Atla

Menfi Tespit Ve İstirdat Davası


Menfi Tespit Ve İstirdat Davası

Menfi Tespit Ve İstirdat Davası

Menfi Tespit Ve İstirdat Davası

MENFİ TESPİT VE İSTİRDAT DAVALARIBorçlu,aslında borçlu olmadığı veya borçlunun olmadığına inandığı bir borcu ödememek için,aleyhine başlatılan takibe itiraz edebilir.İtiraz üzerine takip duracağından,alacaklı bu itirazı bertaraf etmek için harekete geçtiğinde,borçlu itirazın iptali veya kaldırılması prosedüründe savunmalarını genel mahkemede veya icra mahkemesinde ileri sürülebilir. Alacaklı henüz takibe geçmeden borçlunun,borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir.Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu,borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir.İcra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi kesin olarak tespit edecek nitelikte olmadığından,alacaklının takibe girişmesinden,hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun,borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu,belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açabilir;bu davayı kazanırsa,hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.Ancak,borçlu borcunu icra dairesinde ödedikten sonra,artık menfi tespit davası açamaz.Zira,borcun ödenmesi ve takibin sona ermesinden sonra borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde hukuki bir yarar yoktur.Bundan sonra,borçlunun aslında borçlu olmadığı halde ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki,bu dava istirdat davasıdır.Gerek menfi  tespit gerekse istirdat davasının amacı,borçlunun borçlu olmadığının tespitidir.Fakat ilkinde,borçlu davayı kazanırsa,borçlu olmadığı bir parayı ödemekten kurtulurken,ikincisinde borç olmadığı halde icra takibi içinde ödenmiş paranın geri alınması sonucu da doğacaktır.Şayet menfi tespit davasına artık istirdat davası olarak devam edilir. Burada şu hususu da belirtmek gerekir ki,alacaklı takip içinde,borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali davası açmış ve bu davayı kazanmışsa,artık borçlunun aynı alacak hakkında ve aynı taraflar arasında menfi tespit davası veya istirdat davası açması mümkün değildir.Çünkü itirazın iptali davası kesinleşmişse,menfi tespit veya istirdat davası kesin hüküm nedeniyle reddi gerekir.Henüz kesinleşmemiş olsa bile,derdestlik nedeniyle menfi tespit davası veya istirdat davası reddedilmelidir.Zira,her iki davanın konusu tarafları ve sebebi aynıdır.Bununla birlikte,alacaklı itirazın kaldırılması yoluna başvurmuşsa,bu yolun sonunda lehine karar elde etse dahi,borçlunun menfi tespit davası açma imkanı bulunmaktadır.İtirazın kaldırılması sonunda verilen kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Borçlunun değişik sebeplerle menfi tespit ve istirdat davası açması mümkündür.Örneğin,borçlu,borcun ödenmiş olduğunu,borcun geçersiz bir sözleşmeye dayandığını,senedin hatır senedi olduğunu,anlaşmaya aykırı doldurulduğunu veya senedin sahte olduğunu,menfi tespit davası açarak ileri sürebilir. Borçlu takipte zamanaşımına dayanarak itiraz etmiş veya itirazın kaldırılması duruşmasında bunu ileri sürmüş,ancak itiraz yerinde görülmemişse,bu durumda zamanaşımı def'ini itiraz olarak ileri sürmeyen veya icra mahkemesinde bu savunmaya dayanmayan borçlunun,menfi tespit davası açamayacağı kabul edilmektedir.  Borçlu,bu itirazını,herhangi bir özel ispat faaliyetine girişmeden,alacaklının dayandığı senede dayanarak tespit edebilir. Borçluya bu imkanın tanınması,alacaklının takip hakkını kullanırken düşünmesini ve takip yolunu kötüye kullanmamasını sağlayacaktır.Ancak bu yapılırken de,borçlunun takibi boş yere engellemesi ve hatta kesinleşmiş takibi sürüncemede bırakmasının da önüne  geçilmelidir.Tarafların karşılıklı menfaatleri,takip hukukuna gözetilmesi gereken dengenin de bir sonucudur.Bu dengeyi gözetmeye çalışan kanun koyucu,borçlunun genel hükümlerden kaynaklanan menfi tespit davası açma imkanını takip hukuku bakımından ayrıca düzenlemiş ve farklı hüküm ve sonuçlar bağlamıştır. Kanunda,menfi tespit ve istirdat davasının açılma zamanı,üç farklı açıdan düzenlenmiştir.Birincisi,takipten önce açılan menfi tespit davası;ikincisi,takipten sonra,ancak alacaklıya para ödenmeden önce açılan menfi tespit  davası,üçüncüsü ise para ödedikten sonra açılan istirdat davasıdır.Biz de bu yaklaşımı esas alarak önce menfi tespit davasını ikili ayırıma tabi tutarak inceleyeceğiz,daha sonra istirdat davasını açıklamaya çalışacağız. Kanunda ilamsız icra hükümleri arasında düzenlenen menfi tespit davası,ilamlı icrada,rehin paraya çevrilmesinde ve iflas yolunda da açılabilir.Ancak,bu durumda,bu takiplerin ve takip yollarının özelliği dikkate alınarak menfi tespit davasının hüküm ve sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.

Yargıtay Kararları - Menfi Tespit Ve İstirdat Davası

Hukuk Genel Kurulu Esas:  2011/7-690 Karar: 2011/617 Karar Tarihi: 12.10.2011 ÖZET: Kaçak elektrik kullanımında KDV alınmayacağının kabulü halinde, sözleşme yaparak dürüst davranan ve normal tüketime ilişkin tarifeye göre ödeme yapan kişilerin aleyhine, kaçak elektrik kullanan kişiler lehine bir sonuca yol açılarak, kaçak kullananlar korunmuş ve kaçak kullanım teşvik edilmiş olur ki, bunun kabulü mümkün değildir. Davalı idarece, davacıdan kaçak kullanım bedeli istenirken KDV'nin de bu miktara dahil edilmiş olmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığından, davacının kaçak kullanım bedeline KDV miktarının dahil edilmemesi yönündeki olumsuz tespit isteminin reddi gerekir.3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu (KDVK)'nun 1.maddesinin 1 ve 2. fıkralarında; ile in katma değer vergisine tabi olduğu belirtildikten sonra; aynı Kanunun 2.maddesinin 3.bendinde; mal teslimi olarak kabul edilmiştir. Sözü edilen Kanunun 5.maddesinde yer alan hükmü ile düzenlenmiş; Kanunun 10.maddesinin (g) bendinde vergiyi doğuran olay olarak kabul edilmiştir. Verginin matrahını düzenleyen başlıklı 20.maddesinde de hükmüne yer verilmiştir. Elektrik faturalarından alınması gereken katma değer vergisinin (KDV) düzenlendiği Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin 9.maddesinde; tarife tespitinde yer almayan ve elektrik enerjisi tüketiminin kWh'ı başına tahsil edilmesi gereken ve Kanunlarla belirlenmiş olan vergi (Belediye Tüketim Vergisi, Katma Değer Vergisi ve bunun gibi) resim ve harcın, teşekkül veya şirket tarafından ayrıca faturalara ilave edilerek tahsil edileceği, düzenlenmiştir.  
SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba
Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • ELİZ HASIRCI -
    16 Ağustos 2016

    Menfi Tespit davasında kötü niyet tazminatı nedir..

    Cevapla
    ilkayuyarkaba -
    21 Eylül 2016

    Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, kötü niyet tazminat talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın, alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.

    Cevapla
Yorum Bırak