İstihkak Davası Nasıl Açılır

Üçüncü kişi,takibin ertelenmesi veya devamına ilişkin mahkeme kararının kendisine tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde aynı mahkemede istihkak davası açılır.Bu süre içinde dava açılmadığı takdirde üçüncü kişi,haciz koyduran alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır ve alacaklı o malın satılmasını isteyebilir.Bununla üçüncü kişi borçluya karşı da istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılmayıp borçluya karşı sebepsiz zenginleşme davası açabilir.

Üçüncü kişiye bu aşamaya kadar,yukarıda açıklanan şekilde istihkak talebinde bulunma imkanı verilmemişse,üçüncü kişi haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde,haczedilmiş olan şey hakkında hacizli mal satılıp bedeli alacaklıya ödeninceye kadar istihkak davası açabilir.Ancak mal satılmışsa,dava malın bedeli üzerinden yürütülecektir.Bu durumda mahkeme acele olarak,satış bedelinin yargılama sonuçlanıncaya kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında veya halin icabına göre teminatsız derhal alacaklıya verilmesi konusunda ayrıca karar verir.Mal satılıp bedeli alacaklıya ödenmişse,artık istihkak davası değil,borçluya karşı sebepsiz zenginleşme davası açılabilir.

Uygulamada üçüncü kişiler genellikle doğrudan icra mahkemesinde istihkak davası açmaktadır.Böylelikle üçüncü kişinin icra dairesine önce istihkak iddiasında bulunması,bunun üzerine icra dairesinin alacaklı ve borçluya bu iddiayı bildirmesi ve onların bu iddiaya itiraz etmeleri beklenmeden doğrudan icra mahkemesine başvurulmakta ve bir ölçüde zaman da kazanılmaktadır.

İstihkak Davası Nasıl Açılır icra mahkemesinde görülür.Bu davanın davacısı istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi,davalı ise,haciz koyduran alacaklı ve şayet borçlu da üçüncü kişinin istihkak iddiasına itiraz etmişse,borçludur.İstihkak konusu mala birden fazla alacaklı haciz koydurmuş ise üçüncü kişi,istihkak davasını tüm alacaklılara karşı açacaktır. İstihkak Davası Nasıl Açılır ve devam ettikçe 106.maddedeki satış isteme süreleri işlemez.

İstihkak davası sonuçlanmadan önce,takibin ertelenmesi kararı verilmediğinden,hacizli mal satılıp paraya çevrilirse,mahkeme satış bedelinin yargılama sonuna kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında ya da duruma göre teminatsız derhal alacaklıya verilmesi konusunda ayrıca karar verir.Bu durumda istihkak davası bedele dönüşür.Satış bedelinin alacaklıya ödenmesinden sonra istihkak davası,üçüncü kişi lehine sonuçlanırsa,mahkeme satış bedelinin alacaklıdan alınıp üçüncü kişiye ödenmesine karar verir.

İstihkak Davası Nasıl  Görülür – Yargılama Nasıl Yapılır

İstihkak davası genel hükümlere göre görülür ve basit yargılama usulü uygulanır.Dava genel hükümlere göre görülmesine rağmen,Kanun bu dava bakımından işin özelliği gereği ve bir takım kötü niyetli davranışların önüne geçmek için özel ispat kuralları koymuştur.  Öncelikle istihkak davacısı (üçüncü kişi),malı ne suretle iktisap ettiğini ve malın borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve olayları göstermek ve bunları ispat etmekle yükümlüdür.Bunun dışında taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır.Davacı üçüncü kişi bunun aksini ayrıca ispat etmek zorundadır.

Borçlu ile üçüncü kişinin malı birlikte ellerinde bulundurmaları durumunda da mal borçlunun elinde sayılır.Böylelikle kanun koyucu borçlu ile birlikte oturan kişilerin haczedilen malın kendilerine ait olduğunu ispat etmelerini istemiştir.Ancak bu ispat da gereksizdir.Bu nedenle Kanun üçüncü kişiler lehine bazı karineler getirmiştir.Nitekim borçlu ile birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın,erkek ve çocuklara aidiyeti açıkça anlaşılanlar veya örf ve adet,sanat,meslek veya meşgale icabı olanlar,bu kişilerin farz olunur.Bunun aksini de iddia eden ispat etmelidir.Böylelikle borçlu kocası ile birlikte oturan kadına ait kürk mantosu veya bilezikleri haczedildiğinde,üçüncü kişi kadın bunların mahiyeti itibariyle kendisine ait olduğunu ileri sürebilecek ve aksini alacaklı ispat etmek zorunda kalacaktır.

İstihkak davası görülürken aynı zamanda dava konusu hakkında haczedilmezlik şikayeti yapılmış ise,şikayet prosedürü ile istihkak davasının birleştirilmesi söz konusu olamaz.Böyle bir durumda şikayetin sonucu istihkak davası için bekletici sorun sayılabilir.

İstihkak davasında ispat bakımından özel hükümler öngörülmesine rağmen,deliller bakımından bir sınırlama bulunmamaktadır.Bu sebeple istihkak davası icra mahkemesinde görülmesine rağmen,icra mahkemesinin belirli delillerin iddia ve savunmanın ispatı için kullanılması mümkündür.Bu nedenle hakim bilirkişi incelemesi yaptırabileceği gibi,tanık da dinleyebilir.Ayrıca hakim delilleri serbestçe takdir eder.Borçlunun haczedilen malın kendisine ait olduğunu her zaman göstermez.Hakim faturaya rağmen tanık veya diğer delilleri inceleyerek serbestçe karar verir.

Üçüncü kişinin istihkak iddiasını borçlunun kabul etmiş olması,alacaklıyı etkilemez,yani borçlunun ikrarına rağmen,üçüncü kişi iddiasını ispatlamalıdır.Ancak,borçlunun bu iddiayı kabul etmiş olması,kendisi aleyhine delil teşkil eder ve borçlu ileride üncü kişiye karşı bu ikrara aykırı iddiada bulunamaz.

İstihkak davası sonuçlanmadan önce,takibin ertelenmesi kararı verilmediğinden,hacizli mal satılıp paraya çevrilirse,mahkeme satış bedelinin yargılama sonuna kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında ya da duruma göre teminatsız derhal alacaklıya verilmesi konusunda ayrıca karar verir.Bu durumda istihkak davası bedele dönüşür.Satış bedelinin alacaklıya ödenmesinden sonra istihkak davası,üçüncü kişi lehine sonuçlanırsa,mahkeme satış bedelinin alacaklıdan alınıp üçüncü kişiye ödenmesine karar verir.

İstihkak İddiası  Nedir – İtiraz Nasıl Yapılır

Borçlunun elinde bulunan bir mal haczedilirken,borçlu o malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterir yada üçüncü kişi tarafından bu iddia ileri sürülürse,icra müdürü bu iddiayı tutanağa geçirir.İcra ve İflas Kanunumuzun 96. Ve 99.maddelerine bakıldığında sadece mülkiyet ya da rehin hakkına dayanılarak istihkak iddiasında bulunabileceği düşünülebilir.Ancak buradaki sayma sadece örnek olarak düşünülmelidir.Mülkiyet ve rehin hakkı dışında kalan irtifak,intifa ve hapis hakkı gibi diğer sınırlı ayni haklar da istihkak iddiasının,dolayısıyla istihkak davasının sonucu olabilir.Tapu siciline şerh verilerek kuvvetlendirilen kişisel haklar istihkak davasının konusunu oluşturur.Buna karşılık bir malın devri,kullanımı yada bir alacağın temlikine ilişkin sözleşmelerden doğan talep haklarına dayanılarak istihkak iddiasında bulunulmaz. Bir malın haczedildiğini öğrenen borçlu veya üçünü kişi haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmalıdır,aksi takdirde,aynı takipte bu iddiasını ileri sürme hakkını kaybeder.

Haciz istinabe yolu ile yapılmışsa,96,97 ve 99.maddelerin uygulanması yetkisi,asıl takibin yapıldığı yer icra dairesine aittir.Kendisinden hukuki yardım talep edilen,yani istinabe edilen icra dairesi yetkili değildir.Bu nedenle bu konudaki şikayetin takibin yapıldığı yer icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesinde ileri sürülmesi gerekir.İcra müdürü üçüncü kişinin istihkak iddiasını her iki tarafa bildirir.İstihkak iddiası üzerine ikili bir ayrım yapmak gerekir:

İstihkak İddiasına İtiraz Edilmemesi Durumunda Ne Olur

Alacaklı veya borçlu üç gün içinde bu istihkak iddiasına karşı itiraz etmezlerse istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar.Bu durumda mal,üçüncü kişinin iddia ettiği hak ile birlikte işlem görür;bu iddia mülkiyet iddiası ise haciz kalkar,mal üçüncü kişiye verilir;rehin hakkı ise,mal rehinli olarak haczedilmiş sayılır.

İstihkak İddiasına İtiraz Edilirse Durum Ne Olur

Alacaklı veya borçlu kendilerine tanınan üç gün içinde üçüncü kişinin istihkak iddiasına itiraz ederse,icra müdürü,bu konuda bir karar veremez ve dosyayı icra mahkemesine gönderir.Dosyayı alan icra mahkemesi ilk önce takibin devamı veya ertelenmesi hakkında karar verir ve bu halde üncü kişiden teminat alınır.Takibin ertelenmesine karar verilmesi yanlış anlaşılabilecek niteliktedir.Çünkü Kanun’un takibin ertelenmesi ifadesi ile murat ettiği,sadece istihkak iddia edilen malla ilgili takip işlemlerinin ertelenmesine karar verilebilmesidir.Yoksa icra mahkemesi istihkak iddia edilmeyen mallarla ilgili erteleme kararı veremez,bu mallar için takibe devam edilir ve bu mallar satılarak satış bedelinden alacaklının alacağı ödenir.

İstihkak iddiasının kötü niyetle,sırf satışı geri bırakmak için yapıldığı kanaatine varan icra mahkemesi,istihkak iddia edilen malla ilgili işlemlerin devamına karar verir.Takibin ertelenmesi için istihkak iddia edilen kişinin talebine gerek yoktur.Çünkü icra mahkemesi gerektiğinde duruşma yapmadan dosya üzerinden de takibin ertelenmesine karar verebilecektir.Ancak istihkak iddia edilen malla ilgili takibin ertelenmesine karar veren mahkeme,haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararlarına karşılık davacıdan teminat yatırmasını isteyecektir.Teminatın cinsi ve miktarı mevcut delillere göre icra mahkemesi tarafından takdir edilir.İşte bu durumda davacı üçüncü kişi teminat yatırmazsa,takibin devamına ilişkin kararı temyiz edilemez.6103 sayılı Kanunun 41.maddesinin ikinci fıkrası ile 97.Maddenin yedinci fıkrasına yapılan eklemeye göre,kiralanan taşınmaz veya gemilerdeki hapis hakkına tabi eşya ile ilgili istihkak davaları Borçlar Kanununun 268.maddesinin 1’inci fıkrasında yazılı hükümlere uygun olmadıkça talik emri verilemez.

HACİZDE İSTİHKAK İDDİASI NEDİR

Haczedilen mal borcunun değil de başka bir şahsa aitse veya başka bir şahıs haciz sırasında o malın kendisine ait olduğunu iddia ediyorsa, icra müdürü bu iddiaları “Haciz Tutanağına geçirir. Ve alacaklı ile borçlu haciz sırasında hazır bulunmamışlar ise durumdan haberdar eder. Bu gibi ihtilaflı mallara istihkak iddia edilen mallar ve bunların hacizden kurtarılması için başvurulan yola da İstihkak Davası denir. İstihkak davalarında mülkiyet karinesi: Bir menkul malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır.

Yargıtay Kararı – İstihkak Davası Nasıl Açılır

T.C. YARGITAY 8.Hukuk Dairesi Esas: 2015/1892 Karar: 2015/13287 Karar Tarihi: 16.06.2015

İSTİHKAK DAVASI – TAKİBE KONU BORCUN DOĞDUĞU TARİH VE TAKİP TARİHİ İTİBARİYLE BANKAYA OLAN BORCUN VARLIĞINI KORUYUP KORUMADIĞI – BANKA HESAP İŞLERİ KONUSUNDA UZMAN BİLİRKİŞİDEN YARGITAY DENETİMİNE ELVERİŞLİ BİLİRKİŞİ RAPORU ALINMASI – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle üçüncü kişi Banka’dan, davalı borçlu Şirket ile Banka arasında imzalanan sözleşmelerin tarihini gösterir onaylı bir örneği ile ödeme planının ve varsa tahsilat makbuzlarının getirilip, alacaklının başlattığı bu takibe konu borcun doğduğu tarih ve takip tarihi itibariyle Banka’ya olan borcun varlığını koruyup korumadığı, borç var ise ne kadar olduğu ve borçlu mudinin hesap hareketleri incelettirilerek, Banka tarafında rehin, hapis, takas ve mahsup hakkı ileri sürüldükten sonra borçlunun hesabından serbestçe tasarruf edip etmediğinin belirlenmesi için banka hesap işleri konusunda uzman bilirkişiden Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.

T.C. YARGITAY 8.Hukuk Dairesi Esas: 2014/20603 Karar: 2014/22593 Karar Tarihi: 19.12.2014

İSTİHKAK İDDİASININ KABULÜ İLE HACZİN KALDIRILMASINA KARAR VERİLMESİ İSTEMİ – DAVANIN HUKUKİ NİTELENDİRMESİNİN YANLIŞ YAPILIP KARARIN KESİN OLARAK VERİLDİĞİ – DAVANIN ÜÇÜNCÜ KİŞİ TARAFINDAN AÇILAN İSTİHKAK DAVASI OLDUĞU – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Mahkemece, davanın hukuki nitelendirmesi yanlış yapılıp karar kesin olarak verildiğinden, davacı tarafından kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur. Yapılan değerlendirmede davanın 3. kişi tarafından açılan istihkak davası olduğu, tarafların delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, bunun için de dilekçenin temyiz dilekçesi olarak kabulü gerektiği sonucuna ulaşılarak hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Mahkeme dosya üzerinden yaptığı inceleme sonucunda; haczin yapıldığı yer ile birlikte İİK’nun 97/a maddesi değerlendirildiğinde iddianın reddi ile takibin devamına ve kanuni müddeti içerisinde istihkak davasının açılması, açılmadığı takdirde alacaklıya karşı olan bu talebinden vazgeçmiş sayılacağının 3. şahıslara İcra Müdürlüğü aracılığı ile tebliğine karar verilmiş; davacının kanun yararına bozma başvurusu üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 09.09.2014 gün, 2014/292342 sayılı kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.

Dava dilekçesindeki anlatımdan ve sonuç bölümünden istihkak iddiasında bulunulduğu açıkça anlaşılmakta olup dava konusu uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkına dayalı olarak ileri sürdüğü “istihkak” iddiasına ilişkindir. Mahkemece anılan dava istihkak prosedürü içerisinde taraf delilleri toplanarak sonuca bağlanması gerekirken İİK’nun 97/a maddesi ile birlikte değerlendirilerek iddianın reddi ile takibin devamına ve kanuni müddeti içerisinde istihkak davası açılması gerektiği bildirilerek iddianın reddi ile takibin devamına şeklinde karara bağlanmış, istihkak davası açılması için de 3. şahıslara süre verilmesi talimatı verilmiştir. Mahkemece hukuki tavsif yanlış yapılarak takibin devamına ve bu kararların da kesin olduğuna hükmedilmiş ise de verilen kararın yasa ve uygulama nazara alındığında niteliği itibari ile temyizi kabil kararlardan olduğu görülmektedir.

Mahkemece, davanın hukuki nitelendirmesi yanlış yapılıp karar kesin olarak verildiğinden, davacı tarafından kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur. Yapılan değerlendirmede davanın 3. kişi tarafından İİK 97 vd maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davası olduğu, tarafların delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, bunun için de dilekçenin temyiz dilekçesi olarak kabulü gerektiği sonucuna ulaşılarak hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

İstihkak Davası Nasıl Açılır Avukat