Rekabet Yasağı Cezai Şart

Rekabet Yasağı Cezai Şart, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.

Rekabet Yasağı Cezai Şart kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.

Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.

Rekabet Yasağı Cezai Şart İstem davasında hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür.

Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır.  İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.

Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.

Bu madde 818 sayılı Borçlar Kanununun 348. Maddesini karşılamaktadır. 6098 sayılı TBK. Nun iki fıkradan oluşan 444. Maddesinde, rekabet yasağının koşulları düzenlenmektedir. Gerçekten hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 348. Maddesinin kenar başlığında kullanılan “E. Rekabet memnuniyeti / I. Cevazı” şeklindeki ibareler, TBK. Nun bu maddesinde, “VII. Rekabet yasağı / 1. Koşulları” şekline dönüştürülmüştür.

Maddenin birinci fıkrasında, fiil ehliyetine sahip olan işçinin, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir yolla onunla rekabet etmemeyi, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmamayı, başka bir rakip işletmede çalışmamayı veya bunların dışında rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girmeyi yazılı olarak üstlenebileceği belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasına göre, rekabet yasağına ilişkin üstlenme, hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme olanağı sağladığı ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak bir nitelik taşıdığı takdirde geçerli sayılmıştır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 340. Maddesi göz önünde tutulmuştur.

Hizmet sözleşmesinde taraflar arasında kurulan akdi ilişkisinin mahiyeti diğer Borçlar Hukuku sözleşmelerinden değişiktir. Bu akitte yalnızca ekonomik yönü olan işçinin işverene emeği ile bir değer kazandırması veya bir ihtiyacını iş görerek tatmin etmesi değil, işverenin emrinde işin bizzat ifası ile kişiliğin de önemli olan bir ilişki ortaya çıktığından işin mahiyeti icabı bu sözleşme çok sıkı şahsi bağlar gerektirir. Bunun doğal sonucu olarak taraflardan özellikle işçinin sadakat borcu ortaya çıkar.

Sadakat Borcu; Türk Borçlar Kanununun 396 / III. Maddesi uyarınca hizmet sözleşme devam ederken ücret karşılığı üçüncü bir kişiye hizmette bulunmamak ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girmemektir. Sözleşme sona erdikten sonra işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi, doğruluk ve bağlılık kurallarına uymayan davranışlarda bulunmamak da sadakat borcunun bir gereğidir. Sadakat borcunun kapsamının tahdidi olarak sayılamaz. Ancak işçinin haklarını almamak ve menfaatlerini savunmak için harekete geçmesi; feshi ihtarda bulunacağını bildirmesi, iş şartlarının düzeltilmesini istemesi ve işçi teşekküllerine üye olması sadakat borcuna aykırı hareketler içinde nitelendirilemez.

Sadakat borcunun bir gereği olarak işçi, işe başladığı tarihten işten çıkarıldığı güne kadar işverene karşı rekabet yapamayacaktır. Öte yandan işverene hizmet akdi ile bağlı olan ticari vekiller, işverenin onayı olmaksızın kendisi veya başkası hesabına, işverenin faaliyet alanına giren işleri yapamazlar. Hizmet akdi sona erdikten sonra rekabet yasağı ancak işçi ile işveren arasında yapılmış olan rekabet yasağına ilişkin sözleşme gereğince söz konusu olabilir.

Yargıtay Kararı- Rekabet Yasağı Cezai Şart

T.C. YARGITAY 11.Hukuk Dairesi Esas:  2014/10834 Karar: 2014/17252 Karar Tarihi: 10.11.2014

CEZAİ ŞARTIN TAHSİLİ İSTEMİ – MUTLAK TİCARİ DAVA NİTELİĞİNDEKİ DAVAYA BAKMA GÖREVİNİN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE AİT OLDUĞU – İŞ MAHKEMESİNİN DAVAYA BAKMAKLA GÖREVLİ OLDUĞUNDAN BAHİSLE DAVA DİLEKÇESİNİN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNİN DOĞRU OLMADIĞI

ÖZET:  Mutlak ticari dava niteliğindeki davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olmasına rağmen, yerel mahkemece, açıklanan bu hususlar dikkate alınmadan, iş mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Rekabet Yasağı Cezai Şart – Dava Dilekçe Örneği

…  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE;

DAVACI                                 :

TC KİMLİK NUMARASI   :

ADRES                                 :

VEKİLİ                                : Av. İlkay Uyar Kaba

ADRES                                 :

DAVALI                               :

ADRESİ                                :

DAVA DEĞERİ                  :(Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda)

KONU                                   : Rekabet yasağına aykırı davranılması nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan ……. TL cezai şartın tahsili istemimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR               :

1-) Davacı …………………öngörülmüştür.

2-) Davalı işçi …………………………… TL cezai şart ödeyeceği öngörülmüştür. (EK 2)

3-) Taraflar ……………………………halinde duruma ilişkin izahat vereceklerdir.

4-) Davalı işçi, ……………………………………..z işvereni zarara uğratacağı açıktır.

5-) Açıklanan …………………..……… TL’nin tahsil edilmesini mahkemenizden talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER        : 6098 S. K. m. 444, 445, 446, 447; 6100 S. K. m. 1, 5; 6102 S.m. 4, 5

HUKUKİ DELİLLER        :

SONUÇ VE İSTEM                         : Yukarıda açıkladığımız ……. ……… TL’nin tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz.  …/ …/ …

Davacı Vekili  Av. İlkay Uyar Kaba

Ankara Avukat

 

Rekabet Yasağı Cezai Şart