Kusur Oranı Tespiti

Türk hukuk sistemi dahilinde belirli davalara ilişkin olarak kusur oranları uygulanmaktadır. Bu kusur oranı dava neticesinde taraflardan hangisinin daha kusurlu olduğuna göre alınacak kararların belirlenmesindeki en önemli faktörlerden birisidir. Bu çerçevede de Türkiye’de kusur oranının tespiti işlemleri, tespit davası açılması ile sağlanabilmektedir. Tespit davası açılarak, mahkemeden bir hakkın ya da hukuki bağın mevcutluğunun veya yokluğunun ya da bir belgenin sahteliğini ya da gerçekliğini belirleyebilmek mümkün olabilmektedir. Kanunlar dahilinde belirlenmiş olan istisnai haller haricinde, tespit davası açan kişinin hukuki doğrultuda korunmaya değer olan güncel bir faydasının olması gerekir.

Kusur Oranının Tespiti İçin Hangi Mahkemeye Başvurulur?

Kanunla düzenlenen mahkeme görevleri ve göreve dair kuralların kamu düzenlemesi olduğu Türk hukuk sisteminde, söz konusu dava gündeminin değer ve miktarı göz önünde bulundurulmadan malvarlığı haklarına dair davalar ile şahıs varlığına dair davalar için yetkili mahkemeler, tersi bir şekilde gerçekleştirilecek düzenleme mevcut olmadıkça Asliye Hukuk Mahkemeleridir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HKK) ve diğer kanunlar dahilinde tersi doğrultuda bir düzenleme gerçekleştirilmediği müddetçe, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava işler yönünden de yetkili mahkemelerdir. Haksız fiil kaynaklı davalarda, haksız fiilin uygulandığı ya da zararın oluştuğu veya oluşma olasılığının olduğu davalarda yer ve zarar gören şahsın yerleşim yerindeki mahkemelerde yetkili sayılmaktadır.

Kusur Oranı Tespiti

Kusur Oranının Tespiti Davası Nasıl Açılır?

Mahkemeden, tespit davası açılarak bir hakkın ya da hukuki bağın mevcutluğunun veya yokluğunun ve bir belgenin sahteliğinin ya da gerçekliğinin belirlenmesi yönünde bir talep oluşturulabilmektedir. Bu dava tipinde en önemli husus kusur oranı tespit davası açan şahsın istisnai durumlar haricinde bu davayı açma konusunda hukuki yönden korunmaya değer güncel bir yararı bulunması gerekir. Ayrıca maddi olaylar, bir başına bir tespit davası konusu oluşturamamaktadır. Mahkeme tarafından neticesinin hukuk sistemi dahili dışında, özel ya da teknik bilgiyi gerektirmekte olan durumlar içerisinde davadaki taraflardan birisinin talebi doğrultusunda ya da kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilmektedir. Mahkemede hakimin mesleki gerekliliklerinin oluşturduğu genel ve hukuki bilgi ile neticelendirilebilmesi mümkün olan konulara ilişkin olarak bilirkişiye başvuru gerçekleştirilmez.

Kusur oranının tespiti 2 farklı türde uygulanmaktadır. Buna göre;

İş Kazalarında Kusur Oranının Tespiti Nasıl Yapılır

Bu tespit türünde kusur oranı, işverenin işçisine yönelik eğitim, gözetim yükümlülüklerini ne kadar yerine getirmiş olduğu üzerinde belirlenirken, eğer iş kazasının oluşumunda işçinin kendi kusurunun da bulunması durumunda işçiye de kusur yönetilmektedir. Ayrıca tüm önlemlerin alınmasına karşın kazanın kaçınılmaz olarak nitelendirilebileceği durumlardaki iş kazalarında da işverenin kusurunun yokluğu belirlenebilir. Fakat Türk mahkemelerinde bu tip iş kazalarına ilişkin kusur tespiti davalarında yüzde 99’luk gibi yüksek oranla işverenlere kusur yöneltiliyor.

Trafik Kazalarında Kusur Oranının Tespiti Nasıl Yapılır

Türkiye’de trafik kaza tespit tutanağı içerisinde kusura 5 günlük süreç içerisinde itiraz hakkının değerlendirilmemesi ya da itiraz hakkının değerlendirilmesine karşın mevcut itiraz talebin karşılanmamış olduğu hallerde, sigortaların kusur oranına dair itirazlarının özel hukuk yollarını kullanarak başvuru gerçekleştirmesi gerekir. Tarafların kusur oranları ise mahkeme tarafından bilirkişi raporu doğrultusunda tespit ettirileceği dolayısı ile başvuran kişilerden mahkeme kararı ya da kesinleşmiş kusur raporu talebi gerçekleştirilebiliyor.