Kefilliğin İptali Davası – Kefilliğin Sona Ermesi

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > İcra Hukuku  > Kefilliğin İptali Davası – Kefilliğin Sona Ermesi

Kefilliğin İptali Davası – Kefilliğin Sona Ermesi

Kefilliğin İptali Kefilliğin Sona Ermesi Düşmesi

Kefilliğin İptali Kefilliğin Sona Ermesi Düşmesi –  Kefil Olmak Nedir? Kefaletten Nasıl Kurtulunur? Bilindiği gibi, son yıllarda kişilerin bankalarla olan ilişkisi ve ilişiği olanların sayısı devasa bir artış göstermiştir. Bunda, hem bankaların artık daha güvenilir bir  hukuk sistemi ile karşı karşıya olmasından kaynaklanan bir “güven ortamı”nın varlığı, hem de ekonomik yatırımların evrensel düzeyde  artık bir  profesyonel “desteği” zorunlu kılması gibi durumlar pay sahibidir.

Kefalet İlişkisinin Sonuçları Nedir?

Türkiye’de de bankalara olan güven artmış, bunun neticesinde de bankaların muhatap olduğu kişi sayısında gözle görülür bir artış meydana gelmiştir. Ancak, durum yalnızca bundan ibaret kalmamaktadır. Bankalar, bireylere öncelikle bir “kredi” hizmeti sunmaktadır. Yani, para üzerinden para kazanmaktadır. Kişilere, yatırım yapmaları ya da başka türlü işlerde kullanması adına bir miktar para vermekte; bu parayı belirli bir vade içerisinde geri almaktadır. Fakat, geri aldığı para miktarı ile, borç verdiği para miktarı arasında “faiz” oranından kaynaklanan bir fark bulunmaktadır.

Kefillik durumu, bankaların borçlularını birçok defasında acze düşürebilmekte, borçlarını ödeyemeyen borçlulara karşı cebri icra uygulanması yoluna başvurulmaktadır. Bu, bazen kelimenin tam anlamıyla bir “hüsran” yaratabilmektedir. Çünkü, kişiler farkında olmadan da olsa, ÖDEYEMEYECEKLERİ bir borcun altına girmekte, neticede de ödeyemeyince hem bankalar ve hem de borçlunun kendisi mağduriyete maruz kalmaktadır.

Bu gibi tatsızlıkların yaşanmaması adına, bankalar bir süredir “kredi notu” adını verdikleri bir sistemi uygulamaktadır. Buna göre, kredi verilecek kişinin, verilen krediyi ödeyebilme gücü tespit edilir; buna da kredi notu adı verilir. Eğer kişinin kredi notu yeterli bulunmazsa, o kişiye kredi verilmez. Ek olarak, bu kişilere, borçlarını ödeyememesi halinde, onun yerine halefiyet ile geçecek olan bir KEFİL bulması belirtilir. Kefil, asıl borçlu borcunu ödemediğinde, söz konusu borcu halefiyet ile üstlenerek ödemek zorunluluğu altına giren kişi demektir. Yani, borçlunun borcu, artık kefile ait olmaktadır. İşte tam bu sebeple, kefillerin kefil olurken belki kırk defa düşünmeleri gerekmektedir.

Zira, bir kefilin yükümlülüğü pek de hafifsenecek ölçüde değildir. Kefil, daha önce de dile getirdiğimiz gibi, borçların asıl yükümlüsü gibi hareket etmek durumunda olacak olan kişidir. Bu nedenle, bazen kefillerin de büyük bir mağduriyet ile karşı karşıya kaldığını görebiliyoruz. Bu yazının da konusunu oluşturan kefalet ilişkisi, bazen büyük mağduriyetler doğurabilen bir ilişki olduğundan, kefiller bu gibi acı durumlarla karşı karşıya kalacaklarını anladıkları zaman kefalet ilişkisini sonlandırmak için harekete geçmektedir. Fakat, bu talep derhal kabul edilebilen bir talep değildir. Aşağıda bunu inceleyeceğiz.

Kefalet İlişkisini Sonlandırmak 

  • Banka ile asli borçlu arasında bir “kredi sözleşmesi” imzalanır. Bu sözleşmede, kefil olacak kişinin KENDİ EL YAZISI ile sözleşmeye kefaletin başlangıç ve bitiş tarihini yazmış olması ve imzalaması gerekir. Bunlar yoksa, zaten şekil şartlarına aykırılık dolayısı ile sözleşme geçersizdir.
  • Kredi borcu DOĞMADAN, kefil kefaletten caydığını belirtebilir. Borç, bankanın borçluya kredi verdiği andan itibaren doğar.
  • Kişi, evliyse, diğer eşin yazılı rızası olmaksızın kefil olamaz. Eğer eşin rızası alınmadan kefil olunduysa, o kefalet zaten geçersizdir.
  • Kefalet sözleşmesi, 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Keza, borçlu borcunu ödediğinde de sözleşme sona erer. Kefil, kefil olduğu kişiye karşı alacak davası açabilir.
  • Asıl borçlu borcunu ödeme imkanı olmasına rağmen kasten ödemezlik yapıyorsa, başka bir yere kaçtıysa, kefil kefaletinin sona ermesini dava açarak talep eder.
  • Kefil, söz konusu borca başka kefillerin de kefil olarak bağlandığını bilerek kefil olmuş ve böyle bir durum gerçekleşmemişse, usulüne uygun olarak kefaletin sonlanmasını ister.
[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor