Atla

Miras Tapu İptal Davası


Miras Tapu İptal Davası

Miras Tapu İptal Davası

Miras Tapu İptal Davası

Mirasta tapu iptal davasını anlatmadan önce konu ile alakalı olan ve bilinmesi gereken bir kavramı açıklayarak makalenin içeriğine girmekte yarar vardır.

 Bu kavram muvazaadır. Muvazaayı kısaca ifade ettikten sonra makaleye geçeceğiz.

Miras Tapu İptal Davasında Muvazaa Nedir?

Hukukun temel kavramlarından biri olan muvazaa 2 kişinin diğer 3. Kişileri yanıltmak amacı ile gerçekleştirilen ve anlaşmayı yapan 2 tarafında iradelerine uymadığından geçerli olmayan sözleşmelere denir. Muvazaa genellikle borçlar hukuku, eşya hukuku ve miras hukukunu ilgilendiren bir kavramdır.

Muvazaa mutlak muvazaa ve nispi muvazaa olmak üzere 2’ye ayrılır. Mutlak muvazaada taraflar arasında gerçekleştirilen işlem kendi iradelerine uymadığı için ve sadece 3. Kişileri yanıltmak, aldatmak amacıyla gerçekleştirilen sözleşmelerdir. Nispi muvazaada ise bir görünüşte işlem bir de gizlenen işlem olmak üzere 2 işlem mevcuttur.

Görünüşte işlem de taraflar 3. Kişileri kandırmak, aldatmak için gerçekleştirirlerken gizlenen işlem asıl iradelerini ifade etmektedir.

Nispi muvazaaya en büyük ve tipik örneklerden biri de anne ve babanın bir oğluna mirastan önce evini vermesi fakat bunu satış sözleşmesi olarak göstermeleridir. Genel de bu tür işlemler miras hukukunda kız çocuğundan mirastan pay alamaması için gerçekleştirilir.

Mirasçılardan Mal Kaçırma ( Muris Muvazaası) Tapu İptal Davası

Miras bırakanın mirasçılarından mal kaçırmak amacı ile gerçekleştirmiş olduğu danışıklı işlemlerine muris muvazaası ya da mirastan mal kaçırma denmektedir.

Bu tür işlemler günümüzde ülkemizde fazlası ile gerçekleşmektedir. Yaşlanan birey ölmeden önce bazı kişilere örneğin mirasçılarından bazılarına taşınmazlarını tapu müdürlüğü önünde yasal şartlara uygun olarak satış sözleşmesi altında devretmektedirler fakat gerçekte yani gizli işlem altında taşınmazlar devredilmektedir ya da satış işlemi dahi olsa bu satış bedeli gerçeğin altında gösterilmektedir.

Yukarıda da ifade ettiğim üzere bu hususlar genellikle kız çocuklarının mirastan pay almasını engellemek için gerçekleştirilen danışıklı işlemlerdir.

Genel bir hususu açıklayarak devam etmek gerekirse bireyin yaşarken kendi hakları ve malları üzerindeki tasarruf yetkisine herhangi bir kısıtlama getirilmemektedir.

Yani birey istediği taşınmazını ya da taşınırını satabilmekte, bağışlayabilmektedir. Fakat hukuk bireyin ölümüne bağı tasarruflarına kısıtlamalar getirmiş ve yasal mirasçıların saklı pay haklarına halel gelmesini önlemeye çalışmıştır.

Bu ileme baktığımızda muris muvazaası ölümden önce gerçekleştirildiği için aslında geçerli olması gereken bir husus olsa da kalan mirasçıların murisin ölümünden sonra saklı paylarına zarar verdiği için dava edilebilir bir husustur.

Türk Medeni Kanunun Miras Hukuku kısmında da ifade edildiği üzere saklı pay oranlarını aşan tasarruflarda bulunan murisin gerçekleştirmiş olduğu işlemlere mirasçı tenkis davası açabilmektedir. Kanun mirasçıyı korumaktadır.

Miras Tapu İptali Davasında Zamanaşımı, Hak Düşürücü Süre

Bir davanın açılabilmesi için bir hukuki yarar olması gerekmektedir. Ve davacı olan tarafın yararının zedelenmesi gerekmektedir. Bu husus altında incelediğimizde muris muvazaasına karşı dava açılabilmesi için yasal mirasçı murisin ölmesi gerekmektedir.

Yani bu davalar ancak murisin ölümünden sonra açılabilecek davalardandır. Hukuki yarar murisin ölümü ile zedeleneceğinden mirasçı murisin ölümünü beklemek zorundadır aksi takdirde yetkili ve görevli mahkeme davayı hukuki yararın yokluğundan reddedecektir.

Bu davalarda zamanaşımı ve hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Yasal mirasçı bu muvazaalı işlemi öğrendiği zaman davayı açabilir.

Miras Tapu İptali Davasında Davacı ve Davalı Taraflar

Davacı saklı pay oranı zedelenmiş ve hakkına zarar gelmiş olan yasal mirasçıdır.

Davalı taraf ise miras bırakan ile muvazaalı işlemi gerçekleşirmiş olan kişidir. Ya da muvazaalı işlemi gerçekleştirmiş olduğu kişinin malı devrettiği kötü niyetli diğer 3. Kişidir.

Bu devredilen kişinin iyi niyetli veya kötü niyetli ayrımını bu hususu bilip bilmemesine göre gerçekleştirmekteyiz. Eğer 3. Kişi muris ile kendisine malı devreden kişinin yaptığı işlemi biliyor ise o zaman kötü niyetlidir. Ve o kişiye karşı da dava açılabilecektir.

Miras Tapu İptal Davası Görevli ve Yetkili Mahkeme

Hukuk Muhakemeleri Kanununda görevli ve yetkili mahkemeler ifade edilmiştir. Kanunun ilgili hükümlerini dikkate alarak görevli ve yetkili mahkeme tayinini gerçekleştirdiğimizde şunları söyleyebiliriz: 

Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili Mahkeme de taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesidir.

Miras Tapu İptal Davasında Davanın Açılamayacağı Haller

Yargıtay belli durumlarda muris muvazaası davası açılamayacağını ifade etmiştir. Bu haller:

*Devredilen mal resmi bağış sözleşmesi ile geçerlilik şartlarının her biri gerçekleştirilerek bağışladığı takdirde muris muvazaası davası açılamamakta olsa da Yargıtay tenkis davasının açılabileceğini ifade etmiştir.

*Miras bırakan kişiye para bağışladıktan sonra para bağışlanan kişi o para ile taşınmazı satın aldığı takdir de yine muris muvazaası davası açılamamaktadır.

*Miras bırakanın borç senedi düzenlemesi durumunda Yargıtay muris muvazaası iddiasını her ne kadar kabul etmese de koşullar olduğu takdirde tenkis davası açılabilmektedir.

*Miras bırakan kişi taşınmaz üzerinde ipotek ya da kira sözleşmesi yapmış bunu da tapuda şerh ettirmişse bu durumda muris muvazaası davası şerh edilen kişiye karşı açılamamaktadır.

*Muvazaaya konu olan taşınmaz bir 3. Kişi tarafından parayı miras bırakan tarafından ödense dahi muvazaalı işlemin diğer tarafına satılsa dahi bu durumda da muris muvazaası davası açılamamaktadır.

*Miras bırakan ile taşınmaz üzerinde paydaş olan mirasçı, miras bırakanın kendi payını sağken bir başkasına devretmesi üzerine açtığı şufa davası reddedilmişse, miras bırakanın ölümünden sonra aynı pay için muris muvazaası davası açamaz.

Yargıtay Kararı - Miras Tapu İptal Davası

1.Hukuk Dairesi Esas:  2014/7016 Karar: 2014/18300 Karar Tarihi: 25.11.2014 - Miras Tapu İptal Davası

MİRAS TAPU İPTALİ VE TESCİLİ DAVASI – DAVACININ MİRASBIRAKAN BABASININ DİĞER MİRASÇILARINDAN MAL KAÇIRMAK AMACIYLA VE MUVAZAALI OLARAK TAŞINMAZLARINI SATIŞ GÖSTEREREK DAMADINA TEMLİK ETTİĞİNİ İDDİA ETTİĞİ. TERCİH HAKKININ DAVALIYA KULLANDIRILMASI GEREKTİĞİ.

ÖZET: Davacı, miras bırakan babası K. G.`in diğer mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak … ve … parsel sayılı taşınmazlarını satış göstererek davalı damadı M…`ya temlik ettiğini, … parsel sayılı taşınmazı ise bedelini ödemek suretiyle davalı kızı G… adına satın aldığını ve taşınmazların yine muvazaalı olarak davalılar Ş… ve K…`e emaneten devredildiğini ileri sürüp, tapu kayıtlarının iptali ile K.G. mirasçıları adına tescilini olmazsa tenkis istemiştir.

Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece;’bağış hükmündeki …parselin temliki nedeniyle tenkis hükümleri uygulanacağından gerekli araştırmanın yapılması, koşulların varlığı halinde tenkise hükmedilmesi gerektiği’ gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak tenkis yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir.

Özellikle, tercih hakkının davalıya kullandırılması, kullanmazsa davacıya geçeceği gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının temyiz itirazı yerinde değildir. 

Miras Tapu İptal Davası - Muris Muvazaası

MİRAS TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI – EHLİYETSİZLİK VE MURİS MUVAZAASI  

TEMLİK EDİLEN TAŞINMAZLARIN DEĞERİNİN MAKUL ÖLÇÜLERİ AŞAR NİTELİKTE BULUNDUĞU.

DEVİRDEKİ GERÇEK İRADENİN BAKIM SÖZLEŞMESİ YAPMAK OLMADIĞI – DAVANIN KABULÜ GEREĞİ

ÖZET: Miras bırakanın yalnız başına yaşadığı, alışveriş ve temizlik gibi işlemlerinde kardeşi ile kardeşinin eşi olan davalının murise yardımcı oldukları, murisin temlik dışı malvarlığının bulunmadığı, çekişmeye konu taşınmazlardan yalnızca birini veya bir kısım payını devrederek bakım aktini gerçekleştirme imkanı olmasına rağmen miras bırakanın sahip olduğu tüm taşınmazlarını temlik etmesi yönündeki iradesi gözetildiğinde, temlik edilen taşınmazların değerinin makul ölçüleri aşar nitelikte bulunduğu,

Miras bırakanın çekişme konusu taşınmazları devirdeki gerçek iradesinin bakım sözleşmesi yapmak değil, mirasçılardan mal kaçırma amaçlı olduğu sonucuna varılmaktadır.

SIKÇA SORULAN SORULAR

ÖZET: Davacı iddiasını kanıtlar nitelikte bir delil ibraz edememiş, davalı tanıkları söz konusu işlemlerin gerçek satış olduğunu bildirmişlerdir.

Bu durumda muvazaanın kanıtlandığından söz edilmesi olanaksızdır. Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak