Atla

İş Kazası Ceza Davası


İş Kazası Ceza Davası

İş Kazası Ceza Davası

İş Kazası Ceza Davası

İŞ KAZASI CEZA DAVASI , İŞ KAZASINDA CEZAİ SORUMLULUK, İŞ KAZASINDA YETKİLİ MAHKEME, İŞ KAZASI CEZA DAVASI

iş kazası nedeniyle işverene karşı açılacak dava Türleri genellikle tazminat davalarıdır. Kazanın boyutu, mağduriyetin boyutu kazanın şekli özellikleri maddi ve manevi tazminat miktarlarını etkileyen kritik noktalardır. İş kanunları bünyesinde süreçlerin yürütüldüğü iş mahkemelerinde görülebileceği gibi ölüm ile sonuçlanan kazalarda kusur oranına göre Ceza Mahkemelerinde de görülen davalar olmuştur. İş yerlerinde ihmalden kaynaklanan nedenlerden dolayı istenmese de bazen İş kazaları meydana gelmektedir. İş yerinde ve görülen işle ilgili meydana gelen kazalara, kısaca iş kazası denir. İş kazalarının işçi, işveren ve işyeri bakımından ortaya çıkarttığı sonuçları bulunmaktadır.

İş Kazası Ceza Davası Ceza ve Yaptırım Uygulanması İçin Kasıt veya Kusur Gerekmektedir

Meydana gelen iş kazalarında işveren, kaza geçiren kişi veya diğer üçüncü kişilerin mevzuatlar içerisinde sorumlu olabilmesi veya ceza uygulanabilmesi için kasıt veya kusur aranmaktadır. Meydana gelen kazada kasıt veya kusurun tespit edilmesi bu konuda cezalandırma ve yaptırımı ortaya çıkartacaktır. Bu kasıt veya kusur konusunda bir hapis cezasının mümkün olabilmesi için Türk Ceza Kanunun hükümlerine göre tespit edilmesi veya maddi bir ceza alınabilmesi için İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında bir kusur veya kasıt tespit edilmiş olması gerekmektedir. Bu kanunlar ve alt mevzuat hükümlerine aykırı şekilde hareket edilmiş olması, mevzuatlarda belirtilen tedbirlerden en az birinin alınmamış olmasının tespit edilmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen durumların tek bir istisnası bulunmaktadır. İş yerinde meydana gelen tüm kazalar iş kazası olarak değerlendirilmektedir. İş yerinde işçiyi kasten öldüren veya yaralayan işveren veya üçüncü kişi Türk Ceza Kanunun 81 ve 85. Maddeleri uyarında hapis cezasına çarptırılmaktadırlar. Bu durumun birçok istinası olduğundan aşağıda bunların açıklamaları yapılmaktadır.

Genel Olarak Kusurlu Olan ve Sorumluluğu Tespit Edilen Kişilere Uygulanan Yaptırım ve Cezalar

İş yerinde yaşanan iş kazaları konusunda kusurlu ve sorumlu olan kişilere uygulanacak olan yaptırım ve cazalar aşağı detaylı şekilde anlatılacaktır. İşverene Uygulanacak Yaptırım ve Cazalar Şahıslara ait iş yerlerinde iş yeri sahibi, şirket ve holding gibi iş yerlerinde ise şirket ortakları ve sahipleri ile işveren vekili olan şirket yetkilileri ve iş yeri yetkilileri işveren olarak değerlendirilmektedir.

İşçinin ölümü veya yaralanması ile sonuçlanan iş kazalarında, kusurlu ve sorumlu olduğu tespit edilen işveren, işlediği kusur eğer Türk Ceza Kanunu hükümlerindeki taksir kapsamına giriyor ise hapis cezası ile cezalandırılmaktadırlar.

Ayrıca kaza geçiren işçi, işçi ölmüş ise kanuni hak sahipleri Borçlar Kanunundaki hükümler gereğinde maddi ve manevi tazminat alma haklarına sahip olmaktadırlar.

Ayrıca sosyal güvenlik Kurumu da kaza geçiren işçi için yapılan tüm tedavi giderlerini, kaza geçiren işçiye ödediği geçici iş görmezlik ödemesini, kaza geçiren işçinin yaptığı meslekte çalışma kaybı yaşaması durumunda kurumun kendisine bağlamış olduğu iş görmezlik gelirini de işverenden tahsil etmektedir.

Ayrıca sosyal Güvenlik Kurumu işçi için ödediği veya ileride ödeyeceği tahmini gelirin toplamını, kaza geçiren işçinin hayatını kaybetmesi durumunda kurumun kendisine veya hak sahiplerine bağladığı maaşın tahmini toplamını da işverenden tahsil etmektedir. Ayrıca iş kazası geçiren kişinin sigortasız olması durumunda işverenin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın tüm masraflar kendisinden tahsil edilmektedir.

Üçüncü Kişilere Uygulanan Yaptırım ve Cezalar

İş yerinde meydana gelen bir kazanın konusu olan işveren, işveren vekili veya yetkilisi ile işçi dışında kalan kişiler üçüncü kişi olarak sayılmaktadır.

İşçinin ölümü veya yaralanması ile sonuçlanan bir iş kazasında, kusur ve sorumluluğu olduğu tespit edilen üçüncü kişi veya kişilere, kusur ve sorumluluğunun Türk Ceza Kanundaki hükümlere göre taksir kapsamına girmesi durumunda hapis cezası verilmektedir.

İş kazasının oluşması üçüncü kişinin bir kişinin kusuru ve sorumluluğu ile gerçekleşmiş ise, sigortalıya ve oluşan hak sahiplerine yapılması gereken tüm ödemeler ve bağlanması gereken gelirler sosyal sigortalar Kurumu tarafından bu kişi veya kişilerden tahsil edilmektedir.

Kaza Geçiren Kişiye Uygulanan Yaptırım ve Cezalar

İş kazasının meydana gelmesinde kasıtlı bir hareketi olan ağır bir kusuru olan işçinin, iş kazasına uğraması durumunda Sosyal sigortalar Kurumu yaptığı iş görmezlik ödemesini ve sürekli iş görmezlik gelirini işçinin gelirinden kesmektedir.

İş Kazasında İş güvenliği Uzmanı veya İş Yeri Doktoruna Uygulanacak Yaptırım ve Cazalar

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 6. Maddesinde yer alan hükümler gereğinde az tehlikeli olarak belirtilen iş yerlerinden 50'den az çalışanı olan iş yerlerinin hariç olması şartı ile iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi zorunlu olmaktadır. Ayrıca İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 8. maddesinde işyeri güvenliği uzmanlarında ve iş yeri hakimlerine, görevli oldukları iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınması gereken tedbirleri yazılı olarak bilgilendirme zorunluluğu getirmektedir.

Ayrıca belirtilen düzenlemelerden hayati tehlike arz eden durumların işveren tarafından düzeltilmemesi durumunda, bu durumu İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürlüğüne bildirmeleri yükümlülüğü verilmiştir. Kanun ve yönetmeliklerde açıkça belirtilen yükümlülüklerini ve görevlerini yerine getirmediği ve bu sebep ile iş kazasının meydana geldiği tespit edilmesi durumunda, kusur ve sorumluluğu tespit edilen iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı için kusuru ve sorumluluğu Türk Ceza Kanundaki taksir kapsamına girmesi durumunda hapis cezası ile cezalandırılmasını gerektirmektedir.

Bunların yanında iş kazası nedeni ile sosyal Güvenlik Kurumunun yaptığı masrafları bu kişilerden tahsil etmesi de gerçekleşecektir. Bunların yanında iş kazası nedeni ile işçinin ölmesi veya maluliyete sebep verecek şekilde vücut bütünlüğünü kaybetmesine neden olması veya meslek hastalığına yakalanmasına neden olacak bir ihmali olan iş yeri hekiminin veya iş yeri güvenlik uzmanın yetki belgesi askıya alınacaktır.

Çalışanın Sigortasız Olması

İş kazasında kaza geçiren işçinin sigortasız şekilde çalışıyor olması yani işverenin işçinin çalışmasını Sigorta Güvenlik Kurumuna bildirmemiş olması durumunda işçi için bir hak kaybı bulunmamaktadır. İşçinin o iş yerinde çalışabilecek ve iş sözleşmesi yapabilecek şekilde bir çalışma ve hizmet içerisinde olduğunun tespit edilmesi işçi için yeterli olacaktır.

Türk Ceza Kanuna göre Verilecek Hapis ve Adli Para Cezaları

Türk Ceza Kanunda taksirle veya kast ile ölüm ve yaralamaya neden olan kişiler için hapis cezası uygulanması ve adli para cezası uygulanması belirtilmiştir. Kanunda belirtilen kast, işlenecek suçun bilerek ve isteyerek işlenmesi olarak tanımlanmaktadır. Bilerek ve isteyerek olarak tanımlanan kast ile ölüm ve yaralama iş kazaları için istisnai haller dışında geçerli olmamaktadır. İş kazalarında yine istisnai haller dışında çoğunlukla taksir ile öldürmek ve yaralamak olarak değerlendirilmektedir. Taksir, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüm ve yaralamaya sebebiyet verilmesi olarak tanımlanmakta ve kanunlarda belirtilmektedir. Türk Ceza Kanunda taksirle ölüm ve yaralamaya sebep olan kişi veya kişilere verilecek olan hapis cezaları aşağıdaki gibi belirtilmektedir. Bu durumda taksirle işçinin ölümüne ve yaralanmasına neden olan kişilerin alacakları cezalar aşağıda belirtildiği şekilde olacaktır.

Türk Ceza Kanunu 85. Maddesi Uyarınca Taksirle Öldürme

Kanunun ilk bendinde, taksirle ölüme neden olan kişinin iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası alması belirtilmektedir. Kanun maddesinin ikinci bendinde, işlenen fiilin birden fazla kişinin ölümüne sebep olması durumunda veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması durumunda iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları belirtilmiştir.

Türk Ceza Kanunu 89. Maddesi Uyarınca Taksirle Yaralama

Türk Ceza Kanunun 89.maddesinde belirtilen taksirle yaralama konusundaki cezalar için maddenin ilk fıkrasında, Taksirle birinin vücuduna acı veren veya sağlığı ile algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi için, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası verilmesi belirtilmektedir. Kanun Maddesinin diğer fıkrasında, Taksirle yaralama fillinin mağdurunun;

Duyularında veya organlarında işlevin sürekli zayıflaması

Vücudunda oluşacak kemik kırıkları olması

Konuşmasının sürekli bozulması

Yüzünde sabit bir iz kalması

Yaşamını tehlikeye sokan bir durumda kalması

Hamile bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğması

Durumlarının oluşmasında fiili işleyen için maddenin ilk fıkrasında belirtilen cezalar yarı oranında arttırılması belirtilmektedir. Maddenin üçüncü fıkrasında, taksirle yaralama fiilinin mağdurunun;

İyileşmesi mümkün olmayan bir hastalığa yakalanması veya bitkisel hayata girmesi

Organlarından veya duyularından birini kaybetmesi

Çocuk yapma yeteneğini veya konuşma yeteneğini kaybetmesi

Yüzünde sürekli değişiklik olması

Hamile kadının çocuğunu düşürmesi

Durumlarında maddenin birinci fıkrasında verilen cezaların bir kat arttırılması belirtilmektedir. Maddenin dördüncü fıkrasında, taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olan kişinin altı aydan üç yıla kadar hapis cezası alması hükmü belirtilmektedir. Maddenin beşinci fıkrasında, taksirle yaralama suçunun kovuşturulması ve soruşturulmasının da şikayete bağlı olduğu belirtilmektedir. Ayrıca bu fıkrada maddenin birinci fıkrasına giren yaralama fiili hariç olarak suçun bilinçli bir taksirle işlenmesi durumunda şikayet aranmayacağı belirtilmektedir. Kanunlarda taksir aşağıda belirtildiği şekilde tanımlanmaktadır.

Türk Ceza Kanunun 22. Maddesi Uyarınca Taksirin Tanımı

Taksirle işlenecek olan fiiller kanunda açıkça belirtilmiş olan hallerde cezalandırılmaktadır.

Taksir, dikkat ve özen konusundaki yükümlülüklere aykırı davranış sergilemek, dolayısı ile bir davranış veya hareketin suçun kanuni tanımında belirtilen neticelerinin öngörülmeyerek yapılmasıdır.

Kişinin davranışı ve hareketi yapması ile öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin bu şekilde meydana gelmesinde bilinçli taksir bulunmaktadır. Bu durumda taksirli suçlara ilişkin verilecek cezanın üçte birinden yarısına kadar artırılması gerekmektedir.

Taksirle işlenecek bir suç için verilecek olan ceza kusuru işleyenin kusur durumuna göre belirlenmektedir.

Birden fazla kişinin işlediği taksirli suçlarda her kişi kendi sorumlu olduğu suçtan ceza almaktadır. İşlenen her fiil için ceza kusura göre ayrı şekilde belirlenmektedir.

Taksirli davranış sonucunda ortaya çıkan neticede, failin kişisel veya ailevi durumu bakımından artık ceza verilmesinin gereksiz olacağı durumlarda ceza verilmemektedir. Böyle bir durumda bilinçli taksir olmasında ise ceza yarıdan altına birine kadar indirilebilmektedir.

Borçlar Kanuna Göre Maddi ve Manevi Tazminatlar

Meydana gelen iş kazasında kendisi veya kendisi ölmüş ise kanuni hak sahipleri, iş kazasının oluşmasında kusur ve sorumluluğu bulunan işveren ve üçüncü kişilere karşı tazminat alma hakkı bulunmaktadır. Bu konuda Borçlar Kanunun 53, 54, 55 ve 56. Maddelerinde maddi ve manevi tazminat açılması konusunda düzenlemeler bulunmaktadır.

Borçlar Kanuna Göre Yaralanma Halinde Açılacak Tazminat Davaları

İş kazası geçiren işçiler yaşadıkları bedensel zararlar nedeni ile sorumlu ve kusurlu olan işveren veya üçüncü kişilere tazminat davası açabilmektedir. Kanunda tazminat almaya hak kazanılacak bedensel zararlar aşağıdaki gibi belirtilmektedir.

Tedavi giderleri

Kazanç kayıpları

Çalışma gücünün azalması ve yitirilmesi sonucunda doğacak kayıplar

Ekonomik açıdan geleceğin sarsılması nedeni ile doğacak kayıplar

Borçlar Kanuna Göre Ölüm Halinde Açılacak Tazminat Davaları

Yaşanan iş kazası sonucunda hayatını kaybeden işçinin yakınları veya kanunu hak sahipleri, iş kazanın meydana gelmesinde kusurlu ve sorumlu olan işveren ve üçüncü kişilere tazminat davası açabilmektedirler. İşçinin ölümü halinde uğranılan zararlar aşağıdaki gibidir.

Cenaze giderleri

İş kazası sonrasında ölümün hemen gerçekleşmemesi durumunda meydana gelen tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi nedeni ile doğan kayıplar

Ölen işçinin desteğinden ölüm nedeni ile mahrum kalan kişilerin uğradıkları kayıplar


 

İş Kazası Ceza Davası Nasıl Görülür

Borçlar Kanuna Göre Manevi Tazminat

İş kazası sonrasında bedensel bütünlüğünü yitiren ve zedelenen kişi bu durum nedeni ile iş kazasının oluşmasında kusuru ve sorumluluğu tespit edilen işveren veya üçünü kişilere manevi tazminat davası açabilmektedir. Bunun yanında ağır bedensel zarar görmesi veya işçinin ölmesi durumunda ölenlerin yakınları da iş kazasında kusur ve sorumluluğu tespit edilen işveren veya üçüncü kişilerden manevi tazminat alabilmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından İş Kazalarında Uygulanan Yaptırımlar
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun iş kazaları konusunda uyguladığı yaptırımlar, meydana gelen iş kazalarının oluşmasında kusur ve sorumluluğu tespit edilen işveren veya üçüncü kişiler ile işçiye, kurumun bu kaza nedeni ile yaptığı ödemeler ve masrafların tahsilini yapması şeklinde olmaktadır.

Sosyal Güvenlik Kurumunca İş Verene Uygulanacak Yaptırımlar

Yasalarda işveren tanımı ve bu tanıma ait kişiler belirtilmiştir. Şahsa ait bir iş yerinde işveren işyeri sahibi olmaktadır. Bir şirket veya holdingde ise iş yeri yetkilisi veya ortaklar ile temsilcileri işveren olmaktadır. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 21. Maddesi uyarınca, meydana gelen iş kazasında işverenin kastı olarak meydana gelmesi veya iş sağlığı koruma ve güvenliği mevzuatına aykırı bir durum sonucu meydana gelmiş olması halinde. Sosyal Güvenlik Kurumunca hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması planlanan tüm ödemeler işverenden tahsil edilmektedir. İşverenlerin sorumluluklarında kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınmaktadır.

İş Kazası Ceza Davası Tazminata Etkisi

Ayrıca iş kazasının en geç üç iş günü içerisinde işveren tarafından kuruma bildirilmemesi durumunda, yapılan bildirim tarihine kadar geçen süre için, sigortalıya ödenecek olan geçici iş görmezlik ödeneği işverenden tahsil edilmektedir. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 76. Maddesi uyarınca, gerçekleşen iş kazası sonrasında işveren işçiye derhal sağlık durumunun gerektirdiği sağlık hizmetlerini sağlamak zorundadır. Bu durumda meydana gelen masrafların; sağlık hizmetleri giderleri, yol giderleri, gündelik ve refakatçi giderleri ve kurum tarafından karşılanmaktadır.

Kanun maddesinde belirtilen yasal yükümlülüklere uyulmaması durumunda ortaya çıkacak tedavinin uzaması nedeni ile oluşan masrafları ve işçinin malul kalması veya bu dereceye ulaşması durumunda işveren kurumun yaptığı tüm ödemeleri ödemek zorundadır. Meydana gelen iş kazasında işverenin kastı veya sağlık sigortasının iş sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili olan mevzuat hükümlerine aykırı bir hareketi sonucunda meydana gelmiş olması durumunda, Sosyal Sigortalar Kurumu'nun yapmış olduğu tüm masrafları ve ödemeleri işverene yüklenmektedir. İşveren iş kazaları konusunda sorumluluğun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınarak işlem görmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumunca Üçüncü Kişilere Uygulanacak Olan Yaptırımlar

Yasalarda meydana gelen iş kazalarında; işveren, işveren vekili ve kaza geçiren kişi dışında kalan tüm kişiler üçüncü kişi olarak değerlendirilmektedir. Bu konuda 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 21. Maddesi uyarınca, meydana gelene kazaların oluşmasında kusurlu ve sorumlu olduğu tespit edilen üçüncü kişiler sosyal Sigortalar Kurumu'nun iş kazası nedeni ile yapmış olduğu tüm sağlık giderleri ve malullük ile iş görmezlik ödemelerini yapmak zorunda kalmaktalardır.

Üçüncü kişinin şirket ve kurum olması durumunda bunu çalıştıranlara ve bunun yetkilileri ile sahibine rücu edilmektedir. Bu durumda işveren gibi iş kazasında kusuru ve sorumluluğu olan üçüncü kişilerde yaptırıma maruz kalmaktalardır.

SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba
Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • GÖKCAN ENGİN -
    7 Ağustos 2016

    İş Kazası Ceza Davası Sözleşme var nasıl bir yasal işlem başvurusunda bulunabilirim ikametim adana yalnız..

    Cevapla
  • anonim -
    21 Ocak 2017

    2008 yılında ..... davardiyasında pnomatik hortumun çürütür patlamasından dolayı yüzüme asit gelmesi ve sag gözumde % 2-3 kadar görme bozukluğu ve matlıgı bulunmakta göz kapagımında refleksleri zayıflamış ve aşağı doğru inmiş Durumda ve tüm tedavilere rağmen suan bulunan aşamadan başka hiç bir aşama kaydedilemeyecegini ve bu şekilde kalacağını söylüyorlar yani bu durumdan çok rahatsızım 2011 yılı sonunda bu iş yerinden ayrıldım ve ara ara işsiz kaldım son olarak 8 aydır işsizim cok madurum ne yapabilirim lutfen yardımcı olur musunuz

    Cevapla
Yorum Bırak