Atla

Boşanma Davasında Yazılı Ve Sözlü Tahkikat Nedir


Boşanma Davasında Yazılı Ve Sözlü Tahkikat Nedir

Boşanma Davasında Yazılı Ve Sözlü Tahkikat Nedir

Boşanma Davasında Yazılı Ve Sözlü Tahkikat Nedir

Boşanma Davasında ilk tahkikat aşaması olan yazılı tahkikat, yani dava dilekçeleri, dava dilekçelerine cevap dilekçeleri ve dellillerin sunulması aşamalarıdır. Yazılı aşama tamamlandıktan sonra yazılı tahkikat aşamasında sunulan yazılı dilekçelerin ve delilleri değerlendirilmesi, tanıkların dinlenmesi aşaması olan sözlü tahkikat aşamasına geçilir. Yazılı ve sözlü tahkikatın tamamlanması sonucu boşanma davasında karar aşamasına geçilir ve karar verilir.

Sözlü yargılama aşamasında delil sunma aşaması önemli olup, bu aşamadan önce boşanma konusunda danışmanlık alınmasını öneriyoruz.

Boşanma Davasında Tahkikat Aşaması Nasıl Yapılır?

Ön inceleme ve ön inceleme duruşma aşaması tamamlanmasından sonra eğer karı kocanın veya avukatlarının sulh olmaması durumundan sonra diğer bir ifadeyle tahkikat aşamasında davalı ve davacı eş iddia veya savunmalarını genişletilemez ve yahut değişiklik yapamaz.

Sözlü yargılama usulünde cevap süresi önemliolup, dilekçelerin tebliğinden itibaren 14 gün içerisinde cevapların sunulması gerekmektedir. Dava dilekçesi, Cevap dilekçeleri tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşmasına karar verilir. Ön inceleme duruşmasında ise ilk itirazlar ile sözlü yargılama aşamasında delil sunma aşama öncesine geçilmeden verilmelidir.

İddia ve savunmaların genişletilip değiştirilmesi hususunda ıslah ve karşı davalı eşin açık rızası hükümleri ise saklıdır. İddia ve savunma ön inceleme ve ön inceleme duruşması aşamasının tamamlanmasından sonra, iddia ve savunma genişletilemez ve değiştirilemez. Eşlerin veya boşanma avukatı ıslah ve karşı davalı eşin açık muvafakati hükmü saklıdır.

Örnek karar "davacı eş dava dilekçesi, ilk dilekçeye verilen cevaba verilen cevap dilekçesi ve ön inceleme aşamasında maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmamaktadır. Davacı eş bu talebi tahkikat aşamasında 04.04.2013 tarihli dilekçe istemde bulunmuştur.

Davacı eşin veya boşanma avukatı bu hususta bir ıslah talebi ve davalı eşin veya boşanma avukatı açık muvafakati olmadığına göre tazminat talepleri mahkemece dikkate alınamaz. Bu konu dikkate alınmadan yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir".

Boşanma davasına bakan aile mahkemesi hâkimi, davacı ve davalı eşlerin iddia ve savunmalarıyla toplanan kanıtları inceledikten sonra, duruşmada bizzat bulunan eşler veya boşanma avukatı tahkikatın bütünü hakkında açıklama yapmaları için söz hakkı verir.

Tahkikatın bütünü hakkında açıklama sırasında da iddia veya savunmalarını genişletilemez ve yahut değişiklik yapamazlar. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi hususunda davalı eşlerin veya boşanma avukatı ıslah ve karşı tarafın açık rızası hükmü ise geçerli ve saklıdır.

Bir diğer örnek karar "davacı kadın, boşanma dava dilekçesinde, kocasından maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmamıştır. Davacı eş ön inceleme ve tahkikat aşamalı tamamlanmasından sonra 19.1.2012 tarihli esas hakkındaki verdiği beyan dilekçesinde davalı eşinden maddi ve manevi isteminde bulunmuş.

Davalı eşin veya boşanma avukatı bu tazminat taleplerine açık bir muvafakati bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141 maddesi hükmünde eşlerin cevaba cevap dilekçesi ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe ve ön inceleme sırasında ise ancak karşı davalı eşin açık rızası ile iddia ve savunmalarını geliştirebilecekleri ve yahut değişiklik yapabilecekleri.

Ön inceleme duruşmasına davalı veya davacı eşlerden birinin mazeretsiz olarak katılmaz ise davaya katılan eşin, duruşmada bulunmayan eşin muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebileceği, ön inceleme aşamasının tamamlandıktan sonra eşler veya vekilleri iddia veya savunmanın genişletemeyeceği gibi değişiklik de yapamayacağı hükme bağlanmıştır.

Boşanma davasına bakan aile mahkemesi hâkimi davalı eşlere tahkikatın bütünü hakkındaki yapılan açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektirecek herhangi bir konunun kalmadığına kanaat getirirse, tahkikatın bittiğini eşlere bildirir. Bundan sonra sözlü yargılama aşamasına geçilir.

Boşanma Davasında Sözlü Yargılama Aşaması Nasıl Yapılır?

Boşanma davasında ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra iddia veya savunma genişletilemez ve yahut değişiklik yapılamaz. İddia ve savunmanın genişletilip ve değiştirilmesi hususunda ıslah ve karşı tarafın açık rızası hükümleri geçerli ve saklıdır.

Boşanma davasında yazılı ve sözlü tahkikat duruşması nasıl yapılır

Boşanma davasına bakan aile mahkemesi hâkimi, tahkikat aşamasının bitiminden sonra, eşlere sözlü yargılama ve boşanma konusunda karar vermek için eşlerin belirlenen gün ve duruşma saatinde mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak gayesiyle iki eşi de davet eder.

Davalı eşlere gönderilecek olan davetiyede, duruşma için belirlenen gün ve saate mahkemede hazır bulunmadıkları veya boşanma avukatı tarafından temsil edilmedikleri takdirde yokluklarında karar verileceği konusu bildirilir.

Sözlü yargılama duruşmasında boşanma davasına bakan aile mahkemesi hâkimi, Karı ve kocaya son beyanlarını sorar ve dava hakkında kararını verir.

Örnek karar

"1) Dosyada bulunan yazılara göre kararın dayandığı kanıtları yasaya uygun nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir hata veya yanlışlık olmamasına göre, davacı karşı davalı eşin aşağıdaki bendin içeriği haricinde kalan temyiz itirazları yersizdir.

2) Davacı karşı davalı kadın, yoksulluk nafakası ve maddi ve manevi tazminat isteminde yasada gösterilen iddia veya savunmanın genişletilmesi ve değişiklik yapılamaması için belirlenen süreden sonra, yani tahkikatın sona ermesi ve sözlü yargılama aşamasında istemde bulunmuş.

Davacı karşı davalı kadının tazminat isteminin sonucunu bu şekilde genişletmesine davalı karşı davacı kocanın açık muvafakati bulunmadığı gibi, davacı karşı davalı kadınında bu hususta yapılmış bir ıslah işlemi başvurusu da bulunmamaktadır.

Boşanma Davasında Yazılı Tahkikat Nasıl Yapılır

Bu durumda, aile mahkemesi davacı karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat talebi ile yoksulluk nafakası talebi hususunda karar verilmesine yer gerek olmadığına karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak bir biçimde reddine karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozmayı gerektirmiştir.

Fakat bu hatanın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmadığından hükmün kısmının düzeltilerek onanması gerekmiştir

Sonuç olarak: Temyiz edilen kararın yukarıda "davacı karşı davalı kadın, yoksulluk nafakası ve maddi ve manevi tazminat isteminde yasada gösterilen iddia veya savunmanın genişletilmesi ve değişiklik yapılamaması için belirlenen süreden sonra, yani tahkikatın sona ermesi ve sözlü yargılama aşamasında istemde bulunmuş".

Bu bentte gösterilen nedenle gerekçeli kararın hüküm bölümünde  "maddi manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talebinin reddine" ifadelerinin karar bölümünden çıkartılmasına bunun yerine maddi ve manevi tazminat ve yoksulluk nafakası istemi hususunda karar verilmesine yer olmadığına yazılarak kararın onanmasına hüküm verilmiştir".

SIKÇA SORULAN SORULAR

Dava dilekçesinde herhangi bir delil bildirmeyen, sonradan delil gösterilebilmesi için kanunda belirtilen istisnai hallerin mevcudiyetini de ileri sürmeyen davacının ön inceleme aşamasından sonra bildirdiği tanıkların dinlenmesi mümkün değildir.

Hal böyle olunca, yerel mahkemenin davacı vekilinin dava açarken iddiaları ispata yarayan hiçbir delil sunmadığı gerekçesiyle verdiği davanın reddine dair direnme kararı yerindedir. Direnme kararının onanması gerekmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve davalı-davacı (kadın) vekilinden, gerekmediği halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 194. maddesi gereğince hangi tanığın hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini belirtmesinin istenmesi ve bu yönde açıklamada bulunması için süre verilmesinin hukuki sonuç doğurmayacak olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu çoğunluğunca benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi yerinde değildir.

Davacının kurum işleminin iptalini istemesi üzerine, Yerel Mahkemece, davacı tanıkları dinlenmek suretiyle davanın kabulüne dair verilen ilk karar, Özel Dairece yapılan araştırmanın yeterli olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, yerel mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmeden iki tanık daha dinlenmek suretiyle davanın kabulüne dair ikinci karar verilmiştir.

Ne var ki boşanılan eşle fiili olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda mahkemece yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.

Zira, mahkemece hak sahibi ile boşandığı eşinin yerleşim yerleri, adres değişikliği ve nakilleri tarihleriyle saptanmamış, muhtarlık ve nüfus müdürlüğü gibi özel ve kamu kurumlarındaki bilgi ve belgeler araştırılmamış, ilgililerin elektrik, su, telefon aboneliklerinin hangi adres ve tarihte kimin adına tesis edildiği saptanmamış, seçmen bilgi kayıtlarındaki adresler ile mevcut ise 4857 sayılı Kanun gereği ücret ödemelerinin yapılabileceği banka kayıtları sorgulanmamıştır.

Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, direnme kararının değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulması gerekmiştir.

Davacı tarafından daha önce açılan boşanma davasının reddedildiği ve buhükmün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Söz konusu kesinleşen hükmün işbu davada net karar oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi  yönünden evvelki boşanma davasına aitdava dosyasının getirtilerek incelenmesi ve her doğrultu  davada da aynısıadli nedene dayanılıp dayanılmadığı, aynısı adli nedene dayanılmakta ise ilk davada ileri sürülen vakıalardan farklı yeni vahalar ileri sürülüp sürülmediği araştırılmaksızın eksik inceleme ve tahkikatla kararkurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasında, üçüncü celse tahkikat duruşmasının ..... günü saat 13.35'e bırakıldığı, bu saatten önce davacı ve davacı tanıklarının hazır olması nedeniyle duruşmanın saat 11.24'de davalı tarafın yokluğunda yapıldığı ve davanın bu tarihte nihai olarak karara bağlandığı mahkemece tutulan ..... tarihli tutanaktan anlaşılmaktadır.

O halde; davalının yokluğunda tahkikat duruşmasının yapılarak hüküm kurulması davalının savunma hakkının ihlali niteliğinde olup, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak