Atla

Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası


Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası

Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası

Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası

A. Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası, B. Muvazaa Nedeniyle Tapu İptali Davası, C. Muvazaalı Tapu İptal Davası, D. Muvazaa Şartları Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davaları

Muvazaa durumu gerekçe gösterilerek kişilerin tapuların iptalini talep etmesi hakkı bulunmaktadır. Bu hak konusunda ilk bilinmesi gereken şey muvazaanın neleri kapsadığı ve bu terimin ne anlama geldiği olmaktadır. Taraflardan birinin üçüncü kişileri aldatmak üzere gerçek durumları gizlemesinin ardından kendi aralarında geçersiz bir anlaşma yapması muvazaa anlamına gelmektedir. Üçüncü kişilerin aldatılması amacına hizmet eden bu türden işlemler ortaya çıktığı zaman kişilerin hak talebinde bulunması söz konusu oluyor. Ancak hukuki açıdan hak taleplerinin yerine gelmesi ancak gerçek iradelerin anlaşmaya uyum sağlamaması, üçüncü kişileri aldatmak maksadıyla işlemin gerçekleştirilmiş olması ve muvazaa niteliği taşıması şeklinde gerçekleşmektedir.

Görünürde kalan tüm işlem ve anlaşmaların muvazaa şartlarını yerine getirmesi halinde bu durum mutlak muvazaa olarak adlandırılır. Gerçekten bir işlem yapılmış olmamasına rağmen üçüncü kişileri etkilemek amacıyla sadece görünürde kalan bir işlem yapılmıştır. Çoğunlukla alacaklılar tarafından icra takibinden kaçmak ve borçları ödemekten kurtulmak için takip edilen bu süreç muvazaanın söz konusu olduğu durumlardandır. Satışı yapılan mallarla ilgili olarak bağışlama adı altında aktarımların gerçekleşmesi de gizli işlem şartlarının yerine gelmiş olduğunu gösteriyor. Muvazaa şartları yerine getirildiği için yapılan işlemler hükümsüz olarak değerlendirilir.

Hükümsüzlük şartlarının yerine gelmiş olduğunu üçüncü kişiler tarafından ortaya konabilir. Hakim bu durumu res'en göze alarak davanın sürdürülmesini sağlar. Muvazaa durumu taraflardan birinden iddia edildiği durumlarda olaya dahil olan herkese karşı ileri sürülebilmektedir. Ancak bazı istisnai hususlar da söz konusu olmaktadır. Buna bağlı olarak muvazaalı alacağını iktisap eden ve yazılı olarak borç ikrarını gerekçe göstererek bu işlemi gerçekleştiren kişilerin iyi niyeti sebebiyle üçüncü kişiler olmaları durumunda muvazaa iddiası ile karşılaşmaları söz konusu olmamaktadır. Konu taşınmazlar olduğu durumda ise tapu kayıtları üzerinden iyi niyetler dikkate alınarak kişilerin haklarının korunması sağlanıyor.

Taraflar arasında muvazaa halini ortaya çıkan ve görünürde yapılan işlemlerin hükümsüzlüğü söz konusu olduğunda bu durum defi olarak iddia edilebilmektedir. Bu tür durumlarda kişilerin ayrı bir dava açması da söz konusu oluyor. Dava sırasında kişiler görünürde gerçekleştirilmiş olan işlemin muvazaa gerekçesiyle meydana geldiğini göstererek hükümsüzlüğün tespit edilmesini talep ederler. Tarafların arasındaki işlemlerin gizlenmesinin ardından iradelerin açık bir şekilde ortaya konmaması durumu şartların yerine getirilmesi halinde muvazaa hakkında geçerlilik kazandırır. Hakim tarafından tapu kayıtlarının düzeltilmesi kararı verilerek sorun çözülebilmektedir.

Muvazaa hali ortaya çıktığında söz konusu olan geçersiz sözleşmeye dayanarak tapuların temliki yapıldığında bu işlemler yolsuz tescil hükmü taşır. Tapu üzerinde yapılan tüm temlik ve tescil işlemlerinin hukuk sistemi içinde illi işlemler olarak değerlendirilmesi söz konusu olduğundan tapunun dayanak gösterdiği sözleşmelerin geçersiz olmasından hareketle tapu kaydının iptaline karar verilir.

Bu kararda Medeni Kanun üzerinde açıkça belirtilmiş olan kurallardan hareket edilir. Muvazaalı sözleşmeler ile ilgili bilinmesi gereken bir diğer durum da taraflar arasında bir karar verilmesinin ötesinde hüküm sonuç durumlarını içermediği için hükümlerin açıklayıcı bir hüküm olarak değerlendirilmesi olmaktadır. Muvazaa halinin var olduğunu iddia eden ve buna göre hareketlerine devam eden kişiler iddialarını ispat etmek zorundalardır. Yazılı delil aracılığı ile senede bağlanmış bir sözleşmenin de muvazaa iddiası ile karşılaşması söz konusu olabiliyor. Üçüncü kişiler için bu durum ellerine geçen her türlü delil aracılığı ile yapılabilmektedir.

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptal Davası

Tapu iptal davalarının en çok görülen dava türleri muris muvazaası nedeniyle açılan tapu iptal davaları olmaktadır. Kişilerin mirasçılarının kendi mallarından hak iddia edememesi amacıyla yoksun bıraktığı kişilere karşı açılan davalar olan bu davalarda saklı payların göz ardı edilmesi şeklinde bir açıklıktan yararlanarak muvazaalı bir durumun ortaya çıktığı ve gizli bir sözleşmenin taraflar arasında gerçekleştirilmiş olduğu iddia edilebilir. Borçlar Kanunu'nda belirtilmiş olan maddeler gerekçe gösterilerek durumun muvazaa şartlarını yerine getirmiş olduğuna dikkat edilmeli ve buna bağlı olarak davalarını açmalılardır.

Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası ile Tasarrufun İptali Davaları Arasındaki Fark

Ortaya çıkardığı sonuçlar ve hükümler doğrultusunda birbiriyle karıştırılmaya müsait olan muvazaa nedeniyle açılan tapu iptal davaları ile tasarrufun iptali davaları arasında bazı farklar bulunmaktadır.

Nitelikleri itibarıyla ortaya çıkan bu farklar ilki davanın açılması için gerekli şartlarla ilgili olmaktadır. Buna göre tasarrufun iptali davası ancak borçlunun tasarruf ettiği mallar üzerinde işlem yapılmasından zarar gören kişiler tarafından açılabilmektedir. Tasarruf işlemlerinin hükümsüz olduğu gerekçesi ile açılan tasarrufun iptali davalarının aksine muvazaa durumunda gerçekte bu anlaşmaların ve tasarruf işlemlerinin hiç yapılmamış olduğundan hareket edilerek hak talebinde bulunulur. Muvazaa nedeniyle açılan davalardaki temel amaç yapılan işlemin geçersiz olduğunu belgelemek olmaktadır. Buna ek olarak tasarrufun iptali davaları şahsi davalar arasında sayılan davalardan olurken muvazaa nedeniyle açılan tapu iptal davaları ayni nitelik taşıyan davalardan olmaktadır.

Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası Zamanaşımı Süreleri

Tasarrufun iptali davalarından farklı olarak muvazaa nedeniyle açılan tapu iptal davalarında kişilerin bazı zamanaşımı sürelerine uygun şekilde hareket etmesi gerekmektedir. Öncelikle kişilerin muris muvazaası durumunun oluşması için davaları miras bırakan kişinin ölümünün ardından açması gerekiyor. Bu noktada kişilerin herhangi bir zamanaşımı süresine dahil olması söz konusu değildir. Muvazaa durumunun öğrenilmesinin ardından geçen herhangi bir vakitte kişiler davalarını açabilirler. Miras bırakan kişinin ölümünden önce davalar açılmış ve daha sonra bu kişi hayatını kaybetmişse davacının hukuki alandaki yararı dikkate alınarak davanın devam edilmemesine karar verilir ve dava reddedilir. Fakat kişiler haklarını almak üzere miras bırakan kişinin hayatını kaybetmesinin ardından tekrar dava açma haklarını kullanabilmektedirler.

Yargıtay Kararı - Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası

YARGITAY: MUVAZA NEDENİYLE TAPU İPTAL DAVASI:  1.Hukuk Dairesi Esas:  2005/1387 Karar: 2005/1538 Karar Tarihi: 17.02.2005 - Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası

MURİS MUVAZAASINA DAYALI TAPU İPTAL VE TESCİL OLMADIĞI TAKDİRDE TENKİS İSTEMİ - MALIN SABİT TENKİS ORANINDA BÖLÜNMEZLİĞİ ORTAYA ÇIKTIĞI TAKDİRDE TERCİH HAKKININ GÜNDEME GELMESİ - SABİT TENKİS ORANINA GÖRE BÖLÜNEMEYEN MALIN DEĞERİNİN BELİRLENMESİ GEREĞİ.

Makalemizde Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası konusu işlenmiştir. Konuyla bağlantılı olan Tasarrufun iptali davası sayfasınıda ziyaret edebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba
Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • ZEYNEP DOĞULU -
    11 Ağustos 2016

    Muvazaa Nedeniyle Tapu İptal Davası Öncelikle bu bizleri aydınlattığınız için teşekkür ederim. Ankara dışına hizmetiniz var mı?

    Cevapla
Yorum Bırak