafından kabul edilen bir çocuğun, bir adli merci önündeki, kendisini ilgilendiren davalarda, yararlanmayı bizzat da talep edebileceği aşağıda sayılan haklar verilir:

a) İlgili tüm bilgileri almak;

b) Kendisine danışılmak ve kendi görüşünü ifade etmek;

c) Görüşlerinin uygulanmasının olası sonuçlarından ve her tür kararın olası sonuçlarından bilgilendirilmek.>;

Adli mercilerin rolünden, karar sürecinin düzenlendiği 6. maddenin (b) ve (c) bentlerinde ise:

c) Çocuğun ifade ettiği görüşe gereken önemi vermelidir.> hükümleri yer almaktadır.

Anlaşmalı Boşanma Ve Başvuru Hakkında Avukat Ve Danışmanlık

Yeri gelmişken belirtilmelidir ki, velayetin düzenlenmesinde asıl olan, küçüğün yararını korumak ve geleceğini güvence altına almak olduğundan, çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimini engelleyen ve süreklilik arz edeceği anlaşılan her olay, tehlikenin büyüklüğü, doğuracağı onarılması güç sonuçlar değerlendirilerek sonuca varılmalı; velayetin belirlenmesi ve düzenlenmesinde öncelikle çocuğun yararı göz önünde tutulmalıdır.

Bu kapsamda, çocuğun cinsiyeti, doğum tarihi, eğitim durumu, kimin yanında okumakta olduğu, talepte bulunanın çocuğun eğitim durumu ile ilgilenip ilgilenmediği, sağlığı, sağlık durumuna göre tedavi olanaklarının kimin tarafından sağlanabileceği gibi özel durumuna ilişkin hususlar göz önünde tutulmalıdır.

Velayetin belirlenmesi ve düzenlenmesinde ana babadan kaynaklanan özelliklerin de dikkate alınması kaçınılmazdır. Bu nedenle, mahkemece çocuğu başkasına bırakma, ihmal etme, kaçırma, iradi olarak terk etme, yönlendirme hususları ile tarafın velayet talebinin olup olmaması, şiddet uygulaması, sadakatsizliği, ekonomik durumu, mesleği, yaşadığı ortam, kötü davranışı, alkol bağımlılığı, sağlığı, dengesiz davranışları dikkate alınmalıdır.

Mahkemece, açıklanan özellikler yanında mümkün oldukça çocuğun alıştığı ortamın değiştirilmemesine, kardeşlerin ayrılmamasına özen gösterilmeli, velayetin verileceği taraf yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olup olmayacağı yönünde ciddi ve inandırıcı delil olup olmadığı veya hemen meydana gelecek tehlikenin varlığının ispat edilip edilemediği ve maddi durumun iyiliğinin tek başına velayetin değiştirilmesini gerektirmeyeceği hususu da mutlaka değerlendirilmelidir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması - Yorum
    MELİSA ÖZGEDİK -
    6 Ağustos 2016

    Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması Bu dava açmak için bilmeniz gerekenler nelerdir. dava açmak için nasıl bir yol izlenir

    Cevapla
  • Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması - Yorum
    FIRAT KIZILCIK -
    7 Ağustos 2016

    Adaletin kuvvetli, kuvvetlinin de adil olması gerekir.

    Cevapla
  • Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması - Yorum
    SERTEL IŞLAK -
    9 Ağustos 2016

    Çocukların parasını bu şekilde kullanması çocukların malını zarara uğratmak anlamına gelir mi?2.Babanın bu davranışı velayetin kötüye kullanıldığı sonucunu doğurur mu?Babanın bu davranışı için dava açma hakkımız var mı?, Var ise davayı kazanma olasılığımız var mı? Teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.

    Cevapla
  • Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması - Yorum
    GÜLFİDAN ALTIN -
    9 Ağustos 2016

    Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması Bu davada ben nasıl bir yol izlemeliyim lütfen yardımcı olurmusunuz ?

    Cevapla
  • Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması - Yorum
    SU KARABAY -
    12 Ağustos 2016

    Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması Davayı ben hangi mahkemede açabilirim.. Davanın yetkili mahkemesi neresidir.. Saygılarımla.

    Cevapla
Yorum Bırak