İstinaf Mahkemelerine Başvuru

İstinaf Kanun Yolu Nedir?

İstinaf, ilk derece olan yerel mahkemelerin vereceği kararların olay yönünden ve hukuki yönden üst dereceli olan bir mahkeme tarafından denetlenmesi demektir. İstinaf kanun yoluna başvurulması ile bir ceza davası veya hukuk davası üst dereceli olan İstinaf Mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) tarafından ikinci bir kere incelenmekte ve ilk derece olan yerel mahkemenin verdiği kararı denetlemektedir.

İstinaf Mahkemesi yani Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen karara karşı da koşullar oluşmuş ise temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay’a başvuru yapılabilmektedir. Bu durum üç dereceli bir inceleme sisteminin oluşmasını sağlamaktadır. Bu durumda kararın yeteri kadar incelebilmesi ve doğru bir kararın verilebilmesini sağlamaktadır.

Ceza davalarında istinaf kanun yolunun başvuru için şartlar Ceza Muhakemesi Kanununda belirtilmiştir. Aşağıda detaylı olarak verilecek olan hukuk davalarındaki istinaf kanunu yolu da Hukuk Muhakemeleri Kanununda belirtilmiştir.

İstinaf Mahkemesine Nasıl Başvurabilirim?

Davasız bir yargılamanın olmayacağı ilkesinden hareketle, istinaf mahkemesinin incelemesini sağlamak için mutlaka bir istinaf başvurusu yapılmalıdır. İlk derece olan yerel mahkemelerinin vereceği karar kendiliğinden istinaf mahkemelerine gönderilmemektedir.

Mahkemeye yapılacak olan istinaf davası başvurusu için, kararı veren yerel mahkemeye istinaf dilekçesi verilmesi gerekmektedir. Bunun yanında karı veren yerel mahkemenin katibine sözlü olarak da istinaf başvurusu yapılabilmektedir. Kararı veren yerel ve ilk derece mahkemenin katibine sözlü olarak başvuru yapıldığında, başvuruyu alan katip sözlü beyanı bir tutanak ile kayda alır. Kayda alınan tutanak hakim tarafından onaylanarak yapılan istinaf başvurusu dikkate alınmış olmaktadır.

Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Başvuru Süresi Ne Kadardır?

İstinaf başvurusunun yapılabilmesi için sürenin başlaması, ilk derece mahkemenin vereceği hükmün usulüne uygun bir şekilde taraflara tebliğ etmesi gerekmektedir. Tebliğ ile tefhim işlemi de bu başvuru için yeterli olmaktadır. Usulüne uygun bir şekilde tefhim veya tebliğ işlemi istinaf başvurusunun yapılma süresini etkilemektedir. Hukuk davalarında istinaf başvuru süresi, kararın usulüne uygun bir şekilde tebliğ ve tefhim tarihinden itibaren iki hafta olmaktadır.

İstinaf Kanun Yolu İle Temyiz Kanun Yolu Arasındaki Farklar Nelerdir?

Bir karar ile alakalı olarak istinaf kanun yoluna başvuru yapıldığında, istinaf mahkemeleri veya diğer simi ile bölge adliye mahkemeleri dava ile alakalı olarak hem olayları ele almaktadır, hem de hukuki denetimi yapmaktadır. Bu durum istinaf mahkemelerinin yerel mahkemelerin toplamış oldukları delilleri toplayabilme, yeniden tanıkları dinleyebilme veya yapılan keşifleri yeniden yapabilmektedir. İstinaf mahkemesi bir hukuk veya ceza dava dosyasında bulunan ve topladığı tüm deliller ile birlikte hukuki bir denetimde yaparak istinaf incelemesini karara bağlamaktadır.

İstinaf incelemesinden sonra yapılacak olan temyiz incelemesinde ise, Yargıtay’ın istinaf mahkemesi tarafından verilmiş olan bu kararını sadece hukuki yönden bir denetime tabi tutması mümkündür. Yargıtay, yaptığı temyiz incelemesinde verilen kararda ve davada kanunların doğru bir şekilde uygulanıp, uygulanmadığını denetlemektedir. Bu durum Yargıtay’ın verilen karar ile alakalı olarak, kanun maddelerinde belirtilen hükümlerin dosyadaki deliller ile oluşan maddi olayları yerinde ve uygun bir şekilde uygulanıp uygulanmadığını denetlemekte ve denetimi hukuki yönde yapmaktadır. Yargıtay yapacağı temyiz incelemesi sırasında delil toplamaz, tanık dinlemez ve keşif yapmaz.

Yapılan istinaf incelemesi ile istinaf mahkemesi yeni bir karar vermektedir. Bu karar teknik olarak ilk derece yerel mahkemenin verdiği kararı bozması veya onaması sonucuna dayanmamaktadır. İstinaf mahkemeleri ceza veya hukuk davlarını yeniden ele almaktadır. Bu sebeple de yeni bir karar vermektedir. İstinaf mahkemesinin vereceği kararın temyizi için Yargıtay, hukuki bir inceleme yapmaktadır. Bu sebeple istinaf mahkemesinin kararını onama ve bozma şeklinde bir karar vermektedir. Yargıtay’ın istinaf mahkemesi kararını bozması durumunda yeniden bir kararın verilmesi için dava dosyası geri yollanmaktadır. Bu durumda bilinmesi gereken, istinaf ve temyiz kanun yollarının mevcut olması, hukuk davaları için bir karar düzeltme kanun yolunun ortadan kalmasını sağlamaktadır.

Hukuk Davası İçin İstinaf Mahkemesi Başvuru Şartları

Hukuk davalarının yeniden bir üst mahkemece görülmesi konusunda istinaf kanun yoluna başvurulması şartları Hukuk Muhakemesi Kanunun 341’inci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre aşağıdaki yerel mahkeme karalarına karşı istinaf başvurusu yapılabilmektedir.

  • Hukuk Muhakemesi Kanunun 341’inci maddesinde belirtilen kural olarak, yerel ve ilk derece mahkemelerin verdiği kesin kararlara karşı istinaf başvurusu yapılabilir.
  • Kural olarak yerel mahkemelerin verdiği ara kararlar için istinaf kanun yoluna başvuru yapılmamaktadır. Ancak mahkeme tarafından verilen bu ara kararlar, son kararın aleyhinde açılacak olan istinaf incelesinde incelenmektedir.
  • Mahkemenin vereceği ihtiyati tedbir ve ihtiyacı haciz kararları bir ara karar olmasına rağmen bu kararlar için istinaf kanunu yoluna başvurmak mümkündür.
  • Malvarlığının konu edildiği davalar için istinaf kanunu yoluna başvurmak konusunda dava değerinin 1500 Türk Lirasından fazla olma şartı bulunmaktadır. bu davaların değerinin 1500 Türk Lirasından az olması durumunda istinaf kanunu yoluna başvuru yapılamayacaktır.

Hazırlanacak olan istinaf dilekçesinde, istinaf sebebinin mutlaka açıklanması gerekmektedir. Bunun en önemli sebebi mahkeme tarafından yapılan istinaf incelemesinin hazırlanacak olan istinaf başvuru dilekçesinde belirtilen sebep ile sınırlı kalmaktadır. Bu durum Hukuk Muhakemesi Kanunun 342’inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilmektedir. İstinaf mahkemesi bir başvuru olmadan ancak kamu düzeni ile alakalı bir konu olduğu durumda kendiliğinden inceleme yapabilmektedir. Bu durumda Hukuk Muhakemesi Kanunun 355’inci maddesinde belirtilmiştir. Kamu düzenine etkili eden konuları taraflar her zaman ileri sürebilmektedir.

İstinaf incelemesi konusunda başvuru süresini kaçırmış olan veya istinaf incelemesi konusunda başvuru hakkı bulunmayan taraf, diğer tarafında istinaf başvurusu yapması durumunda, iki hafta içerisinde vereceği dilekçe ile katılma yolunu kullanarak istinaf başvurusu yapabilmektedir. Böyle bir durumda, istinaf incelemesini asıl başlatan ve başvuran kişinin bu talepten vazgeçmesi ve mahkemenin istinaf incelemesini esasa girmeden reddetmesi durumunda katılım ile istinafa başvuran kişinin talepleri de reddedilmiş olmaktadır.

Hukuk davalarındaki istinaf incelemesi aşağıdaki aşamalardan meydana gelmektedir.

  • Ön inceleme aşaması. İstinaf davasının başvurusu yapılması ile yetkili bölge adliye mahkemesi esasa girmeden önce hukuk dava dosyası üzerinde bir ön inceleme yapmaktadır. Mahkemenin yaptığı bu incelemede istinaf incelemesi için gerekli şartların oluşması durumunda davanın esası ile ilgili incelemelere geçilmektedir. İstinaf incelemesi yapan mahkemeler; istinaf başvurusu yapılan kararın kesin bir karar olup olmadığını, yapılan başvurunun süresi içerisinde yapılıp yapılmadığını, hazırlanan dilekçenin asgari şartlara uygun olup olmadığı ve harç ve giderlerin yatırılıp yatırılmadığını incelemektedir. Kamu düzenini ilgilendiren bir durumun olmaması şartı ile istinaf başvurusunda hazırlanan dilekçede belirtilen istinaf sebebi ve gerekçesinin geçerli olup olmadığı ön inceleme ile değerlendirilmektedir. Eğer şartlar yerine getirilmemiş ise mahkeme esasa geçmeden davayı reddedebilmektedir. Eksikliği olmayan başvurular ve dosyalar istinaf incelemesine alınabilmektedir.
  • Esastan istinaf incelemesi aşaması… Bir hukuk davasının istinaf incelemesinin sağlanması için hazırlanan dilekçe ve dosya ön inceleme sonucunda eksikliği olmaması ile mahkeme heyetine veya görevlendirilecek üyeye verilerek inceleme başlamaktadır. İstinaf incelemesinin mahkeme heyeti tarafından veya tek bir üye tarafından yapılıp yapılmayacağına, davanın durumuna ve özelliğine göre hukuk dairesi tarafından karar verilmektedir. Bir kural olarak bölge adliye mahkemeleri yapılacak esastan incelemeyi istinaf başvurusundaki sebeplere bağlı olarak yapmaktadır. Mahkeme kamu yararı olan durumlarda kendiliğinden dava açabilmektedir.
  • Esastan istinaf dilekçesi ve duruşmanın görülmesi… Hukuk Muhakemeleri Kanunun 356’ncı maddesi uyarınca her türlü istinaf davaları durulmalı olarak yapılmaktadır. İstinaf başvurusu yapılması dikkate alınmadan taraf olan herkes duruşmaya davet edilerek savunma hakkı tanınması sağlanmaktadır.

Hukuk Davası İstinaf İncelemesine Konu Olacak İşler

Hukuk Muhakemeleri Kanunun kabul ettiği istinaf incelemesi sistemi dar istinaf incelemesi sistemi olmaktadır. bu sebeple, incelemeyi yapacak olan bölge adliye mahkemesi istinaf incelemesini yaparken ilk derece mahkemenin yaptığı gibi olay incelemesi ve yargılaması yapamamaktadır. Aşağıdaki konular hukuk davasının istinaf incelemesinde ile sürülememektedir.

İstinaf Aşamasında Yeni Olgular İleri Sürülememektedir.

İlk derece olan yerel mahkeme tarafından usulüne uygun bir şekilde ileri sürülemeyen olgular, istinaf incelemesinin yapılacağı bölge adliye mahkemesinde ileri sürülememektedir. Bununla beraber ilk derece olan yerel mahkemelerdeki davalarda ileri sürülmeyen olguların istinaf davasının görüleceği bölge adliye mahkemesindeki davalarda ileri sürülememesi bir kural olmak ile birlikte, bu olayın birkaç istisnası bulunabilmektedir. Bu istisnalar; kamu düzenine ilişkin konular, kendinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalar ve ilk derece mahkemenin yargılamasında mevcut olmayıp istinaf incelemesi davasında mevcut olan olgular yerel mahkemede ileri sürülmese bile istinaf incelemesi davasında ileri sürülebilmekte ve konu edilebilmektedir.

İstinaf Aşamasında Yeni Deliller İleri Sürülemez

İlk derece olan yerel mahkemenin davanın görülmesi sırasında dayanmadığı delillere istinaf incelemesi yapan mahkemelerde dayanmamaktadır. Ancak ilk derece olan yerel mahkemelere usulüne göre sunulan fakat ilk derece olan yerel mahkeme tarafından kabul edilmeyen deliller, istinaf mahkemesindeki inceleme sırasında dayanılabilmekte ve dikkate alınabilmektedir. Zorunlu haller nedeni ile ilk derece olan yerel mahkemede gösterilemeyen delillere istinaf incelemesinin görüldüğü mahkemelerde dayanılabilmektedir.

İstinaf İncelemesinde Islah, Birleştirme, Ayırma ve Davaya Müdahale

  • Islah, ilk derece olan yerel mahkemelerde ileri sürülmesi gereken bir usuli bir araçtır. Bu sebeple istinaf mahkemelerinde ıslah yapılamamaktadır.
  • İstinaf incelemesini yapan mahkemelere karşı dava açılamamaktadır. İstinaf incelemesi, açılmış bir dava ile ilgili olarak ilk derece olan yerel mahkemenin kararı ile alakalıdır.
  • İlk derece olan yerel mahkemeler tarafından birleştirilmeyen davalar bölge adliye mahkemelerinde yapılan istinaf incelemelerinde birleştirilememektedir.
  • Bölge idare mahkemeleri tarafından görülmekte olan istinaf incelemesinde davaya müdahale talebinde bulunulamaz.

İstinaf İncelemesinde İddia ve Savunma Değiştirilmesi veya Genişletilmesi Yasaktır

İstinaf incelemesi için istinaf kanun yoluna başvurulması ve mahkemenin bu incelemeyi yapmasında, daha önce ilk derece mahkemelerde görülmüş olan davanın sınırları çerçevesinde, üst derece bir mahkemenin yeniden yargılama yapması demektir. Bu sebeple taraflar ilk derece mahkemenin görmüş olduğu davada iddialarını ortaya koyarak savunmalarını yapmışlardır. Bu ilk derecedeki mahkemelerde belirtilen iddialar ve savunmalar, istinaf inceleme olarak üst mahkemedeki davalarda değiştirilemez ve genişletilemezdir. İstinaf incelemelerinde davanın içeriğindeki talebin artırılması mümkün değildir. Ancak bu talep azaltılabilmektedir.

İstinaf Mahkemesinin Yapacağı İstinaf İncelemesinde Verilecek Kararlar

İstinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesi önünde bulunan dosyanın incelemesini yaparak ve davayı görerek bir sonuca ulaştırmakta ve karar vermektedir. İstinaf incelemesi gören bölge adliye mahkemelerinin yaptığı istinaf incelemeleri hukuki nitelikleri itibariyle birer davadır. Bu davanın şartları ve sınırları ise yukarıda açıklandığı şekilde Hukuk Muhakemesi Kanunu tarafından belirtilmiş ve düzenlenmiştir. İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemelerinin bir hüküm verirken, ortaya çıkan uyuşmazlığın çözülmesini sağlamak yanında bir üst mahkeme olmasının nedeni olarak içtihat oluşturacak bir karar vermesi de gerekmektedir.

İstinaf Mahkemesi İstinaf İncelemesi Neticesinde Alınabilen Kararlar

Yerel Mahkeme Kararının Esası İncelemeden Kaldırılması ve Dosyanın Geri Gönderilmesi

Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353’ncü maddesinin birinci fıkrasına göre bu karar verilebilmektedir. Bölge adliye mahkemesi, usul nedenleri varsa istinaf başvurusunun esasını incelemeden yerel mahkeme kararının kaldırılması ve yeniden yargılama yapılmasına karar verebilmektedir. Bu şekilde dosya yerel mahkemeye yeniden gönderilebilmektedir. İstinaf mahkemesi aşağıda belirtilen usul gerekçelerle istinaf başvurularının esasını incelemeden geri gönderme kararı verebilmektedir.

  • Hakimin reddi sebebinin haklı bir şekilde ileri sürülmesi veya hakimin davaya bakmasının yasak olduğu hallerin bulunması durumuna rağmen hakimin davaya bakması durumunda.
  • Hakimin görev ve yetki sorunun bulunması durumunda.
  • İlk derece mahkemenin usule aykırı bir şekilde davanın açılmasına veya karşı davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi durumunda.
  • Usule aykırı bir şekilde davaların birleştirilmesi, ayrılması veya mercii tayinine karar verilmesi durumunda.
  • Yerel mahkemenin davacı veya davalının gösterdiği delilleri toplamamış olması veya değerlendirmemiş olması durumunda.

Yerel Mahkeme Kararının Kaldırılması ve Kısmen Veya Tamamen Davanın Kabulü Kararı

İstinaf davasının görüleceği bölge adliye mahkemesi, davanın esasına girerek ilk derece mahkemenin kararını kaldırabilmektedir. Bölge adliye mahkemesi ilk derece yerel mahkemenin verdiği kararı kaldırarak davanın kısmen veya tamamen kabulü konusunda karar verebilmektedir. Bu durumda mahkeme ilk derece mahkemenin kararının reddine kara vermiş olmaktadır. İstinaf mahkemesi, davanın haksız bir şekilde reddedildiği kanaatine varılması ile uyuşmazlığı esastan çözecek olan davanın kısmen veya tamamen kabulüne karar verebilmektedir.

Yerel Mahkeme Kararının Kaldırılması ve Davanın Esastan Reddine Karar Verilmesi

Bölge adliye mahkemesi, yapacağı esas inceleme neticesinde ilk derece mahkemenin hukuka aykırı bir şekilde davanın kabul edildiği kanaatine varması durumunda ilk derece yerel mahkemenin kararını kaldırmaktadır. Bu durumda davanın esastan reddine karar verilmiş olmaktadır.

Yerel Mahkeme Kararının Kaldırılarak Düzeltilmesi

Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemenin kararının usul ve esas yönünden doğru olduğu kanaatine vararak yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmamasına bir durumda veya hukuki gerekçede hata yapılmış olması durumunda ilk derece mahkemenin kararının tamamen kaldırılmasını yapamaz ve esastan yeni bir karar da veremez. Bu durumda istinaf mahkemesi, istinaf başvurusunun kabul edilmesi ile ilk derece mahkemenin verdiği kararı düzeltmek durumundadır.

Düzelterek karar verilmesi konusunda Yargıtay’ın içtihatları içerisinde yer alan düzelterek onama halleri esas alınabilmektedir. Örnek olarak, maddi hatalar yapılması, giderlerin eksik yazılması, avukatlık ücretine hükmedilmemesi gibi durumlarda bölge adliye mahkemesi ilk derece yerel mahkemenin verdiği kararındaki bu eksikliği düzelterek yeniden karar verebilmektedir. Bu şekilde hüküm düzeltilerek karar verilmiş olmaktadır.

İstinaf Mahkemesinin İstinaf Başvurusunun Reddine Karar Vermesi

İstinaf mahkemesi üst bir derece mahkeme olarak ilk derece olan yerel mahkeme kararını denetlemek, verilen kararın usul veya esas açısından eksiklik içermediği kanaatine varması durumunda bu başvuruyu reddedebilmektedir. Bölge adliye mahkemesi, ön inceleme de oldukça dikkatli davranarak davanın ve başvurunun reddedilebileceği hallerde, istinaf başvurusu için geçerli sürenin aşılması, başvuru yapabilecek şartların oluşmamış olması ve başvuru sebepleri ile gerekçelerinin gösterilmemesi durumunda istinaf başvurusu mahkeme tarafından reddedilebilmektedir.

Bölge Adliye Mahkemesinde İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Kararı

Mahkemeler tarafından verilecek olan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları koruyucu kararlar olmaktadır. Dava içerisinde verilecek olan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları geçici olarak verilen ve talep edenin hakkını dava sonunda alabilmesi konusunda bir temin amacı ile verilmektedir. İlk derece olan yerel mahkemelerin verdiği ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararına karşı olarak kararı veren mahkemeye yedi gün içerisinde itiraz edilebilmektedir. Yerel mahkeme yapılan bu itiraz ile verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararını kaldırabilmektedir. Ancak yerel mahkemenin bu itirazı reddetmesi durumunda, istinaf davası açılması konusunda bir hak ortaya çıkabilmektedir. Verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı sonrasında iki hafta içerisinde istinaf konunu yoluna başvuru yapılabilmektedir. Verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı için istinaf başvurusu yapılan bölge adliye mahkemesi önce dosyayı incelemekte ve sonrasında kabul ederek konu hakkında karar vermektedir.

Bölge adliye mahkemesinden ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz şekillerindeki koruma kararları verilmesi de istenebilmektedir. Bu konuda öncelikli olarak görülen ilk derece mahkemede böyle bir talebin yapılmamış olmasının bir önemi yoktur. İlk olarak istinaf mahkemesinden de ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz için koruma talebinde bulunabilmektedir.

İstinaf Mahkemesi Kararının Temyizi ve Temyiz Süresi

Bölge adliye mahkemesi yani istinaf mahkemesi hukuk dairelerinin temyiz edilebilen karalarına karşı, kararların taraflara tebliğ tarihinden itibaren bir aylık süre içerisinde temyiz başvurusu yapabilmektedir. Bu konu Hukuk Muhakemeleri Kanunun 363’ncü maddesinde belirtilmektedir. İstinaf mahkemesi tarafından verilen ve aleyhine Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılamayacak kararlar aşağıdaki gibidir.

  • Miktarı ve değeri 25.000 Türk Lirasını geçmeyen davalar için istinaf mahkemesinin verdiği kararlar kesin olmakta ve Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılmamaktadır.
  • Sulh hukuk mahkemelerinin görev ve yetki alanına giren davalar ile alakalı olarak istinaf mahkemesinin kararları da kesin olmaktadır. Bu kararlar için de Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılmamaktadır.
  • İlk derece olan yerel mahkemelerin arasındaki görev, yetki ve merci tayinine dair istinaf mahkemesi tarafından verilen kararlar kesin olmaktadır. Bu kararlar için de Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılmamaktadır.
  • Çekişmesiz olan yargı işlerine verilen ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf mahkemesi kararları da kesin kararlar olmaktadır. Bu kararlar için de Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılmamaktadır.
  • Soy bağı ile alakalı davalar hariç olarak, nüfus kayıtlarının düzenlenmesi ile alakalı davalara ilişkin istinaf mahkemesi kararları aleyhine Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılmamaktadır.
  • Mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi koruma kararlarına dair istinaf mahkemesinin verdiği kararlar aleyhine Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılmamaktadır.

Yargıtay’ın Temyiz İncelemesi ve Kararı

İlk derece mahkeme kararları için Yargıtay’a temyiz yolu kapalı olmaktadır. Bu sebeple önce üst derece mahkeme olan bölge adliye mahkemeleri kararı alınarak karar kesinleştirilmelidir. Bu üst mahkeme olan istinaf mahkemesi kararlarının temyiz yolu açık olmaktadır. Temyiz için başvuru süresi bir ay olmaktadır. Yapılan temyiz başvurusunda Yargıtay öncelikle inceleme yapar ve sonrasında davayı kabul eder. Yapılan incelemeler bazı aşamalardan oluşmaktadır.

Temyizde Ön İnceleme

Yargıtay’ın yapacağı ön inceleme aşamaları bölge adliye mahkemelerinin yaptığı ön inceleme çalışmalarına benzemektedir. Yargıtay yapacağı incelemede dava dosyasında usulün eksik olup olmadığına, temyiz süresinin aşılmadığına ve harç ile giderlerin yatırılması gibi konularda inceleme yapmaktadır. Bu şekilde de başvuru ve dava dosyasındaki eksiklikleri incelemektedir.

Temyizde Esastan İnceleme

Yargıtay temyiz başvurusu konusundaki ön incelemesini bitirdikten sonra, dava dosyasının esastan temyiz incelemesini yapar. Yargıtay, tarafların temyiz için talepte bulunurken belirtilen sebeplere bağlı kalmak zorunda değildir. Yargıtay, kanunlara açık bir şekilde aykırı olan bir durumun tespit edilmesi ile temyiz dilekçesinde bu konunun belirtilmesi veya belirtilmemesine bakılmadan işlem yapılabilmektedir. Yargıtay temyiz incelemesi neticesinde üç şekilde karar uygulamaktadır. Onama kararı, bozma kararı ve düzeltme onama kararı.

Yargıtay’da Temyiz Duruşması

Yargıtay, temyiz incelemelerini Hukuk Muhakemeleri Kanunun 369’ncu maddesinin ikinci fıkrasına uygun olarak dosya üzerinden yapmaktadır. İstisnai durumlarda temyiz incelemeleri duruşmalı olarak da görülebilmektedir. Temyiz duruşmaları genel olarak, Yargıtay’ın hukuk davasını esastan görüşmeye karar verdiği durumlarda mümkün olabilmektedir. Temyiz davasının duruşmalı şekilde yapılması aşağıdaki belirtilen durumlarda olmaktadır.

  • Miktar ve değeri 65.000 Türk Lirası üzerinden olan davaların temyiz incelemeleri duruşmalı olarak yapılabilmektedir.
  • Tüzel kişiliğin feshine veya genel kurul iptali ile alakalı davaların temyizi incelemeleri duruşmalı yapılabilmektedir.
  • Evlenmenin butlanına ve iptal edilmesine ilişkin davaların temyiz incelemeleri duruşmalı olarak yapılabilmektedir.
  • Velayete, boşanmaya, ayrılığa, soy bağına, ve kısıtlamaya ilişkin davaların temyiz incelemeleri duruşmalı yapılabilmektedir.

Yukarıda belirtilmiş olan durumlarda taraflardan birinin temyiz veya temyize cevap dilekçesinde duruşma talep etmesi halinde, Yargıtay temyiz incelemesini duruşmalı şekilde yapmaktadır.  Yargıtay, sayılan koşulların olmadığı durumlarda da gerek görmesi halinde temyiz incelemelerini duruşmalı şekilde yapabilmektedir.

Yargıtay Temyiz İncelemesi Neticesinde Onama Kararı

Yargıtay, istinaf mahkemesi tarafından verilmiş olan karar için yaptığı temyiz incelemesinde onama kararı verebilmektedir. Yargıtay kararın onanması sırasında bunun hukuk normlarına uygunluk gerekçelerini göstermek ve belirtmek zorundadır. Onama kararı ile birlikte dava dosyası kesinleşir ve gerekli işlemlerin yapılması için ilk derece mahkeme olan yerel mahkemelere gönderilir.

Yargıtay Temyiz İncelemesi ve Düzelterek Onama Kararı

Yargıtay istinaf mahkemesi tarafından verilen kararı temyiz incelemesi neticesinde düzleterek onama yetkisine de sahip olmaktadır. Şu hallerde istinaf mahkemesi kararları için düzelterek onama yolu mümkün olmaktadır.

  • Temyiz edilen karar esas yönünden yasalara uygun, ama yasanın olaya uygulanması konusunda hatalı uygulama yapılması ve bu durum için yeniden yargılamanın gerekli olmaması durumunda Yargıtay temyiz incelemesi sonucunda düzelterek onama yapabilmektedir.
  • Davalı ve davacı olan tarafların kimlik bilgilerinde bir hatanın olması durumunda, açık ifade hatalarının olması veya yazı yanlışlıklarının yapılması durumunda Yargıtay bu hataları düzelterek onama yapabilmektedir.
  • Bölge adliye mahkemesinin verdiği karar doğru olup, gerekçesinin yanlış olması durumunda Yargıtay temyiz incelemesinde düzelterek onama yapabilmektedir.

Yargıtay Temyiz İncelemesi ve Bozma Kararı

Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin verdiği kararın aleyhinde yapılan temyiz başvurusu üzerine, hukuk kurallarının ve taraflar arasındaki sözleşmelerin yanlış uygulanması, dava şartlarına aykırılık olması, taraflardan birisinin davasını ispat konusunda dayandığı delillerin yasal bir sebep olmadan kabul edilmemesi ve karara etki eden yargılama hatasının veya eksikliğinin olması durumunda bozma kararı verebilmektedir.

İstinaf mahkemesi, ilk derece yerel mahkeme kararının aleyhinde yapılan istinaf başvurusunu esastan reddedebilmektedir. Bu durumda, İstinaf mahkemesi ile ilk derece yerel mahkeme aynı kanaatte olduğu görülmektedir. Yargıtay kararın bozulması yönünde verdiği karar, istinaf mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddine ilişkin olması durumunda, bölge adliye mahkemesinin kararı bozma kararı ile kaldırılır.

Temyiz İncelemesi ve Verilen Bozma Kararına Uyma

Yargıtay temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararına karşı, dosya kendisine gönderilen ilgili mahkeme bozmaya uyma kararı verebilmektedir.

Temyiz incelemesi üzerine verilen bozma kararları konusunda soya kendilerine gönderilen ilk derece yerel mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri bozmaya uyma kararı verdiği zaman, bu karar aleyhinde doğrudan temyiz yoluna başvurulabilmektedir.

Temyiz İncelemesi Neticesinde Verilen Bozma Kararına Karşı Direnme

Yargıtay’ın temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararına karşı, soya kendisine gönderilen ilgili mahkeme direnme kararı verebilmektedir. Yargıtay bozma kararı üzerine, dosya kendisine gönderilen istinaf mahkemesi veya ilk derece yerel mahkeme direnme kararı verdiğinde, bu karara karşı olarak da temyiz yoluna gidilebilmektedir.

 İstinaf  Başvuru Dilekçesi – İstinaf Mahkemelerine Başvuru

MADDE 342 – (1) İstinaf yoluna başvurma, dilekçeyle yapılır ve dilekçeye, karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir.

(2) İstinaf dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:

a) Başvuran ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresleri.

b) Varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri.

c) Kararın hangi mahkemeden verilmiş olduğu ve tarihi ile sayısı.

ç) Kararın başvurana tebliğ edildiği tarih.

d) Kararın özeti.

e) Başvuru sebepleri ve gerekçesi.

f) Talep sonucu.

g) Başvuranın veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası.

(3) İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır.

İstinaf Mahkemelerine Başvuru

İstinaf Mahkemelerine Başvuruİstinaf Mahkemelerine Başvuru