Resmi Evrakta Sahtecilik

Resmi Evrakta Sahtecilik Suçu Nedir?

Resmi evrakta veya belgede yapılan sahtecilik suçu, kamu güvenine karşı işlenen suçlar kapsamında Türk Ceza Kanunun 204’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Resmi evrakta veya belgede yapılan sahtecilik üç farklı seçimlik hareket ile kasten işlenen suçlar olarak tanımlanmaktadır. Bu üç seçimlik hareket ise, resmi evrak veya belgenin sahte şekilde üretilmesi, mevcut resmi bir evrak veya belgenin gerçeğine aykırı olacak şekilde düzenlenmesi ve gerçek bir resmi belge veya evrakın başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi olarak sayılabilmektedir.

Belirtilen bu üç seçimlik hareketten birinin fail tarafından gerçekleştirilmesi durumunda resmi evrak veya belgede sahtecilik yapılmış olacaktır. Resmi evraklarda yapılan sahtecilik suçu ile özel evraklarda yapılan sahtecilik suçu arasındaki en önemli fark, resmi evrakların aslının düzenlenmesinde yetkili bir resmi memurun görev yapmış olmasıdır.

Resmi evraklarda yapılan sahtecilik suçlarından bir kişinin aleyhine olması veya bir kişinin etkilenmiş olması halinde bile her zaman suç mağduru devlet olarak kabul edilmektedir. Bu konuda suçu işleyen fail kamu güvenini zedelemiş olmaktadır. İşlenen resmi evraktaki sahtecilik suçu ile mağdur görmüş olan gerçek kişiler mağdur olarak değil, suçtan zarar gören olarak açılacak soruşturmaya ve kovuşturmaya şikayetçi olarak karılabilmektedirler.

Resmi Evrakta Sahtecilik Konusunda Şikayet Süresi

Türk Ceza Kanununa tabi olan suçlardaki şikayet süresi fiilin işlenmesinden itibaren altı aylık süreyi kapsamaktadır. Ancak resmi evrakta yapılacak sahtecilik suçunun şikayete bağlı olması gerekmediğinden bu suçla alakalı bir şikayet süresi yoktur. Bu suçun zaman aşım süresinin en basit durumda bile 8 yıl olduğu düşünüldüğünde şikayet konusunda da bu süre geçerli olarak değerlendirilmektedir. Bu sebeple resmi evrakta sahtecilik konusunda fiilin işlenmesinden itibaren 8 yıl içerisinde savcılığa soruşturma açılması yönünde talep iletilebilmektedir. Ancak fillin işlendiği tarihten itibaren en kısa sürede savcılığa bildirilmesi çok daha etkin bir soruşturmanın yapılmasını sağlayacaktır. Resmi evrakta suç duyurusu hakkında ki makale için göz atınız.

Resmi Evrakta Sahtecilik Suçunun Şartları

İşlenen resmi evrakta sahtecilik suçunun maddi konusu resmi bir belge olmaktadır. Aldatıcılık özelliğine sahip olan resmi belgenin ve suçun özelliklerine göre, suçun kamu görevlisi tarafından işlenmiş olması durumuna yazının ilerleyen bölümlerinde değinilecektir.

Resmi evrakta sahtecilik suçunun konusunu oluşturan belgenin bazı özelliklere sahip olması gerekmektedir. İşlenen resmi evrakta sahtecilik suçunun konusunu oluşturan belgelerin özellikleri aşağıdaki gibidir.

İşlenen suçun konusunu oluşturan belgenin resmi bir belge olması ve yazılı olması gerekmektedir. Yani bu belgelerde bir dil kullanılmalıdır. Yazılı belgede kullanılan dil Türkçe veya farklı bir dil olabileceği gibi ölü bir dilde olabilmektedir. Orijinal belgesinin içeriği anlaşılamayacak durumda olan belgeler zarar olasılığı doğurmayacağından, bu resmi belgeler sahtecilik suçunun konusu olamayacaktır.

Resmi evrakta yapılan sahtecilik ancak delil değerine sahip olan bir resmi belge üzerinde işlenebilmektedir. Resmi belgenin delil değeri olmaması durumunda, yani herhangi bir hukuki değeri olmaması durumunda suçun oluştuğu söylenemez. Sahtecilik yapılan belgenin bir hukuki hakkın doğumuna veya sona ermesine ilişkin bir ispat gücüne sahip olması gerekmektedir. Hukuki olarak bir iddiaya esas teşkil edebilme niteliği olmayan belgeler ile resmi belgede sahtecilik suçu oluşmamaktadır.

Hukuki açıdan bir delil niteliğinde olan evraklar Mahsus Evrak veya Tesadüfi Evrak olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mahsus evraklar özellikle belirli bir konuda delil olması için düzenlenen resmi belgeler olmaktadır. buna örnek olarak noterden alınan vekaletname, mahkeme ilamı, nüfuz cüzdanı, araç ruhsatı, pasaport ve icra dairesi ödeme emri gibi evraklar bu nitelikte olan evraklardır. Tesadüfi evraklar ise belirli bir konuda delil olarak kullanılması amacı ile düzenlenmeler bile içeriği nedeni ile sonradan bir delil niteliği kazanan evraklar olmaktadır.

Resmi belgelerde sahtecilik suçunun konusunu oluşturan belgeyi bir kişi veya kurumun düzenlemiş olması gerekmektedir. Belgeyi düzenleyen bir kişi veya kurumun olmaması durumunda suçun oluşması mümkün değildir. Evrakları düzenleyen kişilerin ad ve soyadları gibi bilgilerden anlaşılacağı gibi evrak üzerinde bulunan amblem veya işaret ile de anlaşılabilmektedir. Örnek olarak resmi evraklara örnek olarak gösterilecek kambiyo senetlerinde bulunan imza düzenleyen kişiyi ispatlamaktadır. Aynı şekilde resmi kurumun amblem veya işaretinin olması da düzenleyen kurumu ispat etmektedir.

Düzenlenen resmi evrakın mutlaka bir kamu görevlisi tarafından düzenlenmesi gerekmektedir. Suçun konusu olan resmi belgenin kamu görevlisi tarafından düzenlenmesi oldukça önemlidir. Ayrıca görevli kamu personelinin suça konu olan belgenin düzenlenmesine yetkisi olması da gerekmektedir. Kamu görevlisinin suça konu olan belgenin düzenlenmesinde yetkisinin olmaması durumunda resmi evrakta sahtecilik suçundan bahsedilemez. Ancak kanunlarda belirtilen özel hükümler ile bazı belgelerin ve evrakların kamu görevlisi tarafından düzenlenmemiş olması durumunda bile resmi evrakta sahtecilik suçunun konusu olabilmektedir. Bir kamu görevlisinin düzenlememiş olmasına rağmen resmi evrakta sahtecilik konusunda geçerliliği olan evraklardan bazıları emtiayı temsil eden belgeler, hisse senedi, vasiyetname, tahvil, bono ve çek gibi kambiyo senetleri olarak sayılabilmektedir.

Resmi Evrakta Sahtecilik Suçu ve Zarar

Resmi belgede yapılan sahtecilik suçu hem kamu güvenini bozmalı, hem de kişisel hakların ihlal edilerek zarar vermesi olasılığı olmalıdır. Ancak suçun konusu olan resmi evrakın somut bir zarar meydana getirmesi şartı bulunmamaktadır. Mahkeme yargılama sırasında suçun unsurlarının tespiti amacı ile resmi belgenin somut zararı değil, bir zarar olasılığının olup olmadığını araştırmalıdır. Bir zarar olasılığı doğurmaya elverişli olmayan evrak veya belge sahtecilik suçunun konusu olmamaktadır.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçunda Belgenin Aldatıcılık Özelliği

Resmi belgedeki sahtecilik suçunun en önemli şartlarından birisi belgenin aldatıcılık özelliğine sahip olmasıdır. Bir zararın oluşması ve doğması için evrak ve belgedeki sahteciliğin birçok insanı aldatacak bir özellikte olması gerekmektedir. Belgelerdeki aldatıcılık özelliğinin objektif olarak mevcut olması gerekmektedir

Yargıtay Kararı – Resmi Evrakta Sahtecilik

T.C. YARGITAY Ceza Genel Kurulu Esas:  2013/6-39 Karar: 2014/372 Karar Tarihi: 16.09.2014 – Resmi Evrakta Sahtecilik

RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK SUÇU –  DAVA ZAMANAŞIMININ DOLMUŞ BULUNDUĞU – ÖZEL DAİRENİN SANIK HAKKINDA DAVA ZAMANAŞIMININ GERÇEKLEŞMESİ NEDENİYLE VERDİĞİ DÜŞME KARARININ İSABETLİ OLUŞU – DÜŞME KARARININ ONANMASI

ÖZET: Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 13.05.1996, 26.10.1996, 30.05.1997 ve 12.06.1997 tarihlerinde gerçekleştirilen eylemlerle ilgili olarak on beş yıllık dava zamanaşımı, soruşturma izni ile kovuşturma izni verilmesi arasında geçen üç ay dört günlük sürenin ilavesi halinde bile, en son tarihli işlenen suç yönüyle dahi 16.09.2012 tarihinde ve Özel Dairenin 14.11.2012 günlü kararından önce dolmuş bulunmaktadır. Bu itibarla; Özel Dairenin sanık hakkında dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle verdiği düşme kararı isabetli olduğundan onanmasına karar verilmelidir.

YARGITAY KARARI: RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK

T.C. YARGITAY 7.Ceza Dairesi Esas:  2013/9599 Karar: 2014/13314 Karar Tarihi: 28.05.2014 – Resmi Evrakta Sahtecilik

RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK SUÇU – SANIĞIN KAÇAKÇILIK VE RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK SUÇLARINDAN AÇILAN DAVA DOSYASINDAKİ EYLEMİ İLE TEMYİZ İNCELEMESİNE KONU EYLEMİ – ZİNCİRLEME SUÇ HÜKÜMLERİNİN UYGULANIP UYGULANMAYACAĞININ TESPİTİ GEREĞİ

ÖZET: Sanığın Kaçakçılık ve Resmi Evrakta Sahtecilik suçlarından açılan dava dosyasındaki eylemi ile temyiz incelemesine konu mahkemenin 2008/298 Esas sayılı dava dosyasındaki eylemi nedeniyle hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekir. (5237 S. K. m. 43, 204)

Makalemizde Resmi Evrakta Sahtecilik konusu bilgi için yazılmıştır.