Ödeme Yasağı Çek İptali

İlkay Hukuk Bürosu Makaleler
İlkay Hukuk Bürosu > İcra Hukuku  > Ödeme Yasağı Çek İptali

Ödeme Yasağı Çek İptali

Ödeme Yasağı Çek İptali

Ödeme Yasağı Çek İptali Davaları

Ticari hayat açısından önemli bir rolü bulunan çek, para yerine geçen kıymetli bir evrak özelliği taşır. Çekin ödeme  açısından sağlamakta olduğu önemli kolaylıklar öne çıkmasına yol açıyor olması nedeni ile de özellikle de kurumsal alanda yoğun olarak kullanılırken. Söz konusu çekin kaybı durumunda kişi açısından ne gibi hakların ve olanakların bulunduğu merak ediliyor.

Ticaret hayatında bazen ortaya çıkan olumsuz durumlar, güvene dayanan önceden çekin verilmesi yada kaybolması halinde de düzenlenmiş çeklerin yada eldeki çeklerin durumu ilgili bankaya sunulacak Ödeme yasağı ve çek iptali talebi ile çözüme kavuşturulur. Bu kararların ödeme gününden önce bankaya sunulmaması halinde, bankanın çeki elinde bulundurana ödemek durumunda kalabilir. | Ödeme Yasağı Çek İptali

 

Çek İptali Davası Nedir?

Almış olduğu çeki, herhangi bir biçimde kaybeden ya da tahrif yani zarar vermiş olan bireyin hamilin yeri veya ödeme yerinde bulunan Asliye Ticaret Mahkemeleri’ ne başvuru gerçekleştirerek söz konusu çekin ziyan olduğu beyanı bulunan bir dilekçe ile çek için iptal davası açabilmektedir.

Bu noktada çek iptal davası kimler tarafından açılabilir sorusu gündeme gelirken, söz konusu çek iptali davasının açılabilmesi için yetkili hamili bulunulması gerekiyor. Yetkili hamili ise yazılı çek üzerinde bulunan çeki elinde bulunduran, emre yazılı senette en son ciro kendisine gerçekleştirilmiş olan, isme yazılı çekte adı bulunan veya en son tarihli temlik sözleşmesini ibraz edebilen kişilerdir.

Çek iptali davasının kime karşı açılabileceği de bu alanda merak edilen konulardan birisidir. Açılacak olan çek iptali davasının hasmı bulunmamaktadır. Yani davalı belirtilmeden sadece Asliye Ticaret Mahkemesinden çekin iptal edilmesi talep edilebilir. Yargıtay tarafından alınan kararlar çerçevesinde çekin keşideci yani çeki düzenleyerek ödeme sorumluluğuna giren kişi bu davanın açılmasını sağlayamaz.

Çekin kayıp olduğunun kanıtlanması ise söz konusu davada çeki kaybetmiş olan kişiye ise yüklenemez. Bu yüzden davacının çeki kaybettiğini ispatlamasına gerek bulunmaz.

Çekin iptali kararları dahilinde mahkeme tarafından çekin zayi olduğu şeklindeki beyanları inandırıcı bulması halinde belli olmayan hamili ilan yolu ile, senedi mahkemenin belirlemiş olduğu süre içerisinde ibraz etmesi açısından çağırmakta ve tersi durumlarda iptal edileceğini açıklar.

Mahkeme tarafından belirlenen süre sonunda iptal kararı alınır. Çekin iptal edilmesi sonrasında kişinin çek düzenleyene ve mevcut olması durumunda çek üzerinde yer alan cirantaya karşı hukuksal yönden çek bedeli başvurusu gerçekleştirilebilmesi mümkündür.

Bunun yanı sıra banka şubesinin her bir çek yaprağına dair bankanın sorumlu olduğu tutarı müşterisine yansıtacağı sorumluluk bedeli de ortadan kalkmaktadır. Bankalar bu bedeli sistemlerinden düşürerek, çek kaybına ilişkin mahkeme kararını mutlaka kişiden talep eder. | Ödeme Yasağı Çek İptali

 

Çeke Ödeme Yasağı Koyulması

Çek keşideci veya hamilin elinden özgür iradesi haricinde çıkması halinde. Keşideci ilgili kişiye yöneltilecek bir beyan ile çekin ödenmesine yasak koyabilir. Keşideci bu hali ilgili kişiye bildirmesi durumunda ilgili kişinin çeki ödememesi gerekiyor.

Ödemesinin yasaklanması için mahkeme kararı alınması koşulu bulunmaz. Bu noktada bildirim yeterlilik taşır. Talep edilir ise mahkemeye çek iptali için başvuru gerçekleştirilmesi durumunda bu ödeme yasağı aynı zamanda mahkeme de talep edilebilmesi açısından herhangi bir önleyici husus bulunmaz.

Fakat uygulama kapsamında bankalar ödeme yasağı açısından açılan bir davanın belgesini talep edebilir. Makalede Ödeme Yasağı Çek İptali konusuna bilgi amaçlı yer verilmiştir. | Ödeme Yasağı Çek İptali

Ödeme Yasağı Çek İptali | Sıkça Sorulan Sorular

ÇEKLE İLGİLİ KARŞILIKSIZDIR İŞLEMİ YAPILMASINA SEBEBİYET VERME – KURAL OLARAK İCRA CEZA MAHKEMELERİNDE YARGILAMALARIN DURUŞMALI OLARAK YAPILMASININ VE MÜŞTEKİ VE SANIĞIN DURUŞMADAN HABERDAR EDİLMESİNİN ZORUNLU OLDUĞU - HİÇBİR DELİL TOPLANMADAN VE İLK DERECE YARGILAMASI YAPILMADAN ŞİKAYET HAKKINI TAMAMEN KALDIRACAK ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASININ İSABETSİZLİĞİ - HÜKMÜN BOZULMASI

5941 sayılı kanunun 5/1 maddesi uyarınca çekle ilgili karşılıksızdır lemi yapılmasına sebebiyet verme suçuna ilkin yargılama görevi bulunan icra ceza mahkemelerinin yargılama usulünü düzenleyen 2004 sayılı Kanunun 349. Maddesinde şikayet dilekçesini veya dava beyanını alan icra mahkemesinin duruşma için hemen bir gün tayin edeceğinin ve yapılacak müteakip lemlerin düzenlendiği.

Yine Kanunun 350. maddesinde de duruşma usulüne ve tutanağına ilkin düzenleme yapıldığı, bu düzenlemelere göre, istisnalar dışında kural olarak icra ceza mahkemelerinde yargılamaların duruşmalı olarak yapılmasının ve duruşmanın devamı ile şikayet ve savunma hakkının kullanılabilmesi bakımından.

Müşteki ve sanığın duruşmadan haberdar edilmesinin ve maddi gerçeğin ortaya çıkması açısından da delillerin celbedilmesinin zorunlu olduğu, buna rağmen hiçbir delil toplanmadan ve ilk derece yargılaması yapılmadan şikayet hakkını tamamen kaldıracak şekilde hüküm kurulması suretiyle emredici Kanun hükmüne aykırı davranılması, Hukuka aykırı, müşteki vekilinin istinaf isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden, CMK’nun 289/1-e, 280/1-d maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA

[Toplam:3    Ortalama:5/5]

Avukata İlk Soruyu Siz Sormak İster Misiniz?

Avukata Soru Sor