Atla

İş Kazalarında Tazminat


İş Kazalarında Tazminat

İş Kazalarında Tazminat

İş Kazalarında Tazminat

İş Kazalarında Tazminat hesaplanması Yargıtay kararında şu şekilde yer almıştır. Tazminatın saptanmasında ise; zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, iş görebilirlik çağı, iş görmezlik ve karşılık kusur oranları, destek görenlerin gelirden alacakları pay oranları, eşin evlenme olasılığı, Sosyal Sigortalar tarafından bağlanan peşin sermaye değeri gibi tüm verilerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde öncelikle belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır.

Öte yandan tazminat miktarı; işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluştuğu yönü ise söz götürmez.

Başka bir anlatımla, işçinin günlük net geliri tespit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise; yıllık olarak %10 arttırılıp %10 iskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşına kadar (aktif) dönemde, 60 yaşından sonrada bakiye ömrüne kadar (pasif) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yöntemine başvurulmadan her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.

Kuşkusuz, açıklanan zarar ve tazminatın hesaplanması yönteminde, pasif devre de herhangi bir işte çalışılmasa bile, sigortalının salt yaşamsal faaliyetlerinin sürdürülmesinin de ekonomik bir değer taşıması nedeniyle bundan yoksun kalan hak sahipleri bakımından zarar oluşacağı, bu nedenlerle de pasif devre zararın asgari ücret esas alınarak ve asgari geçim indirimi uygulanmaksızın hesaplanması gerekeceği.

Kaçınılmazlık, kusursuzluk veya kusurun ağırlığı gibi nedenlerden ötürü Türk Borçlar Kanununun 51-52. maddeleri gereğince zarardan indirim yapılacağı ve en son olarak da, aktif ve pasif dönemde, elde edilen kazançlar toplamından, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bildirilen ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir bölümünün indirileceği, böylece belirlenen tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütüleceği gibi, hususların göz önünde tutulacağı hukuksal gerçeği de ortadadır.

Mahkemece hükme esas alınan 07.12.2012 tarihli hesap bilirkişi raporunda hak sahiplerinin zararı hesaplanırken sigortalının olay tarihindeki yaşı 40 yıl 4 ay 8 gün olarak hesaplanmış ve PMF tablosuna göre 30 bakiye ömrü olduğundan bahisle 41 yaşındaki eşin 21 yıl aktif ve 8 yılda pasif devrede destekten yararlanacağı kabul edilmek suretiyle tazminat hesaplanmıştır. Sigortalının bakiye ömrünün ve eşin destek altında olacağı sürenin hesaplanmasında PMF tablosundan yararlanılması isabetlidir.

Ne var ki sigortalının doğum tarihi nüfus kaydına göre 06.05.1965 olup olay tarihindeki yaşı 44 yıl üç ay 28 gün olduğu ve bakiye ömrünün buna göre hesaplanması gerekirken, nüfusa tescil tarihi olan 25.04.2009 tarihinin doğum tarihi gibi değerlendirilerek bakiye ömrün hesaplanması hatalı olmuştur. Davacı eş yaşça küçük olduğuna göre kendi yaşam süresi kadar değil yaşça büyük olan sigortalının yaşam süresi kadar destekten yoksun kalır.

Yapılacak iş sigortalının nüfus kaydındaki doğum tarihine göre bakiye ömrü ve davacı M...'nun destek altında bulunacağı süre belirlenerek yukarıda açıklanan ilkelere uygun biçimde tazminatını hesaplatmak, hesaplanan tazminattan, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bildirilen anılan davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir bölümü indirilmek usulü kazanılmış haklar göz önünde tutularak sonucuna göre bir karar verilmekten ibarettir.

İŞ KAZALARINDA TAZMİNAT YARGITAY KARARLARI

İŞ KAZASI SONUCU MALULİYETTEN DOĞAN MANEVİ TAZMİNAT İŞ KAZASINA UĞRAYAN SİGORTALININ MANEVİ ZARARLARININ GİDERİLMESİ İSTEMİ - DAVACIYA İŞ KAZASI NEDENİYLE SÜREKLİ İŞ GÜCÜ KAYBINA UĞRADIĞI İDDİASINDA OLUP OLMADIĞININ AÇIKLATTIRILMASI GEREĞİ - HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Dava, iş kazasına uğrayan sigortalının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Yapılması gereken iş öncelikle davacıya … tarihindeki iş kazası nedeniyle sürekli iş gücü kaybına uğradığı iddiasında olup olmadığının açıklattırılması, davacının böyle bir iddiasının bulunması durumunda Kuruma müracaat ile sürekli iş gücü kaybı oranının tespiti için sigortalıya süre verilmesi ve tüm delillerin bir arada değerlendirilerek neticeye varılmasından ibarettir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • İş Kazalarında Tazminat - Yorum
    MAŞALLAH BOYLU -
    6 Ekim 2016

    İş Kazalarında Tazminat Bu dava Hakkında bazı sorular aklıma takıldı.

    Cevapla
Yorum Bırak