Atla

Boşanma Tedbir Nafakası


Boşanma Tedbir Nafakası

Boşanma Tedbir Nafakası

Boşanma Tedbir Nafakası

Boşanma Tedbir Nafakası, Tedbir Nafası Nedir, Tedbir Nafakası Yargıtay Kararı

 Boşanma Tedbir Nafakası Yargıtay Kararı :

T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas: 2016/6260 Karar: 2016/9617 Karar Tarihi: 21.06.2016

BOŞANMA TEDBİR NAFAKASI DAVASI - MAHKEMECE DAVACININ ADLİ YARDIM TALEBİ HAKKINDA BİR KARAR VERİLMESİ VE DAVACI TARAFA HARÇ VE AVANSI YATIRMASI İÇİN İKİ HAFTALIK KESİN SÜRE VERİLEREK ESAS HAKKINDA İNCELEME YAPILMASI GEREKTİĞİ

ÖZET: Mahkemece, öncelikle davacının adli yardım talebi hakkında bir karar verilmesi, oluşan şartlara göre, bu talebin kabul edilmemesi durumunda davacı tarafa HMK. madde 120 gereği, harç ve avansı yatırması için 2 haftalık kesin süre verilerek, sonucuna göre karar verilmesi, adli yardım talebinin kabul edilmesi durumunda ise, esas hakkında inceleme yapılması gerekirken, bu usuli eksiklikler giderilmeden, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

6100 sayılı HMK.'nun harç ve avans ödenmesi başlıklı 120. Maddesinde;

“(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl... çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.

(2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” hükmü getirilmiştir.

Öte yandan, HMK.'nun 114/g maddesi gider avansını dava şartı olarak düzenlemiştir.

Ayrıca, HMK'nun 448.maddesine göre: “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır.” düzenlemesi yer almakta olup, anılan düzenlemeye göre; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal yürürlüğe girecektir...." şeklinde bir düzenleme getirilmiştir.

Davacı tarafından, dava açılırken, bu madde hükmüne göre, gerekli harç ve gider avansının yatırılması gerektiği halde, bu harçlar alınmadan davaya devam edilmiştir.

Öyle ise mahkemece, öncelikle davacının adli yardım talebi hakkında bir karar verilmesi, oluşan şartlara göre, bu talebin kabul edilmemesi durumunda davacı tarafa HMK. madde 120 gereği, harç ve avansı yatırması için 2 haftalık kesin süre verilerek, sonucuna göre karar verilmesi, adli yardım talebinin kabul edilmesi durumunda ise, esas hakkında inceleme yapılması gerekirken, bu usuli eksiklikler giderilmeden, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Hukuk Genel Kurulu Esas:  2011/3-635 Karar: 2011/688 Karar Tarihi: 23.11.2011

ÖZET: Somut olay yönünden yapılan değerlendirme sonunda çoğunlukça; açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler ile yargısal uygulama gözetildiğinde, özellikle ayrı yaşam hakkını kazanan kadın için tedbir nafakası verilmesinin yıllardır kabul gördüğü; ayrı yaşayan eşin ekonomik durumu iyi olsa dahi az veya çok katkıda bulunacağı; kadının gelir durumunun ancak takdir edilecek nafaka miktarına etkili olabileceği görüşü benimsenerek, sonuçta davacı kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği oy çokluğu ile kabul edilmiştir. Ayrı yaşamakta haklı olan davacı eş için de hakkaniyet uygun bir miktar tedbir nafakasına hükmolunması gerekirken, istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, direnme kararının bozulması gerekir.

TMK'nun 195. maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilirler. Hakim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine Kanunda öngörülen önlemleri alır. Aynı yasanın 197. maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.

Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.

Tedbir nafakasında eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir (TMK md. 186/son). Davacı eşin ekonomik durumunun davalı (kocadan)daha iyi olması ya da aynı olması, davalı kocayı tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz. Ancak, hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde bu husus dikkate alınmak zorundadır. Böylece ilkesine uygun bir nafaka tespit edilebilir (TMK. md. 4). Boşanma Tedbir Nafakası

SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • ÇAĞRI ÇÖLBAY -
    7 Ağustos 2016

    Ceza kaldırılabilir; ama suç insanın içinde sonsuza kadar yaşar. (Ovidius)

    Cevapla
  • DİLA ALGÖK -
    16 Ağustos 2016

    Boşanma Tedbir Nafakası Bu davanın Masrafı ne kadar? Bu dava maliyetli mi bilgi verirseniz sevinirim.

    Cevapla
Yorum Bırak