Atla

Ailenin Korunması Ve Kadına Şiddetin Önlenmesi


Ailenin Korunması Ve Kadına Şiddetin Önlenmesi

Ailenin Korunması Ve Kadına Şiddetin Önlenmesi

Ailenin Korunması Ve Kadına Şiddetin Önlenmesi

Ailenin Korunması Ve Kadına Şiddetin Önlenmesi 08.03.2012 yılında 6284 sayılı kanun ile düzenlenmiştir. Kanun maddeleri diğer makalelerimizden okuyabilirsiniz. Ailenin Korunması Ve Kadına Şiddetin Önlenmesi konusunu yargıtay kararlarına konu olmuş bölümleri son bölümde ele alacağız.Kadına Şiddetin Önlenmesi Ve Tedbir Kararı NedirSon zamanlarda toplumdaki şiddet olayları artmış ve bu durum toplumu sarsan düzeylere ulaşmıştır. Yapılan şiddet, başta kadınlar olmak üzere tüm insanlar için oldukça tehlikeli ve üzücü bir durum oluşturmaktadır. Basından her gün takip edilen eziyet, dayak, cinayet olayları, en çok kadın ve çocukları vuran boyuttadır. Bu şiddet unsurlarına kadınlar ve çocuklar çok daha sık maruz kalmaktadırlar. Kadına yapılan şiddet, en çok aile içerisinde meydana gelmektedir. Şiddetin çok farklı şekilleri mümkün olabilmektedir. Fiziksel ve psikolojik şiddet, ekonomik anlamda muhtaç bırakma, cinsel anlamda şiddet ve daha pek çok olumsuz tür mevcuttur. Şiddete uğramış olan kadınlarda, olumsuz durumlar boy göstermektedir. Bu kadınların özgüvenleri yerle bir olur. Kimlikleri ile ilgili sorunlar yaşarlar. Toplum içerisine kolaylıkla dâhil olamazlar. Kendilerini anlatmada zorluklar yaşarlar. Bu olumsuz durumların yanı sıra şiddet, yetersiz beslenmeye nende olmaktadır. Şiddet dolayısı ile kronik hastalıklar artmakta, geçici ve kalıcı hastalıklara yakalanma oranı yükselmekte, geçmek bilmeyen ağrılar boy göstermektedir. Ayrıca şiddet, anne ölümlerine neden olurken intiharlara da sebebiyet vermektedir. Son zamanlarda özellikle aile içi şiddet artmıştır. Önceki yasal düzenlemeler tam anlamıyla bir koruma sağlamada yetersiz kalmışlardır. Hem şiddet artışları hem de düzenlemelerin yeterli olmaması sonucunda, 20.03.2012 tarihinde 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun yürürlüğe girmiştir. Bu kanunla birlikte şiddet mağdurlarını koruyan, ayrıca şiddeti önleyen düzenlemeler oluşmuştur. Bu tedbirlerin amacı, şiddete uğramış olan veya uğrama ihtimali bulunan kişilere, korumayı en etkin ve hızlı bir şekilde sağlamaktır. Bu sayede gecikmeden kaynaklı olumsuz durumların ve sakıncaların önüne geçmek hedeflenir.  Buradan anlaşılacağı üzere bahsedilen tedbirler iki gruptadır. Bunlar; koruyucu tedbirler ve önleyici tedbirlerdir. Verilen bu tedbirlerin bir kısmını mülki amir, bir kısmını da hâkim vermektedir.Ailenin Korunması Ve Kadına Şiddetin ÖnlenmesiMülki Amir Tarafından Verilebilen Koruyucu Tedbir Kararları
  • Kişinin kendisine ve varsa beraberindeki çocuklarına uygun barınma alanı sağlanmalıdır. Barınma alanı kişinin bulunduğu yerde veya başka bir yerde olabilmektedir.
  • Diğer kanunlar kapsamında yapılacak yardımlar olmaktadır. Bu yardımlar gizli kalarak, diğer kanunlar dışında geçici maddi yardım yapılmasıdır.
  • Rehberlik hizmeti ile birlikte psikolojik danışmalık hizmeti sunulmalıdır. Bu hizmetler psikolojik bakımla ilgili olduğu kadar, mesleki anlamda, sosyal ve hukuki alanda da olmalıdır.
  • Eğer kişinin hayatı tehlikedeyse, kişinin talebi doğrultusunda ve kişinin talebi olmaksızın koruma sağlanmalıdır.
  • Koruması yapılan kişinin çocukları varsa, gerekli durumlarda onlarla ilgili de tedbirler alınmalıdır. Çalışma hayatına katılımın desteklenmesi amacıyla dört ay,kişinin çalışma durumunda iki ay ile sınırlı olarak, yaşları on altıdan büyük onlalar için aylık net asgari ücret miktarının(her yıl belirlenen) yarısını geçmemek ve belgelendirmesi sağlanmak koşuluyla Bakanlık bütçesinin ilgili bölümünden karşılanmak yoluyla kreş imkânı sağlanmalıdır.
Hâkim Tarafından Verilebilecek Koruyucu Tedbir Kararları Nelerdir
  • Kişinin işyerinin değiştirilmesidir.
  • Eğer kişi evliyse, ortak yerleşim alanında başka bir yerleşim alanının belirlenmesidir.
  • Eğer 22.11.2001 tarihli ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu şartlar varsa, korunan kişi talep ederse, tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasıdır.
  • Eğer korunan kişinin hayatı tehlikedeyse ve bu tehlike için alınan diğer önlemlerin yetersiz olacağı anlaşılırsa, ilgili kişinin aydınlatılmış rızası alınarak 27.12.2007 tarihli ve 5726 Sayılı Tanık Koruma Kanunu maddelerine göre, kişinin kimlik bilgilerinin ve ilgili olan diğer bilgilerin değiştirilmesidir.
Hâkim Tarafından Verilebilecek Önleyici Tedbir Kararları Nelerdir
  • Şiddet mağduru olan kimseye karşı tehditte, aşağılayıcı ve küçük düşürücü sözlerde, hakarette bulunulmamasıdır.
  • Ortak olan konuttan veya bulunulan yerden uzaklaştırılması ve ortak konutun korunan kişi için tahsis edilmesidir.
  • Koruma altında olan kişiye, bu kişinin bulunduğu konuta, kişinin okul ve işyerine yaklaşmamasıdır.
  • Eğer çocuklarla ilgili önceden verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı söz konusuysa, bu ilişkinin refakatçi nezdinde yapılması, ilişkinin sınırlandırılması veya tamamen kaldırılmasıdır.
  • Eğer gerekli olan durumlar varsa, korunan kişi şiddet görmemiş bile olsa, yakınlarına ve tanıklarına yaklaşmamasıdır. Kişisel ilişki kurma ile ilgili haller saklı kalmak üzere, kişinin çocuklarına da yaklaşmamasıdır.
  • Korunan kişinin kendi ile ilgili olan özel eşyalarına ve ev eşyalarına zararda bulunmamasıdır.
  • Korunan kişiyi hiçbir şekilde rahatsız etmemesidir.
  • Bulundurulması ve taşınması kanun tarafından izin verilmiş bile olsa silahları kolluğa teslim etmesidir.
  • İş gereği silah taşıması bile gerekse, zimmetinde olan silahı kuruma teslim etmesidir.
  • Koruma altında olan kişinin bulunduğu alanlarda alkol, uyuşturucu gibi maddeler kullanmamasıdır. O alanlarda kullanmasa bile, bu maddelerin etkisinde ise korunan kişiye ve bulunduğu alana yaklaşmamasıdır. Eğer bu tür maddelere karşı bağımlılık varsa, muayene ve tedavinin sağlanmasıdır. Bu duruma hastaneye yatmak da dâhildir.
  • Muayene ve gerekli tedavinin yapılabilmesi için bir sağlık kuruluşuna başvuruda bulunmasıdır. Tedavinin sağlanmasıdır.

Koruma Kararının İhlal Edilmesi Durumunda Cezası Nedir

Hâkim veya mülki amir tarafından verilen, bahsedilen tedbirleri ihlal eden bir kişi için uygulanacak olan yaptırım, 6284 Sayılı Kanun'un 13. maddesinde açıklanmıştır. İlgili maddeye göre, şiddet uygulayan ve hakkında karar verilmiş olan kişi, aykırı bir davranışta bulunmuş ise fiili bir suç oluştursa dahi cezalandırılmaktadır. Ceza, verilen tedbirin niteliğine göre ve kişinin yaptığı aykırı davranışın derecesine göre olmaktadır. Bu kapsamda kişi, hâkim kararı ile üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulmaktadır. Eğer kişi bu aykırılığı tekrarlarsa, yine ihlal edilen tedbir niteliği ve ağırlığı göz önünde bulundurularak zorlama hapsinin süresi değişmektedir. Bu süre, on beş günden otuz güne kadar olmaktadır. Burada bilinmesi gereken nokta, zorlama hapsinin toplamdaki süresi altı ayı geçmemektedir. Verilen zorlama hapsiyle ilgili kararlar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yerine getirilmektedir. Bahsedilen kararlar, bakanlığın ilgili olan il ve ilçe müdürlüklerine bildirilmektedir.   Makalemizde Ailenin Korunması Ve Kadına Şiddetin Önlenmesi konusu bilgi amaçlı olarak yazılmıştır. Diğer makaleler için Boşanma Avukatı sayfamızda okuyabilirsiniz.
SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba
Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak