Atla

İş Sözleşmesinin Fesih Nedenleri


İş Sözleşmesinin Fesih Nedenleri

İş Sözleşmesinin Fesih Nedenleri

İş Sözleşmesinin Fesih Nedenleri

FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE DAVASI - MAHKEMECE HERHANGİ BİR GEREKÇE GÖSTERİLMEDEN TANIKLARIN DİNLENMESİNDEN VAZGEÇİLDİĞİ VE TARAFLARIN DELİLLERİ TOPLANMADAN KARAR VERİLDİĞİ - HUKUKİ DİNLENİLME HAKKININ İHLALİ.

EKSİK HUSUSLAR GÖZETİLEREK DELİLLERİN TOPLANMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ SURETİYLE İSTİNAF İNCELEMESİNE ESAS TEŞKİL EDECEK NİTELİKTE KARAR VERİLMESİ İÇİN DOSYANIN GERİ ÇEVRİLMESİ

ÖZET: Somut olayda; davacı vekilinin 27/03/2017 tarihli, davalı vekilinin ise 06/07/2017 tarihli dilekçeleri ile tanıklarını bildirdikleri, mahkemece herhangi bir gerekçe gösterilmeden tanıkların dinlenmesinden vazgeçildiği ve tarafların delilleri toplanmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Tarafların tanıklarının dinlenmemesi ve delillerinin toplanmadan karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğindedir.

Mahkemece tarafların gösterdikleri tanıkların dinlenmesi, usulünce gösterdikleri delillerin toplanması ve değerlendirilmesi zorunlu olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, eksik hususlar gözetilerek delillerin toplanması ve değerlendirilmesi suretiyle istinaf incelemesine esas teşkil edecek nitelikte karar verilmesi için dosyanın geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI - DAVACI İŞÇİNİN HATALI ÜRETİME NEDEN OLDUĞU - İŞÇİNİN ZARAR MİKTARININ GEREKİRSE BİLİRKİŞİ ARACILIĞIYLA BELİRLENEREK SONUCUNA GÖRE HÜKÜM KURULMASI GEREĞİ

ÖZET: Tanık anlatımlarına göre davacı işçinin çalıştığı makinede hatalı üretime neden olduğu tartışmasızdır. Davalının savunmasına göre de bu defolu mallar satılmamıştır.

Bu konuda sonuca gidilebilmesi için öncelikle bu malların üretiminde davacı işçinin kusuru olup olmadığı, kusurlu görülmesi halinde de zarar miktarının belirlenmesi gerekir. Bu yüzden işçinin kusuru hakkında uzman bir bilirkişi marifetiyle mahallinde inceleme yapılarak konu ile ilgili rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

1475 sayılı İş Kanunu'nun 17/II-h maddesinde öngörülen halin gerçekleşip gerçekleşmediği anlaşılabilir. Böyle olunca dokuma işlerinden anlayan uzman bir bilirkişi marifetiyle mahallinde inceleme yapılarak konu ile ilgili rapor alınması ve bunun da mahkemece bir değerlendirmeye tabi tutularak hüküm kurulması gerçeğin ortaya çıkması bakımından gerekli görülmüştür.

SIKÇA SORULAN SORULAR

ÖZET: Somut olayda davacının iş akdinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshi yoluna gidilmiş ise de önceden savunması alınmamıştır. Bu durum tek başına feshin geçerli nedene dayanmadığının kabulünü gerektirdiğinden ve davalı tanığının dinlenmemiş olması da sonuca etkili bulunmadığından mahkeme kararı yerindedir.

ÖZET: Somut olayda davalı işveren, davacının iş akdinin performans düşüklüğü nedeniyle feshedildiğini iddia etmiş ise de, dinlenen davacı tanıklarının, davacının performansında yetersizlik olmadığını beyan etmeleri, davalı tarafından performans tespitine dayanak teşkil edecek belgelerin sunulmaması.

Davacının henüz bir yılı dahi bulmayan çalışma süresi dikkate alındığında performansında düşme olduğunu gösterir denetlenebilir, somut ve inandırıcı verilerin bulunmaması, performansının yeterli olmadığı veya düştüğü kabul edilecek olsa dahi performansını yükseltmesi için davacıya, varsa ihtiyaç duyduğu eğitimin yoksa performansını yükseltmesi için makul bir sürenin verildiğinin ispat edilmemesi,

İşten ayrılış bildirgesinde gösterilen fesih nedeni ile dosya kapsamı karşısında feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından ve davalı işverenin "feshe son çare olarak başvurulması" ilkesine de uymadığı görüldüğünden mahkemece verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Somut olayda, davacı davalı iş yerinde 6 yıl 2 ay 17 gün süre ile uluslar arası tır şoförü olarak çalışmıştır. Davacı kullandığı araçtaki mazot sarfiyatının olağanüstü olduğu, seferlere çıkmayı reddettiği gibi gerekçelerle iş akdine son verildiğini, davalı tarafından araç üzerinde revizyon yapıldığından mazot kullanımının arttığını, fesih nedenlerinin gerçeği yansıtmadığını belirtmiş, davalı işveren ise araçların son sistem donanıma sahip olduğunu yolda harcanan mazot sarfiyatının tüm verileri ile birlikte aracın bilgisayar sisteminde gösterildiğini, davacının son sefer dönüşünde olması gerekenin çok üstünde mazot sarfiyatı yaptığının tespit edildiğini davacının yazılı savunma da vermeyerek iş yerini terk etmek suretiyle hem sefere çıkmamak hem de akaryakıt tüketim fazlalığı nedeniyle şirketi zarara uğrattığından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.

Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda aldırılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının gereğinden fazla mazot kullandığı ve işvereni zarara uğrattığı kanaatine varılarak kıdem ve ihbar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre aracın eski model olması, geçmiş döneme ait kayıtların bulunmaması gibi sebeplerle araç üzerinde inceleme yapılması mümkün olmamıştır.

Olay üzerinden 4 yıl geçtikten sonra teknik olarak inceleme yapılmaya çalışılmıştır. Bilirkişice tahmini olarak emsal araçlar dikkate alınarak bir hesaplama yapılmıştır. Davacının ne kadar fazla yakıt kullandığı, mazot hırsızlığı yapıp yapmadığı hususları tam olarak tespit edilemediğinden davalı işverence yapılan fesih şüphe feshi olarak kalmıştır. Bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminat taleplerinin kabulü yerine reddi hatalı olup bozma nedendir.

TESPİT DAVASI - İŞÇİLERİN BİR KISIM İŞÇİLİK ALACAKLARINI TALEP ETMELERİNDEN SONRA İŞVERENİN, HAKSIZ YOL ÜCRETİ ALINDIĞINDAN BAHİSLE SÖZLEŞMEYİ FESHETTİĞİ - İŞVERENİN DAVACININ HERHANGİ BİR USULSÜZLÜĞÜNÜ İSPATLAYAMADIĞI NETİCESİNDE FESHİN GEÇERSİZ OLDUĞU SONUCUNA ULAŞILDIĞI - İSTİNAF TALEPLERİNİN ESASTAN REDDİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı iş yerinde denetim-gözetim işçisi olarak 11/11/2015 tarihinden, iş akdinin haksız şekilde feshediliği 03/10/2017 tarihine kadar çalıştığını, işçilik alacaklarının tahsili amacı ile işverenliğe ihtarname gönderen davacının toplantıya çağrıldığını ve hiçbir sebep gösterilmeden iş akdinin sözlü olarak feshedildiğini, davacının kullandığı şirket hattının da hemen kapatıldığını, davacının iş akdinin bu şekilde haksız feshedilmesinden sonra, davalı tarafça kötü niyetli davranarak davacıya ihtarname çekildiğini ve iş akdinin İş Kanunun ilgili maddesi uyarınca haklı nedenle feshediliği iddiasında bulunulduğunu, gönderilen ihtarnamede davacıya asılsız suçlar istinat edildiğini, bu isnatların hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını beyanla, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili süresinde sunduğu dilekçesinde özetle; Davacının iş akdinin müvekkili şirketin tek taraflı haklı fesih beyanı ile 03/10/2017 tarihinde feshediliğini, davacının iş sözleşmesi süresince; davalı iş yerinde puantör olarak asgari ücretle çalıştığını, davacı tarafından davalıya noter marifeti ile iddialarını ve taleplerini içeren 22/09/2017 tarihli bir ihtarname gönderildiğini, aksinin davacının işyeri sicil dosyasından bile anlaşılabileceğini, ihtarnamenin tebliğini takiben müvekkili şirket tarafından, davacı ve aynı konudan dolayı şirket ile ihtilaf halinde olan işçiler ile toplantı düzenlendiğini ve çözüm bulunmaya çalışıldığını ancak davacı da dahil olmak üzere işçilerin çözüm bulma amacından uzak, saygısızca tavırlar takınarak toplantıyı terk ettiklerini, çözüme ulaşmaktan uzak bu sorunun davalı yanın haklı fesihi ile sonuçlandığını beyanla; davacının iddialarının haksız olduğunu, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuş ve davanın reddini talep etmiştir.

ÖZET: Toplanan delillere göre, işçilere ödenen günlük 17,00 TL limana gidiş ve diğer işlemler için yol ücreti ödendiği, işçilerin bir kısım işçilik alacaklarını talep etmelerinden sonra işverenin, haksız yol ücreti alındığından bahisle sözleşmeyi feshettiği, yine beyanlara göre yol ücretinin maktuan alındığı, işverenin davacının herhangi bir usulsüzlüğünü ispatlayamadığı neticesinde feshin geçersiz olduğu sonucuna ulaşıldığından, mahkemece işe iade kararı yerinde bulunduğundan davalı tarafın tüm istinaf nedenelerinin reddi gerekmiştir.

 

 


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • İş Sözleşmesinin Fesih Nedenleri - Yorum
    Tilbe -
    2 Şubat 2017

    Yaklaşık 2 yıldır çalışmış olduğum kurumsal bir firmada fazla mesaiden doğan haklarımı işveren vermiyor, bulunmuş olduğum 2 projede , proje yöneticisin ve insan kaynakları departmanının bilgisi olmasına rağmen işveren yapmış olduğum fazla mesaileri kabul etmiyor. 1- Bu konuya istinaden haklarımı yasal yollarla alabilir miyim? 2- Bu durumda tek taraflı haklı fesih yapabilir miyim? 3- Yasal süreci başlatmamız gerekiyorsa sizinle başlatabilir miyiz? 4- Bu süreç nasıl işleyecek? Konuyla alakalı geri dönüş yapmanızı rica eder iyi çalışmalar dilerim.

    Cevapla
Yorum Bırak