Boşanma Tenfiz Davası | Ankara Avukat

Boşanma Tenfiz Davası

Boşanma Tenfiz Davası

Boşanma Tenfiz Davası – Tanıma ve tenfiz davası açacak bireylerin yurt dışında aldıkları mahkeme kararları, tanıma ve tenfiz dava dilekçeyle beraber yetkili mahkemeye başvuru yapması gerekmektedir.

Aile mahkemesi tanıma ve tenfiz davalarında yetkili mahkemedir.

Boşanma Tenfiz Davası Ne Kadar Sürer?

Tanıma ve tenfiz davasında süreyi belirleyen genel unsurlar; davanın açılacağı mahkemenin iş yüküne, gerekli evrakların teminine, hangi ülke mahkeme kararlarının tanıma ve tenfiz davasına konu olacağına, kararın diğer muhatabının hangi ülkede olduğuna ve avukatı tutulup tutulmayacağına göre değişiklik göstermektedir.

Boşanma Tenfiz davası ne kadar sürer hakkında detaylı bilgi için sayfayı ziyaret ediniz.

Boşanma Tenfiz Davası İçin İstenilen Belgeler

Yurt dışında mahkemenin vermiş olduğu ve kesinleşmiş kararının kesinleşme şerhi ve appostill şerhi taşıyan aslı.

Yabancı mahkeme vermiş ve kesinleşmiş kararının tamamının noter veya resmi (yeminli tercüme) kurumlarca onaylı tercümesi.  Tanıma tenfiz dava dilekçesi.

Boşanma Davalarında Tanıma ve Tenfiz

Boşanma Tenfiz Davası Kararı Verilebilmesi İçin Şartlar

a) Tenfizi istenen kararın mahkeme tarafından verilen bir karar olması gerekmektedir. İdari birimlerce verilen kararların tenfizi mevzu bahis değildir.

b) Türkiye Cumhuriyeti ile kararın verildiği ülke arasında hukuki karşılıklılık (mütekabiliyet) veya bu konuda anlaşma imzalamış veya ortak bir sözleşmeye taraf olmalıdır. Bu şart tanıma davasında aranmazken tenfiz davasında şartıdır.

c) Yabancı ülke mahkeme kararının Türkiye Cumhuriyeti kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gerekir.

d) Yabancı ülke mahkeme vermiş olduğu kararının Türk mahkemelerinin yetki alanına girmeyen bir hususta verilmiş olması gerekir. Bu tür davalar genel olarak aile hukuku ve borçlar hukuku davaları; boşanma, ayrılık kararı, evliliğin iptali, velayet, ismin düzeltilmesi veya eklenmesi, vasiyetname gibi davalar da Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi yoktur.

e) Yabancı ülke kanunları gereğince kendisine karşı tenfiz istenen bireye yabancı mahkemece usulüne uygun olarak savunma hakkı vermiş olması gerekir.

f) Türklerin birey hallerine ilişkin yabancı mahkeme kararında Türk yasalarına ihtilafı kaidesi gereğince, yetkili kılınan hukukun uygulanmamış ve Türk vatandaşı olan davalının tenfiz davasına bu yönde bir itirazı olması gerekir.

Boşanma davası kişi hallerine ilişkin hukuk davaları olduğundan Türk kanunlar ihtilafı kaidesi gereğince Türklerin boşanma davalarında ön görülen hukukun uygulanmadığının anlaşılması ve davalı tarafın da bu hususta itirazda bulunması durumunda tenfiz kararı verilemez.

Yurtdışı Boşanma Tenfiz Davası

Yurt dışında açılan boşanma davaları neticesinde evliliğini sona erdiren Türk vatandaşları bakımından bu boşanma kararı Türkiye’de doğrudan geçerli olmamaktadır.

Yani diğer bir ifadeyle yabancı mahkemelerin almış olduğu boşanma kararı yalnızca boşanma davasının açıldığı ülke için geçerlidir. Bu nedenle yurt dışında boşanmış Türk vatandaşları Türkiye’de hala evli görünürler.

Mevcut durum ilerleyen dönemlerde, miras hukuku davalarına, mal paylaşım davalarına, yeniden evlenmek isteyen kişilerin evlilik yapmalarına engel olur.

Tanıma tenfiz davası açılarak boşanma Türkiye’de de tanınır ise problem çözülür. Tanıma ve tenfiz davası, kişilerin yabancı ülke mahkemeleri tarafından verilen kararların ülkemizde geçerli olmasını sağlamak amacıyla açmaları gereken dava türüdür.

Boşanma Tenfiz Davası Yargı Kararları

BOŞANMA TENFİZ DAVASI – MAHKEMENİN VELAYET DÜZENLEMESİNE YÖNELİK TENFİZ İSTEĞİNİ REDDETMESİNDE BİR İSABETSİZLİK BULUNMADIĞI.

YABANCI MAHKEME İLAMININ BOŞANMAYA YÖNELİK BÖLÜMÜNÜN TANINMASINA KARAR VERİLMESİ GEREĞİ.

ÖZET: Mahkemenin velayet düzenlemesine yönelik tenfiz isteğini reddetmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, yabancı mahkeme ilamının kısmen tenfizine karar verilmesi imkan dahilindedir.

Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkındaki Yasanın aradığı koşullar gerçekleşmiştir. O halde, mahkemece, yabancı mahkeme ilamının boşanmaya yönelik bölümünün tanınmasına karar verilmesi gerekirken; isteğin tümden reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Yargı Kararlarında Boşanmanın Tenfiz Edilmesi

TENFİZ DAVASI – TENFİZ KARARLARI HAKKINDA GÖREVLİ MAHKEMENİN ASLİYE MAHKEMESİ OLDUĞU.

AİLE MAHKEMESİNİN ÖZEL GÖREVLİ BİR ASLİYE MAHKEMESİ OLDUĞU.  DAVANIN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİYLE DAVA DOSYASININ ÖZEL GÖREVLİ AİLE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİ GEREKTİĞİ.

ÖZET: Tenfiz kararları hakkında görevli mahkemenin Asliye Mahkemesi olduğu yazılıdır. Görev, kamu düzenine ilişkin olmakla yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde bulundurulur. Taraflar arasındaki tenfiz davası Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülerek sonuçlandırılmıştır.

Bu açıklamalar karşısında Aile Mahkemesi özel görevli bir Asliye Mahkemesi olduğundan Mahkemece, uyuşmazlığın niteliği dikkate alınarak davanın görev yönünden reddiyle dava dosyasının özel görevli Aile Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. Hükmün bozulması gerekmiştir.

Boşanma Tanıma Tenfiz Davası | Sıkça Sorulan Sorulara

TENFİZ DAVASI VE BOŞANMA YARGI KARARI

Yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemece sadece tanınması ve tenfizi talep edilen ……. Sulh Mahkemesinin ….ayılı boşanma kararının tanınması ve tenfizi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, açılmış bir boşanma davası var gibi tarafların boşanmalarına da karar verilmesi doğru olmamıştır.

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Evliliğin Butlanı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı … tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, evliyken yeniden evlenmenin ikinci evliliğin mutlak butlan sebebiyle iptali (TMK m.145/1) isteğine ilişkin olup, Cumhuriyet savcısı tarafından açılmış, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı …’in 1997 yılında … ile evlendiği, davalı …’in ilk evliliği sona ermeden 2004 yılında davalı … ile evlendiği anlaşılmaktadır. Davalı …, ile boşanmalarına ilişkin yabancı mahkeme ilamının tanınması davası açmış, yapılan yargılama sonucunda … 1. Aile Mahkemesinin 2016/18 esas, 2016/399 karar sayılı kararı ile yabancı mahkemenin 20.07.1999 tarihinde kesinleşen boşanma ilamının tanınması ve tenfizine karar verilmiş.

Bu karar 11.11.2016 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda davalı … ile …’nın evliliği tanıma ve tenfizine karar verilen hükmün kesinleştiği 20.07.1999 tarihinde sona ermiş bulunduğuna göre, boşanmanın kesinleştiği tarihten sonra davalı …’in 2004 tarihinde davalı … ile evlendiği anlaşılmaktadır.

Tanıma kararı sonucu davalı …’ın ilk evliliği sona erdiğinden davanın konusu kalmamıştır. O halde davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

YABANCI MAHKEME KARARININ TENFİZİ İSTEMİ

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların ortak çocukları 03.08.1990 doğumlu ….lda ile 30.09.1994 doğumlu … …’nın inceleme tarihi itibariyle ergin oldukları ve davacı tarafından yabancı mahkeme kararının boşanma, nafaka ve velayet yönünden tanınması ve tenfizi isteği haricinde usulüne uygun olarak harcı verilmek süretiyle bağımsız bir velayet davasının bulunmadığının anlaşılmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Yabancı ilamın tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir ( MÖHUK m. 52/1). Yabancı mahkeme kararının tenfizi istemli davada, karşı taraf davalı kendisine karşı tenfiz istenen kişi ancak tenfiz ve tanıma şartlarının mevcut olmadığı, yabancı mahkeme ilamının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş yahut ilamın yerine getirilmesine engel bir sebebin ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek isteğe karşı koyabilir (MÖHUK m. 55/2). Yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır (MÖHUK m. 58/1).

Davacı, dava konusu yabancı ülke mahkemesi kararında yer alan nafakalara ilişkin hükmün tenfizini de talep etmiş, mahkemece ” çocukların bakımı ve yetiştirilmesi için nafaka belirlenmiş ise de, nafakanın tedbîr nafakası mı katılım ve yoksulluk nafakası mı olduğuna dair herhangi bir açıklama bulunmadığı ve nafakanın mahiyetinin belli olmadığı” gerekçesiyle bu talep yönünden dava reddedilmiştir.

Dosyada yer alan …. Mahkemesi kararı incelendiğinde; kararın 11.11.2008 tarihinde kesinleştiği, tarafların ortak çocukları 03.08.1990 doğumlu …., 30.09.1994 doğuml…. ve 23.07.2000 doğumlu ….’ın anne ile birlikte yaşamalarına ve kararın kesinleşmesinden itibaren bu çocukların bakım ve yetiştirme masraflarına katkı olarak çocuk başına her ay 200,00 Euronun babadan alınarak anneye verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davaya konu yabancı mahkeme kararında yer alan bu ifadeye göre nafakanın niteliğinin iştirak nafakası (TMK m. 182) olduğunda duraksama bulunmamaktadır. O halde, davacının iştirak nafakasına ilişkin yabancı mahkeme kararının tenfizi talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri