Atla

Haksız Rekabet Nedeniyle Tazminat Davası


Haksız Rekabet Nedeniyle Tazminat Davası

Haksız Rekabet Nedeniyle Tazminat Davası

Haksız Rekabet Nedeniyle Tazminat Davası

Türk Ticaret Kanunu’ nun 58. Maddesinde düzenlenmiş olan maddi tazminat, haksız rekabeti oluşturan failin eylemlerinde kusur bulunması halinde oluşan zarar ve ziyanın telafi edilebilmesi için tazminat davası açılabilir.

Tazminat davasının açılabilmesi için gerekli koşullar arasında haksız rekabet, haksız rekabet nedeniyle zarara uğramak, kusurluluk hali ve illiyet bağıdır. Usul olarak tazminat davalarında zararın ispatı davacıya ait olmakla birlikte, uygulamada bu durum oldukça büyük güçlüklere neden olur ve çoğu durumda imkansız olabilir.

Haksız rekabetin oluştuğu durumlarda, bu durumların sonucunda mağdur olmuş kişiler tarafından, kusurlu olan kişilere karşı zararın tazmini için açılabilen dava türleridir. Tazminat talep edilebilmesi için kusurun varlığı ve zarar gereklidir. Kusursuz olunduğu durumlarda sorumluluk kabul edilmediği gibi, kusurluluk halinde hafifi kusurlar bile dava için yeterli gerekçenin oluşmasına neden olur. Kusurun ağırlık oranı tazminatın belirlenmesinde ağırlıklı etkiyi oluşturur. Haksız rekabet nedeniyle açılabilen maddi ve manevi olmak üzere iki türlü tazminat davası vardır.

Haksız rekabete dayalı tazminat davalarını düzenleyen Türk Ticaret Kanunu’ nun 58. Maddesinde haksız rekabete dayalı olarak oluşan zarar ve ziyanın tazmin edilmesinden söz edilmekle birlikte, bu tazminin nasıl gerçekleşeceğine dair bir düzenleme bulunmaz. Bu sebeple Borçlar Kanunu Madde 43’ de bulunan ilkeler, tazminatın belirlenmesinde gerekli olan hükümleri karşılar. Yanı sıra tazminatın yeterli olup olmamasına bağlı olarak hakim, haksız rekabet sonucunda elde edilebilecek karlara karşılık da tazminata hükmedebilir.

Haksız Rekabet Nedeniyle Manevi Tazminat Davası

Türk Ticaret Kanunu 58. Madde hükümlerine göre, haksız rekabete dayalı şartlar oluşmuşsa Borçlar Kanunu 49. Maddeye göre manevi tazminat davası açılabilir. Haksız rekabet nedeniyle kişilik hakları hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, manevi tazminat talep edebilir. Bu aşamada kusurun ve zararın ağırlığı şartı bulunmaz. Buna paralel olarak haksız rekabetin manevi tazminat davasına konu olabilmesi için, haksız rekabet eylemi, bu haksız rekabet fiiline bağlı olarak oluşan manevi zarar, failin kusuru ve illiyet bağı şartları aranır.

Haksız rekabet nedeniyle manevi tazminat davasının amacı, haksız rekabetin ilgili kişinin servetinde oluşturduğu zararın karşılanması değil, haksız rekabetin kişi üzerinde oluşturduğu ıstırap ve elemin giderilmesi esastır. Manevi tazminatın hükmedilmesiyle mağdurun manevi olarak tatmin edilmesi hedeflenir. Tazminatın miktarı davanın durumuna göre hakim tarafından belirlenir.

 

Haksız Rekabet Nedeniyle Tazminat Davası Nasıl Açılır

Haksız rekabete dayalı tazminat davaları Türk Ticaret Kanunu Yerine, Hakim tarafından Borçlar Kanunu’ nun 42. Maddesine dayandırılarak belirlendiği durumlarda bile, çoğunlukla zarar yeteri kadar karşılanamıyor ve failin ödeyeceği tazminatın üzerinde elde ettiği kar kendisine kalabiliyor.

 

Bu duruma çözüm oluşturmak amacıyla Türk Ticaret kanunu 57. Maddeye yapılan bir eklemeye göre hakim “ haksız rekabete dayalı olarak elde edilmesi mümkün görülen karların karşılığına göre bir tazminata da hükmedebilir.

Franchise -Haksız Rekabet Nedeniyle Tazminat Davası

Franchise, son kullanıcılara malların yeniden satılması veya hizmetlerin sunumu için kullanılacak olan markalar, ticaret unvanları, mağaza işaretleri, faydalı modeller, tasarımlar, telif hakları, know how veya patentlere ilişkin fikri veya sınai mülkiyet haklarından oluşan bir sistemidir. Franchise anlaşması, franchise verenin, franchise alana, doğrudan veya dolaylı mali katkı karşılığında, belirli türden mal ve/veya hizmetleri pazarlaması amacıyla bir franchise kullanılması hakkını verdiği ve en azından;

Haksız Rekabet Nedeniyle Tazminat Davası

Ortak bir marka veya işletme adının kullanılması ve tesislere ve/veya ulaşım araçlarına yeknesak bir görünüm verilmesi;

Franchise veren tarafından franchise alana know how aktarılması;

Franchise alanın anlaşma süresince franchise veren tarafından sürekli olarak ticari ve teknik açıdan desteklenmesi; yükümlülüklerini içeren bir anlaşmadır.

Franchise sözleşmesi, sürekli bir borç ilişkisi kuran bir sözleşme türü olup taraflar arasında sözleşmenin kendiliğinden sona ermesini gerektiren şartlar belirlenmediği taktirde, tarafların müdahalesi olmadan sona erdirilemez. (11. HD. 2005/5416 E. 2006/7900 K.).

Franchise veren ürüne, hizmete veya bilgi birikimine ve bunlara ait denenmiş kalitesi kanıtlanmış ve başarılı bir markaya, isme sahip ve bunların satış, dağıtım veya işletme hakkını belirli bir bedel karşılığı veren taraftır. Franchise veren isim, marka ve diğer ayırdedici özelliklerinin sahibi olmalı veya yasal olarak kullanım hakkına sahip bulunmalıdır.

Ayrıca tescili tüm ticari marka, logo, sembol, ve isimler ile ilgili tüm bilgileri franchise alana vermesi gereklidir. Eğer herhangi bir hususta hukuki bir problem varsa bu yön ayrıca açıklanmalı ve franchise veren o konularda taraf olduğu tüm hukuki davaları franchise alana bildirmelidir.  

SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak