Tapu İptali ve Tescili Davasına Cevap Dilekçesi | Ankara Avukat

Tapu İptali ve Tescili Davasına Cevap Dilekçesi

Tapu İptali ve Tescili Davasına Cevap Dilekçesi

Tapu İptali ve Tescili Davasına Cevap Dilekçesi Nasıl Hazırlanır ve Yazılır? Tapu iptali ve tescili davası açmak, bir taşınmaz üzerinde meydana getirilen usulsüzlüklerin giderilmesi için mümkün olmaktadır. Bu davada görevli ve yetkili olan mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

İlgili taşınmazın bulunduğu bölgede yer alan Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilerek dava açılabilmektedir. Tapu iptali ve tescili davasına cevap dilekçesi mahkeme sonuçlandıktan sonra ilgili karara itiraz edilmesi için verilmektedir.

Tapu İptali ve Tescili Davası Nedir?

Tapu iptali ve tescili davasında unsurlar düzenlenen belgeler ve taraflardan oluşmakta olup bu davlarda Yargıtay kararı büyük önem taşımaktadır. Bu davada taraflar arasında uzlaşma olmaz ise ya da ortak bir karar verilmez ise hâkim davada müdahale hakkına sahip olacaktır. Tapu iptali ve tescili davasında verilecek olan dilekçede;

  • Taşınmazın kayıt bilgileri
  • Arazideki durumu
  • Davaya sebep olan olayın özellikleri
  • Davaya sebep olan olayın hukuka aykırılığı açıklayıcı bir şekilde anlatılmalıdır.

Dilekçede özellikle hangi huşularda inceleme ve araştırmalar talep edildiğinin detayları yer almalıdır. Bu davada dilekçenin doğru hazırlanması oldukça büyük önem taşımaktadır. Tanıklar var ise dinlenmesi, bilirkişi incelemeleri, keşif raporları gibi detaylar davanın gidişatı için gereklidir. Davanın doğru bir şekilde ilerleyebilmesi, hak kaybı yaşanmaması ve istenilen sonucun elde edilebilmesi bir avukata danışılması faydalı olacaktır.

Tapu İptali ve Tescili Davası Kime Karşı Açılmaktadır?

Bu dava taşınmazın bulunduğu yerde açılmalıdır ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkili mahkeme olarak kabul edilmektedir. Taşınmazın büyüklüğü, değeri ya da vasfı gibi özellikleri fark etmeksizin davaya Asliye Hukuk Mahkemeleri bakmaktadır. Bu dava tapu kaydında taşınmazın mülkiyet hakkı sahibi olarak görülen kişiye karşı açılmaktadır. Tapu iptali ve tescili davasının açılabilmesi için nedenler ise şu şekilde sıralanabilmektedir;

  • Muris muvazaası yani mirastan mal kaçırma nedeniyle dava açılabilmektedir.
  • İmar uygulaması sebebiyle dava açılabilmektedir.
  • Hukuki ehliyetsizlik nedeniyle dava açılabilmektedir.
  • Vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle dava açılabilmektedir.
  • Kazandırıcı zamanaşımı ya da zilyetlik nedeniyle dava açılabilmektedir.

Tapu iptali ve tescili davası zamanaşımı kanunlar kapsamında 10 yıl olarak belirlenmiştir.

Tapu İptali ve Tescili Davası

Tapu İptali ve Tescili Davasına Cevap Dilekçesi, Tapu iptal ve tescil davası bir taşınmaz üzerinde meydana getirilen usulsüzlüğün giderilmesine yönelik açılan bir hukuki davadır. Tapu iptal ve tescil davasına bakan mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Taşınmazın bulunduğu bölgenin Asliye Hukuk Mahkemesi bu davaya bakmakla görevli olan mahkemedir. Tapu iptal ve tescil davası dilekçesi yazılarak bu mahkemelere dava açılır. Duruma göre düzenlenen tapunun iptali ya da tescili istenebilir.

Tapu İptal ve Tescil Davası Nedir?

Tapu iptali ve tescil davası unsurları, düzenlenen belge ve taraflardan oluşmaktadır. Tapu iptal ve tescil davasında Yargıtay kararları önemlidir. Eğer taraflar arasında uzlaşma ve ortak karar oluşmadıysa hâkim davaya müdahale hakkına sahip olacaktır.

Mahkemede, daha önce benzer konularda verilmiş kararlar ve ictihatlar da örnek alınabilmektedir. Bu gibi durumlarda dava daha kısa sürebilmekte ve önceki durumlar göz önünde bulundurulduğundan hızlı kararlar verilebilmektedir. Ama eğer çok sık rastlanmamış, örneği olmayan farlı bir konu dava edilecekse yargılamalar oldukça uğraştırıcı ve uzun süreli olabildikleri için mutlaka bir avukata başvurulmalıdır.

Avukat dava tecrübe ve deneyimleri ve danışmanlığı ile, sizin için en hızlı ve sağlıklı sonuçların oluşması için doğru adımlar atacaktır. Avukat desteği ve danışmanlığı ile aklınızda tapu iptal ve tescil soruları var ise bunları yanıtlayabilecek dava konusunda masraf, harçlar ve karşı avukatlık ücretleri hakkında bilgi sahibi olacaksınız.

Tapu iptal ve tescil davasında zaman aşımı on yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre içinde yapılan bir düzenleme veya verilen kararlara karşı Tapu iptal ve tescil davasının açılması gereklidir.

Kadastro işlemine veya tutanaklarına karşı bir haksızlık durumu veya hak sahibi olunduğu iddiasıyla tescil işleminden itibaren on sene içerisinde dava açılmazsa yapılan işlem kesinleşen bir işlem halini alır ve o konuda bir daha dava açılamaz. Tapu iptal ve tescil davası vekâlet ücreti davalara göre farklılık göstermektedir.

Tapu iptali davasındaki avukatlık ücreti, taşınmanız değeri ve davanın gelişim aşamalarına göre değişecek olup bu ücrete harçlar, vekâlet ücretleri ve dilekçe bedelleri de eklenecektir. Makalede Tapu İptal Ve tescili Davası konusuna yer verilmiştir. Diğer konular için Tapu İptal Davası sayfasını ziyaret edebilirsiniz. (Tapu İptali ve Tescili Davasına Cevap Dilekçesi)

Tapu İptali ve Tescili Davasına Cevap Dilekçesi | Sıkça Sorulan Sorular

TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI – HATA VE HİLE – HUKUKİ NİTELENDİRMENİN YANLIŞ YAPILDIĞI.

DAVACININ YANILMA VE ALDATMA İDDİASI ÜZERİNDE DURULARAK TARAF DELİLLERİNİN TOPLANIP SONUCUNA GÖRE BİR KARAR VERİLMESİ GEREĞİ.

ÖZET: Mahkemece hukuki nitelendirme yanlış yapılarak davacının dayanmadığı aşırı yararlanma (gabin) hukuksal nedenine dayalı olarak inceleme yapılmasına rağmen yanılma (hata) ve aldatma (hile) hukuksal nedenlerine yönelik bir değerlendirme yapılmamıştır.

Hal böyle olunca, davacının yanılma (hata) ve aldatma (hile) iddiası üzerinde durularak tarafların tüm delillerinin toplanması, tanıklarının dinlenmesi, araştırma, soruşturma ve incelemenin noksansız tamamlanması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik araştırma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

TAPU İPTALİ VE TESCİL OLMAZSA TAZMİNAT DAVASI – TAŞINMAZDA YAPILAN KEŞİFTE SÖZLEŞMEDE KARARLAŞTIRILDIĞI ŞEKİLDE DEVREDİLMESİ GEREKEN FAZLALIK OLUP OLMADIĞININ ARAŞTIRILMADIĞI – USULÜNCE KEŞİF YAPILIP SONUCUNA GÖRE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ.

ÖZET: Her ne kadar mahkemece taşınmazda keşif yapılmış ise de, sadece tarafların fiilen kullandıkları bölümlerin tespiti ile yetinilmiştir. Diğer bir anlatımla, taşınmazda, sözleşme uyarınca davacıya devredilmesi taahhüt edilen bir fazlalığın bulunup bulunmadığı belirlenmemiş, dava dilekçesinde bildirilen 1.500 m² esas alınarak hüküm tesis edilmiştir.

Bu durumda, mahkemece; dava konusu taşınmaz başında konunun uzmanı bilirkişiler de refakate alınarak yeniden keşif yapılması ve 19/02/2008 tarihli sözleşme uyarınca (taşınmazda paydaş olanların payları gözetilmek ve tarafların da sözleşmede geçen sınırlar hakkında beyanları alınmak suretiyle) davacıya devredilmesi gereken bir fazlalığın bulunup bulunmadığının tespit edilmesi suretiyle ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri