İtirazın İptali Davası İcra İnkar Tazminatı

T.C. YARGITAY 13.Hukuk Dairesi Esas: 2016/4005 Karar: 2016/6796 Karar Tarihi: 07.03.2016

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – ALACAĞIN LİKİT VE MUAYYEN NİTELİKTE OLDUĞUNUN KABULÜ İLE İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİ GEREĞİ – DAVACININ BU İSTEMİ HAKKINDA KABUL KARARI VERİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASI

ÖZET: Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’ un 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Davacı, davalıdan aldığı 12.02.2009 tarihli vekaletname ile önce davalıya karşı açılan boşanma davasında daha sonrada davalının eşine açmış olduğu boşanma davasında davalıyı vekil olarak temsil ettiğini, davalı tarafından 09.08.2011 tarihinde yazılı ve imzalı olarak verilen talimatla 2. davayı açtıklarını ancak davalının kendisinden habersiz eşiyle başka bir mahkemede boşandığını, davalının verdiği talimatta 2. açılan dava için önceki mahkeme vekalet ücreti ile birikmiş nafaka alacaklarının vekalet ücreti olarak belirlendiğini buna göre hak ettiği vekalet ücretlerinin tahsili için icra takibi başlattığını, itirazın iptali ile takibin devamı ve % 40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.

İtirazın İptali Davası İcra İnkar Tazminatı Alınması Hesaplanması

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 3.100,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihi itibariyle asıl alacağa işletilecek yasal faizi ile birlikte devamına, davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali talebini içerir davasının reddine, icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiş; verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

İtirazın İptali Davası İcra İnkar Tazminatı Şartları

İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra – inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’ un 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, iki numaralı bent uyarınca hüküm fıkrasında yer alan “sonuca ulaşmak yargılamayı ve hukuki yorumu gerektirdiğinden icra tazminatı takdirine yer olmadığına” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “Davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 123,40 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 07.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.