Atla

Ölümlü Trafik Kazalarında Tazminat Hesaplama


Ölümlü Trafik Kazalarında Tazminat Hesaplama

Ölümlü Trafik Kazalarında Tazminat Hesaplama

Ölümlü Trafik Kazalarında Tazminat Hesaplama

Araç sayısının büyük bir hız ile arttığı 21. Yüzyıl dünyasında yaşanan trafik kazalarında da paralel olarak artışlar meydana geliyor. 

Ölümlü Trafik Kazasında Tazminat Davası

Bu durumda pek çok kişinin ciddi mağduriyetler ile karşı karşıya kalmasına yol açarken, kanun koyucu tarafından trafik kazalarındaki söz konusu mağduriyetlerin giderilebilmesi ve hak kayıplarının engellenebilmesi amacı ile çeşitli düzenlemelerde bulunuyor.

Buna göre trafik kazası sebebi ile maddi manevi tazminat davası hakkı söz konusu zarar görmüş olan mağdurlara verilmektedir.

En az bir motorlu aracın karışmış olduğu ölüm ya da yaralanma gibi neticeler ile üçüncü kişilerde zararlar teşkil eden ev, araba, arazi gibi malvarlıkların yaşanan zararların tanzim edilebilmesi hedefi ile zarar yaşamış olan kişi veya hak sahipleri tarafından trafik kazalarında sorumluluğu bulunan kişiler karşı açılabilmekte olan tazminat türlerinden birisidir. Trafik kazası sebebi ile tazminat davasının hukuksal yönden odağı,

Trafik kazasının bir haksız fiil sorumluluğu doğurduğunun Borçlar Kanunu’ nun 49. Maddesinde belirtilirken, trafik kazasının hukuksal açısından eylem olmasının, zamanaşımı, mahkeme yetkisi, tazminat değerleri gibi çok sayıdaki konuya ilişkin olarak bazı sonuçları bulunur.

Ölümlü Trafik Kazalarında Tazminat

Trafik Kazası Maddi ve Manevi Tazminat Hesaplama

Yaşanan trafik kazası dolayısı ile tazminat davası açımından evvel, dava açma zamanlarının ne kadar olduğu ve nasıl başladığı ile birlikte ne zaman sona erdiği konusunda bilgi sahibi olunması olası hak kayıplarının engellenebilmesi açısından çok önemlidir.

Trafik kazasının yaşandığı gün, tazminat davası zamanaşımı süresini başlatır. Trafik kazaları dahilinde tüm haksız eylemler karşı gerçekleştirilen 2 zamanaşımı süresinden hangisinin söz konusu davacı açısından olumlu olduğuna bakılarak, o zamanaşımı süresi değerlendirilir. Bu 2 zamanaşımı nitelikleri ve süreleri ise;

 

*Tazminat Davası Esas Zamanaşımı: Yaşanan trafik kazası dolayısıyla zarar gören kişinin, zararı ve eylemi öğrenmiş olduğu tarih itibari ile 2 yıldır. Zarar gören, eylemi ve zararı daha geç öğrenen kişiler içinde dahil olacak biçimde 10 yıllık zamanaşımı uygulanır.

*Ceza Zamanaşımı: Meydana gelen trafik kazası dolayısı ile bir suçun meydana gelmesi durumunda ceza zamanaşımı süreleri bulunur.

Trafik kazalarında yaralanmalarda taksirle adam yaralama suçu, vefat bulunması halinde taksirle adam öldürme suçu söz konusu olur.

Trafik kazası sonucunda ölüm ya da yaralanma mevcut ise Türk Ceza Kanunu kapsamında o suça yönelik olarak dava zamanaşımı olarak ne süre belirlenmiş ise aynı şekilde uygulanır. Aynı şekilde söz konusu kazaya ilişkin olarak maddi ve manevi tazminat davası açma süresi de aynı olur.

Ölümlü Trafik Kazalarında Tazminat Hesaplama

Ölümlü ve Yaralamalı Trafik Kazası Tazminat Davasını Kimler Açabilir?

Trafik kazalarında yaralanma söz konusu ise, yaralanan kişinin şahsen kendisinin maddi ve manevi tazminat açma hakkı bulunur.

Yaralanan kişinin maluliyet hali bulunuyorsa çalışma yaşamı süresince karşı karşıya kalacağı iş gücü kaybı sebebi ile maddi tazminat davası, trafik kazası sebebi ile yaşanan acı, keder ve üzüntü sebebi ile de manevi tazminat davası açılabilir.

Ölümlü trafik kazasında ise vefat eden kişinin yaşamında destek verdiği herkes maddi ve manevi tazminat davası açabilir.

Vefat eden kişi evli ise eşi ve çocukları, bekar ise anne ve babası destek aldığı karine olur. Yani bu kişilerin, vefat eden kişinin desteğinden faydalandıklarının ispatına gerek bulunmamaktadır.

Ancak vefat eden kişinin nişanlısı, amcası gibi bir üst seviyedeki akrabalarının ve kişilerin maddi ve manevi tazminat davası açabilmesi için vefat eden kişiden destek aldıklarını kanıtlamaları gerekiyor.

Tazminat Hesaplama Araçları

İş Kazası ve Trafik Kazası Tazminatı Hesaplama


Aşağıdaki bilgileri doldurduktan sonra "Hesapla" butonuna basınız. Verileriniz alanında uzman personellerimiz tarafından değerlendirilecek ve size 24 Saat içerisinde dönüş yapılacaktır.

Kıdem ve İhbar Tazminatı Hesaplama


Aşağıdaki bilgileri doldurduktan sonra "Hesapla" butonuna basınız. Verileriniz alanında uzman personellerimiz tarafından değerlendirilecek ve size 24 Saat içerisinde dönüş yapılacaktır.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplama


Aşağıdaki bilgileri doldurduktan sonra "Hesapla" butonuna basınız. Verileriniz alanında uzman personellerimiz tarafından değerlendirilecek ve size 24 Saat içerisinde dönüş yapılacaktır.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Mahkemece, ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, ...yönünden davanın 47.395,00 TL üzerinden kabulüne, dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm, davalı ... AŞ vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava trafik kazası nedeniyle yaralanmadan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacının gerçek zararının hesabında davacının gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve pasif devrede zararın asgari geçim indirimsiz asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır.

Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira, asgari geçim indirimi (AGİ), ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez.

Somut olayda, davacının pasif dönemine ilişkin tazminata esas geliri belirlenirken AGİ dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır. Bu nedenlerle, pasif döneme ilişkin hesaplamanın, AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılması konusunda, rapor düzenleyen aktüerya uzmanından ek rapor alındıktan sonra, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm ve davalı ... AŞ vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;

(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı ... AŞ lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... AŞ'ye geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 6,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 19.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Mahkemece, toplanan delillere göre, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, ... için 5.000,00 TL,... için 8.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş,

Dairemizin 24.12.2015 tarih 2014/5851 E 2015/15012 K sayılı ilamı ile, hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, yerel mahkemece bozmaya uygun yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, davacılar ... için 20.000,00-TL, ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre,

Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.561,62 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 19.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

1- Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan destekten zararı nedeniyle tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen hükmün davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, her ne kadar Dairenin 24/11/2016 gün 2014/13223 Esas,

2016/10848 Karar sayılı kararı ile manevi tazminatlara ilişkin hükmün kesin olduğundan temyiz dilekçesinin reddine, diğer temyiz itirazlarının ise reddi ile hükmün onanmasına verilmiş ise de; davacıların yönünden talep edilen maddi tazminatların red edilen kısımları yönünden davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretlerinin hatalı olarak hesaplandığı bu nedenle davalının vekalet ücretlerine yönelik temyiz isteminin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin karar düzeltme isteği yerinde görülerek,

Dairemizin 24/11/2016 gün 2014/13223 Esas, 2016/10848 Karar sayılı onama ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA karar verilerek, dosyanın yeniden yapılan temyiz incelemesi sonunda;

2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüme dayalı destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar yönünden red edilen maddi tazminatlar yönünden her bir davacı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tüm davacılar için red edilen tüm tazminat miktarının toplanarak davacılar aleyhine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil,

bozma sebebi ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24/11/2016 gün 2014/13223 Esas, 2016/10848 Karar sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,

hüküm fıkrasının 14. bendinin tümden hükümden çıkarılarak yerine “Red edilen maddi tazminat talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m.13/1 gereğince; 6.784,54 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan, 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan, 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan, 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ndan, 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'a velayeten ...'dan alınarak davalıya verilmesine ” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, tashihi karar peşin harcın davalıya geri verilmesine 21/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

1- Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

HMUK'nun 91. (HMK 309) maddesinde düzenlendiği üzere; feragat, iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir.

Davacı vekili 26.8.2016 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirdiğinden, vekaletnamesinde feragata yetkisi de bulunduğundan vaki feragat nedeniyle bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi. 

1- Dava dilekçesi ile ... A.Ş. aleyhine bir dava ikame edilmemiş, ... A.Ş.'ye talep üzerine dava ihbar edilmiş, davada taraf sıfatı bulunmayan ihbar olunan sıfatını haiz ...A.Ş. aleyhine usul hükümlerine uygun olarak hüküm tesis edilmemiştir. Davada taraf sıfatı bulunmayan ve aleyhine hüküm de tesis edilmeyen ihbar olunanın, hükmü temyiz etme yetkisi de bulunmamaktadır. Bu nedenle ihbar olunan Türk Telekomünikasyon A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise değer kaybı bu ilkeye uygun olarak belirlenmemiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece yukarıda belirtilen ilke doğrultusunda aynı bilirkişi heyetinden değer kaybı hususunda ek rapor aldırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan ... A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden ihbar olunan ... AŞ, ve ...AŞ ve davalı ...'a geri verilmesine 26.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak