Munzam Zarar Davası Tazminat Davası | Ankara Avukat

Munzam Zarar Davası Tazminat Davası

Munzam Zarar Davası Tazminat Davası

Munzam Zarar Davası Tazminat Davası Nedir? Munzam zarar tazminat davası hakkındaki hususlar, Borçlar Kanunu madde 105’te düzenlenmiştir. Munzam zarar, söz konusu bir borcun zamanında ödenmemesi, temerrüde düşülmesi nedeniyle oluşan zarardır. Bir borç zamanında ifa edilmediğinde alacaklı zarara uğrar. Bu zarar munzam zarar olarak adlandırılır. Munzam zarar, müspet zarar olarak da tanımlanır.

Munzam Zararın Tazmini Nedir?

Alacaklı, sözleşme devam etse dahi, borcun ifa edilmemesi nedeniyle oluşan zararının tazminini isteyebilecektir. Bu durum müspet ya da munzam zararın tazmini olarak adlandırılır. Munzam zararın tazmini davası şartları;

  • Borç ifa edilmemiş olmalı ya da kötü ifa edilmiş olmalı,
  • Borçlu temerrüde düşmüş olmalı,
  • Dürüstlük kaidesinden doğan borca aykırılık davranışı olmalı

Şeklinde açıklanır. Alacaklı bu noktada, ifa edilmeyen borcun tazminini değil, borç ifa edilseydi kaybetmemiş olacağı hakların ve bu nedenle uğradığı zararların tazmini ister.

Alacaklının sözleşmenin ifasından vazgeçerek, munzam zararının karşılanmasını isteme hakkı, TBK madde 125’te düzenlenmiştir. Munzam zarar davası zaman aşımı süresi 10 yıl olarak belirlenmiştir.

Menfi Zarar Tazmini Nedir?

Menfi zararın tazmini durumunda, borcun ödenmemesi kusuru karinedir. Menfi zarar kapsamına girecek olan zararlar;

  • Sözleşmenin yapılması durumunda oluşan bütün giderler,
  • Sözleşmenin borcunu ifa etmeyen kişi ile yapılması nedeniyle kaçırılan diğer fırsatlar

Şeklinde açıklanır. Menfi zarar, sözleşme hiç yapılmasaydı kişinin kaybetmeyeceği zararlar hesaplandığında ortaya çıkar.

Munzam zararda bahsedilen zarar, kişi borcunu ifa etmediği için, sözleşmede yer alan borcun ifasından vazgeçilerek, borcun ifasının sağlanması dolayında harcanan masraflardır. Örnekle, noter masrafları, avukat masrafları, kişiye borcun ödenmesi dolayında ihtar gönderme üzerine oluşan masraflar şeklindedir.

Menfi ve Müspet Zarar Birlikte İstenir mi?

Eğer sözleşme çoktan feshedilmiş durumdaysa, kişi feshedilmiş bir sözleşmeye geri dönerek, zararlarının tazmin edilmesini isteyemez. Bu durumda munzam zarar davası tazminat davası açamaz ancak, eğer sözleşmeyi ilgili tüzel ya da gerçek kişi ile yapmamış olsaydı, bu zarara uğramayacağı gerekçesi ile, menfi zararın tazmini davası açabilir. Menfi zarar aynı zamanda kaçırılan fırsat anlamına da gelmektedir. Bu açıklamaya göre, alacaklıya tanınmış üç ayrı yasal hak bulunur;

  • Kişi borcun gecikmesi dolayısı ile tazminat davası açabilir,
  • Borcun ifasından vazgeçerek, munzam zararının tazminini talep edebilir,
  • Sözleşmeyi fesheder, borcun ifasından vazgeçer ve menfi zararının karşılanmasını talep edebilir.

Munzam Zarar Davası Tazminat Davası

Munzam Zarar Davası Tazminat Davası, Görevli mahkeme genel kurallara göre belirlenir. Munzam Zarar Davasında, Alacaklının uğradığı zararın, geçmiş günler faizinden fazla olması halinde, borçlu, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini kanıtlamadıkça, zararın tazmini ile yükümlüdür. Ek zararın hemen değerlendirilebilmesi halinde, hakim, esasa ilişkin kararın içerisinde, munzam zararın da miktarını belirleyebilir.

Munzam zarar alacağının, asıl alacak davasıyla birlikte talep edilmesi mümkün olduğu gibi, daha sonra müstakil bir davada istenmesi de mümkündür.  Munzam zarar talebi, on yıllık zamanaşımına tabidir. Munzam Zarar Davasında Sürenin başlangıcı, munzam zararın hukuki yapısından hareketle genel hüküm uyarınca alacağın muaccel olduğu zamandan başlatılacaktır.

Makalede Munzam Zarar Davası Tazminat Davası konusuna yer verilmiştir. Diğer bilgilendirici makaleler için Ankara Avukat ve Tazminat Avukatı ve danışma konularında sayfaları ziyaret edebilirsiniz.

Yargıtay Kararı – Munzam Zarar Davası Tazminat Davası

TAZMİNAT DAVASI – ÖNCEKİ MAHKEME KARARINA KARŞI TEMYİZ YOLUNA BAŞVURULMADIĞI – DAVACININ GEÇ ÖDEMEDEN ÖTÜRÜ AYRI BİR DAVA AÇMA HAKKININ KAYBEDİLMİŞ OLDUĞU YÖNÜNDEKİ MAHKEME GEREKÇESİNİN İSABETLİ OLMASI – HÜKMÜN ONANMASI

ÖZET: Somut olayda davacı tarafından araçtaki hasar bedelinin tazminine yönelik olarak daha önce dava açılarak davacı lehine tazminata hükmedilmiş olmakla birlikte,

eldeki davada talep edilenin Borçlar Kanunu 105. maddesi uyarınca oluştuğu iddia edilen munzam zararın tazminine yönelik olduğu değerlendirildiğinde, davacı tarafından önceki mahkeme kararına karşı temyiz yoluna başvurulmadığı, bu nedenle davacının geç ödemeden ötürü ayrı bir dava açma hakkının kaybedilmiş olduğu yönündeki mahkeme gerekçesi isabetli görülmemekle birlikte, sonuç itibarı ile doğru olan kararın onanması gerekmiştir.

AVUKATA İLK SORUYU SİZ SORMAK İSTER MİSİNİZ?

AVUKATA SORU SORUN

Bize Ulaşın




BİZE ULAŞIN

İletişim Bilgileri