Boşanma Davalarında Mal Paylaşımı Katkı Payı

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > Aile ve Boşanma Hukuku Davaları  > Boşanma Davalarında Mal Paylaşımı Katkı Payı

Boşanma Davalarında Mal Paylaşımı Katkı Payı

Boşanma Davalarında Mal Paylaşımı Katkı Payı

Boşanma Davalarında Mal Paylaşımı Katkı Payı,

Soru-1: Bir arkadaşımın evlilik ilişkisi çok kötü gidiyor. Aile, Manisa’nın merkezinde oturuyor. Daha önce, Manisa’daki yetkili aile mahkemesine boşanma talebinde bulundular. Fakat, boşanma talepleri yargıç tarafından reddedildi. Bu reddedişin ardından 5 yıldan bu yana ayrı yaşıyorlar. Ancak, bu süre içinde yargıca yine başvurmalarına rağmen yargıç bu talebi yine reddetti. Ne yapmak gereklidir?

Cevap: Belirtelim ki, pratikte en sık karşımıza çıkan boşanma sebebi, “evlilik birliğinin sarsılması”dır. Evlilik birliğinin sarsılması, eşlerin o evlilik birliği içerisinde rahat  ve huzurlu olmamaları, eski tabirle “şiddetli geçimsizlik” içerisinde olmaları, aynı şekilde; kanunun ifadesiyle “artık eşlerin o evlilik birliğinden dolayı hayatlarının çekilmez hale gelmesi” demektir.

Kanun, bu hallerin varlığı söz konusu olduğunda Türk Medeni Kanununun 166. Maddesi uyarınca eşlere bir boşanma hakkı tanımış. Ancak, önemle belirtmemiz lazımdır ki, bu konuda kararı verme yetkisi, TAKDİRİNE BAĞLI OLARAK yargıcın kendisine aittir. Yani, eğer yargıç boşanmayı gerekli kılacak bir durumun varlığı konusunda hüküm getirmezse, boşanma meydana gelmeyecektir.

Somut durumu kolaylıkla açıklayabilmek söz konusu değil. Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddesine göre, boşanma başvurusu reddedilen eşler, bu kararın ardından geçen 3 yıla rağmen evlilik birliğini kuramamışlarsa artık net olarak boşanmaya hükmedilir. Yargıcın yanılma payı olduğu gibi, sizin soruyu sorarken gözden kaçırdığınız bir konu da olabilir. Mevcut durumda boşanma kararını almanın çok zor olmadığını söylemek mümkündür.

Soru-2: Yaklaşık 6 yıl önce, Türk Medeni Kanunu’nun 166. Maddesine dayanarak, “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” gerekçesiyle eşimden boşandım. Geçtiğimiz ay ise, yeni biriyle evlendim. Son evliliğimi gerçekleştirmeden önce, tapuda üzerime kayıtlı olan iki dairem vardı. Ben vefat ettiğimde yeni eşim bu mallardan miras hakkı edinecek mi? Bunlar evlilik öncesinde de bana ait olan mallardı. Bu durum bir şey değiştirir mi?

Cevap: Okuyucumuzun kafası oldukça karışmış. Öncelikle belirtelim ki, 2002 yılından sonra evlilik birliğini kurmuş, yani evlenme tarihi 2002 sonrasına denk gelen her çift için, başkaca bir tercih yapılmadığı sürece “edinilmiş mallara katılma rejimi”dir. Bu rejim, yalnızca BOŞANMA durumunda söz konusu olan bir rejimdir. Detaylarına burada girmek uygun olmaz; ancak kısaca özetlersek, eşlerin evlilik birliği içerisinde edindikleri malvarlığı değerlerinin eşler arasında “artık değerin yarıya bölümü” şeklinde dağıtılmasıdır.

Sorumuzun cevabına gelirsek; bu sorunun yanıtı “evet” şeklinde olacaktır. Çünkü, kişinin yasal mirasçılarından biri de, SAĞ KALAN EŞTİR. Sağ kalan eş, mirasbırakanın çocuklarıyla birlikte mirası paylaşıyorsa, mirasın ¼’ünü alır. Bu durumda, eğer mirasbırakan durumuna gelecek olan soru sahibimizin alt soyu olmadığını ve başka da irasçısı olmadığını varsayarsak, sağ kalan eş mirasın tamamını alacaktır.

Soru-3: Eşim bana anlaşmalı bir boşanma teklif ediyor. Teklifi oldukça adaletsiz. Buna göre, malvarlığımın büyük çoğunluğunu kendisine vereceğim, ancak o şekilde anlaşmalı boşanma gerçekleşecek. Aksi halde dava açarak boşanacağını, böylelikle de malvarlığımın yarısını alacağını söylüyor. Ben eşime daha önce 1 otomobil satın almıştım. Bu durumda söylediği doğru mudur?

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor