Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması | İlkay Hukuk Ankara - Boşanma, Miras, Tazminat İş Davası

Ankara Avukat

ANASAYFA

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Ne Demek? Sıkça Sorulan Sorular

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma 2026 – Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, Türk Medeni Kanunu m.166/1’de düzenlenen genel boşanma sebebidir. Eşler arasındaki sorunların ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede ağırlaşması halinde eşlerden biri boşanma davası açabilir. Ancak yalnızca “anlaşamıyoruz”, “sürekli tartışıyoruz” veya “artık sevmiyorum” demek tek başına yeterli değildir; evliliği çekilmez hale getiren somut olayların ve bu olayların evlilik üzerindeki etkisinin ortaya konulması gerekir.

Hakaret, fiziksel veya psikolojik şiddet, ekonomik baskı, güven sarsıcı davranışlar, evlilik yükümlülüklerini ihmal etme, eşin ailesinin evliliğe aşırı müdahalesine sessiz kalma veya ortak hayatı fiilen sürdürülemez hale getiren başka davranışlar somut olayın özelliklerine göre boşanma sebebi olabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararlarında da boşanmaya karar verilebilmesi için soyut geçimsizlik iddiasından ziyade gerçekleşmiş ve ispatlanmış kusurlu davranışlara önem verilmeye devam edilmektedir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedir?

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, eşler arasındaki uyuşmazlığın sıradan bir tartışma düzeyini aşarak ortak hayatın devamını eşlerden beklenemeyecek hale getirmesidir. TMK m.166/1 uyarınca bu durumda eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Mahkeme değerlendirme yaparken yalnızca evlilikte sorun bulunup bulunmadığına değil, bu sorunların ağırlığına, sürekliliğine, tarafların davranışlarına ve ortak yaşam üzerindeki etkisine bakar. Bu nedenle her mutsuz evlilik veya her anlaşmazlık otomatik olarak boşanma kararı verilmesini sağlamaz.

Şiddetli Geçimsizlik ile Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Aynı mı?

Halk arasında kullanılan “şiddetli geçimsizlik” ifadesi çoğu zaman TMK m.166/1’deki evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebini anlatmak için kullanılmaktadır. Ancak mahkeme açısından belirleyici olan eşlerin “şiddetli geçimsizlik yaşıyoruz” demesi değil, bu geçimsizliği meydana getiren somut vakıaların ortaya konulmasıdır. Örneğin sürekli hakaret, aşağılayıcı davranış, fiziksel şiddet, aşırı kontrol, ekonomik baskı veya sadakat yükümlülüğünü ihlal eden davranışların ispatlanması, genel ve soyut geçimsizlik iddiasından çok daha güçlüdür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.02.2026 tarihli kararında da sürekli hakaret, aşağılama ve agresif davranışlar boşanma değerlendirmesinde önemli görülmüştür.

TMK 166/1 Kapsamında Boşanmanın Şartları Nelerdir?

TMK m.166/1 kapsamında boşanmaya karar verilebilmesi için evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması ve ortak hayatın devamının eşlerden beklenemeyecek hale gelmesi gerekir. Bu iki unsur birbirine bağlıdır; yalnızca eşlerden birinin mutsuz olması veya evliliği sürdürmek istememesi yeterli değildir. Davacı taraf, boşanmaya sebep olan somut olayları dava dilekçesinde açıklamalı ve bunları hukuka uygun delillerle desteklemelidir. Yargıtay’ın 2026 kararlarında da ispatlanmayan veya somutlaştırılmayan kusur iddialarıyla boşanma kararı verilemeyeceği yaklaşımı devam etmektedir.

Hangi Davranışlar Evlilik Birliğini Temelinden Sarsabilir?

Evlilik birliğini temelinden sarsabilecek davranışlar sınırlı sayıda değildir ve her dosya kendi koşullarında değerlendirilir. Fiziksel şiddet, hakaret, aşağılama, tehdit, eşe veya çocuklara karşı ilgisizlik, aşırı kıskançlık, kontrolcü davranış, ekonomik baskı, bağımsız konut sağlamama, güven sarsıcı davranış, aile yükümlülüklerini ihmal etme, eşin ailesinin evliliğe sürekli müdahalesine izin verme veya eşin sağlık sorunlarıyla ilgilenmeme kusur değerlendirmesinde önem taşıyabilir. Yargıtay’ın 2026 tarihli kararlarında bağımsız konut sağlamama, fiziksel şiddet, aşırı kontrol ve aile sağlığıyla ilgilenmeme gibi davranışların kusur değerlendirmesine dahil edildiği görülmektedir.

Her Tartışma veya Anlaşmazlık Boşanma Sebebi midir?

Hayır, evliliklerde yaşanan her tartışma veya dönemsel anlaşmazlık evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı anlamına gelmez. Mahkeme, uyuşmazlığın süreklilik gösterip göstermediğine, olayların ne kadar ağır olduğuna ve ortak yaşamı gerçekten çekilmez hale getirip getirmediğine bakar. Bu nedenle tanıkların yalnızca “çok tartışıyorlardı” veya “mutlu değillerdi” şeklindeki genel anlatımları yeterli olmayabilir; somut olayların açıklanması ve mümkünse başka delillerle desteklenmesi gerekir.

Kusur Boşanma Davasında Neden Önemlidir?

Kusur, boşanma davasında yalnızca davanın kabul veya reddi bakımından değil, maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası gibi sonuçlar bakımından da önem taşır. Tarafların kusur derecelerinin yanlış belirlenmesi, boşanmanın fer’ilerine ilişkin kararların da değişmesine neden olabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.01.2026 tarihli kararında tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi hatalı bulunmuş, erkeğin ağır kusurlu olduğu sonucuna varılarak maddi ve manevi tazminat taleplerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Tam Kusurlu veya Daha Ağır Kusurlu Eş Boşanma Davası Açabilir mi?

Daha ağır kusurlu eş de boşanma davası açabilir; ancak TMK m.166/2 uyarınca davacının kusuru daha ağırsa davalının boşanmaya itiraz hakkı vardır. Bununla birlikte bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evliliğin devamında eş veya çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Bu nedenle “kusurlu eş asla boşanma davası açamaz” veya “daha ağır kusurlu eşin davası kesin reddedilir” şeklindeki kesin ifadeler doğru değildir.

Davalının Boşanmaya İtiraz Etmesi Davayı Her Zaman Engeller mi?

Hayır, davalının boşanmaya karşı çıkması tek başına davanın reddi sonucunu doğurmaz. Özellikle davacının daha ağır kusurlu olması halinde TMK m.166/2 kapsamında davalının itirazı önem kazanır; ancak bu itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığı ve evliliğin devamında korunmaya değer bir yarar kalıp kalmadığı mahkeme tarafından ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle karşı tarafın “boşanmak istemiyorum” demesi davanın otomatik olarak reddedileceği anlamına gelmez.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nasıl İspatlanır?

Boşanma sebebi tanık beyanları, WhatsApp ve SMS yazışmaları, e-postalar, sosyal medya kayıtları, adli raporlar, hastane belgeleri, kolluk ve savcılık kayıtları, uzaklaştırma kararları, banka hareketleri, fotoğraf ve video kayıtları gibi hukuka uygun delillerle ispatlanabilir. Delilin yalnızca mevcut olması yeterli değildir; ileri sürülen boşanma vakıasıyla bağlantısının da kurulması gerekir. Örneğin eşin hakaret ettiğinin ileri sürüldüğü bir dosyada bu hakareti gösteren mesaj, tanık veya başka kayıtlar önemli olabilir. Yargıtay’ın 2026 tarihli kararlarında fotoğraf, CD, savcılık soruşturma dosyası ve adli raporların kusur tespitinde dikkate alındığı görülmektedir.

WhatsApp Mesajları Boşanma Davasında Delil Olur mu?

WhatsApp yazışmaları boşanma davasında hukuka uygun şekilde elde edilmişse hakaret, tehdit, sadakatsizlik, güven sarsıcı davranış veya başka boşanma vakıalarının ispatında kullanılabilir. Burada önemli olan mesajların nasıl elde edildiğidir; kişinin kendi telefonuna gönderilen yazışmaları sunması ile eşin şifresini kırarak veya gizlice hesabına girerek mesaj elde etmesi aynı şekilde değerlendirilmez. Hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller mahkemece dikkate alınmayabilir.

Fotoğraf ve Video Kayıtları Delil Olabilir mi?

Fotoğraf ve video kayıtları somut olayla bağlantılı ve hukuka uygun şekilde elde edilmişse boşanma davasında delil olarak değerlendirilebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026/7351 sayılı kararında dosyaya sunulan fotoğraf ve CD içeriği dikkate alınarak erkeğin davranışının güven sarsıcı davranıştan daha ileri boyutta değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle dijital deliller özellikle sadakat yükümlülüğü ve güven sarsıcı davranış iddialarında önemli olabilir.

Tanık Beyanı Tek Başına Yeterli midir?

Tanık beyanı boşanma davalarında önemli bir delildir ancak tanığın görgüye dayalı somut olayları anlatması gerekir. “Eşler mutlu değildi” veya “sürekli sorun yaşıyorlardı” şeklindeki soyut değerlendirmelerden ziyade tanığın bizzat gördüğü veya duyduğu hakaret, şiddet, tehdit, terk veya başka davranışları açıklaması daha güçlüdür. Mahkeme tanık anlatımlarını dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirir ve tanığın taraflarla yakınlığı tek başına beyanını geçersiz hale getirmez.

Affedilen Olaylar Boşanma Sebebi Olarak İleri Sürülebilir mi?

Kural olarak eş tarafından affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olayların daha sonra tek başına kusur olarak ileri sürülmesi mümkün olmayabilir. Ancak affetmenin varlığı yalnızca tarafların kısa süre görüşmesiyle değil, somut davranışlarla değerlendirilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2020 tarihli kararında fiziksel şiddet olayından sonra eşini eve çağırıp ortak yaşamı yeniden sürdüren tarafın olayı affettiği veya en azından hoşgörüyle karşıladığı kabul edilmiştir. Buna karşılık her barışma teklifi veya görüşme otomatik olarak af anlamına gelmez.

Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Birlikte Yaşamak Affetme Sayılır mı?

Boşanma davası açıldıktan sonra tarafların yeniden ortak hayat kurması, birlikte yaşamaya başlaması veya cinsel birlikteliği sürdürmesi önceki olayların affedildiği yönünde değerlendirilebilir. Ancak kısa süreli görüşmeler, çocuk nedeniyle bir araya gelme veya yalnızca barışma teklifi tek başına her zaman af anlamına gelmez. Yargıtay’ın 2024 tarihli bir kararında dava sonrasında tekrar bir araya gelme ve cinsel birliktelik önceki olayların affedilmesi kapsamında değerlendirilmiştir.

Evi Terk Etmek Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Sebebi midir?

Eşin ortak konutu terk etmesi tek başına her durumda kusur veya boşanma sebebi sayılmaz; terk nedenine bakılması gerekir. Eş fiziksel şiddet, ağır hakaret veya güvenlik kaygısı nedeniyle evden ayrılmışsa bu davranış kusur olarak değerlendirilmeyebilir. Buna karşılık haklı bir sebep olmadan ortak hayatı sürdürmeyi reddetmek ve evi terk etmek somut olayın koşullarına göre kusur oluşturabilir. Bu konuda ayrıntılı değerlendirme için Evi Terk Eden Kadın veya Erkek Boşanmada Kusurlu mu? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Güven Sarsıcı Davranışlar Boşanma Sebebi Olur mu?

Güven sarsıcı davranışlar sadakat yükümlülüğünü veya eşler arasındaki güven ilişkisini ciddi şekilde zedeleyebilir ve somut olayın özelliklerine göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olabilir. Ancak her sosyal ilişki veya mesajlaşma otomatik olarak güven sarsıcı davranış sayılmaz; davranışın niteliği, süresi, içeriği ve evlilik üzerindeki etkisi değerlendirilir. Yargıtay’ın 2026 tarihli kararlarında fotoğraf ve dijital kayıtlarla ortaya konulan sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışların kusur değerlendirmesinde dikkate alındığı görülmektedir.

Fiziksel Şiddet Boşanma Sebebi midir?

Fiziksel şiddet evlilik birliğini temelinden sarsabilecek ağır kusurlu davranışlardan biridir. Adli rapor, hastane kaydı, kolluk tutanağı, savcılık dosyası, 6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş koruma veya uzaklaştırma kararları ve tanık anlatımları fiziksel şiddetin ispatında kullanılabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026/3103 sayılı kararında savcılık soruşturması ve adli raporla ispatlanan fiziksel şiddetin erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Psikolojik Şiddet ve Aşağılayıcı Davranışlar Boşanma Sebebi Olur mu?

Sürekli hakaret, aşağılama, küçük düşürme, tehdit, aşırı kontrol veya psikolojik baskı evlilik birliğini temelinden sarsabilecek davranışlardır. Davranışın sürekliliği ve ağırlığı önemlidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.02.2026 tarihli kararında eşe yönelik hakaret, aşağılama ve agresif davranışların evlilik birliğinin davacı açısından çekilmez hale gelmesine yol açabilecek nitelikte olduğu kabul edilmiştir.

Eşin Sağlık Sorunlarıyla İlgilenmemek Kusur Sayılır mı?

Eşin veya çocukların ciddi sağlık sorunlarıyla ilgilenmemek, birlik görevlerinin ihlali kapsamında kusur olarak değerlendirilebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.04.2026 tarihli kararında erkeğin eş ve çocukların sağlık problemleriyle yeterince ilgilenmemesi, baskı uygulaması ve aşırı kontrolcü davranışları kusur değerlendirmesinde dikkate alınmıştır.

Bağımsız Konut Sağlamamak Boşanma Sebebi Olabilir mi?

Eşlerin ortak hayatı bağımsız bir aile düzeni içinde sürdürmeleri gerekir ve özellikle eşlerden birinin diğerini sürekli şekilde ailesiyle birlikte yaşamaya zorlaması uyuşmazlığa neden olabilir. Yargıtay’ın 2026 tarihli kararlarında bağımsız konut temin etmeme kusur olarak değerlendirilmiştir. Ancak yalnızca eşin ailesine yakın yerde oturmak veya geçici olarak aileyle birlikte kalmak her durumda boşanma sebebi oluşturmaz; olayın koşulları incelenir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir; Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi Aile Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yetkili mahkeme ise TMK m.168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Bu nedenle boşanma davasının yalnızca evliliğin yapıldığı yerde açılması gerektiği yönündeki düşünce doğru değildir.

Boşanma Davasında Nafaka Talep Edilebilir mi?

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davasında şartları oluşmuşsa tedbir nafakası, çocuk için iştirak nafakası ve boşanma sonrasında yoksulluk nafakası talepleri gündeme gelebilir. Tedbir nafakası dava süresince geçici nitelikteyken yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası boşanma sonrasına ilişkin sonuçlardır. Velayet ve tedbir nafakası kararlarına karşı başvuru yolları hakkında Boşanma Davasında Velayet ve Tedbir Nafakası Kararına İtiraz başlıklı yazımızdan bilgi alabilirsiniz.

Maddi ve Manevi Tazminat İstenebilir mi?

Boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz veya daha az kusurlu olan eş, şartları varsa TMK m.174 kapsamında maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminatta boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatin zarar görmesi, manevi tazminatta ise kişilik haklarına saldırı önemlidir. Yargıtay’ın 2026 tarihli kararlarında tarafların kusur derecelerinin yanlış belirlenmesinin tazminat kararlarını da doğrudan etkilediği görülmektedir.

Velayet Nasıl Belirlenir?

Boşanma davasında velayet konusunda esas ölçüt eşlerin kusuru değil, çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme çocuğun yaşı, bakım ve eğitim koşulları, ebeveynlerin yaşam düzeni, çocukla ilişkileri, sağlık koşulları ve gerektiğinde sosyal inceleme raporlarını birlikte değerlendirir. Bir eşin boşanmadaki kusurunun daha fazla olması tek başına velayetin diğer eşe verilmesi sonucunu doğurmaz.

Önceki Boşanma Davası Reddedildiyse Yeniden Dava İçin Kaç Yıl Beklenir?

14 Kasım 2024 tarihinde yapılan kanun değişikliğiyle TMK m.166/4’teki süre üç yıldan bir yıla indirilmiştir. Buna göre boşanma sebeplerinden biriyle açılan davanın reddine ilişkin karar kesinleştikten sonra bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin talebiyle boşanmaya karar verilebilir. Bu bir yıllık düzenleme 2026 yılında Anayasa Mahkemesinin önüne de gelmiş ve Anayasa’ya aykırı bulunmamıştır.

Anlaşmalı Boşanma da TMK 166 Kapsamında mı?

Evet. TMK m.166/3 anlaşmalı boşanmayı düzenler. Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi, hakimin eşleri bizzat dinlemesi ve mali sonuçlar ile çocuklara ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Bu nedenle TMK m.166 yalnızca çekişmeli “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” davasını değil, anlaşmalı boşanmayı ve önceki davanın reddi sonrası fiili ayrılık halini de düzenlemektedir.

2026 Yargıtay Kararlarında Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nasıl Değerlendiriliyor?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararları birlikte değerlendirildiğinde üç temel nokta öne çıkmaktadır: boşanmaya sebep olduğu ileri sürülen olayların somut biçimde ortaya konulması, bu olayların hukuka uygun delillerle ispatlanması ve tarafların kusur derecelerinin doğru belirlenmesi. 03.02.2026 tarihli kararda hakaret ve aşağılayıcı agresif davranışların dikkate alınması gerektiği belirtilirken, başka kararlarda ispatlanmayan vakıaların kusur olarak yüklenemeyeceği vurgulanmış; yine 2026 tarihli kararlar kusur belirlemesinin maddi ve manevi tazminat üzerinde doğrudan etkili olduğunu göstermiştir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Hakkında Sık Sorulan Sorular

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması İçin Kaç Yıl Evli Olmak Gerekir?

TMK m.166/1’e dayalı çekişmeli boşanma davasında evliliğin belirli bir süre devam etmiş olması şartı yoktur. Bir yıllık evlilik süresi şartı TMK m.166/3 kapsamındaki anlaşmalı boşanma için geçerlidir.

Sürekli Tartışmak Boşanma Sebebi midir?

Tek başına “sürekli tartışıyoruz” demek yeterli değildir. Tartışmaların hangi olaylardan kaynaklandığı, tarafların hangi davranışlarının ortak hayatı çekilmez hale getirdiği ve bunların nasıl ispatlandığı önemlidir.

WhatsApp Mesajı Tek Başına Boşanma İçin Yeterli midir?

Mesajın içeriğine göre yeterli veya destekleyici delil olabilir; ancak mahkeme delilleri bir bütün olarak değerlendirir. Mesajın hukuka uygun şekilde elde edilmesi de gerekir.

Tanıksız Boşanma Davası Kazanılabilir mi?

Evet. Tanık boşanma davalarında önemli bir delildir ancak zorunlu değildir. Yazışmalar, resmi kayıtlar, sağlık raporları, fotoğraflar, banka kayıtları ve diğer hukuka uygun deliller de kullanılabilir.

Affedilen Hakaret Daha Sonra Boşanma Sebebi Yapılabilir mi?

Affedildiği veya hoşgörüyle karşılandığı kabul edilen olaylar kural olarak daha sonra kusur olarak yüklenmeyebilir. Ancak affetmenin gerçekleşip gerçekleşmediği somut davranışlarla belirlenir.

Evi Terk Eden Eş Her Zaman Kusurlu mudur?

Hayır. Terk davranışının nedenine bakılır. Şiddet, tehdit veya başka haklı bir neden nedeniyle ortak konuttan ayrılan eş sırf evden çıktığı için kusurlu kabul edilmez.

Daha Ağır Kusurlu Eş Boşanabilir mi?

Daha ağır kusurlu eş dava açabilir; ancak diğer eşin TMK m.166/2 kapsamında itiraz hakkı bulunabilir. İtirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.

Önceki Boşanma Davası Reddedildiyse Üç Yıl Beklemek Gerekir mi?

Hayır. 14 Kasım 2024 tarihli değişiklikten sonra süre üç yıl değil bir yıldır. Ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa TMK m.166/4 kapsamında yeniden boşanma istenebilir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Davasında Tazminat Alınabilir mi?

Şartları varsa evet. Kusursuz veya daha az kusurlu eş, TMK m.174 kapsamında maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Kusur oranı ve kişilik hakkı ihlali tazminat değerlendirmesinde önem taşır.

Boşanma Davası Açmadan Önce İlk Olarak Ne Yapılmalı?

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası düşünülüyorsa ilk olarak evliliği çekilmez hale getirdiği ileri sürülen somut olaylar tarih sırasına göre belirlenmeli, bu olayları destekleyen hukuka uygun deliller toplanmalı ve affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış eski olaylarla yeni olaylar birbirinden ayrılmalıdır. Daha sonra tarafların kusur durumunun nafaka, tazminat ve velayet taleplerine etkisi değerlendirilmelidir. Ortak konutu terk etmenin hukuki sonuçları için Evi Terk Eden Kadın veya Erkek Boşanmada Kusurlu mu?, velayet ve tedbir nafakası kararları için Boşanma Velayet ve Tedbir Nafakası Kararına İtiraz başlıklı rehberlerimizi inceleyebilirsiniz.

Av. İlkay Uyar Kaba – Ankara – Son Güncelleme: 23 Eylül 2026

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Boşanma davalarında kusur, ispat, nafaka, tazminat ve velayet değerlendirmesi her dosyanın somut olaylarına ve delillerine göre ayrıca yapılır.

3.711 Görüntülenme

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SOR

 

BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri

AV.İLKAY UYAR KABA

AV.İLKAY UYAR KABA

  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
Telefon WhatsApp