Atla

Sebepsiz Zenginleşme Davası Nasıl Açılır


Sebepsiz Zenginleşme Davası Nasıl Açılır

Sebepsiz Zenginleşme Davası Nasıl Açılır

Sebepsiz Zenginleşme Davası Nasıl Açılır

Bir kişinin mal varlığı üzerinde herhangi bir haklı gerekçe bulunmadan yaşanan artış ve zenginleşme durumu haksız ya da sebepsiz zenginleşme olarak adlandırılmaktadır. Sebepsiz zenginleşme dolayısı ile alacak ve zararın oluşması halinde dava açılmak suretiyle sebepsiz kazanılmış haksız alacağın iadesi istenebilmektedir.

Sebepssiz zenginleşme nedeniyle alacak dava sürecinde dikakt edilecek hususlar şunlardır; sebepsiz zenginleşme davası ne zaman açılır yani dava açma süresi zamanı önemli olmaktadır,  sebepsiz zenginleşme davası nereye açılır yada sebepsiz zenginleşme davası nerede açılır konularında davanın doğru yetkili ve görevvli mahkemede açılması gerekmektedir.

Bir başka konu ise sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak davası zamanaşımı sürelerine bakılması ve riayet edilmesi davanızın zaman aşım süresinde red edilmesi konusunda önemli olacaktır.

Bu zenginleşmenin hukuki alandaki davalara konu olabilmesi ise zenginleşmeden zarara gören başka bir kişinin bulunması halinde söz konusu olabiliyor.

Sebepsiz Zenginleşme kavramı Nedir Hangi Durumlarda Ortaya Çıkar

Sebepsiz zenginleşme durumu genel olarak hukuki bir gerekçe ortaya konmadan ya da hukuki sürecin sona ermesinin ardından yapılan işlemlerle birlikte veya borç olmayan bir edimin ödenmesi sonucunda ortaya çıkabilmektedir.

Sebepsiz zenginleşmeyle ortaya çıkan borçlu ve alacaklı arasındaki ayrım ve kişileri sahip olduğu haklar Türk Borçlar Kanunu kapsamında açık bir şekilde ifade edilmiştir.

Buna göre haksız zenginleşen kişinin zarara uğrayan kişiye haklarının teslim edilmesi adına zenginleşmeyi geri iade etmesi gerekmektedir. Sebepsiz Zenginleşen ve bu durumdan mağdur olarak fakirleşen kişi arasındaki borç ilişkisinin kesin kurallar dahilinde değerlendirilebilmesi ise kanunlarla güvence altına alınabilmektedir.

Sebepsiz Zenginleşme Davası

Sebepsiz Zenginleşme Davası, Sebepsiz ya da haksız zenginleşme olarak tanımlanan durumların ortaya çıkması halinde bu durumdan zarar gören kişi haklarını mahkemeler aracılığı ile alması mümkün oluyor.

Ancak öncelikle sebepsiz zenginleşme şartlarının açık bir şekilde yerine gelmiş olması gerekmektedir. Buna göre borçlu olan kişinin malvarlığının artmış olması gerekiyor. Buna ek olarak başka bir kişinin bu zenginleşmeye bağlı olarak mutlaka zarar görmüş olması da gerekmektedir.

Sebepsiz Zenginleşme

Sebepsiz Zenginleşmeyi sağlayan olay ile zenginleşme durumunun arasında kesin bir illiyet bağının bulunması halinde kişiler haklarını talep edebilmektedir. Haksız bir gerekçeyle sebepsiz zenginleşen kişiler bu durumların kamuya zarar veren niteliklere sahip bir şekilde ortaya çıkması halinde de iade işlemlerini yerine getirmesi gerekiyor.

Özellikle bir sebebe dayandırılarak alınmış olan şeylerin iadelerinin yapılması bu aşamada gerekli olmaktadır. Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilen sebepsiz zenginleşme maddelerinde kişileri zenginleşmeyi sağlayan unsurları kesin olarak iade etmesi gerektiğine karar verilmiştir.

İade borçlarının kişiler everilmesi sırasında mutlaka zenginleşmenin olumlu veya olumsuz olmasına bakılmaksızın bütününün karşı tarafa teslim edilmesine dikkat edilmesi gerekiyor. Yani kişileri sebepsiz zenginleşme karşısında takındıkları iyi niyetli ya da kötü niyetli tutum verilecek olan kararlara etki etmemektedir. Kişiler mutlaka iade işlemini yapmak zorundadır.

Tüm borçlu ve alacaklı arasındaki borç ilişkilerinde olduğu gibi sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı ortaya çıkan durumlarda da hem borçlu hem de alacaklı tarafı bulunmaktadır. Bu tür davalarda sebepsiz bir şekilde zenginleşen kişiler borçlu, bu sebepsiz zenginleşme olayının ardından doğrudan zarar gören kimseler ise alacaklı kişiler olmaktadır.

Alacaklı konumundaki kişileri talepleri doğrultusunda sebepsiz zenginleşme gerekçesiyle hakların iade edilmesi için Sebepsiz Zenginleşme Davası açılması mümkün olabiliyor. Davalara davacı şeklinde katılan bu kişiler davalarını borçlu olan kişiye karşı açarlar.

Sebepsiz Zenginleşen kişilerin zaman içerisinde kötü niyet göstermesi de söz konusu olabiliyor. Ancak bu durumda kişinin iyi niyetli olduğu sürelerdeki zilyedin iade borcunun ödenmesine ve sonraki süreçler için kötü niyetli zilyedi iade borcu üzerinden değerlendirmelere alınması söz konusu olmaktadır.

Sebepsiz Zenginleşme Davası Ne zaman Açılır

Sebepsiz Zenginleşme nedeniyle alacağının geri alma hakkına sahip olduklarını öğrenmelerini takip eden iki yıllık süre içinde ve bunların dışında kalan tüm durumlarda on yıllık süre içinde sebepsiz zenginleşme ile ortaya çıkan hak kayıplarını talep etmesi mümkün oluyor.

Bu süreler içinde kullanılmayan hakların zamanaşımı sürelerinin aşılması gerekçesiyle kişilerin hakkının kaybına yol açması da söz konusu olmaktadır. Sürelerin başlangıç tarihi, kişilerin geri isteme hakkının bulunduğu ilk tarih dikkate alınır.

Sebepsiz Zenginleşme Davasın Zamanaşımı Süreleri

Sbepsiz zenginleşme davası kişiler arasında ortaya çıkan sözleşmeler ve haksız fiiller sonucunda hukuki alanın konuları arasına dahil edilebilmektedir. Ancak bunun dışında kalan üçüncü bir borç kaynağı niteliğindeki sebepsiz zenginleşme davalarının da değerlendirilmesi mümkün oluyor.

Sebepsiz Zenginleşme Davası süreçlerinin başarılı bir şekilde sonlandırılması adına kişilerin zamanaşımı sürelerine uygun bir şekilde hareket etmesi gerekmektedir.

Borçlar Kanunu içinde açıkça ifade edilmiş olduğu gibi sebepsiz zenginleşme davası açacak olan kişiler bu zenginlemeden zarar gören kişiler olmaktadır. Bu kişiler geri isteme haklarının bulunduğunu öğrenmelerini takip eden ilk bir yıllık süre içinde bunun haricindeki on yıllık süre içinde zamanaşımına dahil bir şekilde davalarını açabiliyorlar.

Bu sürelerin dışında kalan süreler işlem yapmak isteyen kişilerin hukuki yollara başvurması sonuçsuz kalmakta ve doğrudan ret yemeleri söz konusu olmaktadır. Bu durum da malların edinilmesi ile birlikte sebepsiz zenginleşme durumu ortaya çıkmışsa bu durumda sebepsiz zenginleşmeden zarar gören kişinin borçlu konumuna gelmesi de söz konusu olabilmektedir.

Ancak zamanaşımı sürelerine takılmış olsa bile bu kişilerin borçlarını yerine getirmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Sebepsiz Zenginleşmenin haksız bir nedenle ortaya çıkmasının ardından kişilerin istem hakları zamanaşımı sürelerinin dışına çıkmış olsa bile kişiler bu konudaki haklı taleplerini iletmek üzere yasal yollara başvurabiliyorlar.

Borcun ifasından kurtulmayı sağlayan bu durumları yaratabilmek için zamanaşımı sürelerinin başladığı ve bittiği sürelere de dikkat etmek gerekmektedir. Borçlar Kanunu'nun ilgili maddeleri aracılığı ile sebepsiz zenginleşme hakkındaki tüm bilgiler alınabilir.

Makalede Sebepsiz Zenginleşme Davası Nasıl Açılır konusu sayfamızda bilgi amaçlı verilmiştir. Sebepsiz Zenginleşme Davası Nasıl Açılır konusunda daha geniş bilgi almak için avukat desteği isteyiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

ÖZET: Dava dilekçesinde davacının taşınmazı 2003 yılından itibaren kullandığının ve zilyetliğin sözleşme tarihinden itibaren devam ettiğinin belirtildiği, dinlenen tanık beyanında da sözleşme tarihinden itibaren davacının kullanımında olduğunun ifade edildiği, böylelikle dava tarihi itibariyle taşınmazın davacının kullanımından çıkmadığı belirlenmektedir.

Hal böyle olunca mahkemece; temyize konu iş bu tazminat davasının açıldığı tarih itibariyle taşınmazın halen davacı tarafından kullanıldığı, davacı aleyhine davalıların sebepsiz zenginleşmedikleri nazara alınarak,

Davacının bu yönden davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığından bahisle, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir.

ÖZET: Mahkememiz dosyasında bilirkişi S. T. A. tarafından tanzim olunan 15/03/2017 tarihli raporla, belirlenen oranlara göre toplam değerin 80.506,80 TL'sinin arza, 128.493,20 TL'sinin ise muhdesata isabet ettiği belirlenmiş olup,

Mahkememizce hüküm kurmaya elverişli ve yeterli görünen bilirkişi raporuna itibar edilerek, zenginleşme tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulü ile davanın kabulüne ...." İlişkin mahkemenin hukuksal değerlendirme ve gerekçesi ile davanın kabulüne dair hükmü karşısında uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacak isteğine ilişkin olup, dairemizin görev alanı kapsamı dışındadır.

Yukarıda içeriği açıklanan Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı ve uyuşmazlığın niteliğine göre istinafa konu karara yönelik başvuruyu incelemekle görevli dairenin,  Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonucunda anlaşıldığından görevsizlik kararı verilmiştir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak