Atla

Şirket Birleşme Ve Devralma


Şirket Birleşme Ve Devralma

Şirket Birleşme Ve Devralma

 Şirket Birleşme Ve Devralma - Anonim Şirket Davaları

6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu kapsamında bulunan hükümler çerçevesinde anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ve diğer üst düzey yöneticilerin, şirket tüzel kişiliği, ortakları ve şirketin alacaklılarına ilişkin olarak sözleşmeden ve haksız eylemlerden kaynaklı olarak ortaya çıkan hukuki yükümlülükleri bulunur.

Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin hem şirkete, hem şirket hissedarlarına hem de alacaklılarına yönelik olarak hukuki yönden sorumlulukları bulunmaktadır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’ nun 549. Maddesi dahilinde kuruluş esnasında mevcut belgelerin ve beyanların kanuni yönden aykırılığının söz konusu olması, 549 madde dahilinde sermaye ile ilgili yanlış beyanlar ve ödemenin ideal seviyede olduğunun bilincinde olunması,

551. Madde dahilinde değer bildirimi aşamasında yolsuzluk, 552. Maddesinde ise Serbest Piyasa Kurulu (SPK) bünyesinde, bir anonim şirket ya da başka bir şirket kurmak amacı ile halktan para toplanması şeklinde listelenir. Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının yükümlülüğü ise Yeni Türk Ticaret Kanunu’ nun 553. Maddesinin;

*1.fıkrasında, yönetim kurulu üyelerinin, kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklı oluşan sorumluluklarına uymadıkları halde, kusurlarının bulunmadığını ispatlayamadıkları sürece, hem şirket hem de pay sahipleri hem de şirket alacaklıları açısından oluşturdukları zararlara ilişkin olarak yükümlülükleri bulunur.

*2.fıkrasında, kanun sözleşmesinden ya da esas sözleşmesinden meydana gelen bir görevi ya da yetkiyi, kanun kapsamında başka kişiye devrini gerçekleştiren organlar ya da kişiler, bu görev ve yetkileri, devrini elde eden kişilerin seçimi esnasında makul seviyede dikkatli hareket etmemelerinin ispat edilmesi dışında, bu kişilerin eylem ve kararlarından yükümlülük taşımazlar.

*3.fıkrasında ise herhangi biri kontrolü haricinde bulunan kanun ya da esas sözleşme odaklı aykırılıklar ya da yolsuzluklar nedeni ile yükümlülük taşımaz. Bu yükümlü olunmaması hali gözetim ve özen yükümlülüğü taşıdığı dolayısı ile geçersiz kılınamamaktadır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu’ nun 555. Maddesi çerçevesinde şirketin karşı karşıya kaldığı zararların tanzimi çerçevesinde davacı olarak şirket, ve her bir pay sahibi talepte bulunabilir. Söz konusu zarar, şirketin doğrudan karşı karşıya zararı teşkil eder.

Pay sahipleri ile karşı karşıya kaldığı zarar ise dolaylı zararı kapsar. Pay sahipleri tazminatın sadece şirkete ödemesi yönünde talepte bulunabilir. TTK 556. Maddesi çerçevesinde zarar yaşayan şirketin iflas etmesi durumunda, tazminatın şirkete ödenmesini talep etme hakkı şirket alacaklıları da haiz olur.

Söz konusu talebinin ilk olarak iflas idaresi tarafından belirtilmesi gerekliliği bulunur. İflas idaresi tarafından dava açılması yaklaşımında bulunulmaz ise şirket alacaklıları bu aşamada dava ikame etme şansına sahip olabilir. Kazanılan tazminat ilk olarak davayı açan alacakların borçlarının tahsisi için değerlendirilir.

Aynı kanunun 557. Maddesinde ise dış ilişki çerçevesinde zarar yaşayana yönelik, birden fazla kişinin yükümlülüğünde bulunuyor ise her birinin kusuru düzeyinde diğerleri ile beraber farklılaştırılan müteselsil yükümlülük öngörülür.

SIKÇA SORULAN SORULAR

ÖZET: Davalı İ.. şirketi İ.. Otel işyerinin diğer davacıdan kiraladıklarını iddia etmektedir. Bu konuda sunulduğu iddia edilen kira sözleşmesi dosyada olmasa da tanık anlatımlarına göre olay 2016 yılında gerçekleşmiş ve otelde çalışan işçiler de İ.. şirketinde çalışmaya devam etmiştir.

Bu durumda davalı şirketler arasında ilişki kira ilişkisi olmayıp işyeri devri mahiyetindedir. Davacı ise işyeri devri gerçekleşmeden davalı işveren İ.. Şirketi tarafından haksız ve önelsiz 29/02/2016 tarihinde işten çıkartılmıştır. Davacının çalışma süresi, fesih ve dava tarihleri gözetildiğinde davacının işçilik alacak ve tazminatlarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekir.

Bu sebeple ilk derece mahkemesi kararı yerinde olmadığından kaldırılmalı ancak bu eksiklik yeniden hüküm kurulmasına engel olmadığından davacının işçi alacakları ve tazminatlarını davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde davanın kısmen kabulü kısmen reddine dair karar verilmiştir.


BİZE YAZIN

Av. İlkay Uyar Kaba
Av. İlkay Uyar Kaba

2006 yılında Ankara merkezli kurulan hukuk bürosunun kurucu Avukatı'dır. Hukuk alanında Başarının bir ekip işi olduğuna inanarak, personellerini belli alanlarda uzmanlaşmasını sağlamak için departmanlar kurularak branşlaşmaları sağlanmıştır.Hukuk Büromuz Aile hukuku ve Tazminat hukuku konularında, uzun yıllara dayanan dava çeşitliliği nedeniyle kararlardan oluşan geniş arşive sahip olup, bir çok davada almış olduğu önemli kararlar örnek içtihatlar olarak yayınlanmıştır.Hukuk departmanları olan icra, tazminat, iş kazası, genel dava, tüketici bölümlerinde oluşan her biri kendi alanında tecrübe edinmiş avukat ve yardımcı personeller görev yapmaktadır. Kendine güvenmek başarmanın yarısıdır. Başarı ise karşınızda ki kişiye güven verir. Başarı ve güvenin olduğu yerde olursanız doğru yol almanız kolay olur. İ.K.

İLGİLİ KONULAR
YORUMLAR
Yorum Bırak