Trafik Kazası Tazminat Davası

Trafik Kazası Tazminat Davası

Ülkemizin önemli bir sorunu olan trafik kazaları konusunda her yıl binlerce trafik kazası bilinmektedir. Meydana gelen bu kazalarda maalesef ki binlerce insanda hayatını kaybetmektedir veya yaralanmaktadır. Bu ölüm veya yaralanma gibi durumlar nedeni ile hukuki olarak tazminat davalarının görülmesi ortaya çıkmaktadır.

Yaşanılan bir trafik kazası sonucunda destek veren kişinin ölmesi durumunda destek zararı ortaya çıkmaktadır. Bu durumda ortaya çıkan davalara ise destekten yoksun kalma tazminat davaları denmektedir. Yaşanılan trafik kazası nedeni ile bedensel bütünlüğün bozulması durumunda ise bedensel yani cismani zararlar davaları görülmektedir. Bu davalara ayrıca bedensel zararlardan kaynaklanan tazminat davaları da denmektedir.

Bu yazıda trafik kazası nedeni ile vücut bütünlüğünün bozulması nedeni ile meydana gelen bedensel zararlar ile alakalı tazminat davaları konuları ele alınacaktır. Bu konuların ele alınmasında hukuki bilgilerin teorik olarak verilmesi yanında uygulamada ihtiyaç duyulan ve görülen durumlar ile alakalı olarak da bilgiler verilecektir. Bu sebeple yazıda Yargıtay uygulamaları ön planda olarak bilgilendirmeler yapılacaktır. Bunun yanında anlatılmakta olan bilgiler ile birlikte en yeni tarihli olan Yargıtay kararları konusunda da bilgiler verilmektedir.

Bu konuda uygulamada oluşabilecek eksiklikler ve tereddütlerin ortadan kaldırılabilmesi için bilgi verilmeye çalışılacaktır. Bedensel hasarlardan meydana gelen zararların tazmini konusunda açılacak davalarda Yargıtay uygulamalarında meydana gelen değişiklikler ve yeni alınan kararlar bu yazıda sizlere sunulmaktadır.  Tazminat davalarında başarılı bir şekilde sürecin yönetilmesi konusunda bir avukat yardımı alınması oldukça önemli olabilmektedir. Bu konuda Ankara ilinde konusunda uzman ankara avukat araması yapılarak bulunması ile dava sürecinin sorunsuz bir şekilde yürütülmesi mümkün olabilmektedir.

Bedensel (Cismani) Zararlar Nelerdir?

İnsanın vücut bütünlüğünün ihlal edilmesi nedeni ile oluşmakta olan zararlar 818 sayılı Borçlar Kanunun 46’ncı maddesinde cismani zarar halinde lazım gelen zarar ve ziyan ifadesi ile tanımlanmıştır. Bu konuda 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 54’üncü maddesinde de bedensel zarar olarak düzeltilme yapılmıştır. Bedensel zararın yasada bir tanımı yapılmamış olmaktadır. Sadece bedensel zararların neler olduğu sayılması ile yetinilmiştir. Ancak kanunda özellikle şunlardır gibi bir ifadesinin kullanıldığı 54’üncü madde ile sayılanlar ile sınırlı olduğu açıkça ifade edilmiştir.

Bedensel zarar tanımında zarar görenin malvarlığının trafik kazasından sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmemiş olsaydı göstereceği durum arasındaki fark olarak bir tanımlara yapılabilmektedir. Beden bütünlüğünün ihlali sonucunda ortaya çıkan maddi zararlar ise Türk Borçlar Kanunun 54’üncü maddesinde ifade edildiği şekil ile

  • Tedavi giderleri
  • Kazanç kayıpları
  • Çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden meydana gelen kayıplar
  • Ekonomik geleceğin sarsılması sonucunda ortaya çıkan kayıplar

Olarak belirtilmiştir. Yukarıda da açıkça görüldüğü gibi bedensel zararlar sınırlı bir şekilde sayılmış ve ifade edilmiştir. Bu sebeple Türk Borçlar Kanunun 56’ncı maddesindeki hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önüne alarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesi konusunda karar verebilir şeklinde bir düzenleme de bulunmaktadır. Bu ifade ile bedensel zararlar için alınacak tazminatlar içerisine manevi zararlarda girebilmektedir. Bu manevi tazminat sadece zarar gören kişi için değil bu kişinin yakınları içinde uygulanabilir olmaktadır.

1- Tedavi Giderleri

6111 sayılı Kanunun 59’unzu maddesindeki ve Karayolları Trafik Kanunun 98’inci maddesinde belirtilen düzenleme yapılana kadar tedavi giderleri konusunda sürücü ve işleten ile zorunlu sigortacı ile sınırlı bir sorumluluk belirlenmişken, Karayolları Trafik Kanunun 98’inzi maddesinde ifade edilen düzenleme ile trafik kazası sonucu yaralanan kişinin sağlık kuruluşlarındaki tüm tedavi harcamaları konusunda Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumlu olduğu belirtilmiştir. Bu maddede her ne kadar vücut bütünlüğü ihlal olan kişinin tedaviye ilişkin tüm giderleri tedavi giderleri olarak tek başlık altında düzenlenmiş olsa da Karayolları Trafik Kanunun 98’inci maddesi kapsamında korunun ikili bir ayırıma tabi olarak inceleme yapmakta fayda bulunmaktadır.

Bu sebep ile yaşanılan trafik kazası sonucunda beden bütünlüğü ihlal olan kişiyi iyileşip eskisi gibi sağlıklı olana kadar bir sağlık kuruluşunda yapılan tüm masrafları tıbbi tedavi ile sınırlı bölümüne yani sağlık hizmet bedellerine tedavi harcamaları denilebilmektedir. Ayrıca bedensel bütünlüğü ihlal olan kişinin sağlık kuruluşundan taburcu olduktan sonra eski sağlığına kavuşarak yeniden çalışmaya ve gündelik hayatına sorunsuz bir şekilde dönüş yapabileceği süreye kadar yapılan harcamalar iyileşme harcamaları olarak ifade edilebilmektedir.

2- Kazanç Kayıpları

Çalışan Yönünden

Çalıştığı ve kazanç elde ettiği süre içerisinde bir kaza veya hukuka aykırı bir şekilde yapılan eylem nedeni ile bedensel zarara uğrayan bir kişi tedavi gördüğü süre içinde ve ayrıca kaza nedeni ile hayat boyu sakat kalmış ise oluşan bu maluliyetinden dolayı bir kazanç kaybına uğramış olmaktadır. Bu kazanç kaybının belirlenmesi durumunda onun olay sırasında ve sonrasında elde ettiği ve ileride elde edeceği muhtemel gelirlerin değerlendirilmesi ile yapılabilmektedir.

Bu konuda Türk Borçlar Kanunun 54’üncü maddesinde kazanç kaybı ifade konmuş olsa bile sadece elde edilen bir gelirden yoksunluk olarak düşünülmesi ve yorumlanması mümkün değildir. Beden gücü eksikliği oluşması nedeni ile gelirinde bir eksilme olmasa bile aynı kazancı sağlayan kişilere oranla ve yaşıtlarına oranla daha fazla efor sarf etmek ve güç harcamak zorunda kalan kişi güç (efor) kaybı tazminatı isteme hakkı bulunmaktadır.

Estetik Zararlar Yönünden

Meydana gelen bir kaza sonucunda zarara uğrayan kişinin yüz ve bedeninde kalıcı izlerin oluşması ile işini kaybetmesi veya kaybetmemiş olsa bile mesleğini yapmakta iken diğer kişilere oranla bu meslekte ilerlemesinin bu yüzden zorluklar oluşturması durumu mümkün olabilmektedir. Hatta bu durum bazı mesleklerde ciddi bir maluliyet yaratabilmektedir. Bu konuda bir televizyon spikerinin veya bir mankenin yüzünde oluşan ve kalıcı olan izlerin mesleğini devam ettirmesini olanaksız hale getirmesi mümkün olabilmektedir. bu durum o kişi için sürekli iş görmezlik anlamına gelmektedir. İşte bu gibi durumlar dikkate alınarak hakim tarafından konusunda uzman olan bilirkişiler ile bu zararlar hesaplanacaktır.

3- Çalışma Gücünün Azalması veya Yitirilmesi Nedeni İle Doğan Zararlar

Bedensel bütünlüğü ihlal olan kişi bu yaşadığı ihlal nedeni ile tamamen veya kısmen çalışlamaz duruma gelebilmektedir. Ortaya çıkan bu zararın tazmini konusunda da talepte bulunmak mümkündür. Çalışma gücü bir kişinin beden ve fikir gücünün gelir getirici şekilde kullanılması anlamına gelmektedir. Uygulamada çalışma gücünün azalması geçici iş görmezlik, çalışma gücünün kaybı ise sürekli iş görmezlik anlamındadır.

Çalışma Gücünün Azalması (Geçici İş Görmezlik)

Kaza Geçiren bir kişinin kalıcı bir sakatlık durumu olmadan bir süre tedavi görmesi ile iyileşmesi ve bu süre içerisinde çalışamaması ve bu nedenle ortaya çıkacak olan iş ve kazanç kayıpları meydana gelmiş olabilmektedir. Bu duruma geçici iş görmezlik denmektedir. Geçici iş görmezlik süresi yalnızca tıbbi tedavi süresi ile sınırlı değildir. Bunun yanında iyileşme süresi de söz konusu olmaktadır. bu süre tedavi süresinden daha uzun bir süre olabilmektedir. Bu konuda bir hastaneden taburcu olunması ile başlayan evde dinlenme süreleri ifade edilmektedir. İyileşme süresi yapılan işe, mesleğe ve meydana gelen bedensel zarara göre değişebilmektedir. Bacağın kırılması masa başı işler için daha kısa bir süre çalışmamak anlamına gelmektedir. Ancak ayakta ve hareket halinde olan bir iş konusunda bu süre daha fazla uzayabilmektedir.

Bu sürenin belirlenmesi konusunda yaralanan kişinin mesleği, yapılan işin özellikleri, bu işi yaparken daha fazla hangi organın kullanıldığı, işyeri ile evin uzaklığı ve buna bağlı zorluklar araştırılmaktadır. Bu konuda tanıkların dinlenmesi ve uzman kişilerden bilirkişi raporu alınması gerekebilmektedir. Geçici iş görmezlik tazminatının belirlenmesi konusunda bu süre içinde kişinin yoksun kaldığı geliri esas alınmaktadır.  Bu tazminatın alınması için gelir elde edecek bir işin olması gerekmektedir.

Çalışma Gücünün Yitirilmesi (Sürekli İş Görmezlik)

Sürekli iş görmezlik zararları beden gücünün kayıp oranlarına göre ikiye ayrılması mümkündür. Kısmi olarak sürekli iş görmezlik ve tam olarak sürekli iş görmezlik bunun kısmi maluliyet ve tam maluliyet olarak ifade etmek mümkündür.

Kısmi Sürekli İş Görmezlik

Bu durum bir organın eksilmesi veya organda bir zayıflama olması ile bedensel gücün belirli oranda azalması olarak ifade edilebilmektedir. Bu durumda olan kişi çalışmasını sürdürebilir durumda ise olsa bile yaşıtlarına ve aynı işi yapan kişilere oranla daha fazla güç sarf etmek ve çaba göstermek zorunda kalacaktır. Bu durumda da kazançlarında bir azalma olması kaçınılmaz olmaktadır. İşte bu sebeple bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır.

Tam Sürekli İş Görmezlik

Bu durum bedensel gücün tamamı ile kaybedilmesi durumu olmaktadır. bu durumda artık kişi çalışamayacak ve kazanç elde edemeyecek bir durumda olacaktır. bu sebeple de tazminatı tam olarak yüzde yüz üzerinden hesaplanacaktır ayrıca başkasının yardımı ile hayatını devam ettirmesi gibi bir zorunluluk olması durumunda da ayrıca tazminat tutarlarına bakıcı giderleri de eklenecektir.

Sürekli Maluliyetten doğan Zararların Belirlenmesi Konusunda Temel Unsurlar

Sürekli iş görmezlik konusunda meydana gelen zararların belirlenmesi ve hesaplanması konusunda aşağıdakilere dikkat edilmesi gerekmektedir.

  • Sürekli iş görmezlik oranı
  • Zarar görenin gelir durumu
  • Çalışmaya başlama süresi ve muhtemel hayat süresi
  • Ameliyat veya devamlı tedavi gerekmediği konusu

Sürekli İş Görmezlik Oranı

Sürekli iş görmezlik konusunda ortaya çıkan hasarın belirlenmesinde çalışma gücünün ne oranda kaybedildiği incelenmesi gereken en önemli konulardan birisidir. Çalışma gücünde meydana gelen eksilmelerin hesaplanmasında zarar gören organın veya beden kısmının türü göz önüne alınarak belirli tıbbi kurallar ile değerlendirmeler yapılmaktadır. Çalışma gücünün kaybedilmesi durumunda ortaya çıkacak olan zararların tespit edilmesi bütün somur durumlar yanında zarar görenin mesleki durumuna da dikkat edilmesi gerekmektedir.

Gelir Durumu

Bir trafik kazası sonucunda sürekli iş görmezlik nedeni ile ortaya çıkan zararın tayinine zarar görenin elde ettiği gelir önemli konulardan birisidir. Zararın miktarının tespit edilmesi konusunda göz önüne alınacak olan gelir zarar verici olayın meydana geldiği tarihteki gelir olması ile birlikte bu gelire zarar gören kişinin ileride elde edeceği ücret ve maaşlar ile bunlardaki yükselmeler ve gelir artışlarının da eklenmesi gerekmektedir.

Çalışmaya Başlama Süresi ve Muhtemel Hayat Süresi

Bedensel zararın hesaplanmasında önem arz eden hususlardan biriside zarar görenin çalışma ve muhtemel yaşam süresi olmasıdır. Beden bütünlüğü ihlal edilen kişinin kısmen veya tamamen çalışmaması durumunda uğrayacağı zararların tazmin edilmesi gerektiğinden zarar gören kişinin çalışmaya başlayacağı sürenin ve çalışıyor ise devam edeceği süresinin hesaplanması gerekmektedir.

Zarar gören kişinin ne kadar süre çalışacağı maddi zararın hesaplanması konusunda oldukça önemlidir. Çalışma süresinin hesaplanmasında zarar görenin mesleği ve sağlık durumu ile yaşı gibi somut veriler dikkate alınmaktadır.

Ameliyat veya Devamlı Tedavi Gerekip Gerekmediği Konusu

Trafik kazası durumunda yaralanan kişi sağlık kuruluşlarında tedavi görse bile tedavi sonucunda taburcu olması sonrasında tedavinin devam etmesi gerekebilmektedir.  Zarar gören kişinin belirli süre ilaç kullanması ve bazı ameliyatlara girmesi gerekebilmektedir. İşte bu şekilde bir süreklilik olarak tedavinin devam ediyor olması ve bunun iyileşme konusunda bir gereklilik olması bu hesaplamada önemli bir yer almasına neden olmaktadır. Çalışma gücünde bir eksikliğe neden olan bedensel hasarlar ile zarar gören kişinin iyileşmesi için gerekli olan ameliyatlar veya tedaviden haklı bir sebep olmadan kaçınması zararın azaltılmasına ve artmasına engel olma yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğu için zarar görece kusur olarak yüklenebilmektedir.

Trafik Kazası Tazminat Davası

Trafik Kazası Tazminat Davası

Avukat Ankara