Tapu İptali Davası Nasıl Açılır

TAPU İPTAL DAVASI –   TAPU NEDİR

  • Bir mülkün kimin olduğunu gösteren “Resmi Belgeye ‘Tapu (Tapu Senedi)” denilir.

TAPU KÜTÜĞÜ NEDİR

  • Tapu’ya ve Tapu Senedi’ne esas teşkil eden gayri­menkul üzerindeki hakların hallerini gösteren Resmi Si­cillere Tapu Kütüğü, bir başka ifadeyle ‘Tapu Sicili” de­nir

 TAPU İPTAL DAVASI AÇMAK İÇİN ARANAN ŞARTLAR NELERDİR 

  • Ortada haklı bir sebep olmaksızın yapılan,
  • Bir tescil (Kütüğe yazım) veya,
  • Tescilin tadili (değiştirilmesi) veya,
  • Terkini ile bir ayni haklan zedelenmiş olması gerekir.
  • Bu durumda; ayni hakkı zedelenen kimse, Tapu Si­cilinin düzeltilmesini dava edebilir (TMK. m: 1025/1).
Tapu İptali Davası Nasıl Açılır

Tapu İptali Davası Nasıl Açılır

TAPU İPTAL DAVASI NEREDE GÖRÜLÜR

  • Taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahke­mesinde açdır (HUMK. m: 13).

TAPU İPTAL DAVASINDA HUSUMET KİME YÖNELTİLİR

  • Tapu’da adına tescil yapılmış kişiye yöneltilir.
  • Ancak, Tapu iptaliyle birlikte ‘Tescil de istenmişse; o zaman, taşınmazın bulunduğu yere göre; Hazine’ye, Köy Muhtarlığına, Belediye Başkanlığı’na da husumetin yö­neltilmesi gerekir.

TAPU İPTAL DAVASI NASIL AÇILIR VE GÖRÜLÜR

  • Tapu kayıtlan getirtilir. Kayıt sebebleri araştırılır.
  • Taraf şahitleri dinlenir.
  • Keşif yapılır. Bilirkişi mütalaası alınır. Neticede, hasıl olan kanaata göre karar verilir.

HESAP HATASI NEDENİYLE TAPU İPTAL DAVASI

  • Hesap Hatası nedeniyle Tapu İptal Davası, Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
  • Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir. Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine kadastro müdürlükleri yetkilidir.

ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİ NEDENİYLE TAPU İPTAL DAVASI

  •  Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Bakım borçlusu, bakım alacaklısı tarafından mirasçı atanmışsa, ölünceye kadar bakma sözleşmesine miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır.Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz. Sözleşme, Devletçe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uyularak yapılmışsa, geçerliliği için yazılı şekil yeterlidir. Bakım borçlusuna bir taşınmazını devretmiş olan bakım alacaklısı, haklarını güvence altına almak üzere, bu taşınmaz üzerinde satıcı gibi yasal ipotek hakkına sahiptir. Bakım alacaklısı, sözleşmenin kurulmasıyla bakım borçlusunun aile topluluğuna katılmış olur. Bakım borçlusu, almış olduğu malların değerine ve bakım alacaklısının daha önce sahip olduğu sosyal durumuna göre hakkaniyetin gerektirdiği edimleri, bakım alacaklısına ifa etmekle yükümlüdür. Bakım borçlusu, bakım alacaklısına özellikle uygun gıda ve konut sağlamak, hastalığında gerekli özenle bakmak ve onu tedavi ettirmek zorundadır.Kabul ettikleri kişilere ölünceye kadar bakma amacıyla kurulmuş olan kurumların bakım borcunun kapsamı ve ifası, kendilerince hazırlanarak yetkili makamların onayından geçen genel düzenlemelerle belirlenir.
  • Bu düzenlemeler, sözleşmenin içeriğinden sayılır.Bakım alacaklısı, ölünceye kadar bakma sözleşmesi yüzünden kanuna göre nafaka yükümlüsü olduğu kişilere karşı yükümlülüğünü yerine getirme imkanını kaybediyorsa, bundan yoksun kalanlar sözleşmenin iptalini isteyebilirler.Hakim, sözleşmenin iptali yerine, bakım borçlusunun ifa edeceği edimlerden mahsup edilmek üzere, bakım alacaklısının nafaka yükümlüsü olduğu kişilere nafaka ödemesine karar verebilir.Mirasçıların tenkis ve alacaklıların iptal davası açma hakları saklıdır. Tarafların edimleri arasında önemli ölçüde oransızlık bulunur ve fazla alan taraf kendisine bağışta bulunulma amacı güdüldüğünü ispat edemezse diğer taraf, altı ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, sözleşmeyi her zaman feshedebilir. Bu oransızlığın tespitinde, ilgili sosyal güvenlik kurumunca, bakım borçlusuna verilenin değerine denk düşen anapara değeri ile bağlanacak irat arasındaki fark esas alınır. Sözleşmenin sona erdirilmesi anına kadar geçen sürede ifa edilmiş edimler, anapara ve faiziyle birlikte değerlendirilerek, denkleştirme sonucunda alacaklı çıkan tarafa geri verilir. Sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması sebebiyle sözleşmenin devamı çekilmez hale gelir veya başkaca önemli sebepler sözleşmenin devamını imkansız hale getirir ya da aşırı ölçüde güçleştirirse, taraflardan her biri sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir. Sözleşme bu sebeplerden birine dayanılarak feshedildiği takdirde kusurlu taraf, aldığı şeyi geri verir ve kusursuz tarafa, bu yüzden uğradığı zarara karşılık uygun bir tazminat ödemekle yükümlü olur.Hakim, sözleşmenin önel verilmeksizin feshini yerinde bulabileceği gibi, taraflardan birinin istemiyle veya kendiliğinden, aile topluluğu içinde yaşamalarına son vererek, bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlayabilir. Bakım borçlusu ölürse bakım alacaklısı, bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir. Bu durumda bakım alacaklısı, bakım borçlusunun iflası halinde, iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir paranın kendisine ödenmesini, bakım borçlusunun mirasçılarından isteyebilir. Bakım alacaklısı, hakkını başkasına devredemez.  Bakım borçlusunun iflası halinde bakım alacaklısı, borçlunun ödemekle yükümlü olduğu dönemsel gelirin elde edilebilmesi için ilgili sosyal güvenlik kurumunca ödenmesi gereken anapara değerine eşit bir parayı, iflas masasına alacak kaydettirme hakkını elde eder.

AİLE KONUTU NEDENİYLE TAPU İPTAL DAVASI

  • Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hakimin müdahalesini isteyebilir. Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.
  • Aile konutu şerhi esasen kurucu değil açıklayıcı bir şerhtir. Bu nedenle eşin rızası dışında yapılan işlemlerde üçüncü kişinin kazanımının korunup korunmayacağı onun iyiniyetli olup olmamasına bağlıdır. Öte yandan, Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır.Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz .
Tapu İptali Davası Nasıl Açılır

Tapu İptali Davası Nasıl Açılır

MURİS MUVAZAASI NEDENİYLE TAPU İPTAL DAVASI

  • Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali; Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.  Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesi şarttır. Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmi şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz.  Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler.
  • Yasal mirasçıların paylarına ilişkin olarak tasarrufta yer alan kurallar, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, sadece paylaştırma kuralları sayılır.  Miras bırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar tenkise tabidir.

VEKALET GÖREVİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI NEDENİYLE TAPU İPTAL DAVASI

  • Vekalet Görevini Kötüye Kullanma, Vekil, vekalet verenin açık talimatına uymakla yükümlüdür. Ancak, vekalet verenden izin alma imkanı bulunmadığında, durumu bilseydi onun da izin vereceği açık olan hallerde, vekil talimattan ayrılabilir. Bunun dışındaki durumlarda vekil, talimattan ayrılırsa, bundan doğan zararı karşılamadıkça işi görmüş olsa bile, vekalet borcunu ifa etmiş olmaz. Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.
  •  Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır. Vekil, vekalet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekaletle ilişkili olarak aldıklarını vekalet verene vermekle yükümlüdür. Vekil, vekalet verene tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlüdür.

TAPU İŞLEMLERİ İÇİN VEKALET NASIL VERİLİR

  • Niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren sözleşme ve vekaletnamelerle, vasiyetname, mülkiyeti muhafaza kaydı ile satış, gayrimenkul satış vaadi, vakıf senedi, evlenme mukavelesi, evlat edinme ve tanıma, mirasın taksimi sözleşmesi ve diğer kanunlarda öngörülen sair işlemler 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89. maddesi gereğince düzenleme şeklinde yapılması zorunlu işlemlerdir.
  •  Noterlik işlemlerinde, niteliği bakımından tapuda işlem yaptırılmasını gerektiren vekaletnamelere ilgilinin fotoğrafının yapıştırılması zorunludur.
  • Hukuki işlemlerin noter tarafından düzenlenmesi bir tutanak şeklinde yapılır. Bu tutanağın;
  1. Noterin adı ve soyadı ile noterliğin ismini,
  2. İşlemin yapıldığı yer ve tarihi (Rakam ve yazı ile),
  3. İlgilinin ve varsa tercüman, tanık ve bilirkişinin kimlik ve adresleri ile ayrıca ilgilinin vergi kimlik numarası,
  4. İlgilinin hakiki arzusu hakkındaki beyanını,
  5. İşleme katılanların imzalarını ve noterin imza ve mührünü, Taşıması gereklidir. Bu şekilde düzenlenen iş kağıdının aslı noterlik dairesinde saklanır ve örneği ilgilisine verilir.
  6. Tutanak, noterin ilgiliyi tanıyıp tanımadığını, tanımıyorsa ilgilinin kişiliği hakkında ne yoldan kanı sahibi olduğunu gösterir kayıtları taşır. Noter böyle bir kanıya ulaşamaz ve işlemin yapılması da istenirse, keyfiyet ve kimliğin tespiti için getirilen ispat vasıtası tutanağa yazılır. Tutanağın, ilgilinin gerçek isteği hakkındaki beyanı yazıldıktan sonra okuması için kendisine verilir. İlgili tutanağı okur, içindekiler isteğine uygun ise, bu husus da yazıldıktan sonra altını imzalar.

BU KONULARDA FAYDALI OLABİLİR

  • Tapu İptal Davası Hangi Mahkemeye Açılır 
  • Miras Hukuku Davaları
  • Tapu İptali Davası Soru Sor Randevu

Tapu İptali Davası Nasıl Açılır – Yargıtay Kararları

YARGITAY : TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI – MURİS MUVAZAASI

  • T.C. YARGITAY 23.Hukuk Dairesi Esas:  2013/3853 Karar: 2013/8045 Karar Tarihi: 13.12.2013
  • TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI -MURİS MUVAZAASINA YÖNELİK İDDİA HAKKINDA HERHANGİ BİR DEĞERLENDİRME YAPILMADIĞI – MURİSİN TORUNUNA YAPTIĞI TAŞINMAZ SATIŞLARININ MUVAZAALI OLUP OLMADIĞININ DEĞERLENDİRİLEREK KARAR VERİLMESİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU
  • ÖZET: Somut olayda, davacı, davalı borçlunun murisinin, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla, taşınmazları diğer davalıya bedelsiz olarak devrettiğini ve davalı borçlunun da hakkı olduğu halde, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla, muris muvazaasına dayalı olarak tapu iptal ve tescil davası açmadığını iddia etmiştir. Mahkemece, davacının muris muvazaasına yönelik iddiası hakkında ise herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece yapılması gereken iş, dosyaya bildirilen yasal tüm delil ve tanık beyanlarının da incelenerek, murisin torununa yaptığı taşınmaz satışlarının bedelsiz, yani muvazaalı olup olmadığının değerlendirilmesinden ve sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir.
  • Somut olayda, davacı, davalı borçlunun murisinin, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla, taşınmazları diğer davalıya bedelsiz olarak devrettiğini ve davalı borçlunun da hakkı olduğu halde, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla, muris muvazaasına dayalı olarak tapu iptal ve tescil davası açmadığını iddia etmiştir. Mahkemece, davacının muris muvazaasına yönelik iddiası hakkında ise herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.

YARGITAY : TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI

  • T.C. YARGITAY 1.Hukuk Dairesi Esas:  2013/12662 Karar: 2013/16024 Karar Tarihi: 18.11.2013
  • TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI – MAHKEMENİN DAVACILARIN PAYLARI ORANINDA KABUL KARARI VERMESİ – DAVANIN TAMAMEN KABUL EDİLMİŞ OLMASI – YARGILAMA GİDERLERİNİN TAMAMININ DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASI GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI
  • ÖZET: Somut olayda, davacılar payları oranında tapu iptali ve tescil istedikleri, mahkemenin pay oranında kabul kararı verdiği, reddedilen bir kısmın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın tamamen kabul edilmiş olması karşısında davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin tamamının davalı üzerinde bırakılması gerekirken aksi yönde karar verilmiş olması doğru değildir.

YARGITAY : TAPU İPTAL VE TESCİLİ DAVASI – VEKALET GÖREVİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI 

  • T.C. YARGITAY 1.Hukuk Dairesi Esas:  2013/3149 Karar: 2013/6633 Karar Tarihi: 02.05.2013
  • TAPU İPTAL VE TESCİLİ DAVASI – VEKALET GÖREVİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI HUKUKSAL NEDENİ -GÖREVSİZLİK KARARININ TEMYİZ EDİLMEKSİZİN KESİNLEŞMESİNİN GÖREV KURALLARININ KAMU DÜZENİNDEN OLMASI NEDENİYLE SONUCA ETKİLİ OLMADIĞI – HÜKMÜN BOZULMASI
  • ÖZET: Somut olayda, asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi görev kurallarının kamu düzeninden olması nedeniyle sonuca etkili değildir. Hal böyle olunca, davaya genel mahkemede bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
  • Asıl ve birleşen dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil olmadığı takdirde bedel, birleşen dava ise çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın davalıları adına yazılı tapu kaydı bulunmayıp, davadan önce A. B.’e devredildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine; davacı M. B. tarafından davalı A. B. aleyhine açılan birleşen 2009/466 E. sayılı muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davasında, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davasının kabulüne; birleşen diğer dava olan 2009/592 E.sayılı davada, davalı Z. Y.’un dava konusu taşınmaza bir elatmasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
  • Bilindiği üzere; 18.1.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4 üncü maddesinde; 8.7.2003 tarihinde faaliyete geçen aile mahkemelerinin görev kapsamı belirlenmiş ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. kitabının üçüncü kısmı hariç ilk iki kısımda yer alan (118 ile 395 inci maddeleri arası) hükümleriyle ilgili çıkan uyuşmazlıklar bu mahkemelerin görevleri arasında kabul edilmiş ve çekişmenin aile mahkemeleri tarafından hükme bağlanacağı benimsenmiştir.Somut olaya gelince; davacı adına kayıtlı 830 ada 230 parsel sayılı taşınmazını, evi ipotek ettirip kredi çekeceğini söyleyen davalı eşi N. B.’a güvenerek verdiği vekaletname kullanılarak, N.’in kendi akrabalarına ve tanıdıklarına düşük bedellerle sattığı veya sattırdığını, dava konusu taşınmazların davalıların aralarındaki muvazaalı satışlarla bir çok kez el değiştirdiğini, en son N.le birlikte yaşayan davalı A.’ye devredildiğini ileri sürüp A. adına olan tapunun iptaliyle adına tescilini olmazsa tazminat isteyerek eldeki davayı açmıştır.
  • Davacının, Borçlar Kanununun 390. (TBK 506) maddesinde düzenlenen vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olarak eldeki davayı açtığı belirgindir. Bu durumda, uyuşmazlığın 4787 sayılı Yasanın 4 üncü maddesi kapsamında olduğundan sözetme olanağı yoktur. Davaya bakma görevi aile mahkemesine ait olmayıp asliye hukuk mahkemesine aittir. Davacıyla davalı N.’in karı-koca olmaları ya da taşınmazın aile konutu olması, ileri sürülen iddianın niteliğine göre çekişmenin aile mahkemesinde çözüme kavuşturulması için neden teşkil edemez.

YARGITAY: AİLE KONUTU ŞERHİ KONULMASI VE TAPU İPTAL TESCİL DAVASI 

  • T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas:  2011/3511 Karar: 2011/11893 Karar Tarihi: 11.07.2011
  • AİLE KONUTU ŞERHİ KONULMASI VE TAPU İPTAL TESCİL DAVASI – BİRLEŞTİRİLMİŞ DAVALARIN AYRILMASI – AİLE KONUTU İLE İLGİLİ TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASININ AYRILARAK BOŞANMA DAVASININ SONUCUNUN BEKLENİLMESİ – GERÇEKLEŞECEK SONUCA GÖRE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ
  • ÖZET: Mahkemece verilen ilk hüküm, davacı-davalı kadının birleşen aile konutu ile ilgili tapu iptali ve tescil davasının bu dosyadan ayrılarak mevcut boşanma davasının sonucu beklenilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Bu nedenle, davacı-davalı kadının aile konutu şerhi konulması ile tapu iptali – tescil davalarının ayrılarak, ayrılan dava ayrı bir esasa kayıt edilip boşanma davası sonucunda verilen kararın kesinleşmesi de beklenilerek deliller değerlendirilip gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; tefrik masrafları için verilen kesin süreye uyulmadığından bahisle şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Tapu İptali Davası Nasıl Açılır

Tapu İptali Davası Nasıl Açılır

Tapu İptal Davası Ankara AvukatAnlaşmalı Boşanma ile ilgili konumuzu okuyabilirsiniz.