Alacak Davası Nedir - Nasıl Açılır | Avukatlık ve Danışmanlık

0312.995.0202

Detaylar İçin Arayın

0545.229.2505

Detaylar İçin Arayın

Ara

Alacak Davası Nedir – Nasıl Açılır

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Avukatlık ve Danışmanlık  > Alacak Davası Nedir – Nasıl Açılır

Alacak Davası Nedir – Nasıl Açılır

Alacak Davası Nedir - Nasıl Açılır - Örnek Kararlar

Alacak Davası Nedir – Nasıl Açılır – Örnek Kararlar

Modern yüzyıl gelişimi sanayi ve ticaret alanlarında artışı teşvik ediyor ki bu yaşanan artışlar ile birlikte de karşılıklı alacak davalarında artışın meydana gelmesine neden oluyor.

Ticarette söz konusu olan senet, evrak, sözleşme tarzındaki alacağa konu edilen hususlarda, borcun ödemesinin yapılmaması veya itilaf durumunun söz konusu olması nedeni ile ödeme hususunda sorunların meydana gelebilme olasılığı sıklıkla görülebilmektedir.

Bu durumda alacak davası açılması gerekliliğini alacaklılar açısından doğurmaktadır. Modern hukuk sisteminde alacak davası, borçludan ‘borcun’ temin edilememesi durumunda dava aracılığı ile temin edilmesi için bu hallerde ‘alacaklı’ tarafın yasal hakkı olan bir dava türüdür.

Söz konusu alacak davalarında mahkeme tarafından hem tespit hem de icra emri kararı alabiliyor.

Alacak Davası Nasıl Açılır?Alacak Davalarında Yetkili Mahkeme ve Borca Konu Şartlar

Alacak Davası Nedir – Nasıl Açılır – Örnek Kararlar | Oldukça geniş konu kapsamına sahip olan alacak davaları, Türk modern hukuk sisteminde sıklıkla görülen davalardan birisidir. Geniş konu kapsamı çok çeşitli alacak davası konularının gündeme gelmesine neden olabiliyor.

Modern hukuk anlayışında alacak davasına taraf olan alacaklı ve borçlu için borç ilişkisini teşkil eden sözleşme, haksız fiil, nedensiz zenginleşme ve vekaletsiz iş görme 4 ana husus söz konusudur.

Bu olgular dolayısı ile borçlu hale gelen tarafın, borcunu temerrüde düşürmeden evvel, ödeme yükümlülüğüne sahiptir. Borç ödemesinin belirtilen süre içerisinde gerçekleştirilmemesi halinde alacaklı taraf için alacak davası açma hakkı doğar.

Mahkeme tarafından alacaklı tarafın haklı görülmesi durumunda alacaklı tarafından ilamlı icra takibi başlatma hakkı da bulunur. Hukuk sistemi dahilinde devletin yetkili mercileri aracılığı ile cebri bir tahsilat gerçekleştirilir.

Borca konu olan sözleşmenin tür ve niteliğine göre alacak davasının açılabileceği yetkili mahkeme belirlenebilmektedir. Misal olarak alacaklı tarafın borcundan dolayı açacağı alacak davası iş sözleşmesinden kaynaklı ise İş Mahkemesi, kira sözleşmesinden kaynaklı ise Sulh Hukuk Mahkemeleri görevli mahkeme sıfatını kazanmaktadır.

Bu durumda alacak davalarında görevli mahkemenin belirlenmesi borca konu sözleşmenin içeriğine bağlı olmasına yol açar.

Alacak Davası Dilekçe Prosedürü

Alacak Davası Nedir – Nasıl Açılır, Her davada olduğu gibi dava dilekçesi, alacak davası açılması içinde en önemli hususlardan birisidir.

Alacak davası için dilekçe hazırlarken, dikkatli hareket edilmesi ve Türk hukuk sisteminde mevcut olan koşullara uygun hareket edilmesi gerekir.

Özellikle de davaya konu olan borç, bu borç durumunun gelişmesine ilişkin tüm süreç ve bu sürece dair kanıtlar gibi tüm detayların düzenli ve açıklayıcı bir şekilde alacak davası dilekçesi içerisinde belirtilmelidir.

Aksi halde dava dilekçesindeki hatalardan kaynaklı hak kayıpları meydana gelebileceği gibi davanın olumsuz sonuçlanması ve hatta en başından reddedilmesi gibi durumlar ile karşı karşıya kalınabilir. Bu noktada uzman hukuk desteğinin alınması en ideal tercih olacaktır.

Belirsiz Alacaklar İçin Dava Süreci

Alacak davasına konu olan borcun değerinin net şekilde belirlenemediği durumlarda, asgari bir değer belirtilmesi sureti ile dava açılabilir.

Mahkeme sürecinde gelişmelere ve yapılan incelemelere bağlı olarak net değerlendirme ortaya çıkartıla bilmektedir. (Alacak Davası Nedir – Nasıl Açılır)

Alacak Davası Zaman Aşımı Süresi

Alacak Davası Alacağın zaman aşımı süresine takılmaması alacak davaları açısından çok önemlidir. 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe alınan

Borçlar Kanunu kapsamında borçların niteliğine göre 1 yıl, 3 yıl, 5 yıl ve 10 yıl şeklinde borçlara ilişkin farklı zaman aşımı süreleri bulunur.

Zaman aşımı durumunun vuku bulması kesinlikle borçlu taraf açısından ‘borç yükümlülüğü’ halinin kalktığı manasını taşımamaktadır.  (Alacak Davası Nedir – Nasıl Açılır)

Yargıtay Kararı – Alacak Davası Nedir – Nasıl Açılır – Örnek Kararlar

ALACAK DAVASI NEDİR – NASIL AÇILIR – DAVACIYA AİT OLAN ÇEYİZ EŞYALARININ TESPİT EDİLEREK BU EŞYALARDAN YIPRANMA BEDELLERİNİN DÜŞÜLMESİ SONUCU BELİRLENECEK BEDELE HÜKMEDİLMESİ GEREĞİ. 

ÖZET: Davacıya ait olan çeyiz eşyalarının tespit edilerek bu eşyalardan yıpranma bedellerinin düşülmesi sonucu belirlenecek bedele hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

ALACAK DAVASI NEDİR – NASIL AÇILIR – ESER SÖZLEŞMESİ – DAVALININ CEVAPLARINDA HUSUMETE YÖNELİK HERHANGİ BİR İDDİADA BULUNULMADIĞI. UYUŞMAZLIĞIN ESASININ İNCELENİP SONUCUNA GÖRE KARAR VERİLMESİ. 

ÖZET: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Somut olayda davaya dayanak yapılan sözleşmeyi davalı şirket imzalamış, davacının ayıp ihbarlarına davalı tarafından cevap verilerek iddia kabul edilmemiş bu cevaplarda husumete yönelik herhangi bir iddiada bulunulmamıştır.

Bu aşamalardan sonra husumetin davalı ile aynı adreste faaliyet gösterip aynı yönetim kadrosuna sahip dava dışı … Dış Tic. Ltd. Şti.’ne yöneltilmesi gerektiğine ilişkin mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığı açıktır.

Yapılması gereken iş uyuşmazlığın esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan gerekçe ile eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı kararın bozulması uygun bulunmuştur.

Alacak Davası Nedir – Nasıl Açılır – Örnek Kararlar | Sıkça Sorulan Sorular

ALACAK DAVASI - KURUM ZARARI NEDENİYLE ALACAK İSTEMİ. DAVACI İDARE TARAFINDAN DAVALILARA HATAEN FAZLA ÖDEME YAPILDIĞI. HATALI ÖDEMELERİN SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME HÜKÜMLERİ ÇERÇEVESİNDE İSTENEBİLECEĞİ GÖZETİLEREK HASIL OLACAK SONUCA GÖRE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ.

Davacı idare vekili dava dilekçesi ile; davalıların bitirdikleri İş Sağlığı ve İş Güvenliği Ön lisans Programı, zam ve tazminatlardan yararlanmak için gerekli olan Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı’na atanacak mesleki sağlığa ilişkin bir üst öğrenimin bitirilmiş olması koşulunu taşımadığından, davalıların her birine yapılan yersiz ödemelerin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı idare vekili dava dilekçesi ile; davalıların bitirdikleri İş Sağlığı ve İş Güvenliği Ön lisans Programı, zam ve tazminatlardan yararlanmak için gerekli olan Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı’na atanacak mesleki sağlığa ilişkin bir üst öğrenimin bitirilmiş olması koşulunu taşımadığından, davalıların her birine yapılan yersiz ödemelerin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Somut olayda; davacı idare tarafından; davalılara hata en fazla ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece; herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin,

Borçlar Hukukunun sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde istenebileceği gözetilerek hâsıl olacak sonuca göre (yasal faizin başlangıç tarihi de davalıya tanınan …. aylık sürenin sonundan başlatılacak şekilde) karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle istinaf başvurusunun kabulü ile kararının kaldırılmasına, dosyanın, mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

ALACAK DAVASI - DAVA DİLEKÇESİNİN GERÇEK KİŞİ TACİR OLAN DAVALIYA TEBLİĞ EDİLEMEDİĞİ. DAVALININ TİCARET SİCİLİNE KAYITLI ADRESİNE 35 E GÖRE TEBLİGAT YAPILDIĞI. TEBLİGATIN USULSÜZ OLDUĞU.

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Karar: Davacı vekili, taraflar arasında 08.02.2013 tarihli Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, ariyet konusu eşyaların kullanıldığını, davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davacının sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek, emtiaların davacıya ait olduğunun tespitine, davacıya aynen iadesine, iade mümkün olmadığı takdirde rayiç bedellerinin reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalıya Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermemiş duruşmalara da katılmamıştır.

Dava dilekçesi gerçek kişi tacir olan davalıya tebliğe çıkarılmış, tebliğ edilememesi üzerine ticaret sicilinde kayıtlı adresi sorulmuş ve bu adrese 35 e göre tebligat yapılmıştır.

Davalı tacir gerçek kişi olduğundan bu maddeye göre yapılan tebligat geçerli değildir. Yapılan uygulama ile davalının hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiştir. Yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

ALACAK DAVASI - TOPLANMASI ZARURİ OLAN DELİL YA DA DELİLLER TOPLANMAKLA BİRLİKTE ESASLI BİR EKSİKLİK NEDENİYLE İHTİLAFI ÇÖZMEYE VE HÜKÜM KURMAYA ELVERİŞLİ DEĞİL İSE HİÇ TOPLANMAMIŞ VE DEĞERLENDİRİLMEMİŞ SAYILMASININ GEREKTİĞİ

ÖZET: 6100 sayılı HMK.nun, “duruşma yapılmadan verilecek kararlar” başlıklı 353. maddesinin 1.fıkrasının a bendinde, özellikle bazı önemli ve klasik usul eksikliklerinin mevcudiyeti halinde Bölge Adliye Mahkemesinin dosyayı duruşma yapmadan yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderme kararı verebileceği haller bakımından düzenleme yapıldığı,

Anılan yasa maddesinin a bendinin 6 numaralı alt bendinde ise; mahkemece, tarafların davanın esası ile ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması haline yer verildiği,

İş bu yasa maddesindeki “hiçbiri” “hiç” kavramlarını, dar anlamda istinaf sisteminde davanın esası ile ilgili olarak taraflarca gösterilen delil ya da delillerin kısmen toplanıp değerlendirilmekle birlikte toplanan delil ya da delillerin davayı çözümlemeden uzak olması ve esaslı eksiklik bulunması halini de kapsar şekilde yorumlamanın gerektiği,

Başka bir deyişle, toplanması zaruri olan delil ya da deliller toplanmakla birlikte esaslı bir eksiklik nedeniyle ihtilafı çözmeye ve hüküm kurmaya elverişli değil ise, hiç toplanmamış ve değerlendirilmemiş sayılmasının gerektiği kanaatine varılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

[Toplam:4    Ortalama:5/5]

1Soru

Avukata Soru Sor