Atla

Miras Hukuku Avukatları Ankara


Miras Hukuku Avukatları Ankara

Miras Hukuku Avukatları Ankara

 

Hukuk sistemi içinde miras hukuku alanı özellikle kişilerin kendi haklarını kaybetmemeleri noktasında son derece özenle takip edilmesi gereken davaları kapsamaktadır. Bu noktada avukatlık hizmetleri ile davalara gereken önem verilmekte ve tüm detayların hiçbir şekilde gözden kaçırılmadan hakların alınmasına yönelik hukuki süreçler başlatabilmektedir.

Bununla birlikte pek çok kişinin hakkında bilgi sahibi olmadığı zaman aşımı süreleri noktasında avukatlardan alınan danışmanlık hizmetleri sonrasında hakların düşmesinin de önüne geçilmesi sağlanmaktadır. Kişiler miras alanında avukatlık hizmeti veren avukatlara vekalet vererek davaların onların gözetiminde ilerlemesini isteyebilirler. hukuki açıdan davaların tüm gerekleri hakkında bilgi sahibi olduğu için avukatlar tarafından takip edilen davalarda daha başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Miras hukuku denildiğinde hemen hemen herkesin tahmin edebileceği gibi gerçek kişilerin ölmesi sonrasında sahip oldukları malların üzerinde işlem yapılması anlamı ortaya çıkıyor. Miras hakkı ise kanunlarla birlikte mirasın intikali işlemlerinde terekeye sahip olan kişilerin sahip olduğu haklar olarak tanımlanmıştır. Kendi ölümünün ardından mirasını dilediği gibi paylaşma fırsatını bulan kişiler ise miras bırakan olarak adlandırılmıştır. Bu kişiler aynı zamanda muris, müteveffa gibi adlarla da anılmaktadır.

Murisin ölümünün ardından terekesi üzerinde hak iddia edecek olan kişiler ise miras hukuku davalarında mirasçı sıfatına sahip olan kişilerdir. Miras hukukuna ilişkin düzenlemeler Türk hukuk sisteminde Medeni Kanun'a dahil şekilde yapılmaktadır. Miras bırakacak olan kişinin kesin bir şekilde ölümünün gerçekleşmesinin ardından başlayan süreçte kişilerin herhangi bir itirazı bulunmazsa ya da murisin miras paylaşımı konusunda bir talebi bulunmazsa kanunların öngördüğü şekilde miras paylaşımının yapılmasına karar verilir.

Kişilerin bu süreç için ayrıca herhangi bir işlem yapmasına gerek kalmamaktadır. Mirasçılar ölen kişilinin sadece varlıklarını ve mallarını değil aynı zamanda borçlarını da paylaşırlar. Mirasçı olan kişilerin belirlenmesinde ise hukuk sisteminde yasal olarak mirasçı statüsüne sahip olan kişilerin dışında bir de vasiyetnameye dayanarak miras talebinde bulunan kişiler gelmektedir.

Miras Hukukunda Mirasçıların Payları Nasıl Belirlenir?

Mirasçılık şartlarını yerine getirmiş olan kişiler arasında murisin mallarının paylaşımı ile ilgili karar verilirken kişilerin sahip olduğu konumlara bakılarak mirastan alacakları paylar düzenlenir. Bu noktada ilk paya dahil edilecek olan kişiler miras bırakan kişinin kendi eşi ve çocukları olmaktadır. Eşler bu aşamada mirasın ¼'ünü alırlar. Kalan ¾ miras ise çocukların arasında eşit olarak paylaştırılmak üzere ayrılır. Mirasçı sıfatına sahip olan çocukların hayatta bulunmaması halinde ise o kişinin çocuklarının yerine torunlarının mirasta söz sahibi olması sağlanabiliyor.

Miras bırakan kişinin hiç çocuğu bulunmuyorsa bu noktada mirasçıları anne ve babası olmaktadır. Hem eşin hem de anne babanın ortak bir şekilde mirasa dahil edildiği durumlarda eş mirasın yarısını alma hakkına sahiptir. Eğer miras bırakanın öldüğü zamanda anne ve babası da çoktan ölmüş durumdaysa bu halde aynı anne ve babadan dünyaya gelen miras bırakan kişinin kardeşlerinin mirasta söz sahibi olması sağlanabiliyor. Miras bırakan kişinin anne ve babası da bulunmuyorsa bu durumda mirasta söz sahibi olacak kişiler miras bırakan kişinin büyükanne ve büyükbabası olmaktadır. Bu halde eş tüm mirasın ¾ kadarını alma hakkına sahiptir. Anneanne, babaanne ve dede konumunda bulunan kişiler hayatta değillerse bu durumda bu kişiden miras bırakan kişiyle ortaklık kurulan dayı, amca, hala ve teyzelerin mirasta söz sahibi olması sağlanabiliyor.

Söz konusu bu kişilerin vefatı halinde ise kişilerin çocuklarının mirastan pay alma hakkı doğmaktadır. Miras bırakacak olan kişiler arasında eşten başka hiçbir ortağın yer almadığı durumlarda eş mirasın tamamını alarak miras paylaşımını sonlandırır. Buna ek olarak eşi de bulunmayan kişilerin mirasının devlete kalmasına karar verilmektedir. Miras paylaşımlarında bilinmesi gereken en önemli konu mirasçıların belli bir sıra dahilinde mirastan pay alma hakkını talep etmeleri olmaktadır. Bu durum kimin mirasçı statüsüne sahip olduğu, kimin hayatta olup olmadığı ile doğrudan ilişkili bir durumdur. Zaman zaman miras hukukunun belirlediği sınırlar dahilinde bir miras davası çözülmeye çalışılırken çok karmaşık bir durumla karşı karşıya kalınabiliyor. Daha çok mirasçı statüsüne sahip olan kişilerin hayatını kaybetmesi durumunda ortaya çıkan bu zorlu durumlarda mirasın tekrar miras hakları ölçüsünde sıralanarak mirasçılara aktarılmasına karar verilmektedir.

Kimlerin mirasta hak sahibi olmadığının da bilinmesi mirasın paylaşımı açısından son derece önemli bir konu olmaktadır. Gelin ve damatlar mirastan hiçbir şekilde ilk sırada pay alamazlar. Öncelik bu kişilerin çocuklarına geçmektedir. Gelin ve damat konumunda olan kişiler ise sadece ve sadece bu çocukların bulunmaması ya da hayatını kaybetmeleri durumunda mirasçı sıfatına sahip olabilirler. Kardeşlerle ilgili olarak mirasçıların belirlenmesinde mirasın evlenen kardeşin eşi tarafından alınması mümkün değildir. Ancak ve ancak kardeşin vefat etmesi haline bu kişiler mirastan pay alabiliyorlar.

En Çok Açılan Miras Hukuku Davaları Nelerdir?

Miras hukuku alanında sadece miras paylaşımına ilişkin davalar açılmamakta, kişiler kendi miras haklarını korumak adına çok sayıda dava başlığı altında haklarını arayabilmektedir. Bu alanda en çok açılan davalar muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davaları, mirasçıların miras paylarının zedelenmesinden kaynaklanan saklı pay davaları, tenkis davaları, vasiyetnamelerin tanzimi ve iptali davaları olmaktadır. Bununla birlikte veraset belgesinin çıkartılması da yine bu hukuk alanında yapılan işlemlerdir. Tüm bunlara ek olarak miras taksim sözleşmeleri, tapu iptal tescil davaları ve istihkak davalarının açılması da mümkün olabilmektedir.

Miras Hukukunda Miras Sözleşmesinin İptali Davaları

Miras sözleşmesinin iptali davaları tasarrufun iptal edilmesi durumlarında kendi hakkı kayba uğramış olan mirasçılar ya da vasiyet alacaklıları tarafından açılabilmektedir. Ölüme bağlı olarak doğal şekilde ortaya çıkan tasarrufların tamamının ya da büyük bir bölümünün iptal edilmesine yönelik açılan bu davalarda belirli noktalara dikkat edilerek haksız şekilde ortaya çıkan kazandırmaların iptaline karar verilmektedir. Örneğin, kendine, eşine ya da hısımlarına kazandırma amacı taşıyan durumlarda tüm tasarrufun değil sadece bu kazandırmaya dahil edilmiş kısmın iptaline karar verilmektedir. Bu iptal davalarını açmak isteyen kişilerin zamanaşımı sürelerine kendi haklarını kaybetmemeleri için mutlaka dikkat etmeleri gerekmektedir.

Bu davalarda zamanaşımı süresi ile ilgili olarak davacının tasarrufu ve iptal sebebini ve kendisinin de hak sahibi olduğunu öğrenmesinin ardından geçen bir yıllık sürede davanın açılmasına yönelik karar verilmiştir. Diğer tüm hallerde ise iyi niyetli davalar için on yıl diğer davalar için yirmi yıllık bir zamanaşımı süresine karar verilmiştir. Ölüme bağlı tasarruflar üzerinden bu tasarrufların iptali yönünde bir kararın mahkeme tarafından alınmasını isteyen kişilerin mutlaka mirasçılık sıfatını üzerinde taşıyan kişiler olması gerekmektedir.

Miras Hukukunda Veraset Belgesinin Alınması Süreci

Miras bırakan kişinin varlığının ve mallarının paylaşımında mirasçı sıfatına sahip olacak kişiler ancak veraset belgelerini almalarının ardından yasal olarak söz sahibi oldukları haklarını alabilmektedirler. Bir aylık süre içinde herhangi bir itirazla karşılaşılmadıkça otomatik olarak kişilere sulh mahkemeleri tarafından kendisinin yasal mirasçı ya da vasiyetname alacaklısı olduğuna dair bir belge verilmektedir. Mirasçılık belgelerinin geçersiz olduğuna dair her zaman diğer mirasçılar itirazda bulunabilmektedir. Bu tür durumlarda kişilerin dava hakları da korunma altına alınmıştır. Mirasçılık belgesi sadece bir mirasçılık beyanı olmasının ötesinde miras bırakan kişilerle mirasçıların arasındaki irsi bağın tespit edildiği belgeler de olmaktadır. Iskat adıyla bilinen mirasçılıktan çıkarma ve mahrumiyet kavramı ile açıklanan mirastan yoksunluk durumlarında dahi kişilere mirasçılık belgeleri verilmektedir.

Miras Hukukunda Mirasta Ortaklığın Giderilmesi Davaları

Mirasçılar, miras sözleşmeleri ve kanunların kendilerine vermiş olduğu haklar çerçevesinde her zaman mirasın paylaşılmasına ilişkin taleplerini yasal düzene oturta bilmektedirler. Bu noktada mirasçının terekede yer alan mallarını aynen ya da diğer durumlarda satış yoluyla paylaştırarak sulh mahkemesinden bu işlemin gerçekleştirilmesini isteyebilmektedir. Hakim mirasçılardan en az birinin talep etmesi halinde bir mirasçıya söz konusu taşınmazların ya da malların aktarılmasına yönelik paylaşımların yapılmasını sağlamaktadır.

Bu paylaşım sırasında hakim tarafından denklik ilkesi göz önüne bulundurularak işlem yapılmaya çalışılır. Taşınmazlar arasında farklı değerlerin oluşması halinde mirasçılar arasındaki paylaşımlarda ortaya çıkan farklar para değerleri ile belirlenerek kapatılmaktadır. Paylaşımın acil bir şekilde yapılması söz konusu paylaşıma açık hale gelmiş olan malın ya da taşınmazın değerini düşürecekse bu durumda sulh hakimi tarafından malın paylaşılmasının ertelenmesi yönünde bir karar verilebilmektedir.

Miras Hukukunda Mirasın Reddi Davaları (Terekenin Borca Batık Olması Durumu)

Mirasın reddinin gerçekleşmesi için sulh mahkemelerine mutlaka mirasçılar aracılığı ile sözlü ve yazılı olarak beyanda bulunarak başvuruların yapılması gerekmektedir. Miras bırakan kişinin öldüğü zamanda terekesinin borca batık durumunda olması halinde mirasın reddedilmesi durumu ortaya çıkacağından buna ilişkin taleplerde görevli mahkemeler tarafından tereke alacaklılarının alacak miktarına bağlı olarak belirlenmesi yapılmaktadır. Ret işleminde esas olan nokta kayıtsız şartsız bir şekilde işlemin yapılabileceğidir. Bu anlaşmazlıklarda husumet alacaklılar arasında bulunmaktadır.

 

Miras Hukuku Davaları Avukatları Ankara

Sulh hakimi tarafından sözlü ve yazılı olarak mahkemeye sunulmuş ret beyanının bir tutanakla kesinleştirilmesi sağlanır. Zamanaşımı sürelerine uygun şekilde verilmiş olan ret beyanlarında mirasın açıldığı yerde görevli olan sulh mahkemesi tarafından özel kütüğe bu işlemin kaydedilmesi sağlanmakta ve reddi isteyen mirasçıya da buna ilişkin bir belge verilmektedir. Mirasın reddi için kişilerin başvuru yapabilecekleri süre üç ay olarak belirlenmiştir. Bu durum ölümün öğrenilmesinin ardından ya da vasiyetnameden gelen mirasçıların kendilerine durumun bildirilmesinin ardından başlamaktadır. Yasal olarak mirasçı statüsünde olanlar da vasiyetname ile atanmış olan mirasçılar da mirası reddetme hakkına sahiptirler. Ödemeden aczi belli olan murislerle ilgili olarak ölüm tarihinde tespit işlemleri yapılmışsa miras reddedilmiş sayılmaktadır.

 

Miras Hukukunda Tenkis (Saklı Pay) Davaları

Her bir mirasçının miras bırakan kişinin taşınmazları ya da varlığı üzerindeki haklarının korunmasına ilişkin saklı payları bulunmaktadır. Miras bırakan kişiler bu saklı payları gözeterek mirasçılar arasında paylaşım yapabilmektedirler. Mirasçılar saklı paylarının zarara uğraması sonucunda saklı paylarının karşılığını alamazsa bu durumda tasarrufların tenkisini gerçekleştirmek üzere dava açma hakkına sahip olmaktadırlar. Bu durumda mirasın paylaştırma kurallarına dayanarak kişilerin haklarının korunması sağlanır. Saklı payları aşan kısımların orantılı bir şekilde tenkis işlemine dahil edildiği bu süreçte mirasçılar arasında saklı payların dikkate alınmadan yapıldığı tüm kazandırmaların orantılı bir şekilde tenkis edilmesi işlemi gerçekleştirilir.

Miras Hukukunda Kira Parasının Mirasçılara Ödenmesi

Miras bırakan kişinin kira geliri aldığı bir taşınmaz bulunuyorsa bununla ilgili olarak da düzenleme yapılmaktadır. Öncelikle kiralarla ilgili olarak bilinmesi gereken en temel bilgiler kira bedelinin ödemekle yükümlü olan kiracı tarafından karşılanması zorunluluğudur. Herhangi bir şekilde aksini belirten bir durum ortaya çıkmadıkça kira bedellerinin ve buna ilişkin diğer giderlerin mutlaka kira süresinde ödenmesi gerekmektedir. Sözleşmelerin ardından kiralanan yerlerin el değiştirmesi durumlarında ise sözleşmenin aynı şekilde devam etmesine karar verilmektedir.

 

 

Birden çok mirasçının bulunduğu durumlarda mirasçılar arasında tüm alacaklara ve giderlere ilişkin bir ortaklık kurulmaktadır. Bütün mirasçılar tereke üzerinde hak sahibi olurlar ve tasarruflarını da ortak şekilde yaparlar.

Ortaklık statüsüne gelmiş olan bu kişilerin içinde bulundukları topluluğa ilişkin kuralların belirlenmiş olduğu kanun veya sözleşme hükümleri uyarınca oy birliği ile kararlarını vermeleri gerekmektedir.

Toplulukların devam ettiği sürelerde herhangi bir şekilde paylaşım yapılması ya da tasarrufta bulunulması mümkün değildir. Ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını sağlamasına yönelik talepte bulunabilir. Tüm ortak bu durumdan yararlanırlar.

 

Miras Davası Sonuçlanma süresi

Miras Hukukunda İstihkak Davaları

Miras bırakan kişinin ölümünün ardından paylaşımı yapılacak olan varlıklar ve taşınmazlarla ilgili olarak mirasçılık statüsü açısından üstün hakları ellerinde bulunan kişiler bu durumu gerekçe göstererek miras istihkak davalarının açılmasını talep edebilmektedir. Bu yönde talebi bulunan kişilerin sulh hukuk mahkemelerine ve asliye hukuk mahkemelerine başvuru yapması gerekiyor. Mirasçıların miras nedeniyle istihkak davası açmak istemeleri halinde miras bırakan kişinin bulunduğu yerde görevli olan mahkemede davanın açılması mümkün olmaktadır.

Miras Hukukunda Mal Kaçırılması Davası

Miras bırakan sıfatına sahip olacak kişiler ölümlerinden önce mirasçılardan belirli miktarlarda mallarını kaçırmak amacıyla tapu üzerinden gerçeklik payı bulunmayan muris muvazaası adındaki satış işlemlerini yaparak kişilerin hak ettiği varlıkları almalarının önüne geçebilmektedirler. Miras bırakacak olan kişinin tapu üzerinde satış işleminin yapıldığına dair bir işlem yapıldığını göstermesi halinde buna karşılık olarak tapu iptali ve tescili davasının açılması da söz konusu olabiliyor.

Bu durum hukuk sistemi içinde mirasçılardan habersiz bir şekilde satış işleminin yapılması tanımıyla karşılık bulmaktadır. Mirastan pay alma hakkını elinde tutan ve gerçekleştirilmiş olan muris muvazaası nedeniyle hak kaybına uğramış olan kişiler tapu iptali davalarını açabilmektedirler. Tapu iptali davalarında kişilerin satış işleminin geçersiz olduğunu gösterecek deliller ortaya koyması gerekmektedir. Bu sayede tapu iptalinin gerçekleştirilmesi mümkün olabiliyor.

 

Miras Hukukunda Mirastan Mal Kaçırmanın İspatı

Mirastan mal kaçırmanın ispat edilmesinde mirasçıların hakim görüşlerini etkileyecek şekilde hazırlanması gerekmektedir. Malın bir satış işlemine dahil olmasının ötesinde kaçırılma niteliklerini taşıdığına karar verilmesi hakim tarafından tespit edildiği için bu yönde çalımalar yapılmalıdır.

Bu noktada kişinin satış işleminden gelecek kazanca ihtiyacı olup olmadığı, satış sonrası malı alan kişinin bu malı alabilecek ekonomik durumda olup olmadığı, satış için belirlenmiş rakamın gerçek olup olmadığı, hangi sebeplerle satışın yapıldığı, ne şekilde satışın sona erdirildiği gibi pek çok detay göz önüne alınarak karar verilmektedir. Kişiler tüm bu bilgilere dayanarak kendi haklarının elinde alındığını iddia edebilirler.

Miras Hukukunda Kız Çocuklarının Mirastaki Payları Hakları Nelerdir

Miras paylaşımlarında çocuklar kız ya da erkek olarak ayrılmaksızın ortak bir şekilde mirasa dahil edilirler. Miras bırakan kişi tarafından farklı bir tasarruf ortaya konmamışsa işlemin bu şekilde yapılması sağlanmaktadır. Kız çocukları da aynı şekilde kendi haklarının elinden alınması halinde dava açarak yasal zeminde haklarını arayabilmektedir.

Bu süreçte mahkemelerden istenilen şekilde hızlı sonuç almak adına bir avukat yardımıyla süreci yönetmek avantajlı olacaktır. Miras hukukunun oldukça karmaşık olduğu göz önüne alındığında bu konular hakkında bilgi sahibi olmayan kişilerin hak kaybı da yüksek olabilecektir.

 

SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba
Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak