Aldatma Nedeniyle Boşanma Davası

Medeni hukukun aile hukukunda evlilik birliğini oluştururken benimsediği ilkelerden biri de eşlerin birbirlerine olan sadakat yükümlülüğüdür. Eşler evlilik birliği sürecine girdikleri andan itibaren birbirlerinin güvenlerini zedelememek konusunda ve ortak bir hayatı sürdürme konusunda çaba sarf etmeliler ve sorumluluklarını gerçekleştirmelidirler.

Günümüz evliliklerinde evlilik sürecini bitiren nihai ve üzücü olan genellikle aldatma meselesidir. Aldatma eşin eşine karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin bir kanıtıdır ve kanun koyucu bu ihlali bir boşanma sebebi olarak saymıştır.

Aldatma Nedeniyle Boşanma Davası konusu ile ilgili olarak açıklama ve yargıtay kararlarına yer verilmiştir.

Aldatma Nedeniyle Boşanma Süreci

Aldatma diğer tabiri ile zina nedeni ile boşanma kanun koyucunun mutlak olarak kabul ettiği boşanma sebeplerindendir. Birey eşinin kendisini aldattığını düşünüyor ve bunları kanıtlayacak kadar büyük delilleri olmasa bile şüphe ve delillerde içeriyorsa boşanma davasını aldatma nedeni sebebine dayanarak açabilir. Dikkat etmesi gereken bir husus vardır ki o da şudur eşini affetmemek. Eşini affettiği takdirde bir daha aldatma nedenine dayanarak boşanma davasını açamayacaktır. Bu nedenle eşin öncelikle çok iyi düşünüp karar vermesi gerekecektir.

Aldatma nedeni ile boşanmalar her çekişmeli boşanma davaları gibi uzun sürmektedir Bunun sebebi bir boşanma safhası olduğu gibi bir de boşanmanın hüküm ve sonuçlarını ifade edecek olan diğer davalardır. Bunlar eğer çocuk varsa çocuğun velayeti, nafaka istemi, maddi manevi tazminat davaları, malların bölüşümü, iştirak ve yoksulluk nafakası gibi hüküm ve sonuçlar boşanma davasının sürecini uzatabilecek olan kademelerdir.

Aldatma Nedeniyle Boşanma Davasının Açılma Şartları

Sosyologların ve psikologların yaptığı araştırmalar modern dünyan üzerinde her geçen gün sayısında boşanma davalarının artış gösterdiğini gözler önüne sermektedir. Kanun koyucunun koyduğu sebepler doğrultusunda boşanma nedenleri olarak öne sürülen iddialar farklı gerekçeler olsa da genelleme yapıldığında en büyük neden eşlerden birini başka biri ile aldatması, hukuki terimi ile zina nedeni ile boşanma davasının konusu içinde yer alır.

Şiddetli geçimsizlik nedeni ile açılan boşanma davasının sayısı ile yarış halinde olan aldatma nedeniyle boşanma davasının açılması için kanun koyucu birtakım şartları ileri sürmüştür. Bu şartlar şu şekildedir:

  • Tarafların evlilik birliği içerisinde bulunması gerekir. Evlilik birliği bir hukuki bağdır.
  • Eşlerden birinin başka biri ile cinsel ilişkiye girmesi. Başka birinden kasıt şudur: farklı cinste biri olması şarttır.
  • Zina yapan kişinin zinayı ayırt etme gücü ve kendi iradesi ile gerçekleştirmesi gerekir. Kusur gerekir.

Cinsel beraberliği olunmamış fakat hayatında başka biri var ya da flört etmek, sarılmak ve ön sevişme gibi fiillerde bulunduğu takdirde zina nedeni ile boşanma davası açılamaz.

Bunlar sadakat yükümlülüğüne zarar vermek ve bu nedenle aile birliğinin sarsılmasına yol açmak nedeni ile boşanma davası açılır. Zina aldatma ile boşanma davasının açılabilmesi için kusurlu eşin farklı cinste bir kişi ile gerçek bir cinsel ilişki yaşaması gerekmektedir. Zinanın birden çok olmasına gerek yoktur.

Kadının eşinden izinsiz yapay döllenme yaptırması bir cinsel ilişki sayılmaz ve zina nedeni ile dava açılmasına sebebiyet vermez. Bu da evlilik birliğinin sarsılması neden olan bir konu olarak incelenebilir ve o yönde dava sürecine gidilebilir.

Aldatma Nedeniyle Boşanmada İspat Yükümlülüğü

Kanun koyucumuz aldatma nedeni ile boşanma davasında aldatmayı ispatlayacak olan tarafın iddiaya dayanarak davayı açan tarafa yüklemiştir. Bu nedenle boşanma davasını açan eş ispat konusunda ne kadar iyi sonuçlar elde ederse boşanma süreci o derece hızlı sürecek ve haklılığı daha da sağlamlaşacaktır.

Aldatma Nedeniyle Boşanma Davasında İspat olarak neler öne sürülebilir?

Bu soruya cevap vermeden önce şunu söyleyebilirim ki özel hukukun birçok alanında her türlü delil ile ispat yapma özgürlüğü bulunsa da özel hayatın gizliliğini ihlal etmemeye dikkat etmek gerekecektir. Aksi takdirde diğer tarafta bunu aleyhinize kullanabilir. Delillere örnek verirsek: Sosyal medyada alenen yayınlanmış fotoğraflar, kredi kartı ekstreleri, mesajlaşmalar vb. Burada birçok belgeyi ispat için kullanabilirsiniz ama illegal yollardan elde edilmemelidirler.

Eşinin zina yaptığını yani kendisini aldattığını düşünen eşin eşini suçüstü yakalaması gerekmez. Bu davada ispat her türlü delille gerçekleştirilebilir. Şunu söylemek gerekir ki ispatı yapacak olan kişi boşanma davasını zina nedeni ile açan mağdur olan eştir. Bu eş her türlü kanıt ve güçlü ip ucu ile zinayı kanıtlayabilir. Davalının zina yaptığını ikrar etmesi yani kabul etmesi kesin bir kanıt olarak karara geçer. Ayrıca Ceza Mahkemesinin zina yapıldı kararı Aile Mahkemesi için kesin kanıt niteliğindedir.

Zina yapan eşini affeden taraf bir daha zina nedeni ile davayı açamaz. Ayrıca boşanma sebebinin öğrenmesinden itibaren geçen altı aylık süreç içinde ve zina eyleminin üzerinden geçen 5 yıllık süre sonunda bu dava açılamaz.

Aldatma Nedeniyle Boşanma Davasında Tazminat

TMK. nın 185. maddesine göre, “Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler birlikte yaşamak, birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.” Aynı Yasanın 174. maddesince boşanma sebebiyle mevcut olan veya gelecekteki menfaatlerinin zarar görmesinden dolayı, kusursuz veya az kusurlu eş, kusurlu eşten maddi tazminat talep edebilir.  Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.”

Evlenmeyle eşler arasında kurulan aile birliğinin taraflara yüklediği ödevlerin ihlali veya yerine getirilmemesi durumunda bu yükümlülüğü yerine getirmeyen eş yönünden Türk Medeni Kanunundaki sonuçları, boşanma ve boşanma sebebi olması durumunda, bu olaylar yüzünden kişilik haklarının saldırıya uğraması halinde manevi tazminat talep edilebileceğidir.

TBK 49. maddesine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Yine TBK 58. maddesinde “Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir.” Haksız fiile dayalı bir borcun doğabilmesi için, hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, fiili işleyenin kusuru olmalı, sonuçta bir zarar doğmalı, zarar ile işlenen fiil arasında da uygun nedensellik bağı bulunması gerekir.

TMK.nın evlenmeyle eşe yüklediği ödevler arasında bulunan sadakat yükümlülüğünü ihlali nedeniyle, Yasanın 185. ve 174. maddeleri uyarınca boşanma sebebi ve istek halinde manevi tazminatı gerektirir nitelikte olduğu kuşkusuzdur.

TMK. daki düzenleme, dava dışı eşin evlenme ile kurulan aile birliğinin tarafı olması sıfatından kaynaklanmaktadır. Zira dava dışı eş kendi iradesi ile bu birliğin tarafı olmayı kabul etmiş ve yasanın kendisine tanıdığı hak ve yükümlülükler altına girmiştir.

Aldatma Nedeniyle Boşanma Davası Kanun Maddesi

Madde 161 – Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Boşanmada yargılama, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na tabidir.

Aldatma Nedeniyle Boşanma Davasında;

  1. Hakim, boşanma davasındaki olayların varlığına inanmadıkça delil saymaz.
  2.  Hakim, boşanma davasındaki olayların doğruluğu için yemin öneremez.
  3. Aile hakimi delilleri, serbestçe takdir eder.
  4. Tarafların Boşanma üzerindeki anlaşmaları hakim onaylamadıkça kabul görmez.
  5.  Aldatma Nedeniyle Boşanma Davasında, eşlerin talebi üzerine gizlilik karar verebilir.
  6. Aldatma Nedeniyle Boşanma Davası   Aldatma Sebebiyle Boşanma Davası   Aldatma Nedeniyle Tazminat

Yargıtay Kararı – Aldatma Nedeniyle Boşanma Davası

Aldatma Nedeniyle Boşanma Davası konusu ile ilgili yargıtay kararı eklenecektir. Ankara Avukat