Atla

Boşanma Tenfiz Davası


Boşanma Tenfiz Davası

Boşanma Tenfiz Davası

Boşanma Tenfiz Davası

Yabancı boşanma kararlarının Türkiyede Tanıma veya Tanıma ve Tenfiz edilildikten sonra geçerli hale gelmektedir. Bir boşanma kararında sadece boşanmaya karar verilmiş ve kesinleşmiş ise bu yabancı mahkeme kararının sadece tanıma davası açılmak suretiyle geçerli hale gelebilir.

Eğer Yabancı mahkeme kararında Boşanmanın yanında velayet, tazminat veya bakım ücreti yani nafaka miktarları bulunması halinde, bu davanın tanıma ve tenfiz davası ile boşanma geçerli hale gelecektir.

Yabancı ilamın tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir ( MÖHUK m. 52/1). Yabancı mahkeme kararının tenfizi istemli davada, karşı taraf davalı kendisine karşı tenfiz istenen kişi ancak tenfiz ve tanıma şartlarının mevcut olmadığı, yabancı mahkeme ilamının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş yahut ilamın yerine getirilmesine engel bir sebebin ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek isteğe karşı koyabilir

Yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.

Konun anlaşılır olması için örnek kararda, yabancı ülke mahkemesi kararında yer alan nafakalara ilişkin hükmün tenfizini de talep etmiş, mahkemece " çocukların bakımı ve yetiştirilmesi için nafaka belirlenmiş ise de, nafakanın tedbîr nafakası mı katılım ve yoksulluk nafakası mı olduğuna dair herhangi bir açıklama bulunmadığı ve nafakanın mahiyetinin belli olmadığı" gerekçesiyle bu talep yönünden dava reddedilmiştir.

Dosyada yer alan .... Mahkemesi kararı incelendiğinde; kararın 11.11.2008 tarihinde kesinleştiği, tarafların ortak çocukları 03.08.1990 doğumlu ...., 30.09.1994 doğuml.... ve 23.07.2000 doğumlu ....'ın anne ile birlikte yaşamalarına ve kararın kesinleşmesinden itibaren bu çocukların bakım ve yetiştirme masraflarına katkı olarak çocuk başına her ay 200,00 Euronun babadan alınarak anneye verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davaya konu yabancı mahkeme kararında yer alan bu ifadeye göre nafakanın niteliğinin iştirak nafakası (TMK m. 182) olduğunda duraksama bulunmamaktadır. O halde, davacının iştirak nafakasına ilişkin yabancı mahkeme kararının tenfizi talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Yine bir başka boşanma kararının tenfizi için açılan davada, Türk Tebligat hukukunun kurallarına göre bir değerlendirme yapamaz. Ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı olduğu için yabancı kararda uygulanmış olan usul ve tespitler tanıma ve tenfız davasının inceleme konusu dışındadır.

Tanınması istenen yabancı mahkeme kararında, davalının yargılamaya katıldığı ,kararı veren mahkemeye o yer kanunlarına uygun bir şekilde çağrıldığı anlaşılmaktadır. Davalı, aksi yönde bir delil getiremediğine göre, 54'ncü maddenin (ç) bendindeki tenfız isteğinin ret sebebi olayda gerçekleşmemiştir.

O halde, isteğin tanımada aranan (5718 s. MÖHUK. m. 58/1) diğer şartlar bakımından incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan davanın reddi doğru görülmemiştir. 

Boşanma Tenfiz Davası Yargı Kararları

T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas: 2014/7356 Karar: 2014/13375 Karar Tarihi: 16.06.2014

TENFİZ DAVASI - MAHKEMENİN VELAYET DÜZENLEMESİNE YÖNELİK TENFİZ İSTEĞİNİ REDDETMESİNDE BİR İSABETSİZLİK BULUNMADIĞI - YABANCI MAHKEME İLAMININ BOŞANMAYA YÖNELİK BÖLÜMÜNÜN TANINMASINA KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Mahkemenin velayet düzenlemesine yönelik tenfiz isteğini reddetmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, yabancı mahkeme ilamının kısmen tenfizine karar verilmesi imkan dahilindedir. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkındaki Yasanın aradığı koşullar gerçekleşmiştir. O halde, mahkemece, yabancı mahkeme ilamının boşanmaya yönelik bölümünün tanınmasına karar verilmesi gerekirken; isteğin tümden reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Yargı Kararlarında Boşanmanın Tenfiz Edilmesi

T.C. YARGITAY 8.Hukuk Dairesi Esas: 2014/1978 Karar: 2014/8824 Karar Tarihi: 06.05.2014
TENFİZ DAVASI - TENFİZ KARARLARI HAKKINDA GÖREVLİ MAHKEMENİN ASLİYE MAHKEMESİ OLDUĞU - AİLE MAHKEMESİNİN ÖZEL GÖREVLİ BİR ASLİYE MAHKEMESİ OLDUĞU - DAVANIN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİYLE DAVA DOSYASININ ÖZEL GÖREVLİ AİLE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİ GEREKTİĞİ

ÖZET: Tenfiz kararları hakkında görevli mahkemenin Asliye Mahkemesi olduğu yazılıdır. Görev, kamu düzenine ilişkin olmakla yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde bulundurulur. Taraflar arasındaki tenfiz davası Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülerek sonuçlandırılmıştır.

Bu açıklamalar karşısında Aile Mahkemesi özel görevli bir Asliye Mahkemesi olduğundan Mahkemece, uyuşmazlığın niteliği dikkate alınarak davanın görev yönünden reddiyle dava dosyasının özel görevli Aile Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. Hükmün bozulması gerekmiştir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Davacı .... Sulh Mahkemesini....sayılı kararı ile boşandıklarını, kararın 07.01.2014 tarihinde kesinleştiğini belirterek yabancı mahkeme ilanımın tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; hükmün 2. maddesinde aynen “... .... Sulh (Aile) Mahkemesinin 15.09.2014 tarih ve 32 F 503/13 sayılı 07.11.2015 kesinleşme tarihli kararın boşanmaya ilişkin kısmının ....“,3. maddesinde ise “..... 28.03.1981 .... doğumlu ... ile aynı yerd.... de nüfusa kayıtlı .... TC Kimlik nolu ..... ve .... oğlu 30.07.1977 .... doğumlu ...'nin boşanmalarına “şeklinde hüküm kurulmuştur".

Dava mahkemenin de kabulünde olduğu üzere yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemece sadece tanınması ve tenfizi talep edilen ....... Sulh Mahkemesinin ....ayılı boşanma kararının tanınması ve tenfizi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, açılmış bir boşanma davası var gibi tarafların boşanmalarına da karar verilmesi doğru olmamıştır.

Mahkeme mevcut olmayan bir dava hakkında karar veremez. O halde mahkemece sadece tanınması ve tenfizi talep edilen yabancı mankemenin ilamının tanınması ve tenfizi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
 

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Evliliğin Butlanı 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, evliyken yeniden evlenmenin ikinci evliliğin mutlak butlan sebebiyle iptali (TMK m.145/1) isteğine ilişkin olup, Cumhuriyet savcısı tarafından açılmış, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı ...'in 1997 yılında ... ile evlendiği, davalı ...'in ilk evliliği sona ermeden 2004 yılında davalı ... ile evlendiği anlaşılmaktadır. Davalı ..., ile boşanmalarına ilişkin yabancı mahkeme ilamının tanınması davası açmış, yapılan yargılama sonucunda ... 1. Aile Mahkemesinin 2016/18 esas, 2016/399 karar sayılı kararı ile yabancı mahkemenin 20.07.1999 tarihinde kesinleşen boşanma ilamının tanınması ve tenfizine karar verilmiş.

Bu karar 11.11.2016 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda davalı ... ile ...'nın evliliği tanıma ve tenfizine karar verilen hükmün kesinleştiği 20.07.1999 tarihinde sona ermiş bulunduğuna göre, boşanmanın kesinleştiği tarihten sonra davalı ...'in 2004 tarihinde davalı ... ile evlendiği anlaşılmaktadır.

Tanıma kararı sonucu davalı ...'ın ilk evliliği sona erdiğinden davanın konusu kalmamıştır. O halde davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların ortak çocukları 03.08.1990 doğumlu ....lda ile 30.09.1994 doğumlu ... ...'nın inceleme tarihi itibariyle ergin oldukları ve davacı tarafından yabancı mahkeme kararının boşanma, nafaka ve velayet yönünden tanınması ve tenfizi isteği haricinde usulüne uygun olarak harcı verilmek süretiyle bağımsız bir velayet davasının bulunmadığının anlaşılmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Yabancı ilamın tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir ( MÖHUK m. 52/1). Yabancı mahkeme kararının tenfizi istemli davada, karşı taraf davalı kendisine karşı tenfiz istenen kişi ancak tenfiz ve tanıma şartlarının mevcut olmadığı, yabancı mahkeme ilamının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş yahut ilamın yerine getirilmesine engel bir sebebin ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek isteğe karşı koyabilir (MÖHUK m. 55/2). Yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır (MÖHUK m. 58/1).

Davacı, dava konusu yabancı ülke mahkemesi kararında yer alan nafakalara ilişkin hükmün tenfizini de talep etmiş, mahkemece " çocukların bakımı ve yetiştirilmesi için nafaka belirlenmiş ise de, nafakanın tedbîr nafakası mı katılım ve yoksulluk nafakası mı olduğuna dair herhangi bir açıklama bulunmadığı ve nafakanın mahiyetinin belli olmadığı" gerekçesiyle bu talep yönünden dava reddedilmiştir.

Dosyada yer alan .... Mahkemesi kararı incelendiğinde; kararın 11.11.2008 tarihinde kesinleştiği, tarafların ortak çocukları 03.08.1990 doğumlu ...., 30.09.1994 doğuml.... ve 23.07.2000 doğumlu ....'ın anne ile birlikte yaşamalarına ve kararın kesinleşmesinden itibaren bu çocukların bakım ve yetiştirme masraflarına katkı olarak çocuk başına her ay 200,00 Euronun babadan alınarak anneye verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davaya konu yabancı mahkeme kararında yer alan bu ifadeye göre nafakanın niteliğinin iştirak nafakası (TMK m. 182) olduğunda duraksama bulunmamaktadır. O halde, davacının iştirak nafakasına ilişkin yabancı mahkeme kararının tenfizi talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • Boşanma Tenfiz Davası - Yorum
    GÖZE YÜLEK -
    14 Ağustos 2016

    Boşanma Tenfiz Davası Davayı açma şartları nelerdir..

    Cevapla
  • Boşanma Tenfiz Davası - Yorum
    BERFİN KÖKSAL -
    15 Ağustos 2016

    Boşanma Tenfiz Davası Bu dava için nasıl bir hazırlık aşaması vardır..Cevap verirseniz sevinirim..

    Cevapla
  • Boşanma Tenfiz Davası - Yorum
    CEYHUN AHUNBAY -
    18 Eylül 2016

    Boşanma Tenfiz Davası Bu dava açmak için bilmeniz gerekenler nelerdir. dava açmak için nasıl bir yol izlenir

    Cevapla
Yorum Bırak