Atla

Özel Evrakta Sahtecilik Cezası Davası


Özel Evrakta Sahtecilik Cezası Davası

Özel Evrakta Sahtecilik Cezası Davası

Özel Evrakta Sahtecilik Cezası Davası

Özel evrakta ve belgede sahtecilik yapılması ile ilgili hususlar kamu güvenini ilgilendiren durumlar olmaktadır. Resmi belgeler kadar kuvvetli olmasalar da her biri kanıt olarak görülmekte ve hukuki bakımdan bir değere sahip olmaktadır. Yasalarla, toplumun bu belgelerin gerekliliğine ve geçerli olmasına duyulan ihtiyacın korunması hedeflenmektedir. Özel belgelerde tarafların kişiler olması durumunda ise bunların yararlarının korunması amaçlanır. TCK 207. maddede açık bir şekilde belirtilmiş olan bu durum kamu güvenine karşı suçlar kapsamında değerlendirilmektedir. Özel evrakta sahtecilik durumunun faili olarak değerlendirilecek suçlar özgü suçlar olarak değil herkes tarafından işlenebilen genel suçlar kapsamındadır. Aynı durumda mağdur sıfatına sahip olan taraf ise toplum olarak değerlendirilmektedir. Bunun yanı sıra özel evraklarda taraf olan bir kişi bulunuyorsa doğrudan bu kişinin de mağdur olarak görülmesi söz konusu olabilmektedir. Özel evrakta sahtecilik cezası davalarının konusu özel belgelerdir. Yazılı bir şekilde düzenlenmesi beklenen bu belgelerde herhangi bir dilin kullanılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Fakat kanunda bu konuda Türkçe'nin kullanılması öngörülmüş ve Türkçe dışındaki dillerde yazılmış metinlerin de belge niteliklerini taşımadığı belirtilmiştir. Yazıda aynı zamanda okunmaya elverişli bir şekilde metnin kaydedilmesi şartı aranır. Bu sebeple okunaklı bir el yazısı, daktilo ve bilgisayardan alınan çıktılar gibi veriler rahatlıkla kullanılabilmektedir. Metinlerin yazılacağı yerler ise kağıtlar, levhalar ve plakalar olabilmektedir. Bu konuda en çok sorun çıkan noktalardan olan bilgisayar programlarının ise kabul edilmesi mümkün değildir. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte işleyişinde de farklılıklar yaşanmış olan hukuk sisteminde bilgisayar sistemlerine kayıtlı verilerin korunması amacıyla yeni hükümlerin getirilmesi mümkün olmuştur. Metinlerde aranan niteliklerden bir diğeri de metnin mutlaka hukuki bir sonuç doğuruyor olmasının gerekliliğidir. Belgeler yalnızca bu şartlar yerine getirildiğinde geçerli sayılmaktadır. Belgelerin geçerli sayılmasının yanı sıra ispat yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde kullanılmasında söz konusu belgelerin kullanıldığı davaların niteliklerine göre farklı kararların verilmesi söz konusu olabiliyor. Bu konuda evlilik dışı bir kişiyle yapılan yazışmalar ya da mektuplar belge niteliği taşımıyor olsa da boşanma davalarının açılması halinde bu belgelerin ispat yükümlülüğünü yerine getirirken kullanılması mümkün olacaktır. Belgelerin içeriği dışında biçimi ile ilgili de bazı kuralların ortaya konması söz konusu olmuştur. Buna göre belgeleri kimin düzenlediğinin açık bir şekilde bilinmesi gerekmektedir. Düzenleyen kişinin mutlaka imzasının belgede bulunması gerekmektedir. Ancak bazı özel durumların ortaya çıkması halinde imzalar gerekli görülmezse bu durumda imzalara gerek kalmamaktadır. Kambiyo senetleri bu alanda imza bulundurmanın zorunlu olduğu belgelerdendir. El yazısı ile atılacak olan imzalarda zorunlu olmasına rağmen bulundurulmuyorsa metinler belge niteliği taşımamaktadır. Belgede kişilerin gerçek kişiler olması da belgenin niteliği bakımından önemsiz olmaktadır. Hayali bir kişi olsalar dahi belgelerin niteliği bu kişilerden dolayı değişmemektedir. Hukuk sistemi içinde geçerliliği söz konusu olan belgeler üçe ayrılmaktadır. Bunlardan ilki olan resmi belgeler bir kamu görevlisi tarafından hazırlanmış olan ve onun yetkileri ile görev sınırları içinde hazırlaması mümkün olan belgeler olmaktadır. Bu belgeler hazırlanırken mevzuatlara uygunluğa dikkat edilmektedir. Bu belgelerle ilgili olarak sahtecilik suçunun ortaya çıkması ancak belgenin hali hazırda gerçekte olmayan şeyleri içeriyor olması hali ile mümkün olmaktadır. Bunula birlikte imza eksikliği gibi noktalar da belgelerin geçersizliğinin ortaya konmasına sebep olabiliyor. Resmi ve özel belgede sahtecilik suçu arasındaki farkların oluştuğu noktalar ise noter tarafından düzenlenen belgelerin onay kısımlarını kapsayan içeriklerle ilgili olmaktadır. İkinci belge türü ise resmi belge niteliğinde sayılan belgelerdir. Esas olarak özel belge niteliklerinin tamamını taşımakta olan bu belgeler içeriği itibarıyla kendisine toplum tarafından yüklenen önemden dolayı özel olarak kanunlarla koruma altına alınmıştır. Resmi belge niteliğinde sayılan belgeler kesin bir şekilde 5 farklı belgeye ayrılmıştır. Bunlar emre ve hamiline yazılı kambiyo senedi, hisse senedi, tahvil, vasiyetname ve emtiayı temsil eden belgeler olabilmektedir. Tüm bu belgelerin resmi belge niteliğinde sayılan belgeler olabilmesi için hukuki altyapısının da doğru bir şekilde hazırlanmış olması gerekmektedir. Bu belgelerle ilgili olarak gerçeğe aykırı belgelerin düzenlenmesi ise özel belgede sahtecilik suçundan bahsedilmesini mümkün kılar. Son belge türü ise özel belgeler olmaktadır. Hiçbir şekilde resmi belge özelliğini taşımamakta olan bu belgeler aynı zamanda resmi belge niteliğinde sayılan belgeler kadar da sıkı bir şekilde koruma altına alınmamış olan belgelerdendir. Kira sözleşmeleri ve faturalar gibi belgeler özel belge statüsüne sahip olmaktadır. Bu tip özel belgelerin yanı sıra resmi belge hükmünde olup yerine getirmesi gereken şekil şartlarını sağlayamamış olan belgeler de özel belge sayılmaktadır. Eğer özel belgede sahtecilik suçundan bahsediliyorsa bu sadece özel belge niteliğine sahip olan belgeler için geçerli olacaktır. Ancak bu noktada resmi belgede bulundurulması gereken unsurlardan birinin bulunmadığı zaman bu belgelerin de özel belge niteliğine sahip olacağına dikkat etmek gerekmektedir. Özel belgelerin ispat edilmesi söz konusu olduğunda resmi belgeler kadar önem verilmesine gerek kalmamaktadır. Resmi belgelerde belge üzerindeki bilgilerin aksi yönünde bilgiler ortaya çıkana kadar bu bilgilerin geçerli olduğu kabul edilirken özel belgelerde bu durum belgenin sadece orijinal ve gerçek olduğu durumlarda mümkün olabilmektedir. İşte bu nedenle özel belgelerin korunmasından bahsederken fikri değil maddi bir sahtecilik işleminin yapılmasından korunma kast edilmektedir. Zaman zaman sahte bir özel belge üzerinden resmi bir belgenin düzenlenmesi de söz konusu olabiliyor. Bu durum gerçekleştiği takdirde olay özel belgede değil resmi belgede sahtecilik suçu kapsamında değerlendirilmeye alınmaktadır. Fotokopilerle ilgili olarak fotokopinin onaysız olup olmadığına bağlı olacak şekilde hukuki bir sonucun ortaya çıkıp çıkmayacağının da kararı verilebiliyor. Sahtecilik suçu sırasında aldatma yeteneklerinin bulunup bulunmadığına da dikkat edilmektedir. Tamamen objektif bir şekilde değerlendirilen bu hususlar belirsiz sayıdaki kişinin aldatılmasına sebep olacak kadar olmalıdır. Mahkemenin takdir yetkisine bağlı kalan bu konuyla ilgili olarak eğer açık bir gözlem sonucunda sahtecilik fark ediliyorsa bunlarda aldatıcılık yeteneğinin bulunmadığına hükmedilir. Özel belgede sahtecilik suçunda sonuç alma noktasında sahteciliğin bir zarar yol açması ya da bir zarara yol açma ihtimalini bulundurması yeterli sayılmaktadır. Zararın kesin bir şekilde var olması şartı aranmamaktadır. Fakat bu noktada zarar ortaya çıkarma noktasında bir olasılığının mutlaka gündeme gelmiş olması gerekiyor. Özel belgede sahtecilik suçunda ortaya çıkabilecek olan fillerde 2 seçimlik hareket bulunmaktadır. Burada kullanma hususunun bulunup bulunmadığına dikkat edilir. Böylece özel belge ile resmi belge arasındaki sahtecilik suçlarının da ayrılması söz konusu olabilmektedir. Bu şekilde ilerlemekte olan sahtecilik suçu cezası davalarında zararlar da aranmamaktadır. Hali hazırda sahte özel belgenin kullanılması ile birlikte kamu güveninin ihlal edildiği fikrinden hareket edilmektedir. Resmi belge sahteciliği ile ilgili bir diğer fark da fikri ile maddi sahtecilik arasında yaşanmaktadır. Seçimlik hareketten kast edilen 2 farklı durumdan ilki özel belgelerin sahte olarak düzenlenmesi durumudur. Eğer belge düzenleyen olarak belgeye eklenmiş kişiden farklı bir kişi tarafından düzenlenmişse bu durum bu seçimlik hareket dahil edilmektedir. İkinci seçimlik harekette ise gerçek bir özel belgenin değiştirilmesi durumu dikkate alınmaktadır. Değişiklikler belgenin tümünde yapılacağı gibi bir kısmında da yapılmış olabilir. Bu noktada değişikliklerden çok bunların hukuki sonuç doğurmaya olan etkileri dikkate alınmaktadır. Özel evrakta sahtecilik suçlarında eğer suçun ortaya çıkışı hukuki bir ilişkiden dolayı ispat yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ile işlenmişse bu durumda cezayı azaltan nitelikli halden bahsetmek mümkün olabiliyor. Kanunlar suçta belirtilmiş olan durumların korunmasını sağlama noktasında sadece bu belgelerin hukuka ve ahlaka uygun olması şartını aramaktadır. Özel saik aranmayan bu tür bir suçta taksirli hal ile ilgili bir düzenleme yapılmış ve bu manevi unsur olarak kastın değerlendirilmeye alındığı göstermiştir. Bu tür suçlarla ilgili olarak aranan bir diğer nitelik ise suçun teşebbüsünün zorunlu olarak ortaya çıkmasıdır. Ani bir suç olarak ortaya çıkan bu teşebbüslerin bir süre devam etmiş olması önemsiz olmaktadır. Teşebbüsten kasıt asıl özel evrakta suç oluşturacak olan durum için yapılan hazırlık hareketleri olarak değerlendirilebilir. Buna ek olarak failin kesinlikle seçimlik hareketini yapan kişi olması şartı aranmaktadır. Belgeyi üreten ve sahteliği bilmediği halde başkasına bu belgenin geçmesini sağlayan kişiler için faillik sorunu dikkate alınacaktır. Birden fazla özel belgelerin aynı suçla hazırlanması durumunda içtima hükümleri uygulanmaktadır. Kovuşturma sürecinde ise bu tür davalarda şikayete bağlı olarak değil res'en kovuşturma işlemi yapılır. Tüm bu süreçlerle ilgili olarak görevli mahkeme statüsüne sahip olan mahkeme ise asliye ceza mahkemeleridir.  Resmi evrakta suç duyurusu hakkında ki makale için göz atınız.Özel Evrakta Sahtecilik Cezası Davası
SIKÇA SORULAN SORULAR

BİZE YAZIN

Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba
Avukat & Arabulucu İlkay Uyar Kaba

İlkay Uyar Kaba ; Aile Boşanma hukuku, Anlaşmalı Boşanma, İşçi Davalarında Arabuluculuk, Miras Hukuku Davaları, icra hukuku, İşçi Tazminat Davaları, Kıdem Ve İhbar Tazminatı, İşe İade, Miras hukuku, Tazminat Hukuku, İş Kazası Tazminat, Trafik Kazası Tazminat Davası gibi faaliyet gösterdiğimiz çalışma alanlarımızın, hukuk büroları arasında önemli bir yer sahibi olmamızı prensiplerimize borçluyuz.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
  • ATIL ARABACI -
    12 Ağustos 2016

    Özel Evrakta Sahtecilik Cezası Davası Bu dava açmak için bilmeniz gerekenler nelerdir. dava açmak için nasıl bir yol izlenir

    Cevapla
  • OĞULCAN EBİNÇ -
    16 Ağustos 2016

    Özel Evrakta Sahtecilik Cezası Davası hukuk mahkemesine temyiz dilekçesi örneği varmıdır. Bana yardımcı olurmusunuz..

    Cevapla
  • SERAY AKBAĞ -
    15 Kasım 2016

    Özel Evrakta Sahtecilik Cezası Davası Konuda belirttiğiniz dava hakkındaki makaleyi beğendim.

    Cevapla
Yorum Bırak