Atla

Boşanırsam Çocuğumu Alabilir Miyim


Boşanırsam Çocuğumu Alabilir Miyim

Boşanırsam Çocuğumu Alabilir Miyim

Boşanırsam Çocuğumu Alabilir Miyim

Boşanma davalarında eşlerin yanı sıra süreçten ve sonuçlarından en çok etkilenen unsurlar çocuklardır. Bu anlamda boşanma davaları sırasında da eşler arasında en çok çocuklar sorun olur. Çocuk veya varsa çocukların velayetinin hani eşte kalacağı konusu en büyük çekişmenin oluşmasını ve dava sürecinin de uzamasına sebep olur. Çocuk veya çocukların velayeti konusunda karar hakim tarafından verilir ve çocuğun menfaatleri önde tutularak bu karar verilir.

 

Boşanırsam Çocuğumu Alabilir miyim

Çocuğunun menfaatinin korunması kanun nezdindeki en önemli konudur ve hakime bu konuda çok geniş yetkiler verilmiştir. Çocuğunun psikolojisi, gelişimi, eğitimi ve geleceği ile ilgili menfaatlerinin korunmasına paralel olarak, ona en iyi yaşamı sunacak eşe velayetin verilmesi sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Bununla birlikte çocuğun birlikte yaşamak istediği kişide hakim tarafından dikkate alınan bir diğer unsurdur.

Boşanma davalarında velayetin alınabilmesi için, öncelikle dava sürecinin iyi bir şekilde yönetilmesi ve velayetin alınabilmesi için gerekli şartların oluşturulması önemlidir. Hukuki sürecin iyi bir şekilde yönetilebilmesi için bu konuda yardımcı olacak bir avukattan yardım alınması çok önemlidir.

 

Hukuk sistemimizde genel yaklaşım 7 yaşından küçük olan çocukların annelerinin şefkatine ihtiyacı olması nedeniyle, birlikte yaşamalarının daha doğru olduğu şeklindedir. Yanı sıra çocukların velayetinin anneye verilmesi kararı, Hukuk sistemimizde sıklıkla görülen bir karardır. Bununla birlikte hem bu durumun istisnaları vardır ve hem de eskiye göre çocuğun menfaatlerinin korunması konusuna daha fazla hassasiyetle yaklaşılması nedeniyle, çocuğun velayetinin annede olacağı konusunda bir kesinlik yoktur.Boşanma davalarının sonucunda çocuklarının velayetini almak isteyen ebeveynlerinin de, çocuklarının menfaatlerini gözetmesi önemlidir. Genel olarak boşanma davalarında karşılıklı bir silah olarak değerlendirilen çocuk veya çocukların haklarının ve menfaatlerinin objektif bir şekilde korunması mahkeme ve hakim tarafından yapılır. Ebeveynlerin bu konuda hassas davranması ve çocuklarının menfaatlerini, geleceklerini düşünerek hareket etmesi de velayetlerini alabilme konusunda avantaj sağlayan bir unsur olarak karşımıza çıkar.

Çocuk İçin Velayet Kriterleri

Çocukların eğitim yaşamı, gelecek planlaması gibi konulara hassasiyet gösteren ebeveynlerin, velayetlerini alabilmeleri konusunda bir avantaj oluşur. Bu şekilde yaklaşan bir ebeveynin, çocuğunun menfaatlerini daha iyi oluşturacağı kanısı hakimde oluşacağından, çocuğunda istemesi durumunda velayet bu ebeveyne verilebilir.

Çocuğumu Alabilir miyim

 

Boşanma sonucunda çocuklarının velayetini almak isteyen ebeveynlerin, bu konuda gösterdikleri ısrarcı tutum olumlu bir sonuca ulaşılmasını sağlamaz. Bunun yerine çocuklarının menfaatlerinin ve geleceklerinin düşünüldüğü bir yaklaşım sergilenmesi daha önemli bir avantaj oluşturur. Çocukların psikolojik, fiziksel ve eğitimsel gelişimleri hakkında en fazla katkıyı sağlayacak ebeveynin velayeti alma konusunda avantajı da bulunur.

Bununla birlikte çocuğun hangi ebeveyniyle birlikte yaşamak istediği de önemli bir unsurdur. Yine de çocuğun beraber yaşamak istediği ebeveyni yerine diğer ebeveyniyle yaşaması menfaatlerine daha uygunsa, hakimin kararı büyük ihtimalle bu yönde olacaktır. Bu tür durumlarda ebeveynlerin çocuklarının geleceği konusunda uzlaşmaya varmaları ve çocukların boşanma konusunda bir silah olarak görülmemesi önerilir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Mahkemece velayeti davacı anneye verilen ortak çocuklar ile davalı baba arasında "aynı ilde yaşamaları hali” ve "farklı ilde yaşamaları hali"içersinde tek tek şahsi temas düzenlenmiştir. Taraflar sahip olunan vaziyete göre aynı şehirlerde yaşıyor olmaklaberaber, günümüzdeki ulaşım olanak larındaki basitlik gözetildiğinde, şahsi temasa değin tertip etme yapılırken, taraflar bu hususun öneme alınmasını açıkça talep etmemişlerse, "ayrı kent, aynı kent ayrımına" gidilmesinin de ehemmiyeti mevcut değildir.

Mahkemece velayetleri babaya bırakılan ortak çocuklar ile baba arasında kişisel ilişki kurulmuş fakat sosyal inceleme raporu alınmamıştır. Kişisel ilişki düzenlenirken göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "üstün yararı" dır. (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m.3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi m.1; TMK. m.330/1. 343/1. 346/1; Çocuk Koruma Kanunu m. 4/b) Çocuğun üstün yararı belirlenirken bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Kişisel ilişki tesis edilirken ana ve babanın eylemleri, ahlaki değer yargıları, sosyal konumlan, çocuğun üstün yararını etkilediği ölçüde göz önünde tutulur. Mahkemece kişisel ilişki konusunda uzman bilirkişiden sosyal inceleme raporu alınarak ve dosyada bulunan tüm deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcınınheves durumunda yatırana geri verilmesine, işbu hükmün tebliğindenardından 15 gün içersinde hüküm revizyon yolu açık olmak suretiyleoybirliği ile hüküm verildi.

İdrak çağında tespit edilen ortak çocuğun, mahkemece özellikle ya daistinabe yolu ile dinlenerek küçüğün ebeveynlerinden hangisinin yanısırakalmak arzuladığı ile ilgili görüşünün alınması, gerektiğinde bu görüşün değerlendirilmesi ve ayrı olarak çocuğun üstün yararının belirlenmesiitibariyle, mahkemece eksper ya da eksperler görevlendirilip, eksper raporu alınarak bütün kanıtlar beraber değerlendirilerek hasıl kalitedeneticeye göre velayetin düzenlenmesi lazım olur.

Bütün dosya kapsamı ve toplanan delillerden; aslolanın çocuğun üstün yararının bulunduğu da öneme alınarak, ortak çocuğun bozmadanardından değiştirdiği beyanını destekler ve iddia ettiği vakıaları haklı çıkarır dosyaya yeni bir kanıt sunulmadığı gibi, bozma ilamının gereğinin yapılmamasını gerektirecek, yeni bir vakıa da ortaya gelmemiştir. 

Hal böyleyken, mahkemece Dairemizin 2015/17338 asal ve 2015/20852hüküm sayılı ilamında belirtildiği üzere davanın kabulüne hükümverilecek yerde, usul ve kanuna marjinal olarak davanın yeniden reddinehüküm verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, duruşma içersinde takdir olunan 1.480 TL vekalet fiyatının, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının heves durumundayatırana geri verilmesine, işbu hükmün tebliğinden ardından 15 güniçersinde hüküm revizyon yolu açık olmak suretiyle oybirliğiyle hükümverildi.

Tarafların velayetleri davalı anneye bırakılan ortak çocuklarının, kimlik verilerinin hükümde gösterilmemesi ve baba ile çocuklar arasında hersene yarıyıl tatili ve Temmuz ayında kurulan şahsi temasta şahsi ilişkinin başlangıç ve bitiş saatlerinin belirtilmemesi nedeniyle, kararın infazında tereddüt oluşacağından hükmün velayet ve şahsi temas istikametinden bozulmasına hüküm vermek gerekmiştir.

Davacı erkek doğrulusunda açılan boşanma davasının uygulananyargılaması neticeninde mahkemece davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, 13.06.2005 doğumlu ortak çocuk ...'un velayetinin babaya, 28.01.2011 doğumlu ... ve ...'nin velayetlerinin ise anneye verilmesine hüküm verilmiş, velayetikendine verilmeyen ebeveynle çocuklar arasında karşılıklı şahsi temaskuruluş edilmiştir. Hükmün davalı bayanın temyizi üstüne Dairemizin 21.06.2016 tarih 2016/62 asal 2016/12053 hüküm sayılı hükmü ile onanmasına hüküm verilmiştir. 

Davalı doğrulusunda müddetinde hüküm revizyon isteminde bulunulmuştur. Dairemizce uygulanan araştırma sonucunda; mahkemece kardeşlerin birbirlerini göremeyecekleri şekilde şahsi temas tertip ettiğianlaşılmıştır. Velayet kendisine bırakılmayan ortak çocukla öteki arasında şahsi temas düzenlenirken kardeşlerin birbirini görmelerine imkan sağlayıcı şekilde tertip etme yapması kardeşlik temasının gelişmesi içersinde ehemmiyetlidir. Bu bakımdan kardeşlerin birbirlerini görecekleri şekilde şahsi temas düzenlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu konu ilk araştırma esnasında gözden kaçırıldığından davalının şahsi temas istikametinden hüküm revizyon isteğinin kabulü ile Dairemizin 21.06.2016 tarih ve 2016/62 asal, 2016/12053 hüküm sayılı onama ilamının şahsi temas istikametinden kaldırılarak kararın bu istikametten bozulmasına hüküm vermek gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple davalının hüküm revizyon isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440-442. maddeleri gereğince kısmen kabulüne, Dairemizin 21.06.2016 tarih ve 2016/62 asal, 2016/12053 hüküm sayılı onama kararının şahsi temas düzenlemesi istikametinden kaldırılarak, kararın bu istikametten BOZULMASINA, davalının başka hususlara ait hüküm revizyon isteklerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, hüküm revizyon harcının hevesdurumunda yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle hüküm verildi.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak