Atla

İtirazın İptali Davası İcra İnkar Tazminatı


İtirazın İptali Davası İcra İnkar Tazminatı

İtirazın İptali Davası İcra İnkar Tazminatı

İtirazın İptali Davası İcra İnkar Tazminatı

6352 Sayılı kanun ile 11. madde de yapılan anlatım ve düzenleme gereği İcra inkara tazminatı şuşekilde yer almıştır. Önceden oranı daha yüksek olan icra inkar tazminatı yüzde yirmi olarak belirlenmiştir.

Ayrıca icra inkar tazminatının mahkeme kararında yer almasının en önemli şartlarından birinin de husumet konusu olan alacağın, nakit ve miktarının bilinir olması gerekmektedir.

Konun anlaşılır olması açısından verilen örnek kararda şöyle karar verilmiştir. 

İtirazın İptali Davası İcra İnkar Tazminatı Alınması Hesaplanması Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 3.100,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihi itibariyle asıl alacağa işletilecek yasal faizi ile birlikte devamına, davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali talebini içerir davasının reddine, icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiş; verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.

itirazın iptali icra inkar tazminatı 2018

İtirazın İptali Davası İcra İnkar Tazminatı Şartları

İİK'nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra - inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir.

Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir.

Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.

Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

ÖZET: Asıl alacak niteliğindeki yersiz ödenen ve icra takibine konu yapılan aylığın, takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit, dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, takibe haksız itiraz eden davalının, taleple bağlılık ilkesi gereğince.

Davacı alacaklı Kurum yararına kabule konu asıl alacak tutarının %20’si oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, anılan istemin reddi yönünde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekir.

Mahkeme kararında ayrıca davalı vekilinin, "24.500 TL'lik çek'in kira alacağına mahsuben alındığına dair belgeye itiraz ettiği, imzanın müvekkiline ait olduğunu ancak üzerinin sonradan doldurulduğunu, protokol başlıklı belgede de 9 adet senedin teslim edildiğine dair kısmın ödendiğinde alınan teminat senetleri iptal edilerek iade edilecektir" kısmının sonradan ilave edilmiş olduğunun belirtildiğinin yazılı bulunduğu görülmektedir.

Davacı, 2009 yılı 10.ayından sonraki kiralarını davalıya verilen 24.500 TL'lik çekle ödediğini savunmuş olup, çek'i imza karşılığı aldığı gibi banka yazısından da çekin ödendiği anlaşılmaktadır. Ceza soruşturmasında çek'i kendi hesabına kendi alacağı olarak alıp tahsil ettiğini iddia etmiş ise de, çek'in imza karşılığı davacıya verildiğine ilişkin yazıyı imzalamış olduğundan, takibe konu bonoların da kira akdine karşılık verildiği yazılı olup, vekilin aksine olan iddiasının delillerle kanıtlanmaması nedeniyle ve dava tarihinde icra inkâr tazminatı oranının %40 olduğu anlaşılmakla, istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir

Davacı icra-inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de mahkemece davacının bu konudaki talebinin reddine karar verilmiştir. İİK’nin 67/2 maddesi hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağın likit ve belli olması, yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli,

Sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.

Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu alacak değerlendirildiğinde davacı yararına icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, Mahkemece, bu kalem istemin reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak