Atla

İş Kazası Davaları - İş Mahkemesi Davaları


İş Kazası Davaları - İş Mahkemesi Davaları

İş Kazası Davaları - İş Mahkemesi Davaları

İş Kazası Davaları - İş Mahkemesi Davaları

İşçilerin ve işverenlerin kendi haklarının korunması adına belirlenmiş olan kuralları içeren İş Kanunu aynı zamanda işçilerin işyeri içindeki faaliyetleri sırasındaki korunmalarının da sağlanması hakkında detaylar içermektedir.

Bu noktada özellikle iş sağlığı ve güvenliği ile işçinin her türlü iş kazasından korunmasının sağlanması işverenin sorumlulukları altında bulunmaktadır.

İş Kazası ile ilgili Yasal Haklar

Kanunlara göre her bir işverenin kendi unvanı altında bulunan işyerlerinde işçilerinin güvenliği sağlayacak şekilde tüm önlemleri almış olması gerekmektedir. Bu işyerinin fiziki yapısının güvenlikli bir ortama dönüştürülmesi şeklinde gerçekleşebileceği gibi aynı zamanda iş güvenliğini artıracak olan araç ve gereçlerin kullanımının artırılması ile de mümkün olabilmektedir.

İşverenlerin kendi üstlenmeleri gereken sorumlulukları ile ilgili tüm işlemleri yapmış oldukları konusunda avukat yardım alması kesin çözüm olabilmektedir. Yasada iş kazası açık bir şekilde tanımlanmıştır. Buna göre işyerindeki çalışma faaliyeti sırasında ya da aynı işverene bağlı başka bir işyerinde meydana gelen tüm kazalar iş kazası olarak değerlendiriliyor.

Bununla birlikte işveren tarafından verilen bir görev doğrultusunda resmi olarak çalışmakta olduğu işyeri dışında başına bir iş kazası gelmiş kişilerin de yine aynı şekilde haklarını talep etmesi mümkün olmaktadır. İş kazaları ile ilişkilendirilecek son önemli husus çalışma döneminin ardından kişide ortaya çıkan engel ya da ruhsal sorunlar olmaktadır.

Bu nedenle işçilerin işten ayrılmalarının ardından bile hukuki olarak iş kazası aracılığı ile taleplerini dile getirmesi söz konusu olabiliyor. Bu nedenle işverenlerin çalışma ortamlarının güvenliğinin sağlanması konusunda dikkatli olması gerekmektedir.

İşverenin görev yetkileri altında bulunan işçilerin başına gelen iş kazalarının değerlendirilmesinde işçinin çalışmasının bağımsız olup olmamasına dikkat edilerek bir karar verilmesi sağlanmaktadır. Buna bağlı olarak sigortalı çalışan her kişinin daha sonradan karşılaştığı iş kazasının kendisine getirmiş olduğu kayıpları ve zararları daha sonradan talep etmesi mümkün oluyor.

İş kazalarının resmi bir şekilde iş kazası olarak tanımlanması için sonradan ortaya çıkan ruhsal ve fiziksel engellerin haricindeki durumlarda bazı bildirimlerin zorunlu olarak yapılması gerekmektedir. Bunun için iş kazasının gerçekleştiği yere bağlı kolluk kuvvetlerinin bilgilendirilmesi ilk aşama olacaktır.

Bu durum kazanın resmi olarak ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiğinin belgelenmesi açısından da önemlidir. Bu zorunlu tutulan eylemle birlikte yapılması gereken en önemli işlemlerden biri de işveren tarafından Sosyal Sigortalar Kurumu'na kaza ile ilgili olarak bildirim yapılmasıdır.

Bu konuda işverenin yasal olarak üç gün süreyle belirlenmiş olan zamanaşımı süresine uygun şekilde bildirim yapması gerekiyor. İş kazalarının gerçekleşmesinin ardından işçilerin yaralanma ve ölüm gibi ciddi durumlarla karşılaşması halinde olayın sadece bir iş kazası davası olmasının ötesinde sorumluların ceza alması adına ceza davası olarak yürütülmesi de söz konusu olmaktadır.

Bu noktada Cumhuriyet Başsavcılığı ve kolluk güçleri tarafından yapılan soruşturmalar sonucunda belirlenen sorumlular hakkında cezai işlem başlatılması yönünde kararların verilmesi sağlanır. İş kazaları sonrasında mağdur duruma düşen kişiler kendi zararlarının karşılanması adına ceza davalarının yanı sıra maddi ve manevi tazminat talebiyle de dava açabilirler.

Bu davalar ancak kişilerin çalışma hayatını kesintiye uğratacak, tamamen engelleyecek olan durumlarda mümkün oluyor. Ayrıca ölen kişinin yakınlarının da yine aynı tazminat talebiyle haklarını alması söz konusu olmaktadır.

İş Kazalarında Tazminat Davası

İş kazaları kişileri sadece fiziksel olarak zarara uğratan bir kaza olarak değerlendirilmemelidir. Başına iş kazası gelmiş olan kişiler yaşadıkları kusurların ardından uzun süre çalışmamakta, tekrar işe döndüklerinde eski performansları ile etkin bir şekilde iş üretememe, çalışma gücü kaybı yaşayarak iş ortamında verimsiz kalma, hastanede bulunulmuşsa bu sürede çalışamamaktan dolayı gelen pek çok sebeple maddi olarak zarara uğramaktadır.

İşçinin bu zararlarının karşılanması için maddi tazminat talebiyle dava açarak haklarını istemesi mümkün olabiliyor. Hem çalışma süreleri içindeki hem de daha sonrası için yaşanabilecek olan kayıpların bu noktada istenebilmektedir. İş kazalarının ölümle sonuçlandığı durumlarda da kişilerin yine aynı taleplerle mahkemeye başvurmaları söz konusu olabiliyor.

Ancak burada tazminat talebinde bulunacak olan kişiler ölen kişinin yakınları olmaktadır. Bu tür davalarda ölen kişinin defnedilmesi, cenaze işlemlerinin yapılması, ölmeden önce tedavi olma sürecinde karşılaşılan tüm hastane ve tedavi işlemlerinin yapılması sırasındaki giderlerin karşılanması sağlanır.

Bunlara ek olarak ölen kişinin sağlığı süresinde kendisi tarafından maddi olarak desteklenmiş birinci dereceden yakını olması zorunlu olmayan kişiler de maddi tazminat talebiyle dava açabilmektedir. Bu davalar destekten yoksun kalma gerekçesi ile açılabiliyor.

İşçilerin iş kazalarının ardından manevi tazminat talebiyle dava açabilmesi ancak bazı koşulların yerine gelmesi halinde mümkün olmaktadır. Bu durumlar kişilerin ölmeden önce yardımını almakta olan ve iş kazasının sonrasında destekten yoksun kalmış olan kişiler için geçerli olmaktadır.

Bu noktada mahkemeler manevi tazminat alacak olan kişilerin ölen işçinin yardımına muhtaç olan kişilerden olmasına dikkat ederek bir karar vermektedir.

İş Kazası Davaları ile ilgili Bilinmesi Gerekenler

İş kazaları gerekçesi ile dava açmak isteyenlerin başvurularını iş mahkemelerine yapması gerekmektedir. Burada iş kazasının gerçekleşmiş olduğu bölgede görevli olan iş mahkemesine başvuru yapmak esas alınmıştır.

Kişiler kendi davalarını anlatan bir dava dilekçesi ile mahkemeye başvuru yaptığı takdirde davalarını açabiliyorlar. Dava dilekçesine ek olarak kişilerin uğradıkları zararları belgelemelerini ve mahkemeye sunabilmelerini sağlayacak olan her türden faturanın, evrakın ve belgenin de dava dosyasına dahil edilmesi gerekmektedir.

İş kazası davalarının sonuçlanması davanın kendi özelliklerine bağlıdır. Dava dilekçelerinin tebligat süreleri, bilirkişi incelemelerinin yapılması gibi teknik detayların yanı sıra davaya bakan mahkemelerin de iş yoğunluğunun dava süresinde etkisi bulunmaktadır.

Tüm bu detaylara göre süresi farklılık gösteren davalar yaklaşık 1 ile 2 yıl arasında sonuçlanmaktadır.

SIKÇA SORULAN SORULAR

ÖZET: Gerek davalılar araç maliki ve araç sürücüsü ve gerekse de davalı ... hesabının sorumluluğu aynı maddî olaydan kaynaklanmış ve zarar tek olduğundan, davaların birlikte görülmesi zorunludur. Mahkemece, birlikte görülmesi gereken davaların sonradan tefrik edilmesi, göreve ilkin kuralları değtirmez. Bütün talepler yönünden ihtilafın özel mahkeme olan asliye ticaret mahkemesince çözüme kavuşturulması gerekir.

ÖZET: Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemece hükme esas alınan bilirki raporlarında kusur oranı, maluliyet oranı ve maddi tazminatın  hukuku ilkeleri çerçevesinde usulünce ve gerekçeleri de belirtilerek gösterildiği, mevcut raporların hüküm vermeye yeter nitelikte olduğu,

Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da görülmediği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmtir.

ÖZET: Davacının meslekte kazanma gücünün kaybı derecesine ilkin yargılama öncesinde ve yargılama sırasında yukarıda belirtilen şekilde itirazı bulunmadığından ve dosya içeriğinde aksine bir sağlık raporu da yer almadığından, davacı vekilinin maluliyet oranının hükme esas alınan orandan daha yüksek olduğuna ilkin istinaf sebebi de yerinde değildir.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmtir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • İş Kazası Davaları - İş Mahkemesi Davaları - Yorum
    SUDE KARAPINAR -
    14 Ağustos 2016

    İş Kazaları Davayı açmak istiyorum süreç ne olur en acil davayı siz alırsanız masraflarım ne kadar tutar.

    Cevapla
  • İş Kazası Davaları - İş Mahkemesi Davaları - Yorum
    ÇAĞLANUR VOYVODA -
    18 Eylül 2016

    İş Kazaları Ben yurtdışında yaşıyorum Türkiyeye gelmem dava sürecini etkilermi

    Cevapla
  • İş Kazası Davaları - İş Mahkemesi Davaları - Yorum
    AYBİKE UYANIK -
    11 Kasım 2016

    Merhaba,iyi günler bir konu hakkında sizin bilgilerinize ihtiyacım var yardımcı olursanız çok sevinirim..2011 tarihinde çalıştığım ​işyerinde iş kazası geçirdim ve sol ayak baş parmağım kırıldı fakat bugüne kadar halen eski haline gelmedi üstelik kısaldı ve hareket ve kavramada sıkıntı yaşıyorum.. Bununla ilgili olarak danıştığım doktorlar böyle kalmasının benim adıma iyi olacağını aksi halde parmağın kaybedebilir duruma geleceğini söylediler sizce ne yapmalıyım yardımcı olursanız sevinirim şimdiden teşekkürler iyi günler dilerim.

    Cevapla
  • İş Kazası Davaları - İş Mahkemesi Davaları - Yorum
    Sökel -
    8 Ocak 2017

    Temyizdeki dosyam nezaman gelir 2015 yılında temyize gitti 14 ay oldu hala cevap yok 2015/63 dosya numaram iş mahkemesinde davam oldu kazndım.

    Cevapla
Yorum Bırak